SAYIN VALİ AKPINAR AKLANDI

Yener Bandakçıoğlu

Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu, geçtiğimiz hafta Bolumuzu ziyaret ettiler. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndaki kadrosundan Sayın Eroğlu, Bolu'ya asıl geliş nedeni olan Belediyemizin üniversite öğrencilerine 800 adet dizüstü bilgisayar hediye töreni sırasında, Bolu ile ilgili özel göndermelerde de bulundu. Kendi beyanlarına göre Sayın Bakan, İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeki akademik çalışmaları meyanında Bolumuza da sık sık gelirlermiş. Sayın Bakanın Bolu ve Gerede'de yeni baraj ve göletlerle ilgili müjdelerinin yanında benim için en önemli beyanı Abant'la ilgili sözleri oldu: (-Abant daha da güzel oldu. Yolun bir miktar yükseltilmesi ve enerji nakil hatlarının aşağıya alınması gerekiyordu. Bunlar güzel oldu. Ben de yerinde kontrol ettim. Bir tahribat söz konusu olmadı. Kot'unu da ayarladık. İlerleyen günlerde de tekrar kontrol edeceğiz.-)
Abant bilindiği gibi fiziki mekan olarak Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne aittir. Milli Parklar Genel Müdürlüğü'de Çevre ve Orman Bakanlığı'na bağlıdır. Bu bakanlığın en üst yöneticisi olan Sayın Bakanın Bolu'ya gelip herkesin gözlerinin içine baka baka Abant'ta yapılanların çok iyi olduğunu söylemesi Bilecik'e tayininden itibaren çok haksız bir yıpratma kamyanyasına uğratılan Sayın eski Valimiz Halil İbrahim Akpınar'ın ibrası ya da türkçesi aklanması manasına gelmiyor mu? Bu satırların yazarı Sayın Akpınar'ın Abant'a yaptıklarının hiçte yanlış şeyler olmadığını öteden beri savunan birisidir. Sayın Vali'nin Bilecik'e tayininden sonra yapılan eleştiri bombardımanlarına karşı 06.09.2010 günlü Bolu'da Yenihayat'taki sütunumda şunları yazmıştım: "İl Özel İdaremiz eski valimiz sayın Halil İbrahim Akpınar’ın çabalarıyla Abant’ta bir dizi iyileştirme çalışmalarına başlamıştı. O zamanlar sayın eski valimiz tüm Bolu yerel basınının katıldığı kahvaltılı bir basın toplantısında Abant’a yapılacakları birer birer anlatmış çok yakışıklı İl Özel İdare Sekreterimiz Tahsin Akduman kardeşimiz de muhteşem bir slayt gösterisiyle sayın eski valimizi desteklemişti. O zaman hiçbir yerel basın mensubu gösterilen projelere karşı çıkmamış, gazetelerinde de eleştirisel yayınlar yapmamıştı. Ne zaman sayın Akpınar’ın Bilecik’e tayini çıktı, eleştiri bombardımanı başladı. Hatta hatta Tahsin Akduman kardeşim Bolu Detay’da Nil Erdem’in yaptığı muhteşem röportajda satır aralarında sayın Akpınar’ı eleştirmekten geri kalmadı. Geçenlerde Çevre ve Orman Müdürümüz Sezgin Akay kardeşimiz de Mudurnu Yolu’nun Abant’ın dışına alınacağını açıkladı. Sayın Akay’ın bu beyanatı da tüm yerel gazetelerimizde çıktı. Akay’ın bahse konu ettiği dış yol sayın eski valimiz Halil İbrahim Akpınar’ın meşhur basın toplantısındaki projelerden biriydi. Bu projeye ağaç katliamı diye karşı çıkanlar bugün aynı projenin gerçekleşmesi haberlerine hiç karşı çıkmıyorlar."
Sayın Veysel Eroğlu'nun bu güzel cümlelerinden sonra bir hafta on gün geçti. Konu ile ilgili Bolu yerel basınında henüz bir yazıya rastlayamadım. Eleştiri bombardımanında bulunanların yerine ben olsam Sayın Valimizden bir özür dileme nezaketini gösterirdim. Bolu olarak Sayın eski Valimiz Halil İbrahim Akpınar'dan bir özür dilemenin gerektiğine de inanıyorum. Teşekkürler Sayın Bakan. Teşekkürler Abant'a yaptığı hizmetler nedeniyle eski Valimiz Sayın Halil İbrahim Akpınar.

