HASSA/I HÜMAYUN*

Yener Bandakçıoğlu

Belediye Meclisinin Mayıs ayı olağan toplantısında, C.H.P. gurup koordinatörü Hüseyin Serin, Belediye Meclisinin 15 Mayıs 2009 tarihinde Ankarada oynanacak Play/of maçına topluca gitmesini öneriyor. Bu öneri A.K.P. grubunca da alkışlarla karşılandığından her türlü hazırlığı ve organizasyonu yapma görevi A.K.P. grubunun ağır topu Mehmet Özbostancı kardeşime veriliyor. Böylece Ankaraya gitme ve maçı takip için bilet bulma gayretinden kurtuluyoruz. Sayın Mehmet Özbostancı hakikaten ciddi bir çalışma ile vasıtamızı ve biletlerimizi temin etmiş. Cuma günkü öğle yemeğimizi de ayarlamış. Dediklerine göre Ankaraya Okan Turizmden temin edilen bir minübüsle gidecekmişiz. Öğle yemeğini Ankarada Keçiören Belediyesi tarafından yaptırılan Ankara Evinde yiyecekmişiz. Buradaki aşçıların tümü Mengenli olduğu için Pazarköy Belediye Başkanı Ramazan Albaş kardeşim bu yemeğin organizasyonunu yapmış. 14 Mayıs 2009 Perşembe günü saat 18:00 sıralarında eski Belediye ve Boluspor Başkanlarından Necdet Gören kardeşim tarafından cep telefonumdan aranıyorum: (/ Yener abi Yarın maçı ne yapıyoruz İstersen beraberce gidebiliriz) (/ Valla Sayın Başkanım ben Belediye Meclisi Üyeleri ile birlikte gidiyorum. Ama arzu ederseniz Mehmet Özbostancıya telefon edip arabada yer olup olmadığını öğreneyim. Hemen size dönerim.) Hemen Sayın Özbostancıyı arıyor ve eski Başkanımızın arzusunu iletiyorum. (/ Ne demek abi Necdet Beyin bizimle gelmesi bizim için onurdur. Buyursun.) Yine hemen Görene dönerek durumu aktarıyorum. Bu minval üzerine Sayın Necdet Görende kafilemizle gelmeye karar veriyor. Cuma sabahı Belediye Meydanının ve civarının o güzel coşkusu içinde, Okan Turizm minübüsüne binerek A.K.P. ve C.H.P. Meclis Üyeleri, bazı belediye daire müdürü ve mensupları Ankara yolculuğuna başlıyoruz. Kaptanımız Alaattin Kahveci kardeşimiz yabancımız değil. Belediyenin CHP de olduğu zamanlar bir süre Necdet Beyin makam şoförlüğünü yapmıştı. Minübüsün, son belediye seçimlerinde AKP tarafından kiralanıp seçim kampanyası sırasında çalıştırılmış olması da aramızda esprilere konu oluyor. Zaten yol boyunca AKP li ve CHP li meclis üyeleri ve daire müdürleri tam bir dayanışma ve kardeşlik içinde kilometreleri geride bırakıyor. Bu güzel seyahatin ileride Belediye Meclisinde olabilecek olası kavgalar için bir kalkan görevi yapacağını zannediyorum. Sayın Görende dereden tepeden laflaşmamız sırasında, kendisini benimle görüştükten sonra Mehmet İnceayanın aradığını ve Ankaraya gitme teklifinde bulunduğunu söylüyor. 1965 yılından bu yana tanıştığım, Boluspor Kulübü Yönetim Kuruluna aldığım, yıllarca genel sekreterliğimi yapan, aramızda çok ciddi ve sağlam aile bağlarımın olduğu, en önemli günlerinde tek başıma arkasında durduğum İnceayan kardeşimden Gören gibi bir teklif almamamın sebeplerini de hemen anlıyorum. İnceayan herhalde birisinden çekindiği için bana böyle bir teklif yapamıyor. Aynı şekilde Ankaraya gelen ve Mehmet gibi münasebetlerimin olduğu Emin Semercioğlu