TRİUMVİRATEYİ ÜÇ AHBAP ÇAVUŞLAR OLARAK DÜZELTİYORUM
Bazılarına göre kabak tadı veren ama benim de içinde bulunduğum bir guruba göre de Bolunun en önemli sorunlarından biri olan son tartışmaların bitmesi gerektiğine yürekten inandığımı belirterek bu günde bir şeyler karalamam lazım. Üç haftadan beri, devam eden malum konuyla ilgili olarak bana karşı kılıçlarını çeken Sayın Necip Çarıkçıya, Sayın Yılmaz Özarslana ve Belediye Başkanına ortak hareketleri için geçen haftaki yazımda TRİUMVİRATE benzetmesi yapmıştım. TRİUMVİRATEnin Roma İmparatorluğu sırasında iktidarı paylaşan üç kişiye verilmiş ortak sıfat olduğunu da yine o yazımda açıklamıştım. Bu Latince kelimenin dilimize bir hayli yabancı olduğunu, sevgili okur ve hemşehrilerimin bu kelimenin manasını bilmede bir hayli zorlandıklarını müşahede ettiğimden, kısa bir tarihi açıklamadan sonra, artık bu sıfatı kullanmayacağımı ve saygıdeğer üçlüye, eğer bundan sonra yeri ve zamanı gelirse Üç Ahbap Çavuşlar diyeceğimi yine en halisane duygularımla açıklıyorum. Roma İmparatorluğunda iki defa TRİUMVİRATUS yaşanmış. Bunlardan birincisi M.Ö. 60 yıllarındaki Sezar Pompeius Krassus hükümranlığı. Bu üçlü arasında kıyasıya bir iktidar mücadelesi yapıldıktan sonra Sezar tek başına kalmış. Bugün, Sezarın ismini herkes bilir ama Pompeius ile Krassusu salt tarih bilginlerinin dışında kimse hatırlamaz. İkinci TRİUMVİRATUS devri de bunlardan on beş yıl sonra, M.Ö. 45 yıllarında yaşanmış ve Octavianus Antonius ve Lepitus iktidarı paylaşmışlar. Bu üçlü de aralarında iktidar savaşı yaptıklarından Octavianus öne çıkmış ve diğerlerini alt etmiş. Ama Roma İmparatorluğunun o görkemli yıllarına karşın, her iki TRİUMVİRATUSu teşkil edenler bir gün bakmışlar ki, iktidar ellerinden uçup gitmiş. Bizim TRİUMVİRATUSun da çok kısa bir sürede iktidarı ellerinden kaçırmaları bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir yıl mı desem, iki yıl mı desem, beş yıl mı desem Mutlaka iktidarları sona erecek ve bunlar mutlaka eski başkan olacaklardır. Ben bunların o günkü hallerini doğrusu çok merak ediyorum. Acaba bu günkü zart/zurtları devam edecek mi Yine de benden gerekli saygıyı göreceklerini biliyorum. O itibarla da bu kardeşlerime geçen hafta taktığım TRİUMVİRATE sıfatını geri alıyor ve kendilerine Üç Ahbap Çavuşlar diyorum. Hayatımdaki ve yazılarımdaki takılma huyu ve espri yapma kabiliyetim yine bütün hızıyla devam ettiğinden bu yeni sıfatın Çarıkçıya, Özarslana ve de Yılmaza çok yakıştığını düşünüyorum. Geçtiğimiz hafta içinde şimdi isimlerini açıklamayacağım Bolu yerel basınının çok değerli ve saygın ağır toplarıyla bir yerde, bir vesile, bir araya gelme onurunu yakaladım. Bu tüm kardeşlerim olayın derinliğine ve bilincine varmalarına rağmen bu konuda Bolusporun, Kızılayın ve Bolu Belediyesinin irdelenmemesini, rant dediğimiz olguya bağladılar. Bolusporla ilgili bütün gaz vermelere rağmen, Bolusporun birkaç yıldır trilyonlarca lira geliri har vurup harman savurduğunu, bu yılın Bolusporun son şansı olduğunu ifade ettiler. Onların bu tespitlerini üzüntüyle takip ettim. Bu bağlamda benim yerel basına ya da bir kısım değerli kardeşlerime şu veya bu şekilde rant sağlama imkanım olmadığı için tek başıma Üç Ahbap Çavuşlarla çarpışmak durumunda kalıyorum. Üzerinde Bolu Merkez İlçe Belediye Başkanı sıfatını taşıyan