TABAKLAR CAMİİ İLE İLGİLİ NİZAMETTİN YILDIRIM HOCAMIZA BİR DÜZELTME
Bolu Ekspres gazetemizin güçlü yazarı Nizamettin Yıldırım hocamız 24 Şubat 2011 tarihli yazısında eski Bolu resimlerine bakarak bir nostalji yapmış. Nizamettin Hocanın "Eski Resimlerdeki Bolu" başlıklı yazısını da bütün yazıları gibi dikkatli bir biçimde okudum. Sayın hocamız yazısının bir bölümünde şöyle diyor; (- O devirlerde de yapılan yollara yıkılan binalara itirazlar olmuş. Şimdi hatırlamıyorum ama yaşlı birisinden dinlemiştim. İzzet Baysal Caddesinde yolun ortasında kalan Tabaklar Camisi hem eski olması hem de cami olması sebebiyle yetkililer açıktan yıkmaya cesaret edemezler. Yetkililerin aklına bir cinlik gelir. Bir akşam damperli yüklü bir kamyon yükünü boşaltırken kazara! Caminin duvarını da yıkar. Cami zarar görmüştür onarımı gereklidir. Fırsat bu fırsat cami temelden yıkılır ve bu günkü yerine yapılır.-)
O günleri çok iyi bilen bir Tabaklar Mahalleli olarak ifade ediyorum ki, bu bilgiyi Nizamettin Hocaya kim aktarmışsa yanlış söylemiş. Eski Tabaklar Camii 4 köşe ahşap bir camiydi. Önünde anayola kadar 10 metreye yaklaşan bir avlusu vardı. Bu avluda mahallenin çocukları oyun oynarladı. 1960 yıllarına doğru ana cadde istimlak edilip yeni yol açıldığı zaman istimlak planı eski Tabaklar Camii'ne hiç zarar vermemişti. Caminin tam karşısında cennetmekan dedem İbrahim Bandakçıoğlu'nun üç katlı evi vardı. O ev mahallenin en gözde evlerinden biriydi. Çünkü altında mahallenin su ihtiyacını karşılayan çeşme bulunuyordu. Çeşmenin ön tarafı ana caddeye doğru akar, arka tarafı ise evin içindeki ihtiyaçları karşılardı. Bu evin Vilayet Konağı yapılmadan önce bir süre Vilayet Konağı olarak kullanıldığı da kayıtlarda vardır. İstimlak sırasında bizim bu üç katlı evimize de yol vurduğu için evimiz yıkıldı. Ama tarihi çeşme o zamanki mahalle büyüklerinin önerileriyle eski Tabaklar Camii bahçesine nakledildi. Nakil işlemi sırasında mahallenin büyüklerinden Mudurnulu meşhur Hacı Pehlivan Amca - malesef şu sıralar adını anımsayamadım- ön plandaydı. Çeşmemiz bir süre caminin bahçesinde halka hizmet etti. Daha sonra eski ahşap caminin yıkılıp yerine şimdiki caminin inşaatı sırasında bu çeşme de yok oldu. Tarihi eserlere ve mirasa ilgisizliğimiz nedeniyle o zamanlar bu çeşmenin nereye gittiği konusunda herhangi bir araştırma yapamadık. Belki bir binanın temel taşı oldu, belki de eski eser kaçakçılarının eline düştü.
Tabaklar Camii bir kamyon çarpması sonucu yıkılmış değildir. Sırf yolun açılması ve eskiliği dolayısıyla yeniden inşa edilmiştir. İnşa işlerinin başında da zamanın Milli Eğitim Müdürlüğü Başkatibi -şimdiki ünvan ile Yazı İşleri Müdürü- cennetmekan İsmail Sıkıcıoğlu bulunuyordu. İsmail Sıkıcıoğlu aynı zamanda Bolumuza Yeni Borazanlar Camii'ni de inşa eden büyük bir hayırseverdi. Yüce Allah gani gani rahmet eylesin. Yeni Tabaklar Camii'nin yapılmasından bir süre sonra İsmail Sıkıcıoğlu'nun başkanlığındaki cami derneği münfesih hale geldiğinden camiye Bolu'muzun meşhur hayırseveri Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkanı cennetmekan Hacı Ahmet Çatladıoğlu'nun başkanı olduğu "Bolu Hayırişleri Yapma Vakfı" el attı. Şimdi camiin sağında ve solunda bulunan Pırıltı Lokantası, Vural Saatçilik gibi yerleri de bu vakıf inşa etti. Ben de kuruluşundan beri Bolu Hayır İşleri Vakfı mütevelli heyeti üyesiyim. Ayrıca vakfın avukatlığını da yapıyordum. Bir süre sonra da Vakıflar Genel Müdürlüğü cami mülkiyetinin Vakıflara ait olduğundan bahisle hakkımızda men-i müdahale davası açtı. Tapu kayıtları Genel Müdürlüğün lehine olduğundan bu yerler Bolu Hayır İşleri Vakfının elinden alındı.
Sayın hocamızın naklettiğine yakın bir olay Tabaklar Hamamı'nda gerçekleşmiştir. Yine istimlak sırasında Tabaklar Hamamı'nın tarihi dokusunun önünde soyunma mahalli olarak kullanılan sonradan yapılmış ahşap eklentiler vardı. Bu eklentilere hamamın tarihi yönü dolayısıyla ilişilmediğinden çok sevimsiz ve çirkin bir manzarayla karşı karşıyaydık. Bu yerler caddenin ortasına hançer gibi girmişti. Bir akşam o zamanki Bolu'nun yiğit gençleri başlarında meşhur Çakır Ayhan -Çakıroğlu- olduğu halde bu müştemilata gaz yağına ya da benzine bulanmış şişeler attılar. Yangın kısa sürede büyüdü, zamanın Valisi cennetmekan Fahri Çıvgın gece yarısı olay mahalline geldi. Sağa sola emirler yağdırdı ama zannediyorum Sayın Vali de bu işe meyyaldi. Böylece ana caddemiz sorunsuz bir istimlak yaşadı. Yangını baştan aşağı takip edenlerden biriyim. Sonradan bu konuda epey hikayeler uyduruldu.
Bu satırlarım gerçeklerin ifadesidir. Bolu yerel basınında araştırmacı yazar ekolünün önde gelen mensuplarından biri olan Sayın Nizamettin Yıldırım hocamızın yanlış bilgilenmesini önlemek amacına matuftur. Sayın hocamıza saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.