ON BEŞ BİN YATAK KAPASİTELİ KARACASU, BAŞKA BAHARA MI KALDI

Yener Bandakçıoğlu

Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından üç ayda bir yayınlanan ÜniMagazin Dergisi zengin müncericatı ve pırıl pırıl baskısıyla devamlı okuduğum bir yayın organıdır. Üniversite Basın ve Halkla İlişkiler Yöneticisi ve de Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Görevlilerinden Yrd. Doç Dr. Selami Özsoy kardeşimin yönetiminde çıkarılan mecmua, Bolu yerel basın mensuplarına da gönderilmektedir. ÜniMagazini dikkatli bir biçimde takip ederim. Çok ilmi bilgiler dışında verilen yerel ve magazinsel yazılar ve anekdotlar ilgimi çeker. ÜniMagazinin son sayısındaki zengin içerik içinde en çok dikkatimi çeken AİBÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Sayın Doç Dr. Mehmet Tuncerle yapılan bir röportaj oldu. Röportajı yapan değerli dergi mensubunun ismi yazılmamış ya da unutulmuş ama Karacasu için yeni plan: On beş bin yatak kapasitesi başlıklı röportajın Bolumuzun en büyük sorunlarından biri olan Karacasu termal bölgesiyle ilgili ciddi ve kapsamlı bir açıklama olduğu da muhakkak. Sayın Doç. Dr. Mehmet Tuncerin ifadesine göre: (Karacasu 17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiş. Bolu ile Karacasu Beldesi arasındaki ana aksın iki tarafında Termal Turizm Merkezi oluşturulmasına ilişkin bir planlama çalışması hazırlanmış. Bu planlama çalışmasıyla 4957/2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen ve genişletilmesi düşünülen Bolu Karacasu Termal Turizm Merkezi ve yakın çevresinde koruma kullanma dengesi içerisinde termal turizmin ve diğer turizm alanlarının planlı gelişimi amaçlanıyor.)muş. Sayın hocamızın belirttiği gibi, Karacasunun turizm alanı ilan edilmesinin tarihi 1993, şimdi tarih 2009. 2009dan 1993ü çıkardığımız zaman tam on beş yıllık bir zaman dilimi geçmiş. O günden bu güne Karacasuda, Allah nur içinde yatırsın İzzet Baysal babamızın kurduğu vakfın geçenlerde temeli atılan Termal ve Fizik Tedavi Hastanesinin dışında hiçbir şey yapılmadı. Yapıldı da ben mi göremiyorum, bilmiyorum.Yine geçen sene içinde çok büyük propagandalarla başlayan ve yerel basına günlerce malzeme olan bir şekilde Özel İdare Müdürlüğüne ait bir sahaya büyük bir termal kompleksi yapılacaktı. Ülkemizin tanınmış firmalarından biri olan Astay Gayrimenkul A.Ş. tarafından yapılacak termal otel projesinden de şu ana kadar tık yok. Bu şirketin ihaleyi alış sürecinde hakkında çıkarılan bazı dedikodular dolayısıyla aslında bende konuya pek olumlu yaklaşamamıştım ama daha sonra bilhassa bizim biraderin Oğlum Cumhur Bandakçıoğlu gönderdiği faks bilgilerle sözümden dönmüş ve Astay A.Ş.nin meşhur Sultanahmet Four Seasons Otellerini (eski meşhur Sultanahmet Zindanları yerine yapılan otel) yapan firmanın bir alt kuruluşu olduğunu öğrenince projeyi Boluda Yenihayattaki sütunumda hararetle savunmuştum. Daha sonraları yine hepimizin bildiği gibi Astay Gayrimenkul şirketi çıkan dedikoduları tekzip etmek için etraflı bir basın toplantısı yapmış ve inşaatın hemen başlayacağını müjdelemişti. Bu müjdenin üzerinden de nerdeyse bir yıla yakın süre geçti. Hepimiz tesislere gelecek yılda 25.000 konuk beklentisiyle rüya görmeye devam ediyoruz. Bu konuda elbette ki İl Genel Meclisi Başkanımız Mücahit Kutlu ile İl Özel İdaremizin çok çalışkan ve çok saygılı Genel Sekreteri Tahsin Akdumandan da henüz bir tık