kişinin Belediye Meclisinin son toplantısında yaptığı, bir Belediye Başkanına yakışmayan seviyesiz konuşmanın bazı yayın organlarında yer almasına rağmen benim aynı toplantıda yaptığım konuşmaya yer verilmemesi, işte bu rant dediğimiz olgunun en çarpıcı misali olarak karşımıza çıkmıştır. Herkesin söz ve yazma hürriyeti vardır. Kimisi bu sözlerini bir edebiyat kitabının sayfalarından çıkmış gibi ifade eder kimisi de bir kuburdan çıkmış gibi konuşur. Bu seviyesiz konuşmayı sütunlarına aynen alıp, benim konuşmamdan bir satır bile bahsetmeyen bu yayın organının ismini açıklamıyorum. Çünkü, benim yazılarıma girmek, insanlara ve kurumlara prestij sağlıyor. Tabiatıyla benim burada kullandığım prestij sözcüğü manevi anlamda kullanılmıştır. Bu haberi ve o gazetenin, o günkü nüshasını arşivimde saklıyorum. Elbette ki gün olacak, keser dönecek, sap dönecek. Aradan iki gün geçmiyor, gazetenin kimlik bilgilerine göre, künyede Yazı İşleri Müdürü olarak görünen değerli bir kardeşim, yazıhaneme geliyor. Kendisine bu haberle ilgili sorduğum sorulara verdiği cevap çok ilginç: ( /Sayın Başkanım, ben şahsi işlerim nedeniyle izinliyim. Bu haberi gazetedeki bir arkadaşım kullanmış.) Kendisine gazeteden hiç kimsenin Belediye Meclis Toplantısını takip etmediğini söyleyince de aldığım cevap üzerine çok şaşırıyorum. Bu haberi gazeteye tabiatıyla tüm gazetelere Belediye Basın ve Yayın Müdürlüğünün servis ettiğini öğreniyorum. Ama yürekli kardeşlerim bu haberi gazetelerine koymuyorlar. Böylece Belediye Basın ve Yayın Müdürlüğü bir Belediye Meclis Üyesinin konuşmasını sansür etme cesaretini gösteriyor. Oysa orası tarafsız olmalıdır. Şayet basına servis yapılacaksa tarafsızlık ilkesinden ayrılmadan tüm görüşleri basına bildirmelidir. Bugün Bolu Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis seçimlerinin oy yüzdeleri elimizdedir. Bir parti, şimdiki Belediye Başkanının da çok açıklıkla ifade ettiği gibi, Belediye Başkanlığı seçimini diğer parti adayına karşı az daha seçimi kazanıyordu ifadesiyle kazanabilmiş, böylece aradaki çok az oy farkını belki de istemeyerek ifade etmiştir. Belediye Meclisindeki AKP ve CHP gurupları, birbirlerine çok yakın oy almışlardır. O halde devlet memuru statüsündeki Belediye Basın ve Yayın Müdürlüğü mensupları da bu gerçeği hiçbir zaman unutmamalı ve ona göre hareket etmelidirler. Yazımın başında artık bu konulara fazla değinmeyeceğimi söylemiştim. Ama o konuşmamdan bazı alıntılar yapmak mecburiyetindeyim. Bugün, bana ( /Sana Yener Abilik sıfatını kim vermiş) diyenler bir zamanlar arkamda abi, abi diye dolaşıyorlardı. Bunu hatırlatmakta yarar görüyorum. Bundan birkaç sene öncesi Baro Başkanı sıfatımla Vilayet Protokol Listesinin dördüncü sırasında ve törenlerde ön sıralarda bulunurdum. O zamanın protokol listesinde arka sıralarda bulunan bir kişi de sırf kendini göstermek ve ön sıralarda fotoğrafının çıkmasını sağlamak için büyük bir gayretle ve de devamlı olarak ( /Benim yerim Yener abimin yanıdır. Ben Abimin yanına gidiyorum) der ve yanıma gelirdi. Ben de o zamanlar için talebi büyük bir hoşnutlukla karşılar, protokoldeki sıra sıra dizilmiş insanlara ( /Yol verin, benim yanıma gelsin. O benim kardeşimdir) derdim. Yine geçmiş hatıralarıma göre, AKPnin kuruluş çalışmaları için Boluya gelmeyi planlayan şimdiki Sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğanın Emniyet Motelde yapacağı özel toplantı için, o zamanki iki kardeşim tam üç defa Adliyedeki Baro Başkanlığı odama gelerek, ( /Yener Abi, sizin bu toplantıda mutlaka hazır olmanız gerekiyor. Lütfen bu ricamızı kırmayın abiciğim) demişlerdi. CHPli olmama rağmen, o zaman benim sevgili kardeşlerim olan bu iki kardeşimin hatırı için söz verdiğim gibi Emniyet Moteldeki toplantıya katılmıştım. Demek ki, o zamanlar benim Baro Başkanı sıfatıyla o toplantıya katılmış olmam Sayın Recep Tayip Erdoğan nezdinde bu arkadaşlarımıza prestij sağlayacakmış. Yine o toplantıya Sayın Hayati Yazıcının da, Sayın Recep Tayip Erdoğanın yanında katılmış olduğunu ilave edelim. Evet, sevgili okurlarım. Bolu basınındaki lehte ve aleyhte çeşitli görüşler nedeniyle / ki bu görüşlerin hepsi tarafımdan arşivlenmiştir bu konudaki yazılarıma sırf Bolusporun menfaatleri açısından son veriyorum. Ancak, Üç Ahbap Çavuşlardan Necip kardeşim yine ileriye bakmayı unutur da, geriye bakar, Bolusporun şanlı tarihine ve o tarihteki en uzun süreli yönetici olan bana tekrar dil uzatırsa anında cevap verme hakkımı da mahfuz tutuyorum.
BİRAZ DA BOLU GERÇEKLERİNE DÖNELİM
Yerel basında memnuniyetle okuduğumuz ve Sayın Milletvekilimiz Fatih Metin kaynaklı bir müjdeye göre, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bu ay sonunda Boluda faaliyete geçecekmiş. Sevgili kardeşim, değerli meslektaşım Fatih Metinin bu müjdesine çiftçilerimiz adına sevinmemek mümkün değil. Ama madalyonun bir de başka yüzü var. Bolu Toprak Mahsulleri Ofisinin tesisleri satışa çıkarılmış. Satış gazetedeki ilana göre 23.07.2009 Perşembe günü saat:10:00da. Bu ilanda ne var demeyin. Ben okuyunca küçük dilimi yuttum. Meğer bizim Mudurnu Yolu üzerindeki tesislerimiz TMO Akçakoca Şube Müdürlüğüne bağlıymış. İşte Burası Bolu, Olsa da Olu Olmasa da Olu söylemine gerçekten uyan bir kara mizah örneği. Düzcede değil, Düzcenin bir ilçesi olan Akçakocada TMOnun bir Şube Müdürlüğü varmış. Benim bildiğim Akçakoca, fındık yetiştirir. Fındıkta her şeyiyle Fiskobirlike bağlıdır. Akçakoca gibi fındık yetiştiren bir yerde tahılla uğraşan Toprak Mahsulleri Ofisinin bir Şube Müdürlüğünün kurulması acaba hangi iktidarın ve de hangi parlamenterlerin başarısıdır. Benim aklıma AKP kurucularından eski Dış İşleri Bakanı Düzce Milletvekili, Akçakocalı Yaşar Yakış adı geliyor.Fatih Metin Kardeşimden bu müjdenin altındaki acı gerçeği araştırmasını diliyorum. Acaba Boluya açılacak TMO, nereye bağlı olarak çalışacak
KANDİL KUTLAMASI
Bu akşam Pazar/ Yüce Dinimizin en mutlu günlerinden biri olan Miraç Kandilini kutluyoruz. Peygamber Efendimizin Mekkeden, Kudüse götürülmesi ve Kudüsten de Yüce Allahın huzuruna çıkarılmasının dinimize yansıyan bu mübarekliğinin bütün İslam Âlemine ve sevgili okur ve hemşehrilerime hayırlı olmasını feyzinden istifade edebilmekliğimizi Yüce Allahımızdan niyaz ederim. Kandil kutlamaları nedeniyle, başta Bolu Belediyesi olmak üzere çok sayıda hemşehrimden mesajlar alıyorum. Telefonda mesaj yazdırma kabiliyetim olmadığı için tüm bu dostlarımın beni bağışlayacaklarına inanıyorum. Bir dostum kutlamanın altına Vatandaş Ahmet demiş. Bu ismin kim olduğunu çözemedim. Bu konuda bana açıklayıcı bir mesaj atarsa çok memnun olacağım. Yüce Allah hepimize güzel günler göstersin.
