Bolu Belediyesinden Korkulur 2

Yenihayattan

Zabıta külhan bey mi?
Geçen hafta Beyoğlu Belediyesi çok konuşuldu, konu Zabıtanın Tepebaşındaki Esnafın dışarı koyduğu masa sandalyeyi zorla kaldırma eylemiydi. Hatta Esnafın biri, masa sandalyesi kalkıyor diye silahı ile ateş etmişti. Tutuklanan Esnafın, neden ateş ettiniz, diye soran gazeteciye cevabı dehşet vericiydi,‘’masa, sandalyemi kaldırdılar ateş ettim’’ tutuklanmasına rağmen eylemini savunması olaya ne kadar öfkelendiğini gösteriyordu. Alacağı cezayı hiç düşünecek durumda değildi.

Beyoğlu Belediyesi’nin Zabıtaları masa sandalyeleri kaldırmak için görevlendirmesi, ne kadar gerginlik yarattığı yukarıda örneğini verdiğim Esnafın psikolojisinde görmek mümkün. Oysa Beyoğlu Belediyesi Esnafın ticaretini ilgilendiren böylesine önemli bir kararı esnafla mutabakata vararak alabilirdi ve de Esnaf ile Zabıtayı yazın ortasında karşı karşıya getirmezdi.

Zabıta ile ilgili uygulama Beyoğlu ile sınırlı değildir, birçok ilde, Zabıta ve Esnaf kavgası azımsanmayacak düzeydedir. Bunun asıl sebebi Belediye Başkanlarının çalışma anlayışıdır. Bir belediye başkanı esnafı yok sayarak çalışırsa zabıta canavarlaşır.

Şayet bir Belediye almış olduğu bir kararı ben yaptım oldu diye Zabıtanın üstüne atıyor ve uygulamadaki zorlukları Zabıtaya bırakıyorsa burada vatandaşla Zabıtanın karşı karşıya gelmemesi için hiçbir sebep yoktur. Bolu belediyesinin sicili de bu konuda pek temiz değildir.
Benim, Zabıta Esnaf ilişkilerinde en çok dikkatimi çeken kraldan çok kralcı bazı Zabıtaların külhan bey gibi davranıp, Esnafı tahrik etmesidir. Bir zabıta memuru külhanbeyi gibi davranamaz, Esnafa vatandaşı tahrik edici yaklaşamaz. Çünkü Zabıtalık görevi profesyonel bir görevdir. Uygulama sırasında görevini yaparken tahriklerden kaçınmak asli görevi olmalıdır.

Hem külhanbeyi gibi davranıp hem de Polise şikâyet etmek kimi Zabıtalar için bir tatmin aracı olabilir. Fakat Zabıtanın asli görevi olay mahallinde sorunsuz bir şekilde görevini yerine getirmektir, vatandaş Zabıta görevlilerini tahrik de edebilir, vatandaş, Zabıtanın beklediği özelliklerde de olmayabilir. Vatandaş akıllı da olabilir, delide olabilir, psikopatta olabilir. Zabıtanın görev sırasında kiminle karşılaşacağından çok nasıl görev yaptığı önemlidir. Zabıtaya hakaret tabiî ki suçtur, fakat bu suçu Zabıtanın yaratmayacak olgunlukta ve profesyonellikte olması Belediye’nin hizmet kalitesini gösterir.

Şu Ruhsat meselesine bir kez daha girmek istiyorum. Bir bina yaparken önce yerin imar planını belediyeden çıkarırsınız, sonra imar formülüne göre proje çizdirir ve belediyeden ruhsat alırsınız. Ruhsatını aldığınız yerin inşaatı tamamlandığında, kullanmak için, iskân için belediyeye başvurursunuz, iskân demek ruhsat aldığınız inşaatın bittiğini ve kullanımına hazır olduğunu gösterir. Yani iskân binanızı kullanma ruhsatınızdır.

Oturmak için bir eviniz var ya da ev kiraladıysanız iskân ruhsatınızın olması yeterlidir. Fakat bir işyeri açacaksanız iskân ruhsatı yeterli gelmez, ayrıca işyeri açma ruhsatı almanız gerekir. Bu sadece Bolu Belediyesi için geçerli değildir. Bütün Belediyeler için bu kural geçerlidir.

Bir işyeri açmak için iskân ruhsatı dışında ayrıca işyeri açma ruhsatı verilmesi Türkiye’de bürokratik bir devlet kalıntısıdır. Bir işyeri iskân dışında esasen vergi dairesine karşı sorumludur.

Bu bürokratik uygulama, illere göre farklılık gösterir. Kimi Belediyeler ruhsat uygulamasında esnek olabilirken kimi belediyelerse çok büyük iş yapıyor hassasiyetiyle davranabilmektedir. Hatta bazı belediye başkanları kimi vatandaşlara karşı ruhsat meselesini silah olarak dahi kullanabilmektedir.

Belediyelerin işyeri açma ruhsatı Belediye Başkanlarının, vatandaşa, esnafa bakış açısını da yansıtan bir uygulamadır.

Oldukça keyfiyete açık bir uygulamadır. Bu nedenle uygulamadaki zihniyet önemlidir. Özünde iskânı olan bir işyerinin ayrıca ruhsata tabi olması Polisi de ilgilendiren bazı özel işleri bir tarafa bırakırsak bürokrasiden başka bir şey değildir.

Demek istediğim, Bolu Belediyesi iş yeri açma ruhsatı konusunda kötü çalışan bir belediyedir, Vatandaşa bürokratik engel çıkararak işi yokuşa sokmak Belediye yetkilileri tarafından büyük bir görev hassasiyeti gibi gösterilmektedir. Bu yaklaşım vatandaşı yok sayan statükocu bir yaklaşımdır. Oysa Türkiye’yi sivilleştiren Tayyip Erdoğan ve AK Parti zihniyeti ile hiçbir ilgisi yoktur.
Bolu’da Yenihayat Gazetesi Kurucusu
Latif Yıldız