Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler

Yener Bandakçıoğlu

Geçen haftaki, aziz ve sevgili ağabeyim Mengenli emekli Bolu Mahkemeleri Başkatibi-bugünkü ünvanıyla Yazı İşleri Müdürü- Mahmut Başer'in ölümünü duyurduğum ara yazımda cenaze töreni için gittiğim Mengen'de kimi eski dostlarımı gördüğümü ve bunlardan da önümüzdeki hafta- bu hafta- bahsedeceğimi yazmıştım.
Mengen deyince aklıma öncelikle Sinan Gökdemir gelir. Sinan benim tabirimle Mengen'in “ Velüt kalemi” dir. Bundan yıllarca önce Bolununsesi'nde yazdığım sıralar Sinan'ın da aynı gazetede “ Kazanımıza Düşenler” başlıklı köşesi vardı. Emsalsiz ve doyumsuz üslubuyla, özellikle Mengen'in sorunlarını ele alır ve ortaya üzerinde çok düşünülmesi gerekli yazılar çıkarırdı. Bu itibarla ona “Mengen'in Velüt Kalemi” ünvanını vermiştim. Bir çok okuyucu ve dost Velüt'ü yanlış yazdığımı, bu kelimenin “ Velet” olması gerektiğini hem bana hem de Sinan'a hatırlatmışlardı. Bir kez daha açıklayalım Velüt verimli Velet ise erkek çocuğu manasına gelir. Daha sonraları Sinan'a bir unvan daha yakıştırmıştım: “Mengen'in Dünyaya Açılan Penceresi”. Sinan bir süre sonra Bolununsesi'nin yazılı basından çekilmesi üzerine yazmamaya başladı. Bunda geçirdiği göz rahatsızlığının da tesiri olduğunu zannediyorum. Son haftalarda Sinan yeniden Bolununsesi'nin internet sayfalarında yazmaya başladı.
Mengen'e varışımda elbette ki ilk adresim Sinan'ın çalışmakta olduğu Mengen Otobüs Terminali oldu. Daha oradaki taksi şoförü arkadaşlara Sinan burada mı demeye kalmadan sevgili kardeşimi büyük bir heyecan ve coşku ile bana doğru gelirken görüyorum.