- ELVEDA "BOLU YEDİGÖLLER" -HOŞGELDİN "DÜZCE YEDİGÖLLER"
- İKİNCİ BAHAR-INI YAŞAYAN FUTBOLCUM MİNAS ASA
- SİYASET RÜZGÂRININ NEREDEN NASIL ESECEĞİ HİÇ BELLİ OLMAZ
- MİLATTAN ÖNCESİ İLE UĞRAŞAN ZİLE BELEDİYESİ
- TÜRKİYE NİN EN ZENGİN İLİ (!) ELBETTE Kİ “TEŞVİK” MAZHARİYETİNE NAİL OLAMAZ
- NELER YAPTIK ŞU BOLU İÇİN – KİMİMİZ NUTUK ÇEKTİK KİMİMİZ DE YİNE NUTUK ÇEKTİK –
- TARİH FIŞKIRACAK TOPRAĞI KAZSAN TARİH
- GARNİZONUMUZUN EŞREF BİTLİS İSMİ NAZMİ KARAKOÇ OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR
- SAYIN SUAT TOSUN’A YÜREKTEN TEŞEKKÜRLERİM
- GÜNAYDIN MUSTAFA NAMDAR HOCAM - GÜNAYDIN MAKİNİST KARDEŞİM
- “KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRLERİNİ AĞIRLAR”
- BU BİR AÇIK TEŞEKKÜR YAZISIDIR
- SAYIN KENAN EVREN’DEN BEN DE DAVACI OLSAM MI Kİ?
- KENT MEYDANI’NIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKELİM
- HOŞ GELİŞLER OLA
- GÜLEZLER KONAĞI’NDA BOLU TÜRKÜLERİ GECESİ
- YİYİN EFENDİLER YİYİN(!)
- Sivil havaalanını otopark yapalım
- Bolu bağışçılar vakfının ilk eseri
- Seben'in elması - Eğirdir'in elması
- Bir bilirkişi rica ediyorum!
- “Mucizenin adı Erbayram”
- Gülezler Konağı açıldı mı?
- KÖKEZ’E LAF SÖYLETMEM
- BEN YANLIŞ YAZMADIM!
- Cami çok, cemaat az
- OLUR BÖYLE ŞEYLER.. ZAMANINDA BOLUSPOR’DA DA OLMUŞTU.
- Abant olmadı size Yedigölleri verelim
- ADNAN DAYLAN'A HELAL OLSUN
- YAYLALARIMIZ İÇİN ŞEFFAF BİR AÇIK ARTIRMA YAPSAK
- Mete Ferah’ın açıktan üniversite matematik profesörlüğüne atanmasını öneriyorum
- Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı'ndan Bolu bağlantılı uçuşlarımız başlıyor
- Etrafımızda Müneccim’ler var
- Tarihi başarının arkasındaki hesap hatası
- TARİHİ BAŞARININ ARKASINDAKİ HESAP HATASI
- KARAKADI CAMİİ’NİN ESRARI
- Çepni İsviçre olabilir mi?
