RUJHAT AVŞARIN MARKALAŞMA HEYECANI

Yener Bandakçıoğlu

Bolu yerel basınının ağır toplarından, Bolu Detay Gazetesi sahibi değerli kardeşim Rujhat Avşar, Bolunun ve ülkenin önemli sorunlarına değinen köşe yazıları meyanında önceki gün Markalarımız başlıklı yazısı ile Bolumuzun pek ele alınmayan bir konusuna neşter vuruyor. Bu konu markalaşma dediğimiz ticaret hayatımızın en önemli unsurlarından birisidir. Herkesin bildiği gibi Marka dediğimiz şey, bir malı başkalarınkinden ayırt etmek için bizzat bu malın üzerine veya ambalajı üzerine konulan özel işaret ve yazılardır. Alıcı bu işaretlere göre tercihini kullanır ve markası nedeniyle beğendiği malı gönül rahatlığıyla alır. Bu açıdan markalar kendilerini piyasaya süren işletmelerin büyük ölçüde ciro yapmalarını sağlar ve marka sahiplerine büyük paralar kazandırırlar. Günümüzde dünya çapında şöhrete ulaşmış markalar bulunduğu gibi ülke çapında da öne çıkmış markalar vardır. Gazetelerin ekonomi sayfalarını dikkatli bir gözle takip edenler son yıllarda dünya çapında şöhrete ulaşmış markaların İstanbulda ve ülkemizin diğer yerlerinde mantar gibi biten alışveriş merkezlerinde işyerleri kiraladıklarını ve bu markaları Türk alıcılarının beğenilerine sunduklarını her gün okurlar. Markalaşma için hukuki prosedürlerden geçmek de lazımdır. Bir malın marka olması, bu markanın korunması için 551 sayılı Markalar Kanunu hükümlerine göre hareket etmek gerekir. Bir de özel bir marka diyebileceğimiz İhtira Beratı dediğimiz bir kavram vardır. İhtira evvelce keşfolunmamış bilinmeyen bir şeyi keşfetmek icat etmektir. Berat da bu yeni keşfedilmiş şeyi taltif etmek için verilen resmi belgedir. İhtira Beratı yani izin almak için Türk Patent Enstitüsü ne müracat edilir. Eğer bu konuda daha evvel alınmış bir patent yoksa Türk Patent Enstitüsü bu mala izin yani ihtira beratı verir. İhtira beratı almak için yerel Ticaret ve Sanayi Odaları kanalıyla müracaatta bulunmak gerekir. İşte Rujhat Avşar kardeşim bir müddetten beri markalaşma konusuna odaklanmış bulunuyor. Rujhat bilindiği gibi Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesidir. Mecliste yıllardan beri kimselerin ele almadığı bu konuda güzel çalışmalar yapıyor. Hatta onun verdiği bir önergeyle Ticaret ve Sanayi Odamızın artık bu konuyla ilgileneceğini zannediyorum. Rujhat o yazısında şöyle diyor: (/ Bolu yıllardır hiçbir markasına sahip çıkmadığı gibi özel teşebbüsün markalaştırdığı ürünlere de sahip çıkmamış bulunmakta. Hatta ve hatta Bolu adının alakasız yerlerde kullanılıyor olmasına dahi ses çıkartılmamış. Bakın mesela, Bolulu Hasan Usta Tatlıları diye bir marka vardır ve maalesef firmanın sahibi Bolulu değildir. Bolunun, ünü ülkemizi aşmış olan mutfak ustalarını çağrıştırması açısından bu ismi kullanmaktadır. Bolulu Hasan Usta tatlılarının menşei İzmirdir. Şimdi gelin buradan yakın. Bu konuda yanlış anımsamıyorsam daha önce Yener Bandakçıoğluda yazı yazmış ama gerisi gelmemişti diye anımsıyorum. Yanlış anımsamıyorsam zaten Yener Amcanın bu konudaki doğruyu açıklayacağını umut ediyorum.)