yok. Her ne kadar Tahsinden tık çıkmamasının bir mazereti olabilir. Zira Tahsin, hafta içinde Merkez İlçe belediye Başkanı tarafından çok yakışıksız bir iftiraya maruz kaldı. Şehr/ül Emin olan kişi Tahsini Böyle ifadeyi yalatırım diye suçladı. Çok efendi ve terbiyeli bir kişi olan Tahsin kardeşimin tahmin ediyorum cevap hakkı kullanması da konuyu düzeltmeyecek. Ben her şeye rağmen, yakın bir süreçte Tahsin Akdumandan Astay Gayrimenkulle ilgili bir açıklama yapmasını bekliyorum.Maalesef Bolu, Türkiyenin bir numaralı orman ili olmasına rağmen, turizm yatırımlarından layık olduğu payı alamamaktadır. Bunda hepimizin, tüm yöneticilerimizin, gelmiş geçmiş tüm milletvekillerimizin, tüm belediye başkanlarımızın ve tüm İl genel Meclisi üyeleri ile Ticaret ve Sanayi Odamız gibi meslek kuruluşlarının da vebali vardır. Geçmiş yazılarımda sık sık tekrarladığım bir tespitim vardı: Afyonla Boluyu kıyaslarken bir zamanlar Afyonda şehrin merkezinde sadece tarihi İkbal Lokantasının olduğunu ama son yıllarda Afyonun bir termal ve turizm cenneti haline dönüştüğünü söyleyip dururum. Geçenlerde yine büyük gazetelerimizden birinin ekonomi sayfasında okuduğum bir habere göre Hilton Gurubu Türkiyenin on şehrini kapsayan yeni yatırım planını açıkladı. Dünyanın sayılı turizm şirketlerinden biri olan Hilton, Türkiyede yeni yatırımları için İstanbul, Bursa, Kütahya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Çorlu ve Çorum gibi şehirleri seçmiş. Yine maalesef bu şehirler arasında Bolumuz yok. Önümüz Ramazan. Ramazan, bayram derken 2009 yılını da bitirmiş olacağız. Ben 2010da da Boluya bir şeyler geleceğinden şüpheliyim. Geçen haftaki Seben Göleti Turizm Alanı İlan Edilecek(miş) başlıklı yazımda Aladağ yaylalarına yapılan Beşpınarlar Mountain Resortun içler acısı haline bir nebze değinmiş, ormanın ve yaylanın koynundaki bu eşsiz güzelliğin çelik konteynırlar ve naylon örtülerle bir gecekondu mahallesi haline getirildiğini yazmıştım. Aradan bir hafta geçti, ne Vilayetten ne Orman Baş Müdürlüğünden yine tık yok.
MEHMET DEMİRCİYE KÖROĞLU GAZETECİLER CEMİYETİNDEN VEDA PİKNİĞİ
Bolu Sanat Sokağı dergisinin çok genç ve çok başarılı editörü Mehmet Demirci kardeşim hafta başında kutsal askerlik görevi nedeniyle Şanlıurfaya gitti. Köroğlu Gazeteciler Cemiyeti, üyeleri olan Mehmeti uğurlamak için geçtiğimiz Salı Gölcükte bir piknik düzenledi. Köroğlu Gazeteciler Cemiyetinin üyesi olmadığım halde derneğimizin değerli başkanı H. Hüseyin Aykan, bu güzel etkinliğe beni de davet nezaketini gösterdi. Mehmet Demirci kardeşime hayırlı teskereler diliyor, gösterdikleri incelik dolayısıyla BKGCyi kutluyorum. Mehmet, birliğine bir an önce teslim olma mecburiyeti dolayısıyla, vedaya katılamadıysa da bol bol kulaklarını çınlattık. Resimde soldan sağa: Muharrem Demirel, Ben, Süha Alparslan, İmdat Aslan, Hasan Dinç hocamız ve Hüseyin Yıkılmaz görülüyoruz.
ZİYA BAŞARANA BAŞSAĞLIĞI DİLEKLERİM
Bolumuzun en beyefendi ve saygın bürokratlarından Kadastro Müdürümüz Ziya Başaranın muhterem anneleri Fatma Başaranın kaybı sevenlerini üzüntüye boğdu. Cennetmekân Fatma Başaranın, memleketi Nallıhanda, Merkez Camide kılınan öğle namazından sonra Nallıhan Merkez Mezarlığına, bugün (Pazar) defnedildiğini öğrenmiş bulunuyorum.Başta Ziya kardeşim olmak üzere, Başaran Ailesinin tüm mensuplarına ve Nallıhanlı hemşehrilerine başsağlığı dilerim. Mekânı cennet olsun.