- Akkayalar mı dediniz?
- ÖMÜRLER BİTER “ O SENE BU SENE” BİTMEZ
- SAYIN KAZIM OKSAY'IN HAKLI ELEŞTİRİLERİ
- Abant’ı elimizden aldılar şimdi de “ Davos” umuza göz diktiler
- MUDURNU TURİZMİNDE YENİ BİR YILDIZ : FUATBEYLER KONAĞI
- AL GÜLÜM VER GÜLÜM
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA BOLULU OLMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU
- BİR NOSTALJİ ŞAHESERİ:İnkılâp (İmaret) İlkokulu sergisi
- GÜLEZLER KONAĞI-ÖZKÖKLER KONAĞI
- " SİZİ BEN BİLE KURTARAMAM" ( İSMET İNÖNÜ)
- OLUP BİTENLER KIZILAY’A YAKIŞMADI
- SAYIN VALİ AKPINAR AKLANDI
- ESKİLERE MİNNET BORCUMUZ OLMALI
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ (2)
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ
- Belediyemizden büyük bir vefa gösterisi
- “BEŞİBİRYERDE”
- SU – JEOTERMAL- AKAR –BOLU- BAKAR
- "TAKOZ RECEP'İN" TRANSFER ÖYKÜSÜ
- BOLU’DA YILIN OLAYI “ANILARLA BOLUSPOR” KİTABININ YAYINLANMASIDIR
- "BOLU KAYMAĞI" NI MARKALAŞTIRALIM
- MORALİNİZ BOZULMASIN SAYIN VALİM! “BÜYÜK KAPLICA” TERMAL’E YAKIŞIR
- BOLU’DA “YILIN ADAMI” ADAYIM AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANI FİKRET ALBAYRAK’TIR
- GEREDE’DEKİ MUHTEŞEM AÇILIŞTA MUHTEŞEM VEFA GÖSTERİSİ
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Tevfik Abimin ( Türesin) Boluspor Anıları
- Ne maçmış be
- TAYİN MEMURİYETİN OLMAZSA OLMAZIDIR
- 30 YIL SONRA YENİDEN GÜNDEM OLAN TARİHİ MAÇ
- YILMAZ ÖZDİL’İN SÜTUNUNA KONUK OLMANIN DAYANILMAZ ONURU
- Ticaret ve Sanayi Oda’mızla Rujhat Avşar’a teşekkür
- “ABANT İKTİSADİ İŞLETMESİ (!)”
- “BOLU ÇİKOLATASI” ARTIK BOLU’NUN MARKASI OLMALIDIR
- İYİ Kİ "KOKAİN" KULLANILIYOR DENİLMEDİ
- YEŞİL CAMİ’DE “ENDERUN USULÜ TERAVİH” NAMAZI
- SAYIN REKTÖRÜN BASIN TOPLANTISINDAN İZLENİMLER
- SAYIN VALİMİZE VE DE SAYIN EMNİYET MÜDÜRÜMÜZE AÇIK DİLEKÇE
- DEĞERLİ SPOR YAZARLARIMIZA ACİZANE BİR HATIRLATMA
- ÇORBADA BENİM DE TUZUM VAR
- “ BOLU TÜRKİYE'NİN, EN GERİ İLLERİNDEN BİRİ” DİR
- BOLU BAĞIŞÇILAR VAKFI SINIFI GEÇTİ.. YA SINIFTA KALANLAR…
- GÖL NEDİR? GÖLET NEYE DENİR?