Sinan'la ayların verdiği hasreti gideriyoruz. Bu arada gözümün ısırdığı ancak net bir şekilde tanıyamadığım bir değerli kardeşim de (- Başkanım hoş geldiniz. Ben sizin eski gençlik kollarından Suat) diyor. Suat, eski yakışıklılığından bir şey kaybetmemiş. Ama o da benim gibi saçları aklaştırmış. Suat etrafımda pervane misali dönüyor. Hemen (- Başkanım bir dakika) deyip yanımızdan ayrılıyor. Dakika bile geçmiyor terminaldeki yazıhanesine girip çıkması bir oluyor. Elinde tam 16 yıl önce Mengen'de Ferah Lokantası'nda çektirdiğimiz bir fotoğraf var. Suat'tan bu fotoğrafı alıyor terminalin önünde çektirdiğimiz yeni fotoğrafımızla birlikte bu hafta Bolu'da Yenihayat'ta kullanacağımı söylüyorum. Hey gidi günler hey. 16 yıl ne çabuk geçmiş. Suat'ın ilgisi bununla da bitmiyor. Arabasına atlayıp beni Cazlar Köyü'ne kadar da götürüyor.
Köye vardığımda hep dost yüzlerle karşılaşıyorum. Bunların içinde biri var ki “ vefa” dediğimiz kelimenin yıllardan beri tam hakkını veren bir kardeşim. Bolu Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nden Özel Kalem memuru Mahmut Yılmaz. Mahmut, yıllarca önce Bolu CHP İl Başkanı olduğum sırada kendisine yaptığım bir ufak iyiliği o günden
bu güne hiç unutmayan, her gördüğü yerde büyük bir saygıyla elimi öpen haza beyefendi birisidir. Bir insan ancak bu kadar vefalı ve efendi olabilir. Meğer Mahmut, Cennetmekan Mahmut Başer abimin oğlu Taner'in sınıf arkadaşıymış. Mengenin ele avuca sığmaz il genel meclisi üyesi Zeki Özoğulluoğlu da cenazede.. Zekinin muhterem eşleri Başerlerin akrabası oluyormuş. Mahmut namaz ve defin sırasında da beni hiç yalnız bırakmıyor. Oradaki görevlerimizi Mahmut'un arabasında yerine getiriyoruz.
Cemaat arasında 2 eski dost da var. Mengen Eski Belediye Başkanı İsmet Şentürk'le Mengen Eski CHP (SHP) İlçe Başkanı Sami Ersoy. Sami yıllardan beri Mengen Dörtyol'daki lokantasını çalıştırır ve nefis Mengen peynirleri imal eder. 2008 yılında Sami de benimle birlikte Hacı olmuştu. Geçmiş politik yaşantımızda Mengen İlçe Başkanı olarak o zaman ki İl Başkanı Av. Ahmet Özcan'a meyilliydi. Ön seçimlerde daha çok Ahmet Özcan'ı desteklerdi. Diğer dostum İsmet Şentürk'ü Mengen'de tanımayan yoktur. Mengen'in başarılı Belediye Başkanlarından biridir. Gentaş fabrikasının kuruluş aşamasında büyük hizmetleri olmuştur. İsmet'le uzun yıllar süren dostluğumuz sırasında kendisine bir de Bolununsesi'nde 4 Eylül 1995 günü sütunumda ( “ Geldi İsmet- Açıldı kısmet”) başlıklı yazımda yer vermiştim. İsmet o yılki CHP İl Kongresi'nde benim Mengen Aşçılar Festivali ile ilgili 07.08.1995 günlü “ Festivale Dönüşen Festival” başlıklı yazım nedeniyle beni eleştirmişti. İsmet şöyle diyordu: (- Partimize yıllarca emek vermiş, 1970 li yıllarda omuz omuza mücadele ettiğimiz değerli ağabeyimiz sayın Yener Bandakçıoğlu'nun 07.08.1995 günlü, Mengen Turizm ve Aşçılar Festivali ile ilgili yazısını üzüntü ile okuduk. 1993 tarihinde yapılan 10. Festivalden hiçbir farkı olmayan, sadece düzenleyenlerin siyasi kimliği farklı olan bir festivali neden eleştirdiklerini anlayamadım. Halbuki bu yıl festival geçmiş yıllara göre daha düzenliydi. Ancak eleştirilerden bir kısmına biz de katılıyoruz.) İsmet'in bu konuşması benim için bir fırsat oldu. Haftalık yazımı tamamen İsmet'in eleştirilerine ayırdım ve bana mevzu yarattığı için kendisine teşekkür edip yazıma da “ Geldi İsmet Açıldı Kısmet” başlığını attım. Bu başlıktaki İsmet'in İsmet Paşa olmayıp İsmet Şentürk olduğunu da yazımın sonunda açıkladım. Biz amatör köşe yazarları bazen böyle karşımıza çıkıveren konuları büyük bir memnuniyetle ele alırız. Mengen CHP teşkilatında özel bir ağırlıkları olan İsmet ve Sami maalesef son yerel seçimlerde CHP Belediye Başkan adayı ve zamanın Belediye Başkanı Yurdakul Eröz'ü desteklemediler. Bunun böyle olacağını seçimlerden çok önce sayın Yurdakul Eröz'ün oğlunun düğününden sonra kaleme aldığım “ Mengen, Mudurnu, Göynük derken – Siyasete Isındık Yeniden” başlıklı yazımda açıkça yazmıştım. Ancak sevgili il başkanımız Tanju Özcan o yazıma karşılık gönderdiği fevkalade nazik cevabi mektubunda Mengen'de öyle bir sorun olmadığını ifade etmişlerdi.
Günler aylar birbirini kovalıyor. Önümüzdeki genel seçimlere çok bir şey kalmadı. İlçelerimizin bazılarında görülen bu gibi sorunları mutlaka gidermeliyiz. Yaşasın Mengen, yaşasın Mengen'deki dostlarım.

