"TAKOZ RECEP'İN" TRANSFER ÖYKÜSÜ

Yener Bandakçıoğlu

Geçen hafta da değindiğim gibi, bir kere daha tekrarlamakta yarar görüyorum. Bolu'da yılın olayı " Anılarla Boluspor" kitabının yayımlanmasıdır. Bu güne kadar yani 45 yıldan beri yapılmayan bir işi başararak Boluspor'un tarihine bir kere daha adım atmamızı sağlayan gazetemizin çok değerli patroniçesi Selma Akçakavak hanımefendiyle yine çok değerli Yazı İşleri Müdürü Selda Sağ kızımızı yürekten kutluyorum.
"Anılarla Boluspor" isminden de anlaşılacağı gibi Boluspor'un şanlı tarihini kişilerin anılarına göre değerlendiren bir başucu kitabı olma özelliği kazanmıştır. Yani Anılarla Boluspor bir tarih kitabı değildir. Boluspor'un tarihini net bilgilerle ortaya çıkarmaz. Ama ilerde çıkarılacak bir " Boluspor Tarihi" kitabına da en büyük kaynak olacaktır. Geçenlerde ulusal kanallarda Rizeli bir araştırmacının Rizespor tarihini kaleme alıp kitaplaştırdığını o meyanda Sayın Başbakanımız R. Tayyip Erdoğan'ın futbol hayatına da yer verdiğini dinledik.
"Anılarla Boluspor" kitabının bütün şerefi yukarıda söylediğim gibi bu iki kardeşimize aittir. Bazen benim Yayın Kurulu'nda ismimin geçmesi nedeniyle bazı taraftarlarımız algılama yanlışlığına düşerek eserde benim yazma payım olup olmadığını soruyorlar. Bir kere daha açıklıkla ifade ederim ki biz bu muhteşem eserde hiçbir zaman yazarlık yapmadık. Ancak Boluspor'un şanlı tarihindeki bildiklerimizi anlattık. Sorulan sorulara cevaplarımızı verdik. Bu arada eserin mükemmelliği için bazı tavsiyelerde bulunduk.
Gelelim yazımızın asıl konusuna. Bazen aradan zaman geçmesi nedeniyle insan hafızasında bazı unutmalar olabilmektedir. Zaman zaman " Anılarla Boluspor" da yer almış kimi sevgili yönetici arkadaşlarımın kimi sevgili futbolcularımın anılarındaki bazı unutmaları yine kendi anılarıma göre düzelteceğim. Bu düzeltmelerden sonra elbette ki anısı düzeltilmiş sevgili yönetici ve futbolcu kardeşlerim de benim bu satırlarıma karşı cevap haklarını kullanabilirler. Böylece ortaya ileride yazılacak Boluspor tarihi için sağlam bilgi ve anılar çıkar.
Boluspor'un gelmiş geçmiş en meşhur futbolcularından santrafor Halil İbrahim Eren kardeşim yine kendisi gibi Boluspor'un en meşhur futbolcularından Takoz lakaplı Recep Çetin için bakınız neler söylemiş: (-1976- 1981 yılları arasında hizmet ettim. Daha sonra futbolcu transferinde Boluspor'a yetenekli oyuncular kazandırdım. Örneğin Beşiktaşlı Takoz lakaplı Recep'in transferi benim sayemde olmuştur. O zamanki yöneticilerle ilişkilerimiz çok iyiydi. Benim gönderdiğim hiçbir oyuncuyu geri çevirmediler. Şimdiki yöneticilerle fikir alışverişinde bulunmuyorum. Çünkü aranmıyorum unutuldum. Ben her zaman Boluspor için göreve hazırım. ) Anılarla Boluspor sayfa 248.
Takoz Recep'in Halil İbrahim sayesinde Boluspor'a geldiğini ilk defa duyuyorum. Recep'in transferinde Halil İbrahim'in rolünü bir türlü hatırlayamadım. Zamanın kulüp başkanı olarak Halil İbrahim'i yine zamanın Genç Milli Takımlar Teknik Direktörü cennetmekan Doğan Andaç hocamızın tavsiyesi üzerine almıştık. O zamanlar sık sık Ankara'ya Futbol Federasyonu'na giderdik. Bu gidişlerimizden birinde Federasyon'da Doğan Andaç hocayla karşılaştım. Hoş- beş ten sonra kendisine (- Hocam Boluspor'a tavsiye edeceğiniz bir futbolcunuz var mı?) dedim. Doğan Hoca Boluspor'un transfer politikasını çok iyi takip ettiği için (- Yenerciğim.. Sakarya Genç'te oynayan santrafor Recep var. Tam Boluspor'a göre bir futbolcu. Sakın kaçırmayın) dedi. Doğan Andaç hocaya olan saygımızdan ve görüşlerine olan güvenimizden ötürü Recep'i transfer etmeye karar verdik. Recep'in, Karasu'lu olması işimizi kolaylaştırdı. Çünkü Karasu'da can hemşerimiz hasta Boluspor'lu Mustafa Özkurede kardeşimiz Orman İşletme Müdür Muavini idi. Hemen Mustafa'ya telefon ettim ve Recep'i Bolu'ya getirmesini istedim. Çok değerli ve çalışkan bir bürokrat olan sosyal yönü çok kuvvetli Mustafa kardeşimiz bana Recep'in babasını çok iyi tanıdığını, Recep'in köyü olan İhsaniye Köyü'nün yol çalışmalarında kendilerine Orman işletmesinin makineleriyle yardımcı olduğunu söyledi. Talih Boluspor'dan yanaydı. Mustafa Özkurede transferdeki gizlilik prensiplerimizi de çok iyi bildiğinden, diğer müdür muavini arkadaşının Doğan marka arabasıyla Recep'i kaptığı gibi gece Bolu'ya getirdi. Hemen, şimdi yıkılmış olan Belediye Sarayımızın yedinci katındaki muhteşem başkanlık makamımızda Recep'in işini bitirdik. Hafızam beni yanıltmıyorsa 2000 TL'ye anlaşmıştık. 500'ünü hemen peşin olarak Recep'e verdik.
Recep Boluspor'a geldikten sonra sağ beke çekildi. Orada harika maçlar çıkararak Beşiktaş'a transferinin yolunu açtı.
Recep'in transferinde başrolü Mustafa Özkurede kardeşim oynamıştır. Bu transferi onun sayesinde tereyağından kıl çeker gibi halletmiştik. Aynı yıl daha sonraki günlerde Sakaryaspor kulübünün Sabanca Vakıflar Otel'de - o otel depremden sonra yıkıldı galiba- 1. Lig kulüpleri için tertiplediği seminerde Recep'in transferi de konuşuluyordu. Biz o seminere ben, Mehmet İnceayan ve Emin Semercioğlu katılmıştık. Sakarya Valisi Hayri Kozakçıoğlu idi. Zamanın Sakaryaspor Kulübü Başkanı Tuncer Tepe'ydi. Sakarya'nın mafya liderlerinden olduğu söylenirdi. Tuncer Bey o seminerde çokça (- Recep'i nasıl Boluspor'a kaptırdınız) sorularına muhatap olmuştur. Bu sorulara verdiği cevabı hiç unutmam. ( Benim gençlerle uğraşacak vaktim yok. Ben şampiyonluğa gidiyorum.) Hakikaten o yıl Sakaryaspor, Fenerbahçe ve Galatasaray'dan Oğuz gibi Aykut gibi Tuncay gibi çok şöhretli futbolcuları transfer etmişti. Ama hiçbir zaman lig şampiyonu olamadı. Aradan geçen yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir grafik çizen Sakaryaspor, hala şampiyon olma hevesleri içinde midir bilemiyorum.
Evet, sevgili okurlarım. İleriki yazılarımda " Anılarla Boluspor" kitabı herhalde bana daha çok çok ilham kaynağı olacak ve bu sayede doğrulara ulaşacağız.
DÜZELTME
Geçen haftaki yazımda Boluspor Kurucu Üyelerini isim isim yazmıştım. Bu muhterem insanları daha geniş cümlelerle ileriki yazılarımda ele almayı düşünüyorum. Listede benim için hakikaten üzüntü verici bir hata yapmışım. 37. sıradaki kurucu üyemiz Kemal Yurdakul'un soy adı Yurdagül'dür. Benim bu hatayı yapmamam gerekirdi. Çünkü Kemal Yurdagül benim Bolu Lisesi'nden sınıf arkadaşımdır. Okuldaki lakabı Uzun Kemal'di. Liseden sonra bankacılığı seçmiş Ticaret Bankası'nın Bolu Şubesi ve Ticaret Bankası'nın kurulduğu Adapazarı Şubesi müdürlüklerini yapmıştı. Uzun boylu çok yakışıklı bir arkadaşımızdı. Mekanı cennet olsun.