MUDURNU TURİZMİNDE YENİ BİR YILDIZ : FUATBEYLER KONAĞI

Yener Bandakçıoğlu

Epey oldu. Bolu Gündem refikimizde Bolu’daki çeşitli kişilerle yapılan ve sorulara cevap verme şeklindeki bir dizi röportaj yayınlanmıştı. Bu sorulardan biri de “ Bolu dışında yaşamak istediğiniz yer” sorusuydu. Gazete benimle de röportaj yapmış ve bu soruya Bolu dışında yaşamak istediğim yer olarak “ Mudurnu” diye cevap vermiştim. Hakikaten bu şirin ilçemizi çok severim. Bundan yıllarca önce Cennetmekan babam Hasan Bandakçıoğlu’nun Mal Müdürlüğü görevi sırasında bir süre Mudurnu’da oturmuştuk. O süreyle ilgili anılarımı eski gazetem Bolununsesi’ndeki muhtelif yazılarımda okurlarımla paylaşmıştım. Mudurnu gerek tarihi yapısı gerekse insanlarının beyefendiliği ve sevecenliği ile herkesin gönlünde taht kuran mümtaz bir ilçemizdir.
Mudurnu’da çok değerli dostlarım vardır. Hepsiyle münasebetlerim devam eder. Bu dostlukların oluşmasında benim küçüklüğümden beri Mudurnu’ya karşı duyduğum sevginin yanında geçmiş zamanlarda ifa ettiğim Boluspor genel sekreterliği ve başkanlığı, CHP İl Başkanlığı, milletvekili adaylıklarım gibi görevlerimin de büyük rolü olmuştur. O tarihten bu tarihe ne zaman Mudurnu’ya gitsem kendimi bir dost çemberinin içinde bulurum.
Mudurnu’da bugüne kadar sıcaklığı hiç eksilmeyen dostlarımdan üçü eski İlçe Başkanım Reşat Ünsal ve onun hayrülhalef evlatları Tayfun ve Tayyip Ünsal kardeşlerdir. 1980 İhtilali öncesi ben CHP Bolu İl Başkanı’yken Reşat Ünsal kardeşim de Mudurnu CHP İlçe Başkanı’ydı. O günden bugüne aramızdaki karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan münasebetler yukarıda da değindiğim gibi hiç eksilmemiştir.
Reşat, Mudurnu ticaret hayatının en büyük oyuncularından biridir. Tabir yerindeyse Mudurnu’nun, Mudurnu Tavukçuluk ve Masstaş fabrikasından sonraki en büyük oyuncusudur. Yıllar önce aralarında Cennetmekan kardeşim Yavuz Kınacı’nın da bulunduğu bir avuç idealist Mudurnulu tarafından kurulan Masstaş fabrikasının son sahibi Gentaş A.Ş tarafından son günlerde İzmit kökenli Yıldız A.Ş’ye satılmış olduğunu bu vesileyle ilave edelim. Kapitalist düzende böyle satışlar gayet normal sayılıyor. Yıldız A.Ş’nin konusunda Türkiye’nin en büyük firması olduğu da biliniyor. Böylece Yıldız A.Ş mevcut fabrikalarına Mudurnu fabrikasını da ilave etmiş oluyor. Dileriz yeni sahiplerinin elinde Masstaş fabrikası daha güzel günlere ulaşır.
Mudurnu Tavukçuluk kapandıktan sonra adeta felç olan Mudurnu ekonomisini ayağa kaldırmak için eski Belediye Başkanı şimdiki CHP İl Başkanı Mehmet Karakaşoğlu döneminde bir dizi projelere imza atılmıştı. Bunlardan biri, belki de en önemlisi Mudurnu turizmini ayağa kaldırmak Mudurnu’yu bir Safranbolu, bir Beypazarı modeline dönüştürmekti. Mudurnu’nun tarihi konakları eğer ele alınır ve restore edilirse Mudurnu Safranbolu yada Beypazarı olabilirdi. Zamanın valisi sayın Mehmet Ali Türker’in de konuya olumlu yaklaşımı ve takipçiliği ile Mudurnu’nun tarihi konakları bir bir hayata döndürülmeye başlandı. Bugün Mudurnu’da bu şekilde hayata döndürülmüş ve turizmin hizmetine verilmiş 10 a yakın konak var.
Bu arada meğer sevgili kardeşim Reşat Ünsal ve hayrülhalef oğulları da böylesi bir konağa el atmışlar. Tayyip’in muhterem eşleri Ayşen Ünsal hanımefendinin Cennetmekan dedeleri Fuat Armutçu’ya ait ve Mudurnu’da Fuatbeyler Konağı diye bilinen konağı restore ettirip Mudurnu’ya muhteşem bir eser kazandırmışlar. Cennetmekan Fuat Armutçu’nun Mudurnu’nun ilk Belediye Reisi olduğunu da notlarımızdan aktaralım.
