KENT MEYDANI’NIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKELİM

Yener Bandakçıoğlu

Bolumuzun son zamanlardaki en büyük sorunu nedir diye bir anket yapılsa herhalde cevap % 90 oranıyla “Kent Meydanı” çıkar. Türkiyemizde bir il merkezinin bu kadar önemli bir sorununun halen hal çaresine kavuşturulmamış olması da yine bir Türkiye rekoru olarak karşımıza çıkar. Düşünün ki şehrin en güzel ve en anlamlı meydanı olması gereken Kent Meydanı ya da daha alışık olduğumuz tanımıyla Hükümet Meydanı, yıllardır bir belirsizliğin ve kaosun da en büyük örneği halindedir.

Bolulu olup da Hükümet Meydanı’nın bu belirsizliğine üzülmeyen hiçbir hemşerimizin olmadığını zannediyorum. Bolulular emsalini Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde gördükleri güzel ve anlamlı meydanlardan birinin de şehirlerinde olmasını hayalini görerek ayları ve yılları devirmektedirler. Meydanın sahibi olması gereken Bolu Belediyesi önümüzdeki Mart ayında seçim döneminin üçüncü yılını tamamlayacaktır. Beş yıl süreçli Belediye seçimlerinin dört yıla indirilmesi ve milletvekili seçimiyle aynı süreye çekilmesi de büyük bir olasılık olarak karşımıza çıktığından mevcut belediye yönetiminin bir yıllık süresinin kaldığını kabul edebiliriz. Önümüzdeki belediye seçimlerinde belediye yönetimi değişir ve gelen yönetim Hükümet Meydanı’na başka bir açı ile yaklaşırsa, hiç şüphesiz boşuna geçmiş olan yıllara yeni yeni yıllar eklenmiş olacaktır. 

Hükümet Meydanı projesinde tam bir kaos içindeyiz. Belediye Başkanı bu meydan için yıllarca önce – zannediyorum 2003’lü yıllarda- Bolu Mimarlar Odasınca yapılan ve maketinin de o yıllardan beri belediyede teşhir edilmekte olan bir projenin tatbik edilmekte olduğunu ve kendisinin bu projenin noktasına ve virgülüne karışmadığını her ortamda ifade etmektedir. Bugün halkın büyük çoğunluğunun tepki gösterdiği, meydanın trafiğe kapatılması fikrinin de Bolu Mimarlar Odası’nın bu projesi gereği olduğunu da yine defaatle ifade etmektedir.

Şimdi akla şöyle bir soru gelmekte. Madem bu proje Mimarlar Odası’nın eski projesidir o halde belediyemiz niçin yeniden proje çalışması yaptırmış, yanlış bilmiyorsak sayısı 7 ye ulaşan projeleri kamuoyunda tartışmaya açmıştır. Demek ki Mimarlar Odası’nın projesinde beğenilmeyen bazı noktalar var ki belediyemiz yeniden proje kabulüne başlamıştır. Hepimiz biliyoruz ki bu projelerden de bir sonuç alınamayınca yine belediyemiz meydanın sorumluluğunu değerli kardeşimiz Uğur Tunçok’a vermeyi uygun bularak Tunçok’a tam destek sağlamıştır. Ancak ne hikmetse Uğur Tunçok kardeşimiz de kısa sürede teslim bayrağını çekerek proje çalışmalarını durdurduğunu alenen ifade etmiştir. Böylece yerli müelliflerin çalışmaları da bir bakıma kabul edilmemiş olmaktadır. Biz daha önceki çeşitli yazılarımızda Hükümet Meydanı’nın Bolu’nun en görkemli eseri olmasını istediğimizden uluslararası bir mimari yarışma açılmasını önermiştik. Ancak bu önerimiz belediyemiz tarafından dikkate alınmadığından böylesi uluslararası bir yarışma yapılmamış ve ortaya şimdiki kaos çıkmıştır. 

