YALAN HABER YAZANA NE DENİR

Yener Bandakçıoğlu

Bolu yerel basınındaki amatör gazetecilik hayatında yarım asrı, yani elli yılı geride bırakmış bulunuyorum. Bu süre içinde imzalı ve imzasız yüzlerce yazı ve haber yazdım. Gençlik yıllarımda kalemimiz biraz daha sert ve sivriydi. Bolu Toplu Basın Mahkemelerinde direkt olarak yazılarımdan ötürü yargılanan tek gazetecinin de ben olduğumu eski tarihlerdeki muhtelif yazılarımda açıklamıştım. Tüm bu süreye ve yüzlerce yazıya rağmen, hiçbir yazımda yalan haber vermedim ve kafamdan uyduruk yalan yorumlar yapmadım. Zaten Yalancının mumu yatsıya kadar yanar diye çok kökleşmiş bir atasözümüz de vardır. Yalan haber, yazarına hiçbir şey kazandırmaz. Yalancının mumu yatsıya kadar yandığı için böyle yalan haberler de gün gelir yazarına yalancılık yaftasını yapıştırır.
Bu girişi niye yaptım Şehrimizdeki muhtelif gazeteler meyanında hal ve davranışından çok heyecanlı ve atak olduğunu hissettiğim bir değerli kardeşimin büyük emeklerle çıkarttığı bir değerli gazete var. Adı bir hayli iddialı: Şampiyon Bolu Anlaşılıyor ki bu genç kardeşim, gazetesini çıkarırken Boluspora ve Boluspor taraftarlarına bir mesaj vermek istemiş. Kendisiyle kişisel hiçbir sorunum yoktur. Şunu da ilave edeyim: Bolu yerel basınında çalışan %90 genç arkadaşımın yaptığı gibi, beni her gördüğü yerde ELİMİ ÖPER. Ben de kendisine aynı muhabbetle karşılık veririm.
Hepimizin ortak arzusu Bolusporun şampiyon olmasıdır. Ama bunun bir hayli zor olduğu geçmiş senelerdeki derecelerle bellidir. Boluspor, bütün uğraşlara rağmen on sekiz yıldır Süper Lige çıkamıyor. Son yıllarda tek parti hükümeti ve belediyede iktidar olan Alaaddin Yılmaz yönetiminin çok açık ve her zaman takdir ettiğimiz büyük katkılarına rağmen, Bolusporumuz maalesef eskinin 1. Ligine, yeninin Turkcell Süper Ligine çıkamıyor.
Boluda herkes yeri geldiğinde ve bilhassa Boluspor kongresi sürecinde birlik ve beraberlik nutukları çekmeye başlar. Herkes Bolusporun başarısı için kenetlenir. Ama sonuca bir türlü gidemeyiz ve bu arada birbirimizi de yemeye başlarız.
Geçen haftaki yazımda açıkladığım gibi Bolusporun 44 yıllık mazisinde sadece ve sadece 1977/78 sezonu sonundaki genel kurulda iki liste çıkmış, kalan 43 yılda kongreler hep tek liste ile yapılmıştır. Eğer, tek liste ile kongreye gidiliyorsa bunun bir sebebi olması gerekir. Bu sebep, Bolusporun ateşten bir gömlek olmasıdır. Yani herkes bu ateşten gömleği giymek için bazı şartların varlığını arar. Eğer o şartlar yoksa hiç kimse Boluspor yönetimine talip olmaz. Görünen köy kılavuz istemediği gibi AKPli Belediye devam ettiği sürece Boluspor Başkanı mutlak ve mutlak AKPnin ve Belediye Başkanının desteklediği bir kişi olacaktır. Nitekim son kongreden önce, Belediye Başkanı dört yıldır olduğu gibi yine Necip Çarıkçı ismini telaffuz ettiğinden başka hiç kimse adaylığını koymamıştır ki, doğru olan da budur.
