Tevfik Abimin ( Türesin) Boluspor Anıları

Yener Bandakçıoğlu

Bolu Gündem refikimizin çok yakışıklı ve çok üretken yazı işleri müdürü Zeki Ercivan bir süredir Bolu'ya yön verecek nitelikte çok güzel röportajlara imza atıyor. Zeki'nin tüm röportajlarını büyük bir dikkat ve beğeniyle okuyorum. Ele aldığı kişiler ve olaylar ileride Bolu tarihine geçecek ve arşiv teşkil edecek değerde röportajlar oluyor. Zeki'nin bu röportajlarını çok beğendiğimi bizzat kendisine de söylüyor, taktirlerimi ve tebriklerimi de ekliyorum.
Zeki'nin geçen haftaki konusu ve konuğu da Bolumuzun en önemli sorunlarından tavukçuluk ve tavukçuluğun bir zamanlar kralı olan Tevfik Türesin abimdi. Bu röportajı da başından sonuna kadar ilgi ile takip ettim ve belleğime notlar aldım.
Tevfik Türesin hepimizin bildiği gibi Mudurnu'dan yetişen ülkemizin ve Bolumuzun en büyük girişimcilerinden biridir. Tavukçuluk sektöründe yıllarca başı oynadığı Mudurnu Tavukçuluk, Mengen Gentaş'ın İzmirli üç kağıtçılardan kurtarılması, Bolu Patates Fabrikası, Seben Süt Fabrikası ve Göynük Sünnet Gölü Turistik Tesisleri hep onun eseridir. Geçmiş yazılarımdan birinde bu muhteşem performansı nedeniyle Tevfik abimin Mudurnu'ya bir heykelinin dikilmesini önermiştim. Halen bu önerimde ısrarlıyım. Belki bugün Mudurnu Tavukçuluk başka şahısların eline geçmiş olabilir ama gerek Mudurnu Tavukçuluk'un yıllarca ülke ve Bolu ekonomisine sağladığı katma değer binlerce kişiye ekmek kapısı olması ve de yukarıda saydığım müesseselerin halen faal vaziyette çalışmaları onların sağladığı istihdam ve katma değer Tevfik Türesin'i Bolu'nun unutulmazları arasına katmıştır.
Kendisiyle geçmiş yıllarda yakın bir dostluk içinde olduk. Çok ekmeğini yedim(çeşitli davetlerde) suyunu içtim. Her zaman saygım devam edecektir.
Bu kadar girişten sonra gelelim yazımızın asıl konusuna. Tevfik Abi Zeki'ye verdiği röportajda Mudurnu Tavukçuluk'un kuruluşundan bu günlere bir çok anıyı gün yüzüne çıkarıyor. Hasta bir Boluspor'lu olarak da Boluspor'la ilgili ilginç sözler söylüyor. Bu sözler içinde en önemli gördüğüm sözler 1985 – 1986 sezonu ile ilgili anılarıdır. 1985- 1986 sezonunun Boluspor Kulübü Başkanı ve bir numaralı sorumlusu olarak Tevfik Abinin söylediklerinde bazı yanılmalar tespit ettiğimden dolayısıyla cevap hakkım da doğmuş bulunmaktadır. İsterseniz önce Tevfik abinin sözlerini okuyalım: Mesela 1985 – 1986 sezonda Boluspor Kulübünde Mehmet İnceayan ve Yener Bandakçıoğlu Bey'ler bana geldiler.” İzmir Salihli'de maçımız var” dediler. Orada Cihan Akiş var, Özlem Yem'in sahibi tanıdığım. Onlar aracı oldu gittik Salihli'ye. Bolu halkı çok iyi bilir. Son dakikada Cengiz'in attığı gol ile Tarsus idman yurdu Erkut Spor'un Isparta'da Salihliliye yenildiği maçta ben Isparta idim. Zaten cezalı sahası kapatılan Tarsus idman yurdunun maçını Isparta'ya ben aldırdım. Merkez hakem komitesinden arkadaşım Güray Akbayram'a burada taraf tutmayacak iyi bir hakem tayin et dedim.Maçı Isparata'ya aldırmamın sebebi Isparta Valisinin, eski Bolu Valisi rahmetli Celal Kayacan idi. Kendisi ile tanışırdık.Maçın güvenliği için Vali Kayacan ile görüştüm.Bu görüşme çokta faydalı oldu.e tabii biz Isparta'da Boluspor'un şampiyonluğunu kutladık.Bu sürü masraflar yaptık.Ama hepsi Boluspor'a helal olsun.
