Meslekte 45 yıl

Yener Bandakçıoğlu

Her yılın Nisan ayının 5. günü Avukatlar Günü olarak
kutlanır. Gerçi halk arasında bu günün Dünya Hukukçular Günü olarak
adlandırılmasına da çokça rastlanır. Ancak doğrusu Avukatlar Günüdür. Mensubu
olmakla onur duyduğum Bolu Barosu Başkanlığıda her yıl bugünü güzel bir
etkinlikle kutlar, meslektaşlar arasındaki birlik ve beraberlik duygularını
pekiştirir.

Bu yıl 5 Nisan tarihi
Pazartesiye bugüne/ rastladı. Pazartesi gününün yoğun temposu içinde
meslektaşların yorgun olabileceğini düşünen Baro Başkanlığımız kutlamaların
daha uygun bir gün olan Cumartesi akşamına alınmasını uygun görmüş. Kutlama
genelde Bolu Termal salonlarında yapılıyor. Bu yılda öyle oldu. Bolu Termal,
avukatları ve misafirlerini ağırladı. 2004 yılında Baro Başkanlığından kanuni
zorunluluk nedeniyle ayrılmamdan bu yana 6 yıl geçti. Benden sonraki baro
başkanlarımız Av. Tuncay Alnıak kardeşim 2 yıl, Av. Gazanfer Günler kardeşimde
4 yıl baro başkanlığı görevlerini büyük bir başarı ile yerine getirdiler.
İftiharla belirtmem gerekir ki, her iki baro başkanımızın, baro yönetim
kurullarımızın ve de Bolu Barosunun seçkin mensuplarının naciz şahsıma karşı
gösterdikleri vefa duygusu her yerde ve her zeminde ortaya çıkıyor. Her iki
başkanımızda 5 Nisan Avukatlar Günü etkinliklerinde eski başkanları olan beni
ve eşimi, protokol masasına oturturlar.

Sayın Vali Halil İbrahim Akpınar ve Bolu Adalet Komisyonu ve
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sayın Şenol Demir ile Protokol masasındayım.

Fotoğraf: Mehmet Toprak / Mert Fotopraf Stüdyosu

Geceye katılmak üzere eşimle birlikte Termal salonuna
geldiğimde, doğrusu bana meslekteki kıdemimin 45. yılı nedeniyle bir plaket
verileceğini hiç düşünmemiştim. Gerçektende mesleğe başlayalı tam 45 yılı
geride bırakmışım. Hem protokol masasında oturuyor hem de eski günlere doğru
nostaljik bir yolculuk yapıyorum. Dile kolay mesleğe başlayalı tam 45 yılı
devirmişim. 1965 yılında cennetmekan Av. Hayrettin Yalçın abimin yanındaki
stajımı araya giren Bolu 167. Topçu Taburundaki askerlik hizmetlerimin de
verdiği kesinti nedeniyle Eylül veya Kasım ayları gibi bitirmiştim. Hiç
unutmuyorum 01.01.1966 tarihinde Bolu Vergi Dairesine avukat olarak kaydımı
yaptırdım. Kayıt tarihimi müteakip değerli üstatlarım ve ağabeylerim Av.
Hayrettin Yalçın, Av. Orhan Çalış ve Av. Zeki Baltacıoğlu ağabeylerimin yanında
baro yönetim kurullarımızdaki bütün görevleri yapa yapa piştim ve 1983 yılında
Zeki Baltacıoğlu abimden sonra Baro Başkanlığı görevini devraldım. Bugün her
üçüde Yüce Allahın engin rahmeti içinde bulunan bu ağabeylerimden çok şeyler
öğrendim. Meslek hayatımdaki karşılıklı sevgi ve saygıyı, büyüğü küçüğü bilmeyi
ve her arkadaşıma aynı mesafede olabilmeyi başarıyla yerine getirebilmişsem
elbetteki bu değerli büyüklerimin sayesindedir.

Baromuzun değerli yönetim kurulu üyesi Av. Hatice Dinç
kardeşimiz 45 yıl plaketimi almak üzere beni kürsüye davet ettiğinde acaba
benimle birlikte başka meslektaşlarımda var mı diye salona bir göz atmaktan
kendimi alamadım. Üzülsemde gerçeği değiştirme şansım yoktu. Bu yıl 45. yıl
plaketini sadece ben alıyordum. Demekki artık sonbahara doğru yolculuğumuz bir
hayli süratlenmiş. Bu arada değerli meslektaşlarım Av. İrfan Dolapçının 40.
yıl, Av. Kemal Özarslan kardeşiminde 35. yıl plaketini aldığını ifade
etmeliyim.

45. Yıl Plaketimi Sayın Valimiz H.İbrahim Akpınar ın elinden
alıyorum.Sağda gecenin sunuculuğunu büyük bir başarı ile yapan Av. Hatice Dinç
kardeşim. Arkada Termalin çok yakışıklı Şefi Erhan Özer.

