TAŞLIYAYLA GÖLETİ TAŞLIYAYLA GÖLETİDİR

Yener Bandakçıoğlu

İl Genel Meclisimiz Bolumuzun çeşitli sorunlarına ilişkin gündem maddeleri üzerinde yoğun çalışmalar yapıyor. Yerel gazetelerden okuduğumuza göre, İl Genel Meclisimiz bu yoğun çalışmaları meyanında, Belediye Başkanımızın daveti üzerine artık klasikleşmiş rutin bir Bolu Gezisi olarak Tarihteki mümtaz yerini alan Devasa(!) eserleri de incelemiş. İnceleme sonucu İl Genel Meclisi üyelerimizin ve tabiatıyla onların değerli başkanı Mücahit Kutlu kardeşimizin görüşlerini almak kimsenin hatırına gelmemiş. Gezinin en çarpıcı yönü bence, Sayın Belediye Başkanımızın 8 yıldan bu yana kendisini Boluya anlatamadığına dair yakınmalarıdır. Sayın Başkan, eğer 8 yıldır kendisini Bolululara anlatamadıysa herhalde kabahati kendisinde aramalıdır.
Neyse bizim bu haftaki konumuz İl Genel Meclisidir. Belediye Başkanımız İl Genel Meclisi Üyelerini davet edip gezdiriyorsa, İl Genel Meclisi Başkanımız Mücahit Kutlu kardeşimiz mukabele/i bilmisil olarak Belediye Meclis Üyelerimizi Abanta götürüp gezdirmeli ve orada bizlere Abantın meşhur endemik alabalığını/ Abant Alası/ yedirmelidir. Herhalde bu önerimiz dikkate alınır.
İl Genel Meclisimiz seçim günlerinin konjöktörüne göre AKP ağırlıklı olarak teşekkül etti. Sadece Bolu Merkez ilçeden CHP listesinden Sabahattin Öztürk ve Hakkı Fidan, İl Genel Meclisine girdiler. İl Genel Meclisi çalışmalarını takip eden hemşehrilerimiz gerek Sabahattin Öztürkün gerekse Hakkı Fidanın kişisel çıkışlarıyla İl Genel Meclisinin renkli çalışmalarına imza attıklarına tanık oluyorlar. Son olarak okuduklarımıza göre, Sabahattin Öztürk kardeşimin bir kısım amir ve memurların resmi arabalarla bara pavyona gittiklerine ilişkin iddiası da ortalığa bomba gibi düşmüştü. Son toplantıda İl Genel Meclisi bu iddia üzerine Özel İdare araçlarının özel bir takip sistemiyle kontrolünü kararlaştırmış ve bu iş için de 120.000 TL ödenek ayırmış. Sabahattin Öztürkü bu başarısından ötürü kutluyoruz. Ancak benim bu hafta yazıma da başlık yaptığım İl Genel Meclisi konusu, Taşlıyayla Göletinin isim kargaşasına İl Genel Meclisinin koyduğu son noktadır. Meclis, hakikaten büyük bir başarı olarak gördüğüm ve her platformda emeği geçenleri övdüğüm Taşlıyayla Göletimizin ismini Seben Taşlıyayla Göleti olarak tescillemiş. Buna da şükür demek lazım. Daha önceki prosedürde bu göletin ismi Seben Göleti olarak geçiyordu. Hatta Sayın Valimiz Halil İbrahim Akpınar da vilayet basın açıklamalarında bu göletten Seben Göleti olarak bahsetmekteydi. Bendeniz de bu isme oldum olası karşı çıktığımdan ve Taşlıyaylanın isminin kaybolmaması için 10 Ağustos 2009 tarihli Boluda Yenihayatta ki sütunumda Seben Göleti Turizm Alanı İlan Edilecekmiş başlıklı yazımda Seben ismine açıkça karşı çıkmış ve göletin yapıldığı yerin meşhur Taşlıyayla olması nedeniyle böyle çakma isimlerin yanlışlığına dikkat çekmiştim. İsterseniz o yazımdan bazı alıntılar yapalım:
(/ İkinci gündem maddemiz ise Seben Göleti. Buraya Seben Göleti denilmesine karşıyım. Zira tüm Bolulular için göletin yapıldığı yerin adı Taşlıyayladır. Bu ismi bırakıp niçin Seben Göleti isminin verildiğini de bilemiyorum.
