SEBEN GÖLETİ TURİZM ALANI İLAN EDİLECEK(MİŞ)
Ülkemizin gündemi gibi Bolumuzun gündemi de çok süratli bir biçimde değişiyor. Bundan birkaç hafta evvel Bolu gündemini, benimle Üç Ahbap Çavuşlar Merkez İlçe Belediye Başkanı, Boluspor Başkanı, Kızılay Başkanı arasındaki sürtüşme ve bu sürtüşmeye dayalı polemikler teşkil ediyordu. Yerel basında, Köroğlu TVde beyanatlar ve köşe yazıları havalarda uçuşuyor sanırsınız ki taraflar arasında bir meydan savaşı yapılıyordu. Bu gündem maddesinin belleklerde kalan en önemli satırbaşı, Üç Ahbap Çavuşların ya da bunlardan ikisinin beni derhal mahkemeye vereceklerini bangır bangır ilan etmeleriydi. Günler günleri kovaladı, henüz Bolu Cumhuriyet Başsavcılığından ya da Bolu Mahkemelerinden birinden bir celp alamadım. Görevli PTT memurumuzun yolda, bayırda beni yakalayıp savcılık çağrısını ya da mahkeme celbini elime tutuşturmasını hasretle bekliyorum. Herhalde Üç Ahbap Çavuşlar, düşündüler taşındılar, bu işten bir sonuç çıkaramayıp rezil olacaklarına kanaat getirdiler ya da şikâyet dilekçesi yazdıracak avukat bulamadılar. Ben Bolu Barosunun hangi görüşten olurlarsa olsunlar, tüm mensuplarının kendilerine tam 21yıl Baro Başkanı olarak hizmet eden Yener Abilerine karşı, karşı tarafın avukatlığını üstleneceklerine hiç ihtimal vermiyorum. Bu arada geçen hafta da bir nebze değindiğim gibi Necip Çarıkçı kardeşim, Haziranın 15inden bu yana Bolusporun Şanlı Tarihine gönderme yapma ve dolayısıyla bana çatma huyundan vazgeçmiş görünüyor. Son günlerde Bolumuzun gündemi iki noktaya odaklandı. Bunlardan birincisi mülkiyeti Özel İdareye ait Kızılay Parkı adıyla maruf Bolunun en güzel arsalarından birine Özel İdarece ön görülen bir ticaret merkezi inşası ya da buranın park yeri olarak muhafazası. Öncelikle ifade edeyim ki, ben de kişisel olarak buraya çok modern ve Boluyu güzelleştirecek bir bina yapılmasından yanayım. Bu konuyu ileriki haftalarda daha etraflı bir biçimde ele alacağımı zannediyorum. İkinci gündem maddemiz ise Seben Göleti. Buraya Seben Göleti denilmesine karşıyım. Zira tüm Bolulular için göletin yapıldığı yerin adı Taşlıyayladır. Bu ismi bırakıp niçin Seben Göleti isminin verildiğini de bilemiyorum. Geçmiş uzun yıllar boyunca bizler Taşlıyaylayı, Bolu Seben karayolunun içinden geçtiği ve bir zamanlar Bolu ilinde kendine özgü bir imparatorluk gibi çalışan Orman Teşkilatına ait güzel, küçük evler ve etraftaki yaylalarla bilirdik. Süreyi yanlış hatırlıyor olabilirim. On on beş yıl kadar önce Taşlıyayla gündeme geldi. Türkiyedeki erozyonla mücadeleyi kendine görev sayan bir kısım idealist insan, sonraları Toprak Dede namıyla şöhrete ulaşacak olan Hayrettin Karaca ve Nihat Gökyiğitin öncülüğünde TEMA Vakfını kurdular. TEMA, Türkiyenin muhtelif bölgelerindeki erozyonu önleme çalışmalarına Bolunun Taşlıyaylasını da dâhil etti. Hatta hatta Sebende halk önderi Kozyaka Köyü eski muhtarı İzzet Demirel kardeşimiz vakfın bu çalışmasının kilit taşlarından biriydi. Bolu Olay refikimizin güçlü köşe yazarı Reşat Demirelin babası olan İzzet Demirel, burada TEMAnın desteğiyle harikalar yaratmış Taşlıyaylanın bir bölümü çok güzel bir mera haline dönüştürülmüştü. Şimdilerde bu meranın akıbetiyle ilgili pek bilgim yok. Bildiğim, İzzet Demirelin bu işleri bırakıp siyasete soyunduğu. Yanılmıyorsam