1985 – 1986 sezonunda yeniden 1. Lig ( Süper Lig)' e çıkmak için Tarsus İdman Yurdu ile amansız bir mücadeleye girişmiştik. Ligin başından sonuna kadar rakibimizle adeta at başı gidiyorduk. Kıran kırana geçen bu mücadelenin sonucunda Tarsus daha avantajlı gözüküyordu. Çünkü son maçını Yenisalihlispor'la kendi sahasında oynayacaktı. Biz de son maçımızı Aydınspor'la kendi sahamızda oynayacaktık ama Tarsus'un averajı bize göre daha iyiydi. Sondan bir evvelki maçta talih Boluspor'a gülmeye başlamıştı. Tarsus İdman Yurdu- Düzce Kervanspor maçındaki olaylar nedeniyle Futbol Federasyonu Tarsus'un kendi sahasında oynayacağı Yenisalihlispor maçını Isparta'ya almıştı. Bu Boluspor için bir avantajın müjdesi gibiydi. Boluspor yönetimi olarak her türlü olasılığı değerlendirmeye başladık. Salihli ve civarında tavukçuluk sektörü bir hayli ileri pozisyonda olduğu için Tevfik abinin yardımını rica ettik. Kendisi bizi kırmadı. Akhisar'lı olan yönetim kurulu üyemiz zamanın D.S.İ Bolu Şube Müdürü Mustafa Tahiroğlu'yla birlikte Salihli'ye gitti. Hatta hatta o zamanlar tavukçuluk sektörünün önemli ismi ve Tevfik abinin yakın dostu Altay Kulübü başkanı Henri Benezus da Tevfik abinin hatırı için Boluspor lehine Salihli'deki dostlarıyla lobi çalışmaları yaptı. Yenisalihli'nin başkanının ismini bugün bile hatırlarım: Namık Ersoy. Kendisinin yem üzerine ufak bir fabrikası da vardı. Namık Ersoy da daha önce Yenisalihlispor'la oynadığımız maçta tanışmıştık. Tevfik abi Tarsus maçını kazanmaları için Yenisalihlispor Kulübü'ne teşvik primi olarak 35000 TL'lik şahsi çekini verdi. Bütün bu çalışmaları dolayısıyla kendisine ömür boyu medyun-u şükranız. Ancak İtiraf etmeliyim ki ben zamanın en yetkili ve en disiplinli kulüp başkanı olarak Tevfik abinin “maçı Isparta'ya ben aldırdım, maçın hakemini ben tayin ettirdim.” Gibi sözlerini ilk defa röportajda okumuş oldum. Böyle bir şey olsaydı benim, Mehmet İnceayan'ın ve Mustafa Tahiroğlu'nun bundan mutlaka haberimiz olurdu. Hiç olmazsa maçtan sonra haberimiz olurdu. Bir de Tevfik Abi zamanın Isparta valisi olarak cennetmekan Celal Kaya Can'dan bahsediyor. Bu da yanlış. O zaman Isparta valisi Bolu Eski valimiz sayın Nurdoğan Topaloğlu'ydu. Elbette eski valimizin orada olması Tarsus- Yenisalihli maçındaki olası Tarsus taşkınlıklarını önleme açısından bizim için bir avantajdı. Yani Salihlispor'un korkusuz bir maç oynaması gerekiyordu. Sayın Topaloğluyla gerekli temasları kurmak üzere denetim kurulu üyemiz Boluspor'un emektar ve vefakar yöneticisi Geredeli Yunus Çufa abimizi Isparta'ya gönderdik. Yunus Çufa sayın valiyle gerekli temasları yaptı. Alınan emniyet tedbirleri nedeniyle maçta hiçbir olay çıkmadı. O tarihi maç Yenisalihli'nin, sonradan aynı yıl içinde minnet borcumuzu ödemek için Boluspor'a transfer ettiğimiz Cengiz'in son dakika golü ile 2-1 Yenisalihli'nin galibiyeti ile bitti ve aynı gün kendi sahasında Aydınspor'u 2-0 yenen Boluspor aynı sezon yeniden 1. Lig(Süper Lig)'e çıktı. Yunus abi Isparta'dan döndükten sonra hiçbir gün bize Tevfik abiyi Isparta'da gördüğünü de söylemedi. Bu maçların çok etraflı öykülerini geniş bir şekilde daha önceleri Bolununsesi'nde ve Bolu'da Yenihayat'da yazmıştım. İcabında bu mevzulara tekrar döneriz.
Tevfik abinin Boluspor'u Mudurnu Tavukçuluk' la birleştirme gayretleri ve kısa süreli Boluspor başkanlığı göreviyle ilgili olarak söylediklerine şimdilik kısaca cevap vermek isterim. O zamanlar Boluspor başkanı olmadığım halde bu konularda bazı girişimlerim olmuştu. Zaten daha önceki yazılarımda da bu konulardan bahsettiğimi hatırlıyorum. İsterseniz Boluspor'un Mudurnu Tavukçuluk'la birleşme çabalarını ve Tevfik Abinin kısa süreli Boluspor Başkanlığı'nı bir başka yazımızda daha etraflı bir biçimde ele almak üzere erteleyelim ve bugünkü yazımızı Tevfik abinin yaptığı masraflarla ilgili olarak bitirelim. Tevfik Abinin şöyle bir cümlesi var: Bir sürü masraflar yaptık, ama hepsi Boluspor'a helal olsun. Bu cümleyi okuyanlar Tevfik Abinin o günlerde yaptığı masrafları Boluspor'a helal ettiği gibi bir izlenim edinebilirler. Sezonun sonunda artan masraflarımızı bir nebze karşılayabilmek için milli piyango idaresinden izinli bir Eşya Piyangosu düzenlemiştik.