Belediye Sanat Merkezi’nde yeni bir çalışma yapılıyor. Sanat Merkezimizin sorumluluğunu üstlenen dünya çapında ünlü ressam Şenol Sak hocamızın gayretleriyle 15 günde bir çeşitli sunum ve söyleşiler düzenleniyor. Sağ olsun Şenol Sak hocamız bu etkinliklere belki Belediye Meclis Üyesi olmamız belki köşe yazarlığımız ve de belki Belediye Sanat Merkezi’ne daha önceki tarihlerde iştirakimiz nedeniyle bendenizi de davet nezaketini gösterir. Bu şekildeki birkaç etkinliğe başlama saatinin 14:00 olması ve bu saatin tam öğle uykuma denk gelmesi nedeniyle katılamamıştım. Ancak geçtiğimiz Cumartesi için aldığım yeni davet uyku saatimi feda etmemi sağladı. Zira yapılacak etkinliğin konusu “Bolu Kent Meydanı’nın Tarihi ve Kültürel Kimliği” idi. Sunumu Bolu Mimarlar Odası hazırlamıştı. Elbette bir Bolulu olarak yazımın başında ifade ettiğim gerekçelere göre bu etkinlikte hazır bulunmam ve de yeni bilgiler edinmem lazımdı. Saat 14:00’e 10 kala Belediye Sanat Merkezi’nin kapısından içeri girdiğimde çoğunluğu Bolulu Mimar kardeşlerimin olduğu az bir kalabalıkla karşılaştım. Mimarlarımızın dışında pek kimse yoktu. Bolu’nun tüm sorunlarına duyarlı Bolca Hindi’nin sahibi ve Bolu Bağışçılar Vakfı Başkanı Şerafettin Erbayram, Bolu Ticaret Odası Başkanı Emin Semercioğlu, Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Genel Sekreteri Mustafa Namdar hocamız göze çarpıyorlardı. Belediye Başkanımız, Belediye Meclis Üyelerimiz – Mimarlar Odası Yönetim Kurulu üyesi sevgili kardeşim Aytaç Eskicioğlu hariç- köşe yazarlarımızın çoğunluğu, yoktular. Belediye Başkanımız sunum başladıktan bir süre sonra teşrif ettiler. 

Semih Dimicioğlu başkanlığındaki yeni Bolu Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Bolumuzun yararına çok önemli çalışmalar yapıyorlar. Mimarlar Odası, Bolu ile ilgili tüm projelerde Bolu’nun tarihi yapısının öne çıkarılması ve korunması yolunda gayret sarf ediyor. Sunum tamamen bu amaçla hazırlanmış. Eski Bolu ve Hükümet Meydanı çok güzel bir çalışmayla dijital ortama dönüştürülmüş. Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün de övgüyle bahsettiği Hükümet Konağımız başta olmak üzere Hükümet Meydanı’nı çevreleyen tüm yapılar başta Belediye Sanat Merkezi, Memleket Hastanesi ve Erkek Sanat Enstitüsü olarak kullanılan görkemli yapı, Kızılay Hamamı, eski Postane, halen Tapu Dairesi olarak kullanılan bina, Hükümet Konağı’nın yanı başındaki Hükümet Camisi, yine Hükümet Konağı’nın yakınındaki Veteriner Müdürlüğü olarak kullanılmış bina, eski Nizam-ı Cedit Kışlaları orijinal yerlerinde yeniden hayata geçirilmiş. Ben yaşım itibariyle şimdiki Askeri Gazino’nun yerine tekabül eden Veteriner Müdürlüğü binasını, daha sonraki yıllarda Garipoğlu Öğrenci Yurdu olarak hizmet eden eski Memleket Hastanesi ve Sanat Enstitüsünü, Memleket Hastanesi’nin arka tarafındaki bir dönem Adliye olarak kullanılan uzun koğuş halindeki binayı çok iyi bilirim. Memleket Hastanesi’nin ve Veteriner Müdürlüğü’nün bahçelerinde çok güzel havuzlar vardı. Yine 1950’li 60’lı yıllarda şimdiki Askeri Gazino’nun bahçesinin kuzeyinde tam yolun köşesinde iki katlı uzunca bir bina vardı. Bu bina Fırka Tepesi’ndeki Halk Evi’nin Demokrat Parti iktidarınca kapatılmasından sonra yanılmıyorsam bir süre Halk Evi boşluğunun kapatılması için sosyal amaçlı olarak kullanılmıştı. Daha sonra bu bina Bolu’ya intikal etmiş olan 20. Piyade Alayı’nın karargahı olarak kullanılmıştı. Alayın komutanı Albay Salim Akdora’ydı. Hatta 27 Mayıs 1960 ihtilalinde çok önemli rol oynayan Yarbay/Albay Faruk Güventürk bu alayın Kurmay Başkanıydı. O zamanki Bolulular, Faruk Güventürk’ü yana kaykılmış şapkasıyla çok iyi hatırlarlar. Faruk Güventürk’ün eşi hanımefendi de Sakarya İlkokulu’nda öğretmendi. İhtilal olup da Faruk Güventürk’ün kısa bir süre Bolu Askeri Valiliği’ni deruhte etmesi ve kritik bir birliğe atanarak Bolu’dan ayrılmasından sonra hepimiz Faruk Güventürk’ün aynı zamanda meşhur “5 Subay” olayının çekirdek kadrosunda yer aldığını merak ve hayretle öğrenmiştik. 