kardeşimden de hiçbir teklif almadığımı söylemeliyim. Demek ki Emininde çekindiği birisi var. Sayın Gören bu arada kendisini Boluspor Kulübü Başkanı olan kişinin aradığını, Şeref Tribünü için biletinin hazır olduğunu ve bu kişinin kendisini Şeref Tribünü kapısında bekleyeceğini söylüyor. Bizleri Ankara gişelerinde bekleyen Gökçesu Belediye Başkanı Vahit Aydın kardeşimin eskortluğunda Ankaraya girmeden otoban üzerinden Keçiörene saparak Ankara Evine ulaşıyoruz. Burası hiç görmediğim çok güzel bir parkın içine inşa edilmiş görkemli bir Ankara Konağının modeli. Namaz vakti yaklaştığından arkadaşlarımızla birlikte hemen karşıda bulunan Camiye gidip Cuma namazımızı kılıyor ve Bolusporumuzun başarısı için dua ediyoruz. Konağın 1. katı yemek bölümü. Şahane bir sofra hazırlanmış. Belliki Mengenli hemşehrilerimiz, hem hemşehrilik duygusu, hem de Boluspor sevgisi için ustalıklarını konuşturmuşlar. Yemekten önce eski belediye başkan yardımcımız Abdullah Öztürk kardeşimde grubumuza katılıyor. Kendisi ile kucaklaşıp hasret gideriyoruz. Öztürkün stad yerine Keçiörene gelmesi zihnimde bazı suallere neden oluyorsa da tam bir sonuca ulaşamıyorum. Ama bir süre sonra Abdullah Öztürk kardeşimle birlikte AKP grubunun ağır toplarından Seyit Ali Özkoç kardeşimde (/Bizim bir işimiz var. Onu hallettikten sonra stada geleceğiz) deyince bendeki jetonlar düşmeye başlıyor. Demek ki birisi onları da şeref tribününe davet etmiş olmalı. Öztürk ve Özkoç herhalde bize ayıp olmasın diye Ankarada bir işimiz var mazeretine sığınıyorlar. Yemekten sonra yine Vahit Aydın kardeşimizin eskortluğunda maçın oynanacağı Yenikent Asaş Stadına hareket ediyoruz. Bu tarafa yıllardan sonra ilk defa geliyorum. Eski Ayaş, Beypazarı yolu tarihe karışmış. Yepyeni yerleşimler oluşmuş. Ona göre de yollar ve bulvarlar yapılmış. Stadın önü bir alem. Bolusporlu taraftarların seyirci çoğunluğunu ele geçirdikleri hemen belli oluyor. Tabiatıyla bu stada benim gibi diğer arkadaşlarımda ilk defa geldiklerinden, biletlerimizin alındığı Vefa tribünü B/blok 1 nolu kapıyı bulmamız biraz zaman alıyor. Mehmet Özbostancı kardeşimin liderliğinde bir aşağı bir yukarı gelip gittikten sonra 1 nolu kapı için kuyruğa giriyoruz. Bu arada Necdet Gören kardeşim belki benim üzüleceğim düşüncesi ile bana haber vermeden şeref tribününe doğru sessizce kafilemizden ayrılıyor. Bu sırada İl Genel Meclisi Başkanı Mücahit Kutlu ile Özel İdare Genel Sekreteri Tahsin Akduman kardeşlerimle karşılaşıyor ve hasret gideriyoruz. Tahsin, şoförü Şeref Usluya bilet bulamadığını söyleyince Mehmet Özbostancı devreye giriyor ve bana hitaben (/ Abi benim biletimi şoföre verelim. Ben nasıl olsa bir formül bulurum.) Mehmetin bu ince planını bizim Hüseyin Serin bozuyor: (/ Bende bir tane fazla bilet var. Onu şoföre verelim).Böylece Mehmet Özbostancı bizimle kalmak zorunda kalıyor ama rahat değil. Arkadaşımızın bir sıkıntısı olmalı. Az sonra çok efendi, çok saygılı bir kardeşim olan Özbostancı baklayı ağzından çıkarıyor: (/ Abi müsaade edersen ve de ayıp