eskiden CHPli olan İzzet kardeşim son yerel seçimlerde Seben MHP listesinin birinci sıra adayı olarak İl Genel Meclisi seçimlerine katıldı. Daha sonraları, son yıllarda Taşlıyayla, özellikle eski YSE Müdürü, şimdiki İl Genel Sekreteri Tahsin Akduman kardeşimin çabalarıyla yine gündemi meşgul etmeye başladı. Memuriyeti yanında siyasete olan derin ilgisiyle de tanıdığımız Tahsin kardeşimiz, elbette ki zamanın Valilerinin ve de İl Genel Meclisi üyelerinin destekleriyle Taşlıyaylada, Abantın yedi misli büyüklüğünde olacak bir göletin inşaatına başladı. Abantın yedi misli büyüklüğündeki buraya gölet demekte yanlış. Bu olsa olsa göl olur. Son birkaç yıldır Taşlıyayla göletiyle ilgili çok somut neticeleri okuyoruz. Tahsin kardeşim son bir iki yıl içinde nerde görsem beni (Abi, sizi mutlaka Taşlıyaylaya götüreceğim.) demesine rağmen belki de siyasi pozisyonumuz icabı, bu sözünü bu güne kadar yerine getiremedi. Ben de madem Tahsin beni götürmüyor, o halde Tempranın halefi Ford Focus beni götürür diye önceki hafta Tempranın halefi Ford Focusu Taşlıyaylaya gazlıyorum. Yanımda eşim Aygün Bandakçıoğluyla birlikte Tabaklar Mahallesinden ve Bahçelievler Mahallesinden kapı bir komşumuz Suat Ayhan ve eşi Meral Ayhan kardeşlerimizde var. Çok usta bir olta balıkçısı olan Suat, olası bir balık bolluğuna karşı beş tane oltayı da hazırlıyor. Seben Kıbrıscık yol ayrımına geldiğimizde, Kıbrıscık yolunu gösteren Köy İşlerinin geleneksel tabela rengini sarı, lacivert taşıyan tabelaya göre Kıbrıscık yoluna sapıyoruz. Tabela doğruyu göstermiş. Beş / on kilometre gittikten sonra doğru adrese geldiğimizi görerek Taşlıyayla Göletini elimizle koymuş gibi buluyoruz. Yol boyundaki tüm yaylaların tabelaları fevkalade yıpranmış ve eskimiş olduğundan göletin başındaki köy yaylasının ismini yazamıyorum. Yaylaya ilk girişimizde bizi yeni betonarme inşaatlar ve demir yığınları karşılıyor. Uyanık yurdum insanları göletin ilerdeki fonksiyonunu şimdiden değerlendirmek üzere inşaatlara başlamışlar. Bu inşaatların özel idareden ruhsatlı olduklarını hiç sanmıyorum. Yakın bir tarihte göletin etrafının tamamen beton yığınlarıyla dolacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Göletin bulunduğumuz yerdeki kıyısında en çok dikkatimizi çeken şey, yayla evlerinin ve yayladaki hayvanların dışkılarının öbek öbek toplandığı adeta küçük bir bataklık haline gelen tabii fosseptik çukurları oldu. Suat, o kadar usta bir olta balıkçısı olmasına rağmen, oltalarımıza tek bir balık bile rastlamadı. Suata göre bunun iki nedeni var: 1) Henüz gölete yavru balık atılmamış. 2) Göletin içindeki pislik ve yosunlaşmaya doğru giden yeşillikler. Kaç defa olta çekildiyse, uzun sakallar misali yeşil otları da çekmiş olduk. Suatın buraya bir daha gelmem önerisini pek kabul etmemekle birlikte gördüklerimiz karşısında, Taşlıyayla Göletinin yıldızının parlayacağı konusunda kuşku sahibi oldum. Taşlıyayla göletinin aynı zamanda Sebenin sulama ihtiyacını da karşılayacağı, böylece sebze yetiştirilmesinde büyük yol alınacağı söylendiği gibi ayrıca elektrik istihsal edileceği söyleniyor. Hatta elektrik işiyle bazı firmalar şimdiden ilgilenmeye başlamışlar. İnşallah bu gölet, gerek turizm alanında, gerek sulama ve elektrik elde etme anlamında düşünceleri hayata