MORALİNİZ BOZULMASIN SAYIN VALİM! “BÜYÜK KAPLICA” TERMAL’E YAKIŞIR

Yener Bandakçıoğlu

Ülkemizin gündemi gibi Bolumuzun gündemi de çok değişken. Daha bir hafta öncesine kadar Akçakoca Çınar Otel’le yatıp kalkıyorduk. Geçtiğimiz hafta Çınar Otel yerini Büyük Kaplıca’ya- Büyük Ilıca’ya- bıraktı. Ortalık toz duman.. Neymiş efendim Büyük Kaplıca, Termal Otel’in müsteciri Mehmet İnceayan’a peşkeş çekilecekmiş. “Seçim Sath-ı Maili”ne girdik. Genel seçimlere şunun şurasında altı ay kaldı. Muhalefet partilerinin değerli il başkanları tabiatıyla konunun hemen üzerine atladılar. Her zaman olgun beyanatlarına alıştığımız CHP’nin genç ve yakışıklı il başkanı Tanju Özcan kardeşim bile konuyu tam irdelemeden
(- Madem Büyük Kaplıca birilerine peşkeş çekilecek. O halde Boluspor’a verilsin) diye topu İl Özel İdaresi’ne dolayısıyla İl Özel İdaresi’nin tabii başkanı olarak Sayın Valimize attı. Muhalefet partilerinin bu tutumlarını yukarıda söylediğim gibi seçimlerin yaklaşmasına bağlıyorum. Oysa ki muhalefet partilerimizden Bolu’nun bu çok önemli konusunda sayın valimize destek olmalarını beklerdim.
Büyük Kaplıca yada yaygın ismiyle Büyük Ilıca, Bolu yerel kültürümüzün en önde gelen değerlerinden biridir. Benim gerek Büyük Kaplıca ve gerekse Küçük Kaplıca ile ilgili yazılarımın sayısı bir hayli fazladır. Bunları toplasam küçük bir kitapçık haline getirebilirim. Mesela Bolu’da Yenihayat’taki 13 Mart 2006 tarihli “ Sonra Adamı Ilıca’nın Bönetine Atıverirler” başlıklı yazım Büyük Kaplıca’nın eski günlerine yapılmış nostaljik bir yolculuğu dile getirdiği gibi o günlerdeki Büyük Kaplıca sorunlarına da değinen cümlelerimle doludur. Dikkatli okurlarım o yazımda Bolu’nun Termal Turizm’le ilgili sorunlarını masaya yatırdığımı, dolaylı olarak İl Genel Meclisimize bazı tavsiyelerde bulunduğumu hatırlarlar. Hatta o günlerde İl Genel Meclisimizin son milletvekilliği genel seçimleri dolayısıyla görevinden istifa eden değerli başkanı Halit Yıldız’la hafif bir polemiğe girdiğimizi, bu polemiğin sonucunda Halit Yıldız’ın benim yazılarıma çok güzel bir şiirle karşılık verdiğini de yine sevgili okurlarım hatırlarlar.
Şimdiki sorun nedir? İl Genel Meclisimiz ve Sayın Valimiz bana göre çok yerinde bir adım atarak Büyük Kaplıca’yı, yıllardan beri Bolu Termal’i büyük bir başarıyla işleten, adeta orayı yeniden inşa eden Bolu’nun ve Türk Turizmi’nin hizmetine en iyi bir şekilde sunan Mehmet İnceayan’ın başkanı olduğu Bolsan Tur A.Ş’nin teklifi üzerine bu şirkete vermek istemişler. Verilmek istenen de ne? Büyük Kaplıca’nın gündüz işletmesi. Zaten gece işletmesi kira sözleşmesine göre Bolsan Tur A.Ş’nin. Acaba yıllarca önce Bolu Termal tesisleri kiraya verilirken niçin Büyük Kaplıca gündüz ve gece olarak ikiye ayrılmış. Bana göre o zamanın yöneticileri, Bolu’da çok yaygın olan Ilıca kültüründe bir gün Büyük Kaplıca bir gün Küçük Kaplıca uygulamasına zarar verilmemesi için bu yola başvurmuş olabilirler. Ancak yakın zamanda Küçük Kaplıca’nın bulunduğu bölgeye yeniden Bolu halkının günlük ihtiyaçlarını karşılayacak iki adet günü birlik kaplıca yapılacağından, bir gün kadınlara bir gün erkeklere uygulaması da kendiliğinden sona erecek ve Büyük Kaplıca Termal Otel bünyesinde sadece gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet eder olacaktır. Yerel basından öğrendiğimiz kadarıyla İl Genel Meclisimiz Büyük Kaplıca’nın aylık 17 bin TL bedelle kiralanması konusunda görüş birliği içindedir. Buna orada çalışan personelin herhalde 15 bin TL tutan aylık giderlerini de ilave edersek ortaya 30-35 bin TL lik bir rakam çıkıyor. Bu kiralamaya karşı çıkanlar, Özel İdare’nin aylık geliri olan 30- 35 bin TL yi acaba kendi ceplerinden öderler mi? Bana göre günü birlik kaplıcaların yapılmasından sonra bu bedel Bolu Termal üzerine bindirilmiş bir kambur olacaktı.
