GÜLEZLER KONAĞI’NDA BOLU TÜRKÜLERİ GECESİ
( İSMETPAŞA’NIN ODASI OYUN SALONU OLMUŞ)
Geçtiğimiz Salı günü, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı hocalarından değerli dostum ve hemşerimiz Yrd. Doç. Dr. İsmail Hakkı Akyoloğlu’ndan bir telefon alıyorum: (- Yener Abi, bu akşam 18:00’de Gülezler Konağı’nda “ Bolu Türküleri” konserimiz var. Sizin Bolu Türkülerine ilginizi bildiğim için katılırsanız sevinirim.) İsmail Hakkı Akyoloğlu Bolumuzun bağrından yetişmiş büyük bir sanatçıdır. Ömrünün neredeyse tamamını müziğe ve Bolu Türkülerine hasretmiştir. Bir çok Bolu Türküsünü notaya alıp TRT repertuarına girmesini sağlayan örnek bir Bolu hastasıdır. İsmail Hakkı kardeşimin bu davetini kaçırmamam lazım. Zira çeşitli tarihlerde bazı yazılarıma konu olan Gülezler Konağı’nın son durumunu – açılış törenine davetli olmadığım için- görememiştim. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş olacak hem sevgili kardeşimin ve arkadaşlarının konserini takip edecek hem de konağı yeni haliyle inceleme fırsatı bulacaktım.
Saat 18:00’i bir iki dakika geçe Gülezler Konağı’nın kapısından içeri giriyorum. Girişte çok nazik bir güvenlik görevlisi ayakkabılarımıza galoş giyme mecburiyetini hatırlatıyor. Konser girişte sol taraftan ikinci kattaki salonda icra edilecek. İlk tespitlerime göre Konak birbirinin aynısı yani birbirine simetrik iki bölümden oluşmuş. Böylece Gülezler ailesinin iki kardeşleri Mehmet Şükrü Gülez ile İsmail Hakkı Gülez’in aileleri bu birbirine benzer katlarda ikamet etmişler. Konser için Konağın ikinci kat Sofası hazırlanmış. Sofa fazla büyük değil. Ama şimdilik böyle etkinliklere ev sahipliği yapabilir.
Salonda ilk olarak Baro’muzun eski mensuplarından ve ruhsatnamesinde benim imzamın bulunduğu değerli kardeşim Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden İbrahim Kıbrıs’la karşılaşıyorum. Bu sevgili kardeşim de Baromuzdan kaydını sildirip bütün mesaisini Eğitim Fakültesi’ndeki görevine yönlendirdi. Kendisi üniversitenin bir çok etkinliğinde spikerlik görevi yaptığı gibi bu akşamki konserin spikerlik görevini de üstlenmiş.
Sofa’nın sediri sahne gibi. İsmail Hakkı Akyoloğlu uduyla, Turan Eker divan sazıyla, Orhan Aytar kabak kemanesiyle, Özgür Öztürk de bendiriyle – bir çeşit ritm saz- konsere başlamak üzere hazırlar. İbrahim Kıbrıs hocamız konser başlamadan önce Bolu Türküleri ile ilgili güzel açıklamalarda bulunuyor. Bu konudaki derme çatma bilgilerimiz sayın Kıbrıs’ın anlatımlarıyla daha kapsamlı bir şekilde belleğimize giriyor.
Bolu Türküleri’nin derlenmesi, notaya alınması ve TRT arşivine girmesinde çok değerli araştırmacılarımız rol almışlar. Bu değerli insanların katkılarıyla TRT ve Kültür ve Turizm Bakanlığı arşivlerinde yüzlerce türkü, ilahi, oyun havası ve ezgi yer bulmuş. Meşhur bestekar Adnan Saygun bir Bolu Halkevi ziyaretinde “ Yemenimin Uçları” türküsünü derlemiş ve notaya almış. Bolu türküleriyle ilgili en ciddi araştırmalar 1948’den sonra Bolu, Mudurnu, Göynük, Gerede ve Mengen ilçelerinde yapılmış. Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza Yetişen bu araştırmalarda 124 halk türküsü derlemişler. Bu üstatlarımızın derlediği türkü, ilahi, ninni ve oyun havalarından 55 tanesi de Bolumuzun medarı iftiharı İsmail Hakkı Akyoloğlu tarafından notaya alınarak TRT arşivlerine kazandırılmış. Daha sonra 1980’li yıllarda Kültür Bakanlığı Anadolu’ya yayılma çalışmaları sırasında Milli Folklor Araştırma Dairesi başkanlığına bağlı yeni bir birim kurmuş ve Bolu ve havalisi derlemelerini notaya almak üzere yine İsmail Hakkı Akyoloğlu hocamızı görevlendirmiş. Bakanlık folklor araştırmacılarından Sabri Uysal ve Ahmet Çakır üstatlar da Akyoloğlu ile birlikte çalışarak 14 ezgiyi notaya almışlar ve kültürümüze kazandırmışlar.