Plaketimi gecemize onur veren Sayın Valimiz H. İbrahim
Akpınarın elinden almamda benim için ayrı bir sevinç vesilesi oldu. Plaketimi
aldıktan sonra yaptığım konuşmada başta Baro Başkanımız Av. Gazanfer Günler olmak üzere bütün
meslektaşlarıma teşekkürlerimi sundum. Bütün meslektaşlarıma benim gibi
meslekte 45. yıllarını görmelerini diledim. Hepsinin gözlerinden öptüm.

Gecede bir de hoş sürpriz bizleri bekliyordu. Bolusporun
şanlı tarihinde yıllarca birlikte çalıştığım Bolusporun vefakar ve cefakar yöneticisi Geredeli Yunus Çufa
abimde bir özel işi dolayısıyla Termaldeymiş. Sosyal hayatı fevkalade kuvvetli
olan Yunus abim benim plaket alacağımı
duyunca kaşla göz arasında 3 buket
yaptırmış. Bunları sayın valimiz H. İbrahim Akpınara, sayın baro başkanmız Av.
Gazanfer Günlere ve de bana verdi. Bu arada Yunus abinin bana buket takdimi
sırasında Bolusporun şanlı tarihine değinen konuşması da ilgiyle takip edildi.
Bu ilgi nedeniyle bende, aramızda yılların biriktirdiği yüzlerce anı olan
sevgili abimle ilgili bir anımı anlatmaktan kendimi alamadım. Bu anının sonunda
salondan yükselen alkış sesleri gecenin çok hoş bir sahnesi haline geldi. Şimdi
bu anımı sevgili okuyucularımla paylaşmanın da yerinin geldiğini düşünüyorum: O
günlerden bir gün otobüsle Karadenizde bir deplasman maçına gidiyoruz.
Cennemekan yöneticimiz Yavuz Kınacı da bizlerle beraber. Ben öndeki iki
koltukta Yavuzla birlikte oturuyorum. Arkamızda ki sırada da Yunus abi var. Bi
ara işi gırgıra döktük ve ben özellikle Yunus
abinin duyması için Yavuza artık
Boluspor başkanlığımı bırakacığımı, bu işten çok yorulduğumu filan anlatıyorum.
Aslında böyle bir şey yok. Sırf Yunus abiye şaka yapmak. Benim bu sözlerimi
Yunus abim çok ciddiye aldığından
otobüsümüzün ilk mola yerinde Yavuzu bir kenara çekerek (/Başkan hakikaten
doğrumu söylüyor. Başkanlığı bırakacak mı ) diye soruyor. Yavuz fırsatı
kaçırmıyor (/Kesinlikle bırakacak) (/Peki kim başkan olacak) (/Ben başkan
olacağım) Yavuzun bu sözü üzerine Yunus abi büyük bir coşkuyla haykırıyor:
(/Hay Allah razı olsun. Herifin yağsız salatasından bıkmıştım) burayıda biraz
açıklayalım. Hayatım boyunca yağlı salata yemedim. Bilhassa deplasman maçları
sırasında benim bu huyum nedeniyle Yunus abi yemek yiyeceğimiz restoranlarda
önce mutfağa iner ve benim yağsız salatamla meşgul olurdu. Ayrıca devamlı
olarak saçlarıma sürdüğüm limonu bulmak görevide bu sevgili abimindi.

Evet sevgili okurlarım. Bolu Barosundaki uzun yıllarım gibi
Boluspordaki uzun yıllarımda da bütün arkadaşlarımla çok samimi ve saygılı günler geçirdim. Bu günlerin boşa
geçmemiş olduğunu hayatımın her safhasında görüyorum. Yüce Allahtan tüm
meslektaşlarıma,tüm dostlarıma ve
tanıdık tanımadık tüm insanlarımıza hayatları boyu mutluluklar ve güzel günler
diliyorum. Geçen yıl Türkiye Barolar Birliğinden 40. yıl plaketimi almıştım. Bu
yıl Bolu Barosundan 45. yıl plaketimi aldım. Şimdi kaldı 50. yıl plaketimi
almak. Yüce Allah izin verirse 50. yıl plaketimide alacağım. Ondan sonrası mı
Artık o sorunun cevabını da herkes biliyor!

Gecenin büyük süprizi
Yunus Çufa abim hiç beklemediğim bir anda buketini takdim ediyor.

HAFIZA I BEŞER NİSYAN İLE MALÛLDÜR

Son günlerde siyaset tam bir Toz Koparan Fırtınası na
dönüştü. Gündemin en büyük maddesi Anayasa değişiklik paketinin meclisten geçip
geçmeyeceği, geçmediği takdirde referandumun sonucunun ne olacağı, Anayasa
Mahkemesinde dava açılıp açılmayacağı. Anayasa paketi ile yatıyor, anaysa
paketi ile kalkıyoruz. Bu paket sade bir vatandaş olarak beni hiç
ilgilendirmiyor. Şayet referanduma gidilirse referandumda hayır oyu vereceğim.