Böyle bir monotonlukla yapılacağı günler öncesinden belli olan bir Boluspor kongresi sürecinde yerel basınımız biraz da sayfa doldurmak endişesiyle, Çarıkçı Becikoğlu sürtüşmesine mal bulmuş mağribi gibi sarılmış ve güzel senaryolar yazılmıştır. Bu senaryolardan ben de kendi adıma nasibimi almış bulunuyorum. Hiç gerek yokken ortaya bir kongre divan başkanlığı polemiği atılmıştır. Yıllardan beri, Boluspor kongrelerini idare etmekliğim bir gelenek haline gelmesine rağmen, Yılmaz Becikoğlunun avukatı olmam nedeniyle, cezalandırılacağım(!) ve kongre başkanı yapılmayacağım yazılır ve söylenir olmuştur. Daha önce yerel basına da açıkladığım gibi benim divan başkanı olup olmama konusunda hiçbir endişem bulunmamaktaydı. Genel kurul kimi isterse onu divan başkanı olarak görevlendirirdi. Kongre günü her zamanki gibi kongre salonuna girmek üzere bulunduğum bir sırada, kulüp merkezinden toplu olarak gelen, içlerinde Defterdarımız Sayın Yücel Erata ve Kulüp Başkanımız Necip Çarıkçının da bulunduğu hayli kalabalık bir grupla yolum kesişti. Başta Kulüp Başkanımız Necip Çarıkçı olmak üzere o grubun bütün mensuplarıyla sarılıp öpüştük ve hep birlikte kongre salonuna çıktık. Geçen haftaki yazımda da ifade ettiğim gibi divan başkanı seçilirken Sayın Necip Çarıkçı elimi tutarak (/ Abi, divan başkanlığını aranızda halledin.) diyerek bana bir jest yapma davranışı gösterdi. Ama ben sevgili kardeşim Necdet Görenin ismi daha evvel telaffuz edildiği için hiç gocunmadan onun divan başkanlığına oy verdim. Kongrenin hitamında oy verme işlemi bittikten sonra, Bolusporun vefalı yöneticileri adeta sıraya girercesine elimi öperek benden 1,5 2 2 metreuzaklıkta ve ayakta olan Başkanımız Necip Çarıkçıyı kutladılar. Bu arkadaşlarımızın sonunu aldığımızda ben de gidip Sayın Başkanımızı öperek tebrik ettim. Böylece aynı gün Çarıkçıyı iki defa öpmüş oldum.
Hal böyle iken, yukarda bahsettiğim gazetenin 01 Haziran 2009 Pazartesi günlü yani kongre sonundaki haberinde aynen şunların yazıldığını hayretle ve gülerek okudum:
İLK YAŞANDI
Eski Başkanlardan Yılmaz Becikoğlunun Karşıyaka maçından sonra Necip Çarıkçı ve Yönetim Kurulu ile ilgili olarak yaptığı açıklamalara en güzel cevap kongrede verildi. Yılmaz Becikoğlunun avukatlığını yapan ve Becikoğluyla birlikte hareket eden eski başkanlardan Yener Bandakçıoğlunun kongrede divan kurulu başkanlığına aday gösterilmemesi, Çarıkçı intikamını aldı olarak adlandırıldı.
ŞAŞIRDI!
Şu ana kadar yapılan kongrelerin hemen hepsinde divan kurulu başkanı olarak görev verilen Yener Bandakçıoğlunun yerine ise Necdet Gören işaret edildi. Kongre üyelerinin tamamının oylarıyla böylece gazetede benim de Görene oy vermiş olduğumu açıklıyor / divan başkanlığına seçilen Necdet Görenle yan yana oturan Yener Bandakçıoğlu ise şaşkınlığını gizleyemeyerek kafasını öne eğdi. Kongre boyunca hiç kimseyle konuşmayan Yener Bandakçıoğlu, Necip Çarıkçının güven tazelemesinin ardından Çarıkçıyı tebrik etmeyerek salondan ayrıldı.