Neyse biz yeniden konumuza dönelim. Mimarlar Odası’nın hazırladığı bu nostaljik sunum katılanların fevkalade beğenisini kazandı. Herkes yeni Hükümet Meydanı’nın bu tarihsel yapı içinde şekillenmesini yürekten arzu etmekteyken iş sonunda yeniden çığırından çıktı. Biraz da Semih Dimicioğlu’nun fevkalade beyefendiliğinden istifade eden Sayın Belediye Başkanımız sazı eline alarak hepimizin bildiği konuları bir kere daha kendi cephesinden izah etmeye başladı ve de iki cümlenin arasında şimdiki projenin kendisiyle hiçbir ilgisi olmadığını söyledi. Başkanımızın bu sözlerine salonda olan Has Parti Bolu İl Teşkilatının ağır topu İl Sekreteri sevgili kardeşim Cengiz Poyraz oturduğu yerden çok ağır ve sert cevaplar verdi. Aslında gerek Belediye Başkanımızın hamasi nutukları gerekse Cengiz’in sert cevapları sunumun tabiatına aykırıydı. Bence bunlar ayrı bir açık oturumda ele alınabilirdi. Zaten bu konuda da Semih Dimicioğlu’nu toplantıda adeta bir oturum başkanlığına meydan vermesi nedeniyle nezaket kuralları içinde eleştirdim. 

Yazımızı bağlarken bu konunun taraflarından biri olan sevgili kardeşim Mimar Uğur Tunçok’un böyle önemli bir sunuma katılmamasını da yadırgadığımı belirtmeliyim. Semih’e Uğur’un davetli olup olmadığını sordum. Davetli olduğunu öğrenince bir hayli üzüldüm. 

Öyle anlaşılıyor ki Hükümet Meydanı pilavı daha çok su kaldıracak. En iyisi Hükümet Meydanı’nın köküne kibrit suyu dökelim.

TARHANA ÇORBASI İKRAM EDİLSEYDİ DAHA MAKBULE GEÇERDİ
Mensubu olduğum CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu beraberlerinde Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gürsel Tekin de olduğu halde İzmit’te bir toplantıya giderlerken sabah saatlerinde Bolumuza da uğrayarak Karacaağaç Köyümüzde – doğrusu Karacaağaç Mahallemiz olması lazım. Demek ki Belediye Başkanımız Karacaağaç’ı ne kadar mahalle yaptım dese de Karacaağaç henüz mahalle olmamış- bir köylü vatandaşımızın evine uğrayarak sabah kahvaltısı yapmış. Uğradıkları ev sahibinin hüviyeti ve seçimindeki özen dikkati çekiyor. Bu sevgili kardeşimin hüviyeti bence maruftur. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu’na ve Sayın Gürsel Tekin’e ikram edilen menüye bir bakalım: Bal, kaymak, domates, biber, zeytin, salam, yumurta, reçel, peynir, cevizli börek ve çay. Nereden bakarsanız beş yıldızlı bir otelin sabah kahvaltısı. Şimdi bu menüyü okuyan muhaliflerimiz ortaya çıkıp da (- işte partimiz zamanında köylerimizin ulaştığı refah seviyesi budur) derlerse acaba CHP olarak ne cevap verebiliriz. 

Ben bu kahvaltıyı organize ettiğine inandığım sevgili milletvekilimiz Tanju Özcan kardeşimin misafirlerine bu menü yerine Bolumuzun sıcacık bir Tarhana Çorbası ile acı sudan yapılmış gözlemesini ikram ettirmesinin parti gereklerine daha uygun olacağı düşüncesindeyim. Ancak kahvaltının partimiz açısından büyük bir yararı da olmuş. Çok değil bundan bir iki hafta önce Tanju Özcan’ın parti disiplin kuruluna verileceğini ifade eden sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’yla Genel Başkan Yardımcımız Gürsel Tekin, Tanju kardeşimi aklamış olmuşlar. Bu kahvaltıdan sonra Tanju Özcan’ın disiplin kuruluna sevki de tarihe karışmış oluyor. Tanju’yu yürekten kutluyorum. 

Kahvaltının bir olumsuz yanı da var. Bazı yerel gazetelerin kahvaltıyla ilgili, davetli olmadıkları için yaptıkları sansürel yayın. Ben kahvaltı haberlerini ve resimlerini Takip, Olay ve Detay refiklerimizde okudum ve gördüm. Eğer Bolu Gündem ve Bolu Ekspres gazetelerine haber verilmediyse yanlış yapılmış. Bu konuda Sayın İl Başkanımız Mehmet Karakaşoğlu umarım bir açıklama yapacaklardır.