geçirir ve yapılan masraflar boşa gitmemiş olur. Sevgili kardeşim Tahsin Akduman bizi Taşlıyayla Göletine hala götürecek ya, hafta içinde yerel gazetelerden okuduğumuz başta Sayın Vali, İl Genel Meclisinin değerli üyeleri, Orman Teşkilatından değerli bürokratlar, Sayın Seben Kaymakamı Taşlıyaylada bir inceleme gezisi yapmışlar. Bu gezi sonunda Sayın Vali, onlara göre Seben Göleti, bana göre de Taşlıyayla Göleti olan bu alanın turizm alanı olarak ilan edileceğini söylemiş. Eğer, Ankarada etkili ve yetkili bir torpil bulunursa, turizm alanı ilan ettirmek pek de önemli bir çalışma değil. Asıl önemli olan turizm alanının gereklerini yerine getirecek büyük işler başarmak. Buraya beş yıldızlı bir otel yapacak yatırımcıyı hiçbir zaman göremeyeceğimizi üstüne basa basa ifade ediyorum. Taşlıyaylaya giderken sularımızı doldurmak için bir zamanlar çok meşhur olan Beşpınarlara da uğradık. Oraya da zaman içinde bazı tesisler yapılmıştı. Hatta özel bir firma burayı kiralayıp Mountain Resort haline getirmişti. Bu mevkiin adını aldığı Beş Pınarlara izafeten oldukça büyük beş gözlü çeşme vardı. Oradan gelip geçen herkes, bu çeşmeden su ihtiyacını karşılardı. Şimdi bu büyük çeşme, kamp yerinin içinde kalmış. Ayrıca kampın girişi tıpkı gecekondu mahallelerinin girişine dönüştürülmüş. Ormanla ve yaylayla 180 derece ters konteynırlar girişe yerleştirilmiş. Bu konteynırlar yine aynen gecekondularda olduğu gibi naylonlarla örtülmüş. Acaba Sayın Orman Başmüdürü ya da Sayın Bolu ve Aladağ İşletme Müdürleri buradan hiç geçmiyorlar mı Ya o civarda yaylaları bulunan Karacasu, Emen/Mesciler ve Ilıcakınık Köyü Muhtarları da bu çirkinliği görmüyorlar mı Yukarda değindiğim meşhur Beş Pınarlar çeşmesinin yerine de yolun karşı tarafına küçücük, cüce bir çeşme yapılmış. Türkiyenin bir numaralı orman memleketi olan Bolumuzda maalesef orman ve yayla turizmi sınıfta kalmıştır. Tüm siyasiler ve bürokratlar bu sınıfta kalmaya dâhildir. Bolu yaylalarıyla ilgili caf caflı nutuklar çekmekte ama hiçbir icraat yapılmamaktadır. Açın tüm büyük gazetelerin turizm sayfalarını. Bu sayfalara reklâm veren Türkiyenin önde gelen turizm şirketlerinin reklâmlarında Karadenizde ki yaylalar birer birer sayılıp, konaklamayla ilgili her türlü bilgi verilirken bu reklâmların hiç birinde Bolu yaylalarından tek bir kelime bile edilmemektedir. Burası Bolu, olsa da olu, olmasa da olu felsefemizle günü kurtarıyoruz. Hafta içinde Bolu Gündem refikimizin güçlü köşe yazarı Mustafa Öz kardeşim, yazısının başlığıyla içinde bulunduğumuz durumu çok güzel özetlemiş: Bolu neden icraatlarla gündeme gelemiyorMUSTAFA KARAERİ KAYBETTİK
Bolumuzun yetiştirdiği en saygın ve değerli yöneticilerden, emekli Vali Mustafa Karaer abimizi hafta içinde İstanbulda kaybettik. Benim Mustafa Karaeri tanımam çok eski yıllara dayanır. Ama asıl münasebetim 1974 yılında Balkan Kupası maçı için gittiğimiz Bulgaristan gezisi dolayısıyla oldu. Kendileri o zaman Türkiyenin en değerli ve genç Valilerinden biri olarak Edirne Valisiydi. Kafilemizin Edirneye gelişinde ve Bulgaristandan tekrar Edirneye dönüşünde çok samimi ilgisiyle karşılaştık. Hatta Kapıkuleye giderken kafile başkanı olarak beni ve diğer bazı yönetici arkadaşlarımızı makam arabasıyla sınıra gönderme nezaketini gösterdi. O tarihten