BOLUMUZ "FAVORİ" BİR

FİRMAYA KAVUŞTU
Bolu kuyumculuk sektörüne damgasını vuran, fevkalade nazik ve özverili çalışmalarıyla Bolumuzu çok seçkin markalarla tanıştıran Yamaner Kuyumculuk, Türkiye Kuyumculuk ve Mücevherat sektörünün en tanınmış firmalarından “ Favori” yi Boluluların hizmetine sunma başarısını gösterdi. Cumartesi günü İzzet Baysal caddesi üzerinde açılışı yapılan “ Favori” mağazası Ahmet Yamaner ve sevgili oğulları Çağlar ve Fatih Yamaner'in tüm girişimciliklerini taşırcasına dizayn ve dekore edilmişti. Yamaner ailesini bu güzel girişiminden dolayı kutluyor ve bol kazançlar diliyorum. Fotoğrafta Sayın Valimiz İbrahim Özçimen tarafından açılan ve yoğun bir ilgiyle karşılanan “Favori” nin davetlileri meyanında görülüyorum. Solda Belediye Başkanımız Alaaddin Yılmaz, “Favori”'nin mağaza komşusu Eyüp Ahi, Ben ve Sayın Rektör Hayri Coşkun.. Bu fotoğrafı o günkü yoğun işleri meyanında gazetemizin dünya güzeli Yazı İşleri Müdiresi Selda Sağ çekiyor.

22 DEĞİL 52
Bolu Gazeteciler Cemiyeti Cumartesi Günü Olağan Genel Kurulu'nu yaptı. Fevkalade olgun bir biçimde geçen genel kurul sonunda Mehmet Ali Atalay görevi Hakan Aydın'a devretti. Benim de yeniden Onur Kurulu'na seçildiğim Genel Kurul'da görev alan tüm arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Genel Kurul'da bir vefa göstergesi olarak benimle birlikte kimi değerli kardeşlerime de şükran plaketleri verildi. Plaketin üzerinde herhalde Bolu Gazeteciler Cemiyeti'nin yeniden kurulduğu 1988 yılı nazara alınarak gazetecilikte 22. yılı doldurduğumuz ifade edilmişti.
Plaketimi Belediye Başkan Yardımcısı Sayın İsmail Yamantürk'ten aldıktan sonra yaptığım konuşmada da ifade ettiğim gibi benim Bolu Basınındaki hayatım 22 değil 52 yıllıktır. 1960'lı yıllarda ilk defa Cennetmekan Kökez ve Abant gazeteleri sahibi Eczacı Turgut Çulha'nın kurduğu Bolu Gazeteciler Cemiyeti'nin de faal bir üyesiydim. Bu ilk cemiyetimiz Turgut Çulha abimin 1961 seçimlerinde milletvekili olup Ankara'ya gitmesi ve eczanesini de Ulus Çarşısı'na nakletmesi nedeniyle bir süre sonra kapanmak mecburiyetinde kaldı. Daha sonraları şimdi tarihini tam hatırlayamıyorum Necmi Küçüközcan ve Fevzi Duru gibi arkadaşlarımla yeniden bir araya gelip Bolu Gazeteciler Cemiyeti'ni ikinci defa kurduk. Bu cemiyette eski kardeşim Oğuz Uçar bir süre başkanlık yaptı. Ancak Oğuz arkadaşlar arasında birlik ve beraberliği sağlayamadığı için cemiyet hızla kan kaybetmeye başladı. Bu arada ben de istifa ettim. Cemiyetin bu duruma düşmesi üzerine yönetim kurulu moda tabiriyle sivil bir darbe yaparak Oğuz'u başkanlıktan düşürdü. Raif Yavuz kardeşim başkan oldu. İstifa edenler ve bu arada ben de yeniden cemiyete döndük. Deprem felaketinden sonra Raif Yavuz'un Konya'ya gitmesi nedeniyle cemiyet çalışmaları bir süre yavaşladıysa da ekseriyetini genç kadroların teşkil ettiği cemiyetimiz yeniden eski günlerine döndü.
Evet sevgili okuyucularım.. Ben Bolu basınında 22 yıllık değil 52 yıllık bir süreyi geride bıraktım. Bu süre içinde çeşitli gazetelerde yıllarca yaptığım Yazı İşleri Müdürlüğü gibi sıfatlarım da bulunmaktadır. Köşe yazarlığıma da halen acizane ve fakirane devam ediyorum. Herhalde benim plaketimdeki 22 yıl ibaresi 52 yıl olarak düzeltilmelidir. Yeni başkanımız Hakan Aydın'dan bunu özellikle diliyorum.