Evet sevgili okurlarım: Rujhat kardeşimin yazdığı gibi Bolulu Hasan Usta tatlıları nı Bolu yerel basınında bir çok konuda olduğu gibi ilk defa ben yazdım. Rujhatın yıllarca önce yazdığım bu yazıyı hatırlamasını ve bugün sütunlarına almasını teşekkürle karşılıyorum ve de kendisini yazılarımıza gösterdiği duyarlılık ve hatırlama becerisi nedeniyle tebrik ediyorum. Benim Bolulu Hasan Usta tatlıları tabelasıyla ilk defa rastlaşmam 1970 li yıllarda Boluspor Genel Sekreteri olarak sık sık gittiğim İzmir deplasmanlarında olmuştur. Bu tabelayı oralarda görmek bir Bolulu olarak beni çok sevindirmişti. Daha sonraki yıllarda Bolulu Hasan Usta Tatlıları büyük bir gelişme göstererek ülke çapında büyük bir firma haline gelmiştir. Bu müessesenin sahibi Rujhatın da yazdığı gibi Bolulu değildir. Yine onun yazdığı gibi müessesesini çok meşhur olan Bolulu aşçıların şöhretine dayandırmak gibi bir zeka oyununun da sahipliğini üstlenmiştir. Ben o yazımda o kadar arzu etmeme rağmen henüz tanışma olanağına kavuşmadığım o değerli patronu, Rujhat kardeşim gibi eleştirmemiş aksine gösterdiği büyük başarıdan dolayı Boluya davet edilerek kendisine Belediye Meclis kararıyla Bolu Fahri Hemşehrilik beratı verilmesini de önermiştim. Ayrıca bu marka dolayısıyla mutlaka Boluda bir Bolulu Hasan Usta Tatlıları şubesinin açılmasını da dile getirmiş ve Bolu Tanıtma ve Kalkınma Vakfına bazı görevler yüklemiştim. Acaba Boluya özgü yurt ve dünya çapında üne kavuşmuş markalarımız var mı Bizim birader oğlum Cumhur Bandakçıoğlu/ de arada sırada Bolunun Sesindeki sütununda markalaşmaya ve Bolu markalarına değinir. Son zamanlarda sevgili Hasan Aksoy kardeşimin büyük çabalarıyla Bolu Çikolatasının markalaşma yönünde büyük yol aldığını biliyoruz. Eski yazılarımda birkaç hafta bu konuya değindiğimi hatırlıyorum. Şu anda markalaşmaya en yakın Bolu orjinli mal olarak Bolu Çikolatasını görüyoruz. Yine Hasanın yerel basına verdiği açıklamalara göre markalarda şehir adlarının kullanılması yasak. Mesela yurt çapında üne kavuşmuş Mudurnumuzun meşhur Saray Helvası var. Ama Saray Helvası adı altında yüzlerce firmanın piyasaya Saray Helvası sürdüğünü de biliyoruz. Başka nelerimiz var Şu anda tüm fikir cimnastiği yapmama rağmen aklıma fazla bir şey gelmiyor. Son zamanlarda cennetmekan Kemal Ünlü abimin gayretleriyle ön plana çıkmaya başlayan Bolu Alıç Sirkesi ve de Boluya özgü Kızılcık Tarhanası Ticaret ve Sanayi Odamızın gayretleriyle Bolu markaları haline getirileblir. Biz her zaman yazdığımız gibi etkili ve yetkili bir görevde bulunmadığımız için bu konuları hayata geçiremiyoruz. Sadece tavsiyelerimizi ve görüşlerimizi yazmakla yetiniyoruz. Şimdi Rujhat Avşar kardeşim, Ticaret ve Sanayi Odasında etkili ve yetkili bir görevde bulunduğu için bu konularda ciddi adımlar atabilir. Tabiatıyla sadece Rujhat Avşarın çalışması da yeterli olmaz. Her gün devamlı olarak takip ettiğim Yeni Asır gazetesinden öğrendiğime göre aşağı yukarı Bolu ölçekli bir il olan Uşakta 10 yıl içinde tam 313 marka tescil edilmiş. Yine Egenin ilçelerinden biri olan Tirede de Şiş Köfte için coğrafi işaret alınmış. Ayrıca Tire Ticaret Odası şimdi de Karadut ve Beledi Dokuması için coğrafi işaret almak için kolları sıvamış. Bunları niçin yazıyorum: Boluspordan eski yönetim kurulu üyem olan çok çalışkan ve tuttuğunu koparır kardeşim Emin Semercioğlunun başkanlığındaki Bolu Ticaret ve Sanayi Odasına çok güveniyorum. Hadi bakalım Rujhat Avşar Hadi bakalım Bolu Ticaret ve Sanayi Odası YORUM FARKI BOLU YEREL BASININDANTVnin çok beğenilen ve ilgiyle takip edilen bir haber programı var. Tatil günleri hariç her gün 19.00 haberlerinden sonra ülkemizin en meşhur yazarlarından Emre Kongar ile Mehmet Barlas günün önemli haberlerini gayet medeni bir şekilde tartışıyorlar. Bu programın çok takip edilir bir program olduğunu zannediyorum. Geçenlerde Milliyetin meşhur köşe yazarlarından Mehmet Tezkan, Kongar ve Barlasa güzel üsluplarından dolayı tebriklerini sunduğu gibi Türkiyenin bu ikiliyi Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak değerlendirilmesi gerektiğini yazmıştı. Tabiatıyla bu istek, Mehmet Tezkanın Kongar ve Barlasa hayranlığını ifade eden cümlelerdi. Bazen yerel basında da yorum farkı na rastlıyorum. İşte size Bolumuzun en meşhur yerel gazetecilerinden ikisinin aynı günlerde aynı konuda gazetelerinde çıkmış iki görüşü. İsimler bende mahfuzdur. Dileyen okurlarım bu cümlelerden yazarların hüviyetlerine ulaşabilirler.