sonra çeşitli vesilelerle münasebetimiz devam etti. Çok genç ve en verimli çağında emekli olup, Bursaya yerleşmesinin nedenini için için merak ettiğimden bu konuyu araştırdım. Elde ettiğim sonuç, Mustafa Karaerin personeliyle ne kadar olumlu ilişkiler içinde olduğunu da göstermiş oldu. Mustafa Abi, İnegölde Kaymakam Vekili iken daha sonraları ülkemizin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olacak eski Bursa Milletvekili cennetmekân Ali Osman Sönmezde İnegöl Tekel memuruymuş. Şu büyüklüğe bakar mısınız Zamanın Kaymakam Vekili ile Tekel memuru arasındaki sağlam dostluk bağları yıllarca sürmüş. Ben Mustafa Abimin kariyerinin en parlak zamanında ve genç yaşında emekli olmasını bu sağlam dostluğa bağlıyorum. Demek ki, Sönmez Holding büyüme sürecine girince Ali Osman Sönmezde çok güvendiği eski Kaymakamını emekliliğe ikna ederek Bursaya davet etmiş. Bahçelievler Mahallesinden komşumuz ve yakın aile dostumuz olan Sema Diş Tabibi Atilla Karaer kardeşlerimizin abisi olan merhum ölünce, Atillanın Boluda aklına gelen isimlerden biri de ben olmuşum. Atillanın telefonu üzerine Bolu yerel basınının ölümden haberdar olması için hemen gerekli girişimleri yaptım ve muhterem abime karşı son görevimizi bir nebze yerine getirmeye çalıştım. Mustafa Karaer Abime Yüce Allahtan rahmetler diliyorum. Sema Atilla Karaer kardeşlerimle, Karaer Ailesinin tüm fertlerinin başı sağ olsun.
MEŞHUR BANKI ZİYARET BANA DA NASİP OLDU
Bolu Express refikimizin güçlü köşe yazarı İmdat Aslanın Rodi Mağazasının önündeki kaldırım üzerinde bulunan bankın şöhretini bilmeyen yoktur. Bu bank, her gün çok sayıda siyasiyi, bürokratı ve hemşerimizi konuk eder. İmdat kardeşim, gelenlere Mado Dondurması, simit, kek ve çay ikramında bulunur. Bolu gündemi masaya yatırılır, tatlı sohbetler yapılır. Bankın bu şöhretine rağmen, Perşembe günü akşam üzerine kadar oturmak nasip olmamıştı. Perşembe günü ikindi namazından sonra, yazıhaneme dönerken başta İmdat, diğer dostlar hararetle buyurun abi deyince meşhur bankın sağ köşesine iliştim. İmdat Aslan, Bolu Olay Gazetesi Sahibi Erhan Beykoz ve Bolunun Sesinin ve Bolu yerel basının en meşhur köşe yazarlarından, Boluspor eski Antrenör ve Menajerlerinden Muharrem Demirel Hoca sohbeti kavratmışlar. Daldan dala atlayan sohbetimizde başlıca konu bugün Pazar yapılacak MHP İl Kongresiydi. İmdatın cep telefonu bir saniye bile boş durmadı. Muharrem Hocanın da sıkı bir MHPli olduğunu bildiğimizden sohbetin MHP İl Başkanı kim olacak sorusuna Sabri Şatıroğlu gibi bir cevap yakaladığımızı belirtmek isterim. Ancak, yine sohbette çokça dile getirilen tek liste kavramını pek uygun bulmadığımı da söylemek isterim. Son yıllarda partilerimizde bir tek liste modası başladı. Bu modanın öncüsü ve lideri Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğandır. Onun bu modasına CHPnin ve MHPnin de uyduğunu görüyoruz. Oysa bana göre partilerin hayatiyeti için tek liste yerine çok listelerin olması lazım. Keşke bütün partilerde kongrelerde ortaya birden çok liste çıksa da demokrasinin güzelliği olarak en çok oyu alan liste, görevi de devralsa. Meşhur bankta sohbet sırasında üç defa çay ve kek servisi yapıldığını da söylemeliyim. Rodinin yanındaki fırının en büyük müşterileri herhalde İmdat Aslan ve misafirleri olmalı.
