TARİHİ BAŞARININ ARKASINDAKİ HESAP HATASI

Yener Bandakçıoğlu

12 Haziran seçimleri de geride kaldı. Seçimlerin galibi Sayın Başbakan Erdoğan ve AKP oldu. Bizim ilgi alanımız içinde olmasa da tüm yazılı ulusal basın, seçimlerin ikinci galibinin BDP olduğunu yazıyor. Mensubu bulunduğum CHP de 2007 seçimlerine göre oy oranını 5 puan artırmasına, milletvekili sayısını da 135 e çıkarmasına rağmen başarılı bulunmuyor. Ben ise Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP'nin başarılı olduğu görüşündeyim.
Bu seçimlerde CHP Bolu'da olmaz denileni gerçekleştirdi ve yıllardan sonra bir milletvekilini TBMM'ye taşıma başarısını gösterdi. Bu kelimenin tam anlamıyla bir zaferdir. Bu zaferin mimarı yıllardan beri CHP Bolu örgütünde Merkez İlçe Başkanı, İl Başkanı ve Belediye Meclis Üyeliği görevlerinde bulunan sevgili meslektaşım Av. Tanju Özcan'dır. Özcan, herkesin üzerinde ittifakla durduğu gibi CHP örgütlerine büyük bir dinamizm getirerek seçimin alınmasını sağladı. Diyeceğim o ki milletvekilliği Tanju Özcan'a anasının ak sütü gibi helaldir. Sevgili kardeşimin yerel bazda gösterdiği başarıyı genel baza da taşımasını Ankara'da da kendisine güvenenleri mahcup etmemesini tüm kalbimle diliyorum. Ancak mevcut sistemde muhalefet partisi milletvekili olmasının dezavantajları ile karşılaşacaktır. İktidar partisi milletvekilleri bile yok parti disiplini yok grup kararı gibi kısıtlamalarla hiçbir şey yapamamaktadırlar. Artık hepimizin bildiği demokratik parlamenter sistem, demokratik padişahlık sistemine dönüşmüş bulunuyor.
Gelelim bu günkü yazımızın konusuna. CHP'nin Bolu'daki, benim de tarihi zafer diye adlandırmaktan imtina duymadığım büyük zaferi, tüm yerel basında, basınımızın değerli köşe yazarlarında " 34 yıldan sonra gelen zafer" olarak değerlendirilmektedir. CHP'nin başarılı İl Başkanı, Bolu Erkek Öğretmen Okulu'ndan talebem Mehmet Karakaşoğlu hafta içinde Bolu Gündem Gazetesi'nde yayımlanan seçim sonuçlarıyla ilgili röportajında bakınız neler söylüyor:

"34 YIL SONRA GELEN ZAFERiN ÖYKÜSÜ
1977 yılında Yener Bandakçıoğlu'nun il başkanlığını yaptığı örgütten Haluk Karabörklü ve Bayram Turan Çetin Milletvekili olmayı başarmış ve o tarihte CHP'li Neşet Akmandor Cumhuriyet Senatosu'na senatör olarak seçilmişti. O tarihten bugüne Bolu'da genel seçimlerde zafere ulaşamayan CHP'de bu seçim yüzler 34 yıl sonra yeniden güldü."

Karakaşoğlu gibi Bolu yerel basınının güçlü kalemleri Şeref Özkurede ve Kemal Alemdar da köşe yazılarında CHP'nin 34 yıldan beri Bolu'dan milletvekili çıkarmamış olduğunu vurgulamaktadırlar. Acaba CHP Bolu'da 34 yıl sonra mı bir milletvekili çıkarmıştır? 34 yıl vurgusunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Karakaşoğlu'nun belirttiği gibi CHP'nin 2 milletvekili 1 senatör çıkardığı 1977 seçimlerinde ben CHP Bolu İl Başkanı'ydım. Ecevit liderliğindeki CHP o seçimlerde % 42 gibi, o güne kadar görülmemiş, bundan sonra da görülmesi biraz zor % 42 oranında oy almış ve birinci parti olmuştu. 1977 seçimleriyle ilgili eski gazetem Bolununsesi'nde yazılarım vardır. Şimdi 34 yıllık hesaplamanın bana göre niçin yanlış olduğunu söylemeye gelelim. Seçim 1977'de olmuş ve bu dönem 1980'e kadar devam etmişse bu üç yıllık süreçte CHP'nin milletvekili var demektir. Milletvekilsizlik süresinin 1980'den başlaması gerekir. Şimdi geliyorum asıl hesap hatasına. Bilindiği gibi 1980'de şimdilerde yargılanma aşamasına girmiş olan Kenan Evren'in liderliğinde Türk Silahlı Kuvvetleri idareye el koymuş ve Meclisi fesh ederek tüm mevcut partileri kapatmıştı. CHP'nin yeniden açılması 9 Eylül 1992'dir. 1992'de Cennetmekan Emekli Vali Cezmi Kartay'ın başkanlığındaki "CHP Kayyum Kurulu" tarafından yeniden Bolu'da CHP'yi kurmakla görevlendirildim. Yani ben şu andaki CHP'nin Bolu'daki kurucu İl Başkanıyım. 1980 - 1992 arasında 12 yıl kapalı olan CHP nasıl milletvekili çıkarabilir. 12 yıl buradan 3 yıl da 80 öncesi 15 eder. Bu seçimdeki tarihi başarıyı kullanırken 34 - 15 = 19 dememiz lazım. Yani CHP Bolu'da 19 yıl aradan sonra bir milletvekilliği çıkarmıştır. Bu tespitim CHP Bolu örgütünün yukarıda değindiğim başarısını hiçbir zaman gölgelemez. Ben de CHP Bolu İl Örgütü'nde Belediye Meclisi üyesiyim. Her ne kadar sol ayağımdaki bel fıtığına dayalı nöropatik ağrılarım yüzünden seçim kampanyalarında yeterli çalışmayı yapamamış olsam da bütün kalbimle ve etkili olduğum her alanda partimin hizmetinde oldum.
Evet sevgili okurlarım. Bugün matematiksel bir konu üzerinde durduk. Yanılmadığımı zannediyorum. Eğer yanıldığım görüşünde olanlar varsa onların görüşlerine de saygılıyım ve benim 19 yıllık tezimi çürütecek 34 yıl teziyle ilgili görüşlere de sütunumda yer vermekten onur duyarım.

SAYIN BAŞKAN BANA DA ÇATSANA- BENİ DE MİLLETVEKİLİ YAPSANA (!)
Son seçimlerde gördük ki Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz kime çatarsa o milletvekili oluyor. Sayın Eski Valimiz Ali Serindağ Bolu'dayken kendisiyle yıldızı bir türlü barışmadı. Tanju Özcan'la olan çatışmaları ise dünya aleme şan oldu. Sonuç ne mi oldu? Sayın Ali Serindağ Gaziantep'den Sayın Tanju Özcan da Bolu'dan milletvekili olarak Ankara'nın yolunu tuttular.
Şimdi benim Sayın Başkanımdan bir ricam var. Önümüzdeki seçimlerde milletvekili olmak istiyorum(!) Lütfen bu süreçte bana çatar mısınız? Bu arada önümüzdeki seçimlerde AKP'nin en kuvvetli adayının İl Başkanı sevgili kardeşim Ömer Sayın olduğunu da düşünüyorum. Baksanıza Sayın Başkan şimdiden Ömer Sayın'a çatmaya başladı. Ömer'in istikbali parlak.
 

Yorumlar

Sayın Başkanım,
Yazınızın son kısmına bayıldım.
Gerçekten çok yerinde bir tespit olmuş :)