olmazsa ben öbür tarafa gideyim.) Mehmet!in öbür taraf dediği Şeref Tribünü ( Elbette Mehmetciğim. Benim için hiçbir mahsuru yok. Ben şeref tribününe davet edilmediğimden A tribününde de maçı seyrederim. Sen hiç üzülme.) Mehmeti de şeref tribününe yolcu ettikten sonra uzun kuyrukta sıramızı bekliyoruz. Birden yanımızda aslan gibi, çok yakışıklı, çok şık takım elbiseli bir delikanlı beliriyor. Eski futbocum Kazım Kırcı. (/ Başkanım lütfen benimle gelin. sizin yeriniz şeref tribünüdür.)(/Kazımcığım ilgine çok teşekkür ederim. Ben arkadaşlarımla birlikte sıramı bekleyip 1 numaralı kapıdan stada gireceğim.) (/ Hayır olmaz. Sizi bu kuyrukta bırakamam.) Bu sırada Hüseyin Serin kardeşimde söze karışıyor. (/ Başkanım siz gidin. Zaten ayağınız ağrıyor. Burada uzun süre bekleyemezsiniz.) Hüseyinin ve diğer arkadaşlarımın olurunu aldıktan sonra Kazım ile birlikte Şeref Tribünü kapısına yöneliyorum. Kazımın Ankara Bölgesinde çok iyi bir konumu olmuş. Antrenörlük ve idari görevler yapıyormuş. Kazımla birlikte Şeref Tribününe girdikten sonra onun bana ayırdığı yere oturmadan arkamı sahaya verip projektörlerimi zat/ı şahanelerinin misafirlerine çeviriyorum: Arçelik Eski müdürü Mehmet Savaş, Bolu Gündem Gazetesinin çiçeği burnunda köşe yazarı Fevzi Ergin, Bolu Gündem Gazetesinin çiçeği burnunda sahibi Durmuş Erdinç, Bolu Gündem Gazetesinin çiçeği burnunda genel yayın yönetmeni Suha Alpaslan. Bu arada Bolu Gündem Gazetesinden başka Boluda yayınlanan hiçbir gazetenin sahip veya genel yayın müdürünün Şeref Tribününde olmadığını ilave edelim. Mehmet İnceayan,Termal Otel Genel Müdürü Ervani Alemdar, Emin Semercioğlu, Adil Semercioğlu, Adil Semercioğlunun muhterem eşleri/ki kendileri Boluspor kulübü başkanının kızkardeşi olurlar/ yanılmıyorsam Adilin kerimeleri/ Belediye Başkan Yardımcımız Orhan Bozgeyik, eski yardımcımız Abdullah Öztürk ve Abdullah Öztürkle birlikte yemekte bize çalım atan Belediye Meclis Üyesi S. Ali Özkoç, İl Genel Meclisi Başkanı Mücahit Kutlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman, Kredi ve Yurtlar Bolu Müdürü Şerefettin Çilkara, Mehmet Özbostancı, Necdet Gören, Süreyya Astarcı, Mustafa Astarcı, Erkan Astarcı / Baba/oğul Astarcılar Şeref Tribünü Davetiyelerini Ankaradaki pozisyonları icabı Ankaradan temin etmiş olabilirler./ Oktay Türesin, Cevat Yılmaz, Hayrettin Ulu, Adem Gümüş/ günahlarına girmeyeyim Demokrat Parti kongresi için Ankaraya gelen bu ağır toplarda davetiyelerini bir başka kaynaktan da temin etmiş olabilirler/ Gerede Belediye Başkanı Ömer Baygın, Gerede Belediye Başkan Yardımcısı A. Kemal Atay, Ömer kardeşimin çok yakışıklı oğlu, Yeniçağ eski Belediye Başkanımız Ömer Sayın, Eski Valilerimiz M. Ali Türker ile Ali Serindağ. Devre arasında hasret giderdiğim Sayın Serindağa Şeref Tribününe girişi ile ilgili sorular soruyorum. Sayın Vali, Boluspor yöneticisi Ercan Albayrakla ve onun daveti üzerine maça geldiğini ifade ediyorlar. Sayın M. Ali Türkerle kucaklaşmamızın dışında herhangi bir konuşma yapamadığımdan kendisinin