- MUTLULUĞU YAŞARKEN ÜZÜLMEK (2)
- HAFTANIN FOTOROMANI
- SELMA AKÇAKAVAK’IN BÜYÜK PROJESİ
- DİLERİM CİCİM AYLARI DEVAM EDER
- TAŞLIYAYLA GÖLETİ TAŞLIYAYLA GÖLETİDİR
- DOĞALGAZ ÜZERİNE KİŞİSEL BİR İNCELEME
- YENİ BİR YUTTURMACA: BOLU SİVİL HAVA ALANI
- BAŞKA BOLUSPOR VAR MI
- ALEYKÜMSELÂM MUSTAFACIĞIM
- Meslekte 45 yıl
- Bir Genel Başkanın Hatırat/ı Metrukesi
- ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARI BİR GÜN SÜRDÜ
- BOLU SU TERESİ
- Sayın Miroğlu Boluda
- BOLUMUZUN YÜZ AKI: FİZİK TEDAVİ HASTANESİ
- KÜSLERDEN İLK BARIŞANI ALLAH(C.C) İLK OLARAK CENNETİNE KOYAR Hadis/i Şerif
- KADER ÇİZGİMİZİ HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞTİREMEYİZ
- BENİM İÇİN HAFTANIN GÜNDEMİ AZİZ KARDEŞİM MEHMET ÖZMENİN KAYBIDIR
- YEREL BASININ YENİ YILDIZLARI
- BORAZANCIBAŞILIK YÜCE BİR MESLEKTİR
- TALİH KUŞU SEBENE KONDU MU/ KONMADI MI
- Bir Fotoğrafın Anatomisi Ve De Bir Toplantının Anatomisi
- BİR YENİ YIL ÇEŞİTLEMESİ
- YES WE CAN
- RUJHAT AVŞARIN MARKALAŞMA HEYECANI
- BİZİM BİRADERİN DUBAİ İLE İLGİLİ KORKUNÇ KEHANETİ
- KENDİ GİTTİ ADI KALDI YADİGAR
- GEÇEN HAFTANIN MABADI
- İKİ DEĞERLİ KARDEŞİMİN YAKIN TARİH ANILARI
- BOLUSPOR'A KÜSÜLMEZ
- Selami Dereliyi kaybettik
- SON YILLARIN EN BÜYÜK YUTTURMASI: BOLULU ÜNLÜLER SERGİSİ
- Gölcükün hüzünlü güzelliği
- Bolu Belediye Meclisinin Kararını Hiçe Sayan Dış Ticaret Bakanı
- Vefa ya da Boza satıcısı
- MADEM GERİ VERECEKTİNİZ NİYE ALDINIZ
- HAYIR SAHİBİ ARAYAN CAMİİDE BU YIL TERAVİH NAMAZI KILACAĞIZ
- ON BEŞ BİN YATAK KAPASİTELİ KARACASU, BAŞKA BAHARA MI KALDI
- SEBEN GÖLETİ TURİZM ALANI İLAN EDİLECEK(MİŞ)
- HİÇ HOŞLANMADIĞIM BİR HUYUM(!)
- KARİ* DEN OKUYUCU MEKTUPLARI VE NEFİS BİR BAŞYAZI
- ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD/İ KIBTİ SİRKATİN SÖYLER (Türk Atasözü)
- CEVAP HAKKI DA SAVUNMA HAKKI KADAR YÜCEDİR
- Cevap Hakkına Saygımız Ebedidir
- DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ
- YALAN HABER YAZANA NE DENİR
- BİZ YAZALIM DA VARSIN OLMASIN
- BU TESADÜFE MUCİZEDEN BAŞKA İSİM VEREMİYORUM
- KÜÇÜK KAPLICA YIKILAMAZ
- HASSA/I HÜMAYUN*
- BOLULU GAZETECİLER BİRLEŞMELİ
- ALADAĞ YAYLALARI...
- Beş Yıl Önce / Beş Yıl Sonra
- ŞEYH EDEBALİNİN BOLULU TORUNU
- ESKİ KARDEŞİM BENİ NE KADAR DA ÇOK ÖZLEMİŞ
- LİSTELERDE NİHAYET AÇIKLANDI
- İNSANA AİT HİÇBİR ŞEY BENİ ŞAŞIRTMAZ
- TESADÜFLER... TESADÜFLER...
- ARAFATTA BOLU CAMLI CAMİİ PROTOKOLÜ
- MEKKEDE OSMANLI YADİGÂRI








