11 YAŞINDAYIZ - KIZILAY - KADINLAR GÜNÜ
Yenihayat'ta Gazetecilik
Kurulduğu günden bu yana gazetemiz; “Bolu'da yaşayanlara, çalışanlara, üretenlere ve paylaşanlara karşı sorumludur” ilkesi ile yayın hayatına devam ediyor.
On bir yıllık bu süreçte güven veren yazdığı haberin doğrultusunu temel ilke kabul etmesi gazetemizin en büyük sermayesi olmuştur.
On bir yıllık süreçte alnımız açık başımız dik yayın politikamız için söyleyebileceğimiz tek şey Gazetemizi hiçbir zaman kişisel menfaatlerimiz için kullanmamaktır. Bunun için gazetecilik yapıyoruz.
Bugününe kadar gazetemize güç veren, desteklerini bizlerden esirgemeyen siz okuyucularımıza birbirinden değerli köşe yazarlarımıza ve hazırlık aşamasında emeği geçen çalışma arkadaşlarıma 11. yılımızda ne kadar teşekkür etsem azdır.
Kızılay Yönetimi
Türkiye'de demokrasi var, hukuk bağımsızdır diye klişe laflara çok alışığız. 1999 yılı sonunda MHP – ANAP – DSP koalisyonu tarafından başlatılan Avrupa Birliği sürecinde, demokrasi ve hukuk devleti konusunda henüz yolun başında olduğumuzu gördük.
AK Parti Avrupa Birliği sürecindeki yoğun yasal düzenlemeler, Anayasa değişiklikleri sonuç olarak demokrasimizi belli bir yere getirdi. Hukukta hala yolun başında olduğumuz her yeni olay bize gösteriyor. Demek istediğim demokrasi diye diye otoriter bir düzen içinde her kurum kendi saltanatını korumaya çalışıyor. Kurumlar arası çatışmanın siyasetle bürokrasinin çatışmasının temel gerekçesi aslında demokratik bir hukuk devleti sürecinin henüz devam ettiğinin bir göstergesidir.
Demokrasi, hukukun siyasetteki önemi çok büyük fakat bir de sivil toplum örgütleri bazında değerlendirmemiz gerekiyor. Sivil toplum örgütleri demokrasinin olmazsa olmazlarından biridir. Toplumun açık toplum olması şeffaf olmanın alt yapısıdır.
Buradan sözü Kızılay'a getirmek istiyorum. Kızılay seçimleri sonucunda eski başkan Yılmaz Özarslan, 24 yıllık başkanlığı kaybederek yerine yeni bir başkan seçildi.
Şimdi 24 yıldır Kızılay'ın başkanı olan Yılmaz Özarslan seçimi kaybetti, seçimi kazanan başkan Hayri İnceayan seçimi kazanmasına rağmen eski yönetimin itirazı sonucu kongre iptal edildi. Yerine geçici yeni bir yönetim seçildi. Buradan Yılmaz Özarslan'ın şahsına söyleyebileceğimiz hiçbir söz yoktur. Kızılay'a kattıkları, eksileri konusu bizim konumuz değildir.
Bizim üzerinde durmak istediğimiz Kızılay gibi bir hayır kurumunda doğrudan doğruya halktan yardım alan, halkın yardımını ihtiyaç sahiplerine dağıtan bir kurumun başkanı 24 yıl süre ile görev yapmamalı, yapamamalı. Buna demokrasi denmez. Buna ancak koltuk hırsı denir.
Bunu sadece Kızılay için söylememiz yanlış olur. Bunu bütün sivil toplum örgütleri içinde söyleyebiliriz. Sözde seçimle, sözde demokrasinin gereğini yerine getirildiği iddiasıyla kimse 20 yıl, 30 yıl görev yapmamalı.
Türkiye'de sivil toplum örgütlerinin demokratikleşme sorunu vardır. Seçimin tek başına demokrasi olmadığını bizim sözde sivil toplum örgütlerimize bakarak görebiliriz.
Hele Kızılay; çok daha şeffaf, çok daha adil ve çok daha titiz yönetilmesi gereken bir kurumdur. Kızılay dahil hiç kimseye kurum parasıyla saltanat izni verilmemelidir.
***
Bir bayan olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde tüm kadınların “Kadınlar Günü”nü kutluyorum…