Geçmiş uzun yıllar boyunca bizler Taşlıyaylayı, Bolu/Seben Karayolunun içinden geçtiği ve bir zamanlar Bolu ilinde kendine özgü bir imparatorluk gibi çalışan Orman Teşkilatına ait güzel, küçük evler ve etraftaki yaylalarla bilirdik. Süreyi yanlış hatırlıyor olabilirim. on/on beş yıl kadar önce Taşlıyayla gündeme geldi. Türkiyede ki erozyonla mücadeleyi kendine görev sayan bir kısım idealist insan, sonraları Toprak Dede namıyla şöhrete ulaşacak olan Hayrettin Karaca ve Nihat Gökyiğitin öncülüğünde TEMA Vakfını kurdular. TEMA, Türkiyenin muhtelif bölgelerindeki erozyonu önleme çalışmalarına Bolunun Taşlıyaylasını da dahil etti Daha sonraları Taşlıyayla, özellikle eski YSE Müdürü, şimdiki İl Genel Sekreteri Tahsin Akduman kardeşimin çabalarıyla yine gündemi meşgul etmeye başladı. Memuriyetin yanında siyasete olan derin ilgisiyle de tanıdığımız Tahsin kardeşimiz, elbette ki zamanın Valilerinin ve de İl Genel Meclisi Üyelerinin destekleriyle Taşlıyaylada, Abantın yedi misli büyüklüğünde olacak bir göletin inşaatına başladı. Abantın 7 misli büyüklüğündeki buraya gölet demek de yanlış. Bu olsa olsa göl olur )
O yazım Taşlıyayla ile ilgili daha birçok konudaki tespitlerimle uzayıp gidiyor. Ancak biz yine de bugünkü konumuza dönmek istiyoruz. İl Genel Meclisi yine tam bir popülist yaklaşımla Sebenlileri de üzmemek için göletin ismini Seben Taşlıyayla Göleti olarak tescillemiş. Bir kez daha ısrarlıyım ki bu isimdeki Seben kelimesi fazladır. Gölet Taşlıyayla Göletidir. Ancak tanıtımlarda Bolunun Seben ilçesi sınırlarındadır denilebilir. Bolumuzun artık dünyaya nam vermiş Gölcüküne Bolu Gölcük Gölü mü diyoruz Ya da Mudurnu ile Göynükün tam ortasında ki Sünnet Gölüne, Mudurnu/ Göynük Sünnet Gölü mü yoksa sadece Sünnet Gölü mü diyoruz Tuz Gölünün ismi Tuz Gölüdür. Şereflikoçhisar Tuz Gözlü değildir. İl Genel Meclisimizin yapılacak ilk oturumunda bir tekrir/i müzakere önergesiyle göletimizin isminin başındaki Seben kelimesini kaldırarak doğru olan Taşlıyayla Göleti ismini tescillemesini bekliyoruz. Bakalım bu önergeyi hangi üye verir. CHPli üyelerimiz Sabahattin Öztürk ve Hakkı Fidan böyle bir önerge vermemelidirler. Çünkü kendileri muhalefet mensubu olduklarından bu önerge hemen reddedilir.
