Bolu Belediyesinden Korkulur

Yenihayattan

Ak Parti'den önce Türkiye'de işadamı olmak zordu, statükocu bir devlet anlayışı vardı. Eğer siz kafakol ilişkilerine sahip bir kişilik değilseniz yazık iyi adamdınız, çünkü genelde devlet daireleri adamına göre muamele yapardı.
İks bir kurumun iks bir amiri size taktıysa davanızda haklı olmanızın hiçbir ehemmiyeti yoktu. Ben bu süreçten çok çektim, çünkü hayatımda hiçbir dönem ilişkilerimi iyi geçinmek üzerine kurmadım.Yani işim görülene kadar bir zihniyetim olmadı. Hayatımda hiç nüfusum büyük olsun diye çalışmadım. Türkiye'de insanlarının nüfusları çaplarından büyüktür. Ben hep çapım büyük olsun diye çalıştım. Bana göre iyi bir insan olmanın ön şartı sorumlu insan olmaktan geçer. Hep sorumlu insan olmaya çalıştım. Ülkeme, aileme, işime karşı sorumlu insan olmayı iyi insan olmanın ön şartı gördüm. İnsanlarla işim görülene kadar iyi geçinmek yerine hep saygılı olmak bilinciyle hareket ettim. İşime geleni değil olması gerekeni temel ölçü kabul ettim.
En popüler zamanlarımda bile nüfusum olsun diye çalışmadım. Çapım nüfusumdan büyük olması için hayatım boyunca çalışmaya devam edeceğim.
Ak Parti iktidar olunca statüko ile mücadelesi bir vatandaş olarak gurur vericiydi. Asker’in, Yargıtay’ın, Danıştay’ın, Yök’ün, Ak Partiyle Tayyip Erdoğan’la nasıl uğraştığını ülkemdeki düzeni anlamaya çalışan bir iş adamı vatandaş olarak yakından takip ettim.
Tayyip Erdoğan statükoya karşı öylesine bir mücadele verdi ki sonunda Türkiye’yi sivilleşme demokratikleşme ve hukuk devleti sürecine soktu. Bu büyük başarıyı da halk %50 oyla taçlandırdı. Ak Parti başarılarının temelinde, statükodan çok çeken vatandaşın sorununu iyi gören bir halk lideri ve parti olmasından kaynaklanıyor.
Gelelim Bolu Belediyesine;
Latif Mağazaları işletmesine devam ettiği bir mağazasının faaliyetine son veriyor. Sonra kiracı olarak oturduğu mağazasını bir başkasına kiraya veriyor. Doğal olarak Belediyeye ruhsat almak için kiralayan şahıs müracaatta bulunuyor. Belediye müracaatı incelerken söz konusu iş yerinin sahibi Latif Mağazaları'nın üçüncü şahıslara kiraya veremeyeceğini belediyeye bildiriyor. Belediyenin hukuk servisi müracaatı inceliyor ve ruhsatta bir sıkıntı olmadığını bildiriyor. Tam ruhsat verilecekken Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Ağcan müdahale ediyor ve ruhsat verilemeyeceğini belirtiyor. Sebep dükkân sahibiyle ihtilafı İhsan Ağcan Bey ben yaptım oldu diyerek ve hiçbir şekilde ruhsat verilemeyeceğini belirtiyor. Ve sonuçta belediye mağazayı ruhsatsız diye mühürlüyor. Yetmiyor kapısına üç tane zabıta dikiyor ve içeri girilmesini yasaklıyor.
İhsan Başkan evet doğru Latif Mağazaları dükkân sahibi ile bir ihtilaf yaşıyor ve bu hukuki bir ihtilaftır. Bu hukuki ihtilafa yargı karar verecektir.
Şüphesiz belediyenin ruhsat vermeme yetkisi var ki mağazayı kapattı. Şüphesiz İhsan Başkan'ın yetkisi var ki kapısına üç tane zabıta dikti.
Benim kaygım Tayyip Erdoğan’ın mücadele ettiği, statükoya Bolu Belediyesine de bulaşmış. Ak Parti'nin hukuk devleti olması için gösterdiği çabayı Bolu Belediyesi görmüyor mu?
İhsan Bey ruhsat için zaman tanıyamaz mıydınız? İhtilafı kendi aranızda çözmeniz için size şu kadar süre diyemez miydiniz? Kapatarak kendinizi mi tatmin ettiniz? Zabıta koyarak ne kadar güçlü olduğunuzu mu göstermeye çalıştınız? Ben sizden korktum. İhsan Bey ben görevlerini kendi stotükocu bakışlarına göre yapanları iyi bilirim. Ben yaptım oldu diyenleri iyi bilirim. Ve onlardan korkulur, korkulmalı onu iyi bilirim.
Tek diyebileceğim bir şey var yazıklar olsun Bolu Belediyesi'nin görev anlayışına, çalışanların mağduriyeti, firmanın itibarı hiç mi umurunuzda değil.
Kına yak İhsan Başkan üç tane zabıtayı kapıda görünce ben neymişim diye böbürlen. Ben yaptım oldu diyeceksen vay vatandaşın haline….

Bolu’da Yenihayat Gazetesi Kurucusu
Latif Yıldız