HACI RECEP AKGÜN USTAYI KAYBETTİKSanayi Çarşımızın duayen esnaflarından kaportacı Hacı Recep Akgün ustamızı bu Salı, Yüce Allahın rahmetine tevdi ettik. Sanayi çarşısının en efendi, en dürüst ve meşhur ustalarından olan Recep Akgün dostumuz aynı zamanda yerel bir halk doktoruydu. Bel ağrılarına karşı geliştirdiği çekme yöntemiyle yüzlerce insanın bel ağrılarını önlemişti. Kendisiyle ve muhterem eşleri Birsel Akgün hanımefendiyle yakınlığımız son yıllardaki Umre ve Hac görevimiz nedeniyle bir hayli fazlalaşmıştı. Bir grup hacı ailesi olarak 15 gün ya da 21 gün aralarla toplanmayı adet haline getirmiştik. Recep ve Birsel Akgün çifti bu toplantılarımızın en devamlı mensuplarından biri olarak temayüz ederlerdi. Bunda biraz da 2007 Umre ziyaretim dolayısıyla benim ve eşimin çok rahat bir yolculuk yapmasına neden olan o tarihlerden beri kendisine özel olarak Şıhhım diye hitap ettiğim, Boluspordan eski yönetim kurulu üyem Hacı İsmail Kırcalı kardeşimin, Recep Ustanın amcasının oğlu olmasının da büyük rolü vardı. Amca çocukları olmalarına rağmen babalarının Soyadı Kanunu çıktığında Kırcalı ve Akgün soyadını tercih etmeleri onların ayrı soyadına sahip olmalarına neden olmuştu. Rahmetli de benim gibi fazla konuşmazdı. Af Allahım Af sözcüklerini sık sık kullanırdı. Karınca incitmeyen yaşam tarzı nedeniyle Yüce Allahtan af dileyecek bir günahının olmadığını zannediyorum. Öyle olmasına rağmen imanı, onu sık sık Yüce Allahtan af dilemeyi ister etmişti. Recep Usta yıllarca önce biricik oğlu Yavuzu çok elim bir elektrik kazası sonucu kaybetmişti. Engin içgüdüsüyle belki de oğlunun kaybından kendisini sorumlu tutuyor ve de sık sık af Allahım af diyordu. Bolumuz her yönüyle mümtaz bir evladını kaybetti. Muhterem eşleri Birsel hanımefendiye, kızı Selmaya sevgili torunlarına ve tüm aile efradı ile Hacılar grubundaki biz dostlarına Yüce Allahtan sabır ve baş sağlığı diliyorum. Hiç şüphe etmiyorum ki değerli dostumuzun mekanı cennet bahçelerinden bir bahçe olacaktır. Fotoğrafta bir Hacılar gününde dostlarımızla birlikteyiz. Recep Usta önde soldan birinci. Diğer kayıplarımız : Kimneredene zaman. Hayat olanca suratiyle devam ediyor. Her gün dost ve tanıdıklarımızı ecelleri geldiği için birbiri peşi sıra ebedi aleme uğurluyoruz. Bugün/Pazar/ iki ayrı dostumuzu da kaybettik. Sevgili kardeşlerim Av. Ahmet Özcan, Hüseyin Özcan ve Nebahat Atalayın anneleri Hatice Özcan ile Ocak Gaz bayisi Cahit Ateşurgun da aramızdan ayrıldılar. Her iki mevta da öğle namazından sonra Şehitler Mezarlığında toprağa verildiler. Ben tabiatıyla Hatice Özcan hanımefendinin cenazesine katıldım. Allahtan bizim birader/ oğlum/ Cumhur da bu hafta Boludaydı. Cahit abinin oğlu Bülent kardeşim Cumhurun yakın arkadaşı olduğundan Cumhur da, Bandakçıoğlu ailesi adına diğer cenazeye katıldı. Her iki mevtaya da Yüce Allahtan rahmetler kederli ailelerine başsağlıkları diliyorum.