100 Bin bilet bastırdık. Hediye olarak sıfır km acentadan alınmış 3 otomobil vardı. Milli piyango idaresi otomobillerin faturası olmadan piyangoya izin vermiyordu. Hüseyin Kasapoğlu'ndan aldığımız bu otomobiller büyük bir şans eseri satılmayan biletlere kaldığından kulübümüzde büyük bir ferahlık yarattı. 100 bin biletten sadece 25 bini satılmıştı. Bu arada Tevfik abi de Salihli'de yaptığı masrafları sürekli olarak talep ettiğinden kendisine 2 arabayı devrettik ve borçlarımızı tamamen temizledik ve onunla biz helalleşmiş olduk.
Atalarımız “Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür” demişler. Sevgili Tevfik abimin yukarıda yazdığım konulardaki unutmalarını açığa çıkarmam nedeniyle beni suçlamayacağını ve affedeceğini çok iyi biliyorum. Zira bu bilgiler arşiv kayıtları olarak tarihin derinliklerinde yer alacağından bazı düzeltmelerin yapılması gerekir. Sevgili Tevfik abime de bir kere daha şükranlarımı saygılarımı sunuyor ve ellerinden öpüyorum.
BAŞOĞLU KABLO'NUN MUTLU GÜNÜ
Bolu sanayinin lokomotiflerinden Başoğlu Kablo, anonim şirket olarak kuruluşunun 20. yılını dün akşam – Cumartesi – Termal'de düzenlediği görkemli bir gece ile kutladı. Şirketin değerli patronu Halil Başoğlu, Bn. Başoğlu, Başoğlu çiftinin çok değerli evlatları, şirketin genel müdür ve müdürleri geçmiş yıllar boyunca büyük bir gelişme yaşayarak Polanya'da bile bir fabrika kuran şirketin daha büyük başarılara imza atacağını gösterir bir dayanışma içinde misafirleri ve tüm çalışanlarıyla yeniden kaynaştılar. Termal Otel Genel Müdürü Ervani Alemdar ve personelinin geceye katkısı da müthişti.
Seçkin davetliler arasında belediye başkanı Alaaddin Yılmaz ve muhterem eşleri, Cumhuriyet Başsavcımız Mehmet Yurtseven, Emniyet Müdürümüz Tahir Bayındır ve muhterem eşleri de vardı. Bu arada sayın Halil Başoğlu'nun 1995 yılında Bolu'ya ilk gelişinde Bandakçıoğlu apartmanındaki dairemde kiracı olduğunu da belirtmeliyim. O zamanlar sayın Halil Başoğlu'nun ve eşleri hanımefendinin yüzlerini dahi görmediğim halde dairemi zamanın Belediye Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Serin ve Hesap İşleri Müdürü Mesude Palazoğlu kardeşlerimin vasıtasıyla kiralamıştım. Sayın Serin ve Sayın Palazoğlu'nun da eşleriyle birlikte görkemli gecenin seçkin davetlileri arasında olduklarını da belirtmeliyim. Sayın Başoğlu'nu dairemi tahliye ettiği sırada da görmedim. Kendisi ile daha sonraki yıllarda tanıştık ve yakınlaştık.
MAHMUT BAŞER'İ KAYBETTİK
Bolu Adliyesi'nin, bir zamanların Bolu'sunun en meşhur mensuplarından Baş Katip Mahmut Başer abimizi kaybetmiş bulunuyoruz. Sosyal yönü fevkalade kuvvetli bir kişi olan Mahmut Başer aynı zamanda Boluspor'un kuruluşundan itibaren büyük görevler ifa eden hasta bir Bolusporluydu.
Kendisi ile yıllar süren bir dostluğumuz vardı. Emekli olduktan sonra hastalığının da tesiri ile inzivaya çekilmiş, PTT karşısındaki evinden ayrılarak Mengen Konak Köyü Cazlar Mahallesine yerleşmişti. Bu nedenle yıllar var ki münasebetlerimiz kesilmişti. Kendisini çok sevdiğim için oğlu Taner'e (- Babana bir şey olursa mutlaka bana haber ver) diye sıkı sıkıya tembihlemiştim. Beklediğim telefon bu sabah saat 10.00 sıralarında geldi. (- Yener Abi, Babamı kaybettik. İkindi namazından sonra defnedeceğiz. ) Öğleye doğru Tempra'nın halefi Ford Focus'u Mengen Cazlar Köyü'ne gazlıyorum. Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Mengen ziyaretinden bu yana Mengen'e gidememiştim. Bugün cenaze vesilesiyle Mengen'de birçok dostumu görme fırsatım oldu. Herhalde onları da haftaya yazarız.
94 yıl gibi Yüce Allah'ın herkese nasip etmediği uzun bir yaşam sonucu aramızdan ayrılan sevgili abime gani gani rahmetler diliyor evlatları Yaşar, Taner ve Fatma kardeşlerimle tüm aile efradına ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.