kimin davetlisi olduğunu öğrenme imkanım olmuyor. Sayın Valinin Boludaki en samimi dostu Mehmet İnceayan oduğu için onun vasıtasıyla yerinin ayrılmış olabileceğini tahmin ediyorum. Sayın Valimiz Halil İbrahim Akpınarında maçta olduğunu ilave edelim. Bu arada Türk futbolunun ve Bolusporun en meşhur futbolcularından, günümüzün en şöhretli futbol yorumcusu Rıdvan Dilmenin de maçın birinci devresi oynanırken Şeref Tribününe geldiğini ve şeref tribünündeki o kadar kişi arasında sadece bu satırların yazarı ile CANIM BAŞKANIM diye kucaklaştığını satırlarımıza alalım. Evet sevgili okurlarım. Bolusporun başındaki kişi, Bolusporun böylesine önemli bir maçına Boluspor tarihinin en uzun süreli Genel Sekreterini ve Başkanını davet etmeme nezaketsizliğini gösteriyor. Bir süredir benimle selamı sabahı kesti. 30 yıla yakın süredir avukatlığını yaptığım Yılmaz Becikoğlu ile olan şahsi münasebetlerinden ötürü benim Becikoğlunun avukatı olmamı bir türlü kabullenemiyor. Yani sapla samanı birbirine karıştırıyor.Bu yılda gördük ki Süper Lige çıkmak öyle kolay bir iş değil. Yüce Allah Süper Ligde başkanlık yapmayı herkese nasip etmiyor. Boluspor/Karşıyaka maçına davet edilmeyen Yener Bandakçıoğlu Süper Ligde 8 yıl aralıksız Genel Sekreterlik, 6 yıl Başkanlık yine bugünkü Bank Asya 1. Ligine tekabül eden o zamanki 2. ligde de 2 sene başkanlık yapıp Türkiyede başka örneği olmadığı gibi Bolusporu aynı yıl içinde 2 defa 1.Lige çıkaran başkandır. Boluspor da her türlü başarıyı yakalamış, her türlü ikbali görmüştür. Boluspor Karşıyakaspor maçına davet edilse ne olur, davet edilmese ne olur
* HASSA/I HÜMAYUN : Padişahın kıymetli ve ileri gelen yakınlarının topluluğu.
SAYIN VALİYİ HAFTA İÇİNDE ZİYARETİ UMUYORUM Perşembe günü öğle saatlerinde, tam öğle uykum sırasında Vilayet Özel Kaleminden aranıyorum. Görevli kızımız soruyor: (/Sayın Başkanım müsaitseniz Sayın Valimizi bağlayacağım.) Özel kaleme beni öğle uykusundan uyandırdınız diye sitem edemeyeceğimden, hemen bağlayabilirsiniz kızım diyorum. (/ Yener Abi: bu hafta ki yazınızda bahsettiğiniz Küçük Kaplıcayla ilgili bir görüşelim. Size ikram edecek kahvemiz var. Olmazsa siz bana ikram edersiniz.) Sayın Valimizde bana, Yener Abi diye hitap ederler. Bende bundan çok mutlu olurum. Kendilerini ilk geldikleri zaman Baro mensuplarıyla birlikte ziyaret etmiştim. Kendileri de Hac dönüşümde bizzat yazıhaneme kadar gelerek hem, iade/i ziyarette bulunmuşlar hem de Haccımı kutlamışlardı. Bu hesaba göre kahve ısmarlama sırası Sayın Valide oluyor. Küçük Kaplıca Yıkılamaz başlıklı geçen haftaki yazımla sayın Valinin düşünceleri de örtüşüyor. Sayın Vali konuşmamız sırasında Küçük Kaplıcanın yıkılmayacağını, düşündükleri 5 yıldızlı otelin kaplıcanın arkasındaki ormana dayalı yere yapılacağını ifade ettiler. Elbette doğrusu budur. Küçük Kaplıca tarihi ve nostaljik bir eser olarak aynen muhafaza edilmelidir. Yazımıza gösterdiği duyarlılık ve ilgi için Sayın Valimize teşekkürlerimi sunuyor, ilk fırsatta kahve içmeye gideceğimi ümit ediyorum.