Evet, sevgili okurlarım. Bu satırların yalan olduğunu ve hayal mahsulü bir mizansenle kaleme alındığını açıklıkla ifade ediyorum. Şaşırmam ve kafamı öne eğmem külliyen yalandır. Elbette bir insan otururken bazen kafası öne düşebilir. Bunu bir polemik konusu yapmak adını Şampiyon olarak lanse eden bir gazeteye hiç yakışmadı. Zaten gazetenin diğer sütunlarında da muhtelif haberlerde Eski Başkanlardan Tam Destek Eski Başkanlara Alkış başlıklarıyla Necip Çarıkçıyı desteklediğim yazılmıştır. Böylece yalancının mumunun kendi gazetesince de söndürüldüğü apaçık ortadadır. Şimdi aynı gazeteden alınmış bir kareyi yazımın altına montajlıyorum. Fotoğrafta kimin kafasının öne eğilmiş olduğu açıkça görülüyor.
YEREL BASINDA GÖZÜME İLİŞENLER (3)
Bir süredir yerel basında gözüme çarpan ve orijinal bulduğum haberleri sizlerle paylaşıyorum. Her zaman söylediğim gibi bu paylaşma bir eleştiri değildir. Aksine bu haberlerle yüzlerinizde bir gülümseme yaratabilmek amaçlanıyor.
BENCE AYILARIMIZ AZ SAYILMIŞ:
Bolu Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Şube Müdürü Özkan Yavuzun açıkladığına göre, 2008 yılında Yedigöller Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında 499 geyik, 779 Karaca, 1191 domuz ve 81 tane de ayı tespit edilmiş. Oldum olası bu tespitlerin nasıl yapıldığını merak eder dururum. Tahminime göre Nasreddin Hocanın ünlü İnanmazsan say yöntemine göre bulunuyor. Ancak ayı sayısının çok az tespit edilmiş olduğunu açıkça söylüyorum. Çünkü Bolumuzda o kadar çok ayı var ki(!)
YALÇIN DOĞAN SİYASETE GİRMİŞ
Bolumuzun çok meşhur ve iddialı gazetelerinden birinde okuduğumuza göre meşhur köşe yazarı Yalçın Doğan Mudurnu AKP İlçe Başkanlığına yeniden seçilmiş. Yalçın Doğanı kutluyor, siyasi yaşamında başarılar diliyorum.
SU GÖKTEN FIŞKIRIRSA ADI YAĞMUR OLUR
Yine Bolumuzun çok iddialı ve ciddi gazetelerinden birinde birinci sayfada bir manşet: YERDEN SU FIŞKIRIYOR Bu başlıkla suyun havadan fışkırmadığını öğrenmiş oluyoruz. Benim bildiğim sular hep yerden fışkırır. Fışkırdıktan sonra da pınar olur, dere olur akar durur.
MEHMET AYDARIN MUTLU GÜNÜ
1992 yılında tüm kapatılan siyasi partilerin yeniden açılması sürecinde, cennetmekân Cezmi Kartay başkanlığındaki CHP Kayyum Kurulu tarafından CHP Bolu İl Örgütünü yeniden kurmakla görevlendirilmiştim. O zor günlerimde Merkez İlçe Başkanı olarak benim en yakınımdaki kişilerden biri de İnşaat Mühendisi Mehmet Aydardı. Aydar ailesi ile o günlerden kalma münasebetlerim hala devam eder. Aydarlar bu akşam (Pazar) Bolu Termal Otelde düzenlenen muhteşem bir düğünle biricik kızları Denizi Arçelikin genç mühendislerinden Nihat Biçerle evlendirdiler.
Aydar ve Biçer ailelerini kutluyor, Deniz ve Nihata ömür boyu mutluluklar diliyorum.