Reşat hafta içinde telefon edip bu eserin açılış törenine davetli olduğumu söyleyince Cuma günü için tüm programımızı iptal edip Mudurnu’ya gidiyoruz. Kafilemiz Reşat’ı ve Ünsal ailesini en az benim kadar seven sevgili dünürüm Kazım Karsu ile CHP’nin emektar eski tüfeklerinden Mustafa Hızarcı’dan oluşuyor. Sevgili dünürümün son model Mercedes’i varken bizim Tempra’nın halefi Ford Focus’un pabucu dama atıldığından Mercedes’e kuruluyoruz.
Mudurnu’da bol güneşli bir hava var. Fuatbeyler Konağı’na ulaştığımızda bizi karşılayan başta Reşat samimi dost grubunun içinde Belediye Meclisi’nden üye kardeşim Aytaç Eskicioğlu da var. Meğer Aytaç bu şekildeki eski konakların restorasyonunda başlı başına bir otorite olmuş. Gerek Mudurnu’da gerek Göynük’te bir çok konağın hayata dönüştürülmesine imza atmış. Aytaç fevkalade beyefendi bir kardeşimdir. Kendisi her gördüğü yerde Yener Amca deyip elimi öpen bir vefalı dosttur. Aytaç’ın başarısından hakikaten büyük bir gurur duyduğumu ifade etmeliyim. Gerek havanın güzelliği gerekse seçim çalışmaları için Mudurnu’da bulunan AKP’lilerin mevcudiyeti konağın açılışına ayrı bir hava veriyor. AKP’lileri tam kadro açılışta görenler hemen yanıma yanaşıp CHP’lilerin nerede olduklarını soruyorlar. Her ne kadar bu sorulara ben buradayım diye cevap veriyorsam da CHP’li ağır topların Ankara’da yapılan aday tanıtım toplantısına katıldıklarını söylemeden de duramıyorum.
Fuatbeyler Konağı üç katta 12 butik odayı kapsıyor. Yatak kapasitesine göre her gün 20 – 30 arasında misafiri barındırabilecek. Ayrıca bahçe kısmında da gerekli hizmeti aksatmadan verebilecek mutfak ile kapalı ve açık oturma alanlarına sahip. Bu arada Mudurnu’ya gidişimizden itibaren beni ve arkadaşlarımı hiç yalnız bırakmayan Mudurnu’nun en değerli kişilerinden ve Bolu yerel politikasının benim gibi en tanınmış eskilerinden biri olan Av. Ergün Demirkol kardeşimle birlikte Cuma namazımızı Mudurnu’nun tarihi Yıldırım Beyazıt Cami’nde ifa ettiğimizi, cami çıkışında tek sıra halinde dizilmiş AKP’li dostlarımızla başta çok saygılı ve beyefendi kardeşim Ali Ercoşkun ve sevgili meslektaşım Av. Fatih Metin olmak üzere Cuma’larımızı tebrik ettiğimizi de ifade edelim.
Mudurnu’ya böylesi bir eseri kazandıran başta Reşat Ünsal olmak üzere Tayfun ve Tayyip Ünsal kardeşlerimi, Aytaç Eskicioğlu’nu yürekten kutluyor “Fuatbey Konağı”nın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

KERAMET LÜTFÜ HOCADA MI YOKSA İŞLETMECİLERDE Mİ?

Bolu’da ne tarafa baksak bir “ Canciğer” görüyoruz. Birçok yeme içme mekanının birbiri ardına kapandığı Bolumuzda Canciğer diye bir firma var ki geçtiğimiz Pazartesi günü 9. işyerini Merkez Postanemizin karşısına “ Çinili Fırın” diye açtı. Bu görülmemiş başarıya imza atan Canciğer’in patronu Burhan Akın ile İşletme Müdürü Kemal Öncan kardeşlerim böylece büyük bir rekor kırdılar.
Ben bu kardeşlerimin girişimciliklerini fevkalade taktir ettiğimden her açılışlarına mutlaka katılırım. Ancak açılışların değişmeyen bir unsuru daha var. Tüm açılışlarda ünü Bolumuzun dışına taşıp Türkiye’ye yayılmış olan Lütfü Karadaş hocamızın da dua yapması. Lütfü hoca yine muhteşem bir dua yaptı. Ayrıca ikramın sonunda da yine muhteşem bir yemek duasıyla açılışı noktaladı.
Canciğer’e bol kazançlı günler ve başarılar diliyorum.