BAKIN ŞU SU SAMURLARIMIZIN YAPTIĞINA
Abantımızla ilgili polemikler bütün hızıyla devam ediyor. Abantı seven de sevmeyen de herkes sıkı bir Abantçı oldular. Sayın Vali ve Sayın Özel İdare mensuplarımız yaptıklarının arkasında olduklarını savunurken karşı cephe de boş durmuyor. Cumhuriyet Savcılıklarına ve Mahkemelere dilekçe üzerine dilekçe veriyorlar. Ben daha önce de yazdığım gibi bu konuda Sayın Valinin yanında yer alıyor ve yapılan çalışmaların bitirilmesini dört gözle bekliyorum. Ancak Sayın Valinin bir soru üzerine (/ Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu ile görüşmedim. Beni ziyarete gelmedi) söylemini yanlış buluyorum. Eğer Sayın Vali bir Abant sevdalısı ise yine bir Abant sevdalısı olan Prof. Dr. Okan Külköylüoğlunun kendisini ziyaretini beklemez, onu çağırarak Abantla ilgili bilgi alabilirdi. Yine de geciken bir şey yok. Ben, Sayın Valinin Külköylüoğlu hocayı makamına davet edip görüşmesini bekliyorum.
Abantla ilgili Tozkoparan Fırtınası olanca hızıyla devam ederken Bolumuzun en ciddi gazetelerinden Bolu Gündem refikimizde okuduğumuz bir haber bir hayli ilgimi çekti. Abantta görünmeye başlamalarını bir bayram sevinci içinde ifade ettiğimiz çünkü dünya coğrafyasında çok az bölgelerde görülüyorlarmış/ Su Samurlarımız aç kaldıklarından Taşkestiye inmişler(!). Gazetede Su Samurlarının hangi güzergahı takip ederek Taşkestiye indiklerine dair bir açıklık ve kroki yok. Benim bildiğim Abantın tek bir ayağı vardır. Bu da ilerde bizim meşhur Büyüksuyumuz olur. Hakikaten Su Samurlarının Taşkestiye nasıl indiklerini anlayabilmiş değilim. Acaba Abant düşmanları, Su Samurlarını su kovalarının içine doldurup Taşkestiye götürmüş olmasınlar. Bolu Gündemin çok değerli Genel Yayın Yönetmeni Süha Alparslan ve yine çok değerli Yazı İşleri Müdürü Derya Öztürk kardeşlerimden bu konuyu açıklamalarını bekliyorum. Fotoğraftaki Su Samuru acaba anaç bir çiftlik alabalığı olmasın

CHP BELEDİYE MECLİS GRUBUNDAN DAYANIŞMA YEMEKLERİ
Bolu Belediye Meclisi, Belediye Kanununun özel maddesine göre her ayın ilk Pazartesi günü toplanarak gündemindeki maddeleri görüşüyor. Şayet gündem maddeleri ilk toplantıda bitirilmiyorsa ayın ikinci Pazartesi günü yeniden toplanıyoruz.
Belediye Meclisinin CHPli üyeleri her toplantının sonunda Bi/Tur Restaurantta bir araya gelerek Meclis toplantıları ve diğer ülke sorunları hakkında görüş alışverişinde bulunuyorlar. CHP grubunun geleneksel hale gelen yemekli toplantılarına CHP İl Başkanı Tanju Özcan, CHP Merkez İlçe Başkanı Cemal Özsoy, CHP Merkez İlçe Saymanı Şaban Ertozan , İl Genel Meclis Üyeleri Hakkı Fidan ile Sabahattin Öztürk de zaman zaman katılıyor. Organizesini Meclis Üyesi Necati Yılmazın yaptığı toplantılarda Bi/Turun patronlarından CHPli Meclis Üyesi Nuri Ayhan kardeşimizin ikramları da göz kamaştırıyor. Fotoğrafta yine böylesi bir masa etrafındayız. Fotoğrafı Bi/Turun çok yakışıklı garsonlarından bir kardeşimiz çektiğinden pek net çıkmamışız. Soldan Sağa: Nuri Ayhan, Necati Yılmaz, Erhan Beykoz, Tanju Özcan, Yaşar Kabakçı, Selim Çetin, İ.Hakkı Özgüneylioğlu, aci Yörük, Hakkı Fidan, Cahit Görüş, Hakan Özmen, Ben, Hüseyin Serin ve Cemal Özsoy görülüyoruz.