Kaynak kişilerin çoğunluğunun köylerden olmasına rağmen çok değerli hemşerilerimiz yani değerli müzikseverler “Baytar Reşat” namıyla maruf eski belediye başkanımız Reşat Aker, Çıkınlar Mahallesinden Azmi Turan, Devlet Hastanesi İdari Müdürü Ahmet Doğanuz, Emekli Öğretmen Fahri Tekindor, Maliye memuru Ali Murat Karageyik, Yılmaz Dokuzoğuz, Mehmet Aköğretmen, Hakkı Özsaz, Niyazi Aydın, Fahri Ünsal, Mehmet Ölmez, Niyazi Aldın, İbrahim Erdem, Mehmet Üstün, Mudurnu’dan eski İl Genel Meclisi Üyesi Necati Ersöz, Ali Uluutku, Mudurnu’dan meşhur saatçi Selahattin Bilgiç ve Hüseyin Aköğretmen Bolu Türkülerinin kaynak kişileri olarak tarihe geçmişler. Eski tarihlerde 1950’li 60’lı yıllarda radyo takibimiz daha fazla olduğundan Yurttan Sesler programında sık sık “Ali Murat Karageyik’ten… Emin Aldemir’den alınan bir Bolu Türküsü” anonslarını duyardık. Madem Üniversitemizde bir “Bamer” Bolu Halk Kültürünü Araştırma Merkezi kuruldu. Bu merkez İsmail Hakkı Akyoloğlu hocamızın da katkılarıyla Bolu Türkülerini hayata geçiren ve şimdilerde çoğunluğu aramızdan ayrılmış olan bu gönüllü müzikologlarla ilgili bir çalışmayı vakit geçirmeden yapmalı ve bu üstatları mutlaka bir kitapta toplamalıdır.
Konser meşhur “ Melek Hanım” türküsüyle başlıyor. Melek Hanım benim en çok sevdiğim türküdür. Çeşitli etkinliklerde beni gören Mudurnu’nun büyük icracısı Mustafa Tenekeci kardeşim hemen (- Yener abimin en çok sevdiği türküye geçiyoruz) der ve Melek Hanım’ı çalmaya başlar. Melek Hanım türküsü Göynük kökenlidir ve Göynük’ün tanınmış derleyicisi Fahri Ünsal’dan büyük üstat Muzaffer Sarısözen tarafından notaya alınmıştır. Konser birbirinden güzel türkülerle devam etmekteyken Göynük’te merhume Belediye Ebesi Ayşe Engin ve Fatma Tuna hanımefendiler tarafından derlenmiş ve İsmail Hakkı Akyoloğlu hocamızca notaya alınmış
“Annesinden Destur Aldı” ve “Seherde Deryaya Dalsam” türkülerindeki bazı kelimeler dikkatimi çektiğinden İsmail Hakkı Akyoloğlu hocamıza bunların Bolu Türküsü yahut da ilahisi olup olmadıkları yolunda çekincelerimi bildiriyorum. Tabiatıyla burada da Bamer’e çok iş düşüyor. Ayşe Engin ve Fatma Tuna’nın öz Bolulu olup olmadıkları araştırılmalı. Belki bu hanımefendiler tayin yoluyla Göynük’e gelmiş olabilirler.
Bu kısa ama muhteşem konserden doyumsuz bir haz alarak ayrılıyoruz. En büyük sevincimiz İbrahim Kıbrıs hocamızdan 2012 yılı içinde bu konserlere devam edileceği müjdesini almamız oluyor. Başta İsmail Hakkı Akyoloğlu hocamız olmak üzere saz arkadaşlarına yürek dolusu teşekkürler. Şuanda aramızda bulunmayan Bolu Türküleri derleyicisi üstatlarımıza da Yüce Allah’tan gani gani rahmetler. Bu arada değerli saz üstatlarımızın türküleri hem çalıp hem söylediklerini de ilave edelim.