Anaysa paketinin en önemli maddelerinden biri de 12 Eylül
darbesini yapanlara, yani Kenan Evren ve arkadaşlarına getirilmiş bulunan
yargılanamazlar hükmünün kaldırılmak istenmesi. Yani işin Türkçesi eğer Anayasa
değişikliği kabul edilirse başta Kenan Evren ve diğer sorumlular
yargılanacaklar. Aradan 30 yıl geçmiş. Ortay birde müruru zaman konusu çıkacak.
Zaten Sayın Kenan Evrende olası bir yargılanmaya karşı tavrını belirtmiş ve
(/yargılanmaktansa intihar ederim) demişti.

Bugün darbecilerin yargılanmasını isteyenler acaba o
günlerde neredeydiler. İnsanların evlerinden çıktıkları anda yeniden evlerine
dönüp dönmeyeceklerini bilemedikleri, her gün sağ ve sol görüşten yüzlerce
vatan evladının katledildiği o günlerde 12 Eylül tüm milletimiz tarafından bir
bayram coşkusu içinde kutlanmamış mıydı

Sevgili kardeşim Süha Alparslanın Genel Yayın
yönetmenliğinde apayrı bir içerik kazanan Bolu Gündem refikimiz bazı haftalar
Nostalji başlığı altında zamanın en dolgun mündericaplı haftalık Bolu haber
gazetesinden alıntılar yapıyor. Bu haftaki alıntılar içinde zamanın
Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin Bolu ziyareti ile ilgili haberler de var.
Cumhurbaşkanı Kenan Evren, bir yurt içi gezisinde Boluya da uğramış. Bakınız o
günlerde Bolu halkı Cumhurbaşkanını nasıl karşılamış: Evet, sevgili okurlarım
aşağıdaki satırları dikkatlice okumanızı ve derin derin düşünmenizi öneriyorum.

(/Cumhurbaşkanı Kenan
Evren e Bolu dan sıcak sevgi

Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Pazar tatilini, kızı Şenay Gürvit
ve torunu Ayça ile birlikte Bolu da geçirdi. Evren, Bolu ya gelirken E5
karayolunun Azaphane deresi mevkiinde yapılan paralı otoyolunda
incelemelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Evren i Bolu il sınırlarında Devlet Bakanı
Kazım Oksay, Bolu Milletvekilleri Fuat Öztekin, Şamil Kozakoğlu ve Seçkin
Fırat, Vali Vekili Hayrettin Demetoğlu, Belediye Başkanı Muzaffer Işın ve
Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Osman Ilgaz karşıladı.

Yeniçağa nın ilçe olması

Cumhurbaşkanı Evren, Bolu ya gelişinde eski adı Reşadiye
olan, Yeniçağa bucağımızda sevgi gösterileri ile karşılandı. Bu arada
Nahiye olmamızı Atatürk istedi, ilçe olmamızı da sizden bekliyoruz
şeklinde pankart dikkati çekti. Bunun üzerine Evren, İlçe olma isteğinin çok
sayıda olduğunu ve bunların topluca ele alınması gerektiğini belirtti.

Çaydurt ta sevgi gösterisi

Cumhurbaşkanı Kenan Evren, kendisine gösterilen yakınlık
sebebiyle, kısa süre de olsa Çaydurt ta durarak, vatandaşların hatırlarını
sordu.

Bolu da Evren e sürpriz karşılama

Cumhurbaşkanı Kenan Evren, tatilini geçirmek için geldiği
Bolu ya, Atatürk Bulvarı ndan girdi. Gerek bulvar, gerekse Hürriyet Caddesi
boyunca Bolulular ın sevgi gösterilerine el sallayarak mukabelede bulunan
Evren, Belediye meydanından Karacasu yoluna dönerken, meydanda biriken
Boluluları görünce, yola devam etmekten vazgeçerek, Belediye binasının
balkonundan Bolululara hitap etti. Evren, Bolu ya özel bir gezi için geldiğini
belirtti. Ve Saygıdeğer Bolulular, Sevgili hemşehrilerim, yoğun işimin
arasında bir nebze olsun dinlenebilmek amacıyla, güzel beldenize geldim.
Gelmeden önce sizlere haber verilmemesini arzu etmiştim. Tatil gününüzü bölerek
bana göstermiş olduğunuz yakın ilgi ve alakadan çok mütehassıs oldum. Bolu ya
ancak bir defa gelebilmiştim, ancak coşkun ilginiz karşısında ve şahsıma
gösterdiğiniz duyarlı davranıştan dolayı, sizlerle beraber olmak üzere tekrar
gelmeyi arzu ediyorum dedi.)

Yazımın başlığı mükemmel bir tespittir. İnsan hafızası zaman
geçtikçe unutma hastalığına yakalanır. Bakalım Bolulu hemşehrilerimiz bu
hastalığa yüzde kaç oranında yakalanacaklar.