SAYIN VALİMİZE VE DE SAYIN EMNİYET MÜDÜRÜMÜZE AÇIK DİLEKÇE

Yener Bandakçıoğlu

Geçtiğimiz günlerde mahallemizin çok yakışıklı PTT görevlisi elime bir zarf tutuşturuyor. (- Yener Amca, pek hayra alamet değil) Bizim hayırsız işlerle pek ilgimiz olmadığından gelen tebligatların da hayra alamet etmesi çok olasıdır. Ancak zarfı açtığım zaman bunun pek hayra alamet olmadığını görüyorum. Bir trafik cezası almışız. Suçumuz “Tempra’nın halefi Ford Focus’u” İbni Sina caddesine park etmek. İbni Sina caddesi bilindiği gibi görkemli vilayet binamızın hemen bitişiğinde, Tapu İdaresine giden caddedir. Orası günün her saatinde büyük bir yoğunluk gösterir. Ne hikmettir bilinmez caddenin % 99 luk bir bölümü paralı otoparka tahsis edildiği halde benim ceza yediğim çok az bir bölümü park yasağı kapsamına alınmıştır. Bu yasağı anlayabilmiş değilim. Eğer maksat vilayet binasını her türlü terörist saldırılarından kurtarmaksa, hemen vilayete bitişik kısım park yasağına tabi olmadığı gibi vilayet binamızın arkası da büyük bir otopark halindedir. İtiraf etmeliyim ki yazıhanemin orada bulunması dolayısıyla yasak olmayan yerler dolu olduğu zaman arabamı bu yasak kapsamındaki yere çekiyorum. Zira biraz da ayak ağrılarım nedeniyle başka bir alternatifim bulunmamaktadır. Bu nedenle de sayın valimizden ve sayın emniyet müdürümüzden bu küçücük bölgedeki park yasağının kaldırılmasını saygılarımla rica ediyorum.
Gelmiş geçmiş tüm belediye başkanlarının imar mevzuatındaki her binanın altına oto garajlarının yapılmasına ilişkin hükümleri tatbik etmemeleri bunun yerine bina sahiplerinden ceza alarak belediye bütçesini fazlalaştırmaları nedeniyle Bolumuzun ilkel otopark sorunu bütün kötü yönleriyle herkese illallah dedirtmektedir. Şehir içinde yapılacak ufak bir tur cadde ve sokaklarımızın nasıl otopark haline dönüştüğünü gözler önüne serer. Vasıta sahiplerini direk olarak suçlayamayız. Zira her vasıta sahibi arabasını işinin gereği en pratik noktaya park etmek ister. Bu açıdan şehrimizin özel durumunu da göz önüne alarak trafik ekiplerimizin ceza yazma konusunda biraz tolerans sahibi olmaları gerekmektedir. Bunu sağlayacak olan da her halde değerli valimiz ve emniyet müdürümüzdür.
Park sorunu ile ilgili gerek eski gazetem Bolununsesi’nde gerekse yeni gazetem Bolu’da Yenihayat’da yayınlanmış çok sayıda köşe yazım vardır. Sayın valimizin ve sayın emniyet müdürümüzün göreve başlama tarihleri itibariyle bu yazılarımı okumadıklarını bildiğimden bir tanesini aflarına sığınarak burada tekrarlamak isterim.

Tekrar tekrar ifade ediyorum. Otopark sorununu halletmediğimiz sürece trafik polisleriyle olan sürtüşmelerimiz de devam edecektir. Eğer trafik polislerimiz görevlerini sadece hükümet meydanı olarak algılamazlarsa sorun bir nebze halledilebilir. Evet.. Ben yeniden bir ceza vermek istemiyorum. Bu konuda sayın valimizin ve sayın emniyet müdürümüzün gerekli hassasiyeti göstereceklerine bu sütundaki kırık- dökük cümlelerime bir dilekçe muamelesi yapacaklarına inanmak isterim.

CAN CİĞER MUCİZESİ
Bolumuzda bir çok müessesenin peş peşe kapandıkları, gazetelerde satış ve devir ilanlarının devamlı yayınlandığı bir ortamda, bir müessese hizmet alanındaki tesislerini Cumartesi Günü yapılan açılış töreniyle 6 ya çıkarmış bulunuyor. Canciğer’den bahsediyorum. Canciğer, bu defa İzzet Baysal Caddesi’nin en görkemli köşesinde yeni bir hizmete yelken açtı. Ama ne açış. Sevgili kardeşim Burhan Akın ve burada ortağı olan Karadeniz Unlu Mamülleri’nin patronu Bayram Saklı aynı zamanda Bolu’da görülmemiş bir ilke de imza attılar. Abant Köfte Salonu’ndan devraldıkları yeni iş yerlerini dekore ederlerken bulundukları binanın tüm cephe dekorasyonunu da yaptırarak Bolumuza ve İzzet Baysal Caddemize bakmaya doyulmayan bir eser kazandırdılar. Bakalım onların bu görülmemiş girişimleri başka müstecirlere de örnek olur mu?