Konserden sonra büyük bir merakla
“ İsmet Paşa Odası” nı aramaya başlıyorum. İsmet Paşa’ya girişte merdiven altında bir oda gösterildiğinden girdiğim oda herhalde İsmet Paşa’nın kaldığı oda olmalı. Ama ne göreyim. Odaya 3-4 tane masa ve sandalyeler atılmış. Yani oda bir lokal haline dönüştürülmüş. Bu manzara karşısında ne kadar üzüldüğümü tarif edemem. Ben bir Bolulu ve bir köşe yazarı olarak İsmet Paşa odasının tarihine uygun bir biçime getirilmesine kadar mücadelemi sürdüreceğim. İsmet Paşa odasını lokal haline getirenlerin tarihi veballerini bir kere daha hatırlatıyor ve yazıklar olsun diyorum.
HOŞ GELDİ- BOŞ GELDİ
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Perşembe günü Bolumuzu şereflendirmiş bulunuyorlar. Bir Cumhurbaşkanı’nın şehrimize gelmesini büyük bir memnuniyetle gözlemledik. Kendi ifadelerine göre Sayın Cumhurbaşkanımız üniversite yıllarındaki bir gezisi hariç Bolumuza yıllardan sonra ilk defa geliyorlarmış. Cumhurbaşkanlığı, Anayasamıza göre bir icra makamı değildir. Süleyman baba bir zamanlar Cumhurbaşkanlığı makamını – Çankaya Noteri – olarak tanımlamıştı. Yani Sayın Cumhurbaşkanları, kendisine gönderilen kararnameleri ve kanunları imzalar. Her ne kadar devleti temsil yetkisi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Baş Komutanı olmak gibi süslü kelimelerle bezenmiş görevleri varsa da icra makamı olmadığından sembolik bir makamda oturduğunu kabul etmeliyiz.
Bolu halkı yaradılıştan sakin tabiatlıdır. Fazla coşkulu değildir. Bütün bunlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın gelişinde de ön plana çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı kendisine refakat eden görevlileri ve koruma ordusunu dışta tutarsak az sayıda Bolulu tarafından karşılandı. Bu yukarıda dediğim gibi Bolu halkının nevi şahsına münhasır göstergelerindendir.
Neyse biz asıl konumuza gelelim. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Bolu’ya gelişiyle Bolu neler kazandı. Gizli kapılar arkasındaki görüşmeleri bilemiyoruz. Herhalde Sayın Vali ve Sayın Belediye Başkanımızla Sayın Milletvekillerimiz Bolu’nun sorunlarını Sayın Cumhurbaşkanımıza çatır çatır sunmuşlar ve çok yararlı müjdelerin takipçisi olacağı sözünü almışlardır(!)
Vilayet önünde, Belediye önünde ve Belediye Meclis Üyesi olarak katıldığım Gazelle Otel’deki yemekte Bolu’yla ilgili hiçbir müjde alamadık. Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylemleri rutin popülist söylemleri geçmedi: (-Bolu Türkiye’nin en güzel ilidir… Yeşillikler içindedir… Her tarafı ormanla kaplıdır… Gölleri vardır… Vs. vs. ) Ama Sayın Cumhurbaşkanı’nın çok çarpıcı bir tespitini de alkışlıyoruz: “ Nasıl olur da bu il bu güzellikler karşısında akına uğramamış. Hayret ettim.” İşte Bolumuzun içinde bulunduğu geri kalmışlığı çok çarpıcı bir biçimde özetleyen cümle. Ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın yerinde olsam ilin valisine ve şehrin belediye başkanına bu işin sebebini sorardım. Burnumuzun dibindeki Safranbolu ve Beypazarı örneklerini verip Bolu’nun niçin Turizmde bir marka haline gelmediğinin hesabını vermelerini isterdim. Elbette ki bu işin sorumluları sadece şimdi kendisini karşılayan ilin valisi ve şehrin belediye başkanı da değil. Gelmiş geçmiş tüm milletvekilleri, tüm valiler, tüm belediye başkanları, tüm Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri de sorumludurlar. Sayın Cumhurbaşkanımız o kadar kibar bir insan ki kendisini öğrencilik yıllarından tanıyan Belediye Başkanımızı ve de Burdur Valiliğindeki karşılamadan aşina olduğu Valimizi üzmek istememiş olabilir.