KEMAL TÜRESİNİN MUTLU GÜNÜ
Bolu Barosundan eski meslektaşım, kırk yıllık değerli dostum ve kardeşim Bolumuzun ve Mudurnumuzun tanınmış iş adamlarından Kemal Türesinle eşleri Emine Türesin hanımefendinin oğulları Semih ile yine çok eski dostlarımızdan Salih Özyaman kardeşimizin kızları Betül, Cumartesi akşamı Termal Otelde gerçekleştirilen rüya gibi bir düğünle hayatlarını birleştirdiler. Birbirlerine çok yakışan mutlu çifti kutluyor, bütün günlerinin böylesine güzel geçmesini yürekten diliyorum.Fotoğrafta Betül ve Semihi, Tabaklar Mahallesi Kutucular Sokak No:5/Bdeki Foto Bay Printin objektifinden görüyoruz.
- ELVEDA "BOLU YEDİGÖLLER" -HOŞGELDİN "DÜZCE YEDİGÖLLER"
- İKİNCİ BAHAR-INI YAŞAYAN FUTBOLCUM MİNAS ASA
- SİYASET RÜZGÂRININ NEREDEN NASIL ESECEĞİ HİÇ BELLİ OLMAZ
- MİLATTAN ÖNCESİ İLE UĞRAŞAN ZİLE BELEDİYESİ
- TÜRKİYE NİN EN ZENGİN İLİ (!) ELBETTE Kİ “TEŞVİK” MAZHARİYETİNE NAİL OLAMAZ
- NELER YAPTIK ŞU BOLU İÇİN – KİMİMİZ NUTUK ÇEKTİK KİMİMİZ DE YİNE NUTUK ÇEKTİK –
- TARİH FIŞKIRACAK TOPRAĞI KAZSAN TARİH
- GARNİZONUMUZUN EŞREF BİTLİS İSMİ NAZMİ KARAKOÇ OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR
- SAYIN SUAT TOSUN’A YÜREKTEN TEŞEKKÜRLERİM
- GÜNAYDIN MUSTAFA NAMDAR HOCAM - GÜNAYDIN MAKİNİST KARDEŞİM
- “KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRLERİNİ AĞIRLAR”
- BU BİR AÇIK TEŞEKKÜR YAZISIDIR
- SAYIN KENAN EVREN’DEN BEN DE DAVACI OLSAM MI Kİ?
- KENT MEYDANI’NIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKELİM
- HOŞ GELİŞLER OLA
- GÜLEZLER KONAĞI’NDA BOLU TÜRKÜLERİ GECESİ
- YİYİN EFENDİLER YİYİN(!)
- Sivil havaalanını otopark yapalım
- Bolu bağışçılar vakfının ilk eseri
- Seben'in elması - Eğirdir'in elması
- Bir bilirkişi rica ediyorum!
- “Mucizenin adı Erbayram”
- Gülezler Konağı açıldı mı?
- KÖKEZ’E LAF SÖYLETMEM
- BEN YANLIŞ YAZMADIM!
- Cami çok, cemaat az
- OLUR BÖYLE ŞEYLER.. ZAMANINDA BOLUSPOR’DA DA OLMUŞTU.
- Abant olmadı size Yedigölleri verelim
- ADNAN DAYLAN'A HELAL OLSUN
- YAYLALARIMIZ İÇİN ŞEFFAF BİR AÇIK ARTIRMA YAPSAK
- Mete Ferah’ın açıktan üniversite matematik profesörlüğüne atanmasını öneriyorum
- Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı'ndan Bolu bağlantılı uçuşlarımız başlıyor
- Etrafımızda Müneccim’ler var
- Tarihi başarının arkasındaki hesap hatası
- TARİHİ BAŞARININ ARKASINDAKİ HESAP HATASI
- KARAKADI CAMİİ’NİN ESRARI
- Çepni İsviçre olabilir mi?
- Akkayalar mı dediniz?
- ÖMÜRLER BİTER “ O SENE BU SENE” BİTMEZ
- SAYIN KAZIM OKSAY'IN HAKLI ELEŞTİRİLERİ
- Abant’ı elimizden aldılar şimdi de “ Davos” umuza göz diktiler
- MUDURNU TURİZMİNDE YENİ BİR YILDIZ : FUATBEYLER KONAĞI
- AL GÜLÜM VER GÜLÜM
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA BOLULU OLMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU
- BİR NOSTALJİ ŞAHESERİ:İnkılâp (İmaret) İlkokulu sergisi
- GÜLEZLER KONAĞI-ÖZKÖKLER KONAĞI
- " SİZİ BEN BİLE KURTARAMAM" ( İSMET İNÖNÜ)
- OLUP BİTENLER KIZILAY’A YAKIŞMADI
- SAYIN VALİ AKPINAR AKLANDI
- ESKİLERE MİNNET BORCUMUZ OLMALI
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ (2)
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ
- Belediyemizden büyük bir vefa gösterisi
- “BEŞİBİRYERDE”
- SU – JEOTERMAL- AKAR –BOLU- BAKAR
- "TAKOZ RECEP'İN" TRANSFER ÖYKÜSÜ
- BOLU’DA YILIN OLAYI “ANILARLA BOLUSPOR” KİTABININ YAYINLANMASIDIR
- "BOLU KAYMAĞI" NI MARKALAŞTIRALIM
- MORALİNİZ BOZULMASIN SAYIN VALİM! “BÜYÜK KAPLICA” TERMAL’E YAKIŞIR
- BOLU’DA “YILIN ADAMI” ADAYIM AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANI FİKRET ALBAYRAK’TIR
- GEREDE’DEKİ MUHTEŞEM AÇILIŞTA MUHTEŞEM VEFA GÖSTERİSİ
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Tevfik Abimin ( Türesin) Boluspor Anıları
- Ne maçmış be
- TAYİN MEMURİYETİN OLMAZSA OLMAZIDIR
- 30 YIL SONRA YENİDEN GÜNDEM OLAN TARİHİ MAÇ
- YILMAZ ÖZDİL’İN SÜTUNUNA KONUK OLMANIN DAYANILMAZ ONURU
- Ticaret ve Sanayi Oda’mızla Rujhat Avşar’a teşekkür
- “ABANT İKTİSADİ İŞLETMESİ (!)”
- “BOLU ÇİKOLATASI” ARTIK BOLU’NUN MARKASI OLMALIDIR
- İYİ Kİ "KOKAİN" KULLANILIYOR DENİLMEDİ
- YEŞİL CAMİ’DE “ENDERUN USULÜ TERAVİH” NAMAZI
- SAYIN REKTÖRÜN BASIN TOPLANTISINDAN İZLENİMLER
- SAYIN VALİMİZE VE DE SAYIN EMNİYET MÜDÜRÜMÜZE AÇIK DİLEKÇE
- DEĞERLİ SPOR YAZARLARIMIZA ACİZANE BİR HATIRLATMA
- ÇORBADA BENİM DE TUZUM VAR
- “ BOLU TÜRKİYE'NİN, EN GERİ İLLERİNDEN BİRİ” DİR
- BOLU BAĞIŞÇILAR VAKFI SINIFI GEÇTİ.. YA SINIFTA KALANLAR…
- GÖL NEDİR? GÖLET NEYE DENİR?
- MUTLULUĞU YAŞARKEN ÜZÜLMEK (2)
- HAFTANIN FOTOROMANI
- SELMA AKÇAKAVAK’IN BÜYÜK PROJESİ
- DİLERİM CİCİM AYLARI DEVAM EDER
- TAŞLIYAYLA GÖLETİ TAŞLIYAYLA GÖLETİDİR
- DOĞALGAZ ÜZERİNE KİŞİSEL BİR İNCELEME
- YENİ BİR YUTTURMACA: BOLU SİVİL HAVA ALANI
- BAŞKA BOLUSPOR VAR MI
- ALEYKÜMSELÂM MUSTAFACIĞIM
- Meslekte 45 yıl
- Bir Genel Başkanın Hatırat/ı Metrukesi
- ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARI BİR GÜN SÜRDÜ
- BOLU SU TERESİ
- Sayın Miroğlu Boluda
- BOLUMUZUN YÜZ AKI: FİZİK TEDAVİ HASTANESİ
- KÜSLERDEN İLK BARIŞANI ALLAH(C.C) İLK OLARAK CENNETİNE KOYAR Hadis/i Şerif
- KADER ÇİZGİMİZİ HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞTİREMEYİZ
- BENİM İÇİN HAFTANIN GÜNDEMİ AZİZ KARDEŞİM MEHMET ÖZMENİN KAYBIDIR
- YEREL BASININ YENİ YILDIZLARI
- BORAZANCIBAŞILIK YÜCE BİR MESLEKTİR
- TALİH KUŞU SEBENE KONDU MU/ KONMADI MI
- Bir Fotoğrafın Anatomisi Ve De Bir Toplantının Anatomisi
- BİR YENİ YIL ÇEŞİTLEMESİ
- YES WE CAN
- RUJHAT AVŞARIN MARKALAŞMA HEYECANI
- BİZİM BİRADERİN DUBAİ İLE İLGİLİ KORKUNÇ KEHANETİ
- KENDİ GİTTİ ADI KALDI YADİGAR
- GEÇEN HAFTANIN MABADI
- İKİ DEĞERLİ KARDEŞİMİN YAKIN TARİH ANILARI
- BOLUSPOR'A KÜSÜLMEZ
- Selami Dereliyi kaybettik
- SON YILLARIN EN BÜYÜK YUTTURMASI: BOLULU ÜNLÜLER SERGİSİ
- Gölcükün hüzünlü güzelliği
- Bolu Belediye Meclisinin Kararını Hiçe Sayan Dış Ticaret Bakanı
- Vefa ya da Boza satıcısı
- MADEM GERİ VERECEKTİNİZ NİYE ALDINIZ
- HAYIR SAHİBİ ARAYAN CAMİİDE BU YIL TERAVİH NAMAZI KILACAĞIZ
- ON BEŞ BİN YATAK KAPASİTELİ KARACASU, BAŞKA BAHARA MI KALDI
- HİÇ HOŞLANMADIĞIM BİR HUYUM(!)
- KARİ* DEN OKUYUCU MEKTUPLARI VE NEFİS BİR BAŞYAZI
- TRİUMVİRATEYİ ÜÇ AHBAP ÇAVUŞLAR OLARAK DÜZELTİYORUM
- ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD/İ KIBTİ SİRKATİN SÖYLER (Türk Atasözü)
- CEVAP HAKKI DA SAVUNMA HAKKI KADAR YÜCEDİR
- Cevap Hakkına Saygımız Ebedidir
- DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ
- YALAN HABER YAZANA NE DENİR
- BİZ YAZALIM DA VARSIN OLMASIN
- BU TESADÜFE MUCİZEDEN BAŞKA İSİM VEREMİYORUM
- KÜÇÜK KAPLICA YIKILAMAZ
- HASSA/I HÜMAYUN*
- BOLULU GAZETECİLER BİRLEŞMELİ
- ALADAĞ YAYLALARI...
- Beş Yıl Önce / Beş Yıl Sonra
- ŞEYH EDEBALİNİN BOLULU TORUNU
- ESKİ KARDEŞİM BENİ NE KADAR DA ÇOK ÖZLEMİŞ
- LİSTELERDE NİHAYET AÇIKLANDI
- İNSANA AİT HİÇBİR ŞEY BENİ ŞAŞIRTMAZ
- TESADÜFLER... TESADÜFLER...
- ARAFATTA BOLU CAMLI CAMİİ PROTOKOLÜ
- MEKKEDE OSMANLI YADİGÂRI