Bir de konuyu Boluspor açısından ele alalım. Son yıllarda çeşitli kaynaklardan oluk dolusu paraya kavuşan Boluspor’un Büyük Kaplıca’yı işletip para kazanması akla gelebilecek son ihtimallerden biridir. Eğer illa Boluspor diyorsak işte önümüzde bir Gölcük misali var. Türk Turizmi’nin en tanınmış ve en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Gölcük resmi ihale şartlarının elverişsizliği dolayısıyla aylardan beri bir yüz karası örneği olarak durmaktadır. Geçmiş yazılarımdan birinde Gölcük’ün bu acıklı haline değinmiş ve en samimi dileklerimle Gölcük işletmesinin Mehmet İnceayan’a verilmesini önermiştim. Şimdi de yeni bir teklifte bulunuyorum. Halen Bolu Özel İdare Turizm A.Ş tarafından işletilen Küçük Kaplıca Boluspor’a verilsin.
Evet sevgili okurlarım.. Büyük Kaplıca niçin Termal Otel’e yada Mehmet İnceayan’a verilsin? Seveni de çoktur sevmeyeni de çoktur. Mehmet İnceayan Bolu’nun en girişimci müteşebbislerinden biridir. “ Sonra Adamı Ilıca’nın Bönetine Atıverirler” başlıklı yazımda onun hakkında şunları
demişim: “ Büyük Kaplıca’nın Türkiye çapında Bolu Termal Otel diye anılmasında müsteciri, Eski Genel Sekreterim, sevgili kardeşim Mehmet İneayan’ın ticari anlayışını ve yoğun çabalarını da göz ardı edemeyiz. Eğer Mehmet yerine bir başkası Büyük Kaplıca’yı kiralasaydı her halde bu kadar atılım yapamazdı.” Mehmet’in en büyük başarısı 1993 yılında tam 37 firma tarafından ihale dosyası alınan Bolu’nun göz bebeği Büyük Kaplıca- Bolu Termal Otel- tesislerini aralarında Eskişehir’den de gelen bir çok korsan firmaya karşı o zamanın parasıyla aylık 200 bin TL ye kiralaması olmuştur. O günlerde bu kira dudak uçuklatıyordu. İnceayan, o günden bu güne tam bir mal sahibi gibi hareket etmiş Bolu Termal’i tamamen kendi gayretleri ve inisiyatifiyle 4 yıldızlı bir tesis haline getirmiştir. Yine Bolu Termal bugün eğer Türk Spor Turizmi’nin en gözde tesislerinden biri haline gelmişse bunda Mehmet’in ve damadı tesislerin genel müdürü Ervani Alemdar kardeşimin büyük payı ve onuru vardır. Mehmet’in ilk kiralamadan sonra Bolu Termal’e kazandırdıklarını saysak bu sütunlar kafi gelmez. Bu arada yakın bir tarihte kampa gelen spor kulüplerinin ihtiyacı için yeni bir kapalı spor salonu inşaatına başlayacağını da müjdeleyelim.
Bu polemikte üzüldüğüm iki nokta var. Aslında aklı başında kişiler için, incir kabuğunu doldurmayan gelişmelerde ikisi de spor idareciliğine benim yanımda başlayan yani stajlarını Yener Bandakçıoğlu okulunda yapıp ilerleyen tarihlerde Boluspor’a başkan olan, yıllarca süren bir dostluğun ve kardeşliğin sahipleri Mehmet İnceayan’la Emin Semercioğlu’nun karşı karşıya gelmeleri. Bu karşı karşıya gelişin yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığını zannediyorum. Herhalde Emin Semercioğlu da son günlerin moralsizliği içinde Mehmet’le tasvip etmediğim bir telefon trafiğine alet olmuş görünüyor. Benim bildiğim Mehmet Boluspor’u yılda birkaç kez yemeğe çağırır ve kampa alır. Bu olay iki eski dostun arasını açamaz. Ha.. Bu arada unutmadan yazayım. Mehmet bir iki yıl evvel Boluspor’a verdiği bir yemeğe önce beni davet etmiş sonra da Necip Çarıkçı’nın itirazı üzerine bu davetinden vazgeçmişti.
Üzüldüğüm bir konu da Sayın Valimizin gerek yerel basına gerekse Köroğlu Televizyonu’na verdiği demeçlerde bu olay nedeniyle, tehdit edildiğini söylemesi ve adeta savunmaya geçmesidir. Bütün bunlar Bolumuzun küçük bir il olmasından ve herkesin birbirini tanımasından kaynaklanmaktadır. Bugün- Pazar- sayın valimizi Köroğlu Tv’nin öğle kuşağındaki haberlerde dinledim. Kendisini fevkalade üzüntülü gördüm. Üzülmesine ve savunmaya geçmesine hiç gerek yok. Ben buradan bir kere daha Sayın Vali’nin davranışının doğru olduğunu, Bolu ve ülke turizmi için bu olayda en mantıklı ve doğru yolun Büyük Kaplıca’nın Bolu Termal’e verilmesinden geçtiğini yineliyorum. Müdebbir idareciler sağın ve solun değerlendirmelerine göre değil vicdanlarının ve mantıklarının emirlerine göre hareket etmelidirler.
 

Yorumlar

 Yener Abi'nin yazısı tam bir "akîl adam" yazısıdır... Kalemine sağlık Yener Abi.....

 Nevzat Hoca