Şimdi bu geziden kimler kazançlı çıktı ona geçelim.
1- Bendeniz. Sayın Cumhurbaşkanı Boluspor’un şanlı tarihine gönderme yaparak “Boluspor bizim gençliğimizin idolüydü” demişler. Necip Çarıkçı kardeşimin kulakları çınlasın. O her ne kadar bu şanlı tarihi zaman zaman inkar etse de Sayın Cumhurbaşkanımızdan en büyük cevabı almış oluyor. Ben de o şanlı tarihin bir numaralı yöneticisi olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza yürekten teşekkürler ediyorum.
2- Sayın Belediye Başkanı. Belediye Başkanımız Sayın Cumhurbaşkanıyla olan eski yıllara dayalı öğrencilik dostluğunu bir kere daha ön plana çıkardı. Hatta hatta bir yerel gazetemizin manşet haberine göre doğrumu bilmiyorum Sayın Cumhurbaşkanımıza bazı kez “Hacım” diye hitap etme nezaketini göstermiş. Ben yakınlıkları ne kadar iç içe olsa da bir Belediye Başkanı’nın bir Cumhurbaşkanı’na Hacım diye hitap etmesini kabul edemiyorum. İnşallah böyle bir hitap yapılmamıştır. Bu arada Hükümet Meydanı’nı Sayın Cumhurbaşkanı şerefine bir günlüğüne trafiğe açan ve ertesi günü hemen kapatan belediye başkanımızı bu alaturka kurnazlıktan dolayı kutlamamız da gerekiyor.
3- Gazelle Otel. Değerli dostum Halit Ergül ve eşleri Emine Ergül tarafından Bolu Turizmine kazandırılan Gazelle Otel Cumhurbaşkanımıza ev sahipliği yapma onurunu yakaladı. Bu bir otel için çok önemli ve büyük bir reklamdır. Daha önceleri Sayın Cumhurbaşkanı’nın geceyi Gölcük’te geçireceği yönünde istihbarat almıştık. Sayın Cumhurbaşkanı Gazelle Otel’i görünce tahmin ediyorum Gölcük’te kalmaktan vazgeçti. Bu konaklama dolayısıyla Gazelle Otel’in müşteri portföyünde önemli bir çoğalma yaşanacağını zannediyorum.
4- Beypiliç. Sayın Cumhurbaşkanımızın Bolu’da bir sanayi kuruluşunu gezme arzusunun Beypiliç’le yerine getirilmesi Beypiliç için çok önemli bir başarıdır. Bolu’da Erpiliç, Akpiliç, Bolca Hindi gibi Türkiye çapında büyük firmalara ait tesisler olmasına rağmen Beypiliç ipi göğüsledi. Değerli dostlarım Hamdi Tanrıkulu ve Sait Koca’yı yürekten kutlarım. Büyük bir reklama imza attılar.
5- Kimi gazetelerimiz. Sayın Cumhurbaşkanının Beypiliç’i ziyareti nedeniyle Beypiliç firması yerel gazetelerin tümüne ve bazı İstanbul gazetelerine tam sayfa teşekkür ilanı yayınladı. Böylece bu gazetelerimiz de önemli bir ilan gelirine kavuşmuş oldular. Her ne kadar ilan metninde bana göre bir iki imla hatası olmuşsa da o günün heyecanı içinde bu hataları görmeyebiliriz.
6- Cumhurbaşkanımızın elinden plaket alan kimi kuruluş, şirket ve iş adamlarımız:
Öğle yemeğinde hayır işlerinde temayüz eden İzzet Baysal Vakfı, Yaşar Çelik, Mustafa Çizmecioğlu, Ahmet Kahraman, Süreyya Astarcı, Mithat Dayıoğlu, Nimet Meto, Erpiliç A.Ş ve Beypiliç A.Ş vilayetimizin teşekkür plaketlerini Sayın Cumhurbaşkanımızın elinden alma onurunu yakaladılar. Ben de kendilerini kutluyorum. Ancak listenin eksik tamamlandığı görüşündeyim. Çok yakın bir tarihte Bolumuza örnek bir Anaokulu kazandıran Bolu Bağışçılar Vakfı ile yine Bolumuza bir okul kazandıran, bunun dışında da bir çok hayır işinin isimsiz kahramanı olan Yılmaz Becikoğlu’nun da bu listeye dahil edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yazımın başlığını bazı okurlarım yadırgayabilirler. Bu başlığı atarken 12 yıl önce şehrimize gelen Süleyman Baba ile ilgili eski gazetem bolununsesi’ndeki “Geç Geldi- Boş Gelmedi” başlığından esinlenmiş olduğumu itiraf etmeliyim.
Ne diyelim. Allah kavuştursun.
TURAN KALAYCIOĞLU’NU KAYBETTİK
Bolu’nun yetiştirdiği en beyefendi insanlardan emekli Halk Bankası Genel Müdür Muavini Turan Kalaycıoğlu abimizi geçen hafta sonunda kaybetmiş bulunuyoruz. Bizim kuşakların çok sevdiği Turan abimiz bir insanlık ve zarafet sembolüydü. İktisat Fakültesi’ni bitirip Halk Bankası’na intisap etmiş, bu bankanın İstanbul’daki en büyük şubelerinde müdürlük yaptıktan sonra Halk Bankası Genel Müdür Muavinliği’nden emekli olmuştu.
Bolu Gençlik takımının en başarılı futbolcularından biri olarak “Cöp Cöp Turan” lakabıyla anılır olmuştu. Hasta bir Boluspor taraftarıydı. Boluspor’un İstanbul’daki hiçbir maçını kaçırmaz, Bolu’ya sık gelişlerinde de her zaman Boluspor’un yanında olurdu. Kendisiyle büyük bir yakınlığım, sevgi ve saygıya dayalı abi - kardeşlik münasebetim vardı. Son olarak yazın Halit Bayındır abimizin cenaze töreni nedeniyle Bolu’ya gelişinde karşılaşmış ve hasret gidermiştik.
Geçen hafta Pazar günü Belediye hoparlöründen saat 11:00 sıralarında duyduğum ilana göre sevgili abim aynı gün İstanbul’da öğle namazından sonra defnedilecekti. İlan tahmin ediyorum biraz aceleye geldiğinden ne cami ne de mezarlıktan bahis yoktu. Bu elverişsizlik dolayısıyla maalesef İstanbul’a gidip son görevimi yapma imkanından mahrum kaldım. Bu hafta Cumartesi Bahçelievler Pazarı’nda rastlaştığım evdeki yoğurdunu bile Bolu’dan götüren değerli kardeşim Av. Çetin Karageyik’ten aldığım bilgiye göre sevgili abimin aziz naşı Ataköy Camisi’nden kaldırılarak Büyükçekmece mezarlığına defnedilmiş. Kendisine Yüce Allah’tan rahmetler diliyorum. Sevgili eşine, sevgili evlatlarına ve kardeşi Prof. Dr. Ali Kalaycıoğlu’na başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.
- ELVEDA "BOLU YEDİGÖLLER" -HOŞGELDİN "DÜZCE YEDİGÖLLER"
- İKİNCİ BAHAR-INI YAŞAYAN FUTBOLCUM MİNAS ASA
- SİYASET RÜZGÂRININ NEREDEN NASIL ESECEĞİ HİÇ BELLİ OLMAZ
- MİLATTAN ÖNCESİ İLE UĞRAŞAN ZİLE BELEDİYESİ
- TÜRKİYE NİN EN ZENGİN İLİ (!) ELBETTE Kİ “TEŞVİK” MAZHARİYETİNE NAİL OLAMAZ
- NELER YAPTIK ŞU BOLU İÇİN – KİMİMİZ NUTUK ÇEKTİK KİMİMİZ DE YİNE NUTUK ÇEKTİK –
- TARİH FIŞKIRACAK TOPRAĞI KAZSAN TARİH
- GARNİZONUMUZUN EŞREF BİTLİS İSMİ NAZMİ KARAKOÇ OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR
- SAYIN SUAT TOSUN’A YÜREKTEN TEŞEKKÜRLERİM
- GÜNAYDIN MUSTAFA NAMDAR HOCAM - GÜNAYDIN MAKİNİST KARDEŞİM
- “KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRLERİNİ AĞIRLAR”
- BU BİR AÇIK TEŞEKKÜR YAZISIDIR
- SAYIN KENAN EVREN’DEN BEN DE DAVACI OLSAM MI Kİ?
- KENT MEYDANI’NIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKELİM
- HOŞ GELİŞLER OLA
- YİYİN EFENDİLER YİYİN(!)
- Sivil havaalanını otopark yapalım
- Bolu bağışçılar vakfının ilk eseri
- Seben'in elması - Eğirdir'in elması
- Bir bilirkişi rica ediyorum!
- “Mucizenin adı Erbayram”
- Gülezler Konağı açıldı mı?
- KÖKEZ’E LAF SÖYLETMEM
- BEN YANLIŞ YAZMADIM!
- Cami çok, cemaat az
- OLUR BÖYLE ŞEYLER.. ZAMANINDA BOLUSPOR’DA DA OLMUŞTU.
- Abant olmadı size Yedigölleri verelim
- ADNAN DAYLAN'A HELAL OLSUN
- YAYLALARIMIZ İÇİN ŞEFFAF BİR AÇIK ARTIRMA YAPSAK
- Mete Ferah’ın açıktan üniversite matematik profesörlüğüne atanmasını öneriyorum
- Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı'ndan Bolu bağlantılı uçuşlarımız başlıyor
- Etrafımızda Müneccim’ler var
- Tarihi başarının arkasındaki hesap hatası
- TARİHİ BAŞARININ ARKASINDAKİ HESAP HATASI
- KARAKADI CAMİİ’NİN ESRARI
- Çepni İsviçre olabilir mi?
- Akkayalar mı dediniz?
- ÖMÜRLER BİTER “ O SENE BU SENE” BİTMEZ
- SAYIN KAZIM OKSAY'IN HAKLI ELEŞTİRİLERİ
- Abant’ı elimizden aldılar şimdi de “ Davos” umuza göz diktiler
- MUDURNU TURİZMİNDE YENİ BİR YILDIZ : FUATBEYLER KONAĞI
- AL GÜLÜM VER GÜLÜM
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA BOLULU OLMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU
- BİR NOSTALJİ ŞAHESERİ:İnkılâp (İmaret) İlkokulu sergisi
- GÜLEZLER KONAĞI-ÖZKÖKLER KONAĞI
- " SİZİ BEN BİLE KURTARAMAM" ( İSMET İNÖNÜ)
- OLUP BİTENLER KIZILAY’A YAKIŞMADI
- SAYIN VALİ AKPINAR AKLANDI
- ESKİLERE MİNNET BORCUMUZ OLMALI
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ (2)
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ
- Belediyemizden büyük bir vefa gösterisi
- “BEŞİBİRYERDE”
- SU – JEOTERMAL- AKAR –BOLU- BAKAR
- "TAKOZ RECEP'İN" TRANSFER ÖYKÜSÜ
- BOLU’DA YILIN OLAYI “ANILARLA BOLUSPOR” KİTABININ YAYINLANMASIDIR
- "BOLU KAYMAĞI" NI MARKALAŞTIRALIM
- MORALİNİZ BOZULMASIN SAYIN VALİM! “BÜYÜK KAPLICA” TERMAL’E YAKIŞIR
- BOLU’DA “YILIN ADAMI” ADAYIM AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANI FİKRET ALBAYRAK’TIR
- GEREDE’DEKİ MUHTEŞEM AÇILIŞTA MUHTEŞEM VEFA GÖSTERİSİ
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Tevfik Abimin ( Türesin) Boluspor Anıları
- Ne maçmış be
- TAYİN MEMURİYETİN OLMAZSA OLMAZIDIR
- 30 YIL SONRA YENİDEN GÜNDEM OLAN TARİHİ MAÇ
- YILMAZ ÖZDİL’İN SÜTUNUNA KONUK OLMANIN DAYANILMAZ ONURU
- Ticaret ve Sanayi Oda’mızla Rujhat Avşar’a teşekkür
- “ABANT İKTİSADİ İŞLETMESİ (!)”
- “BOLU ÇİKOLATASI” ARTIK BOLU’NUN MARKASI OLMALIDIR
- İYİ Kİ "KOKAİN" KULLANILIYOR DENİLMEDİ
- YEŞİL CAMİ’DE “ENDERUN USULÜ TERAVİH” NAMAZI
- SAYIN REKTÖRÜN BASIN TOPLANTISINDAN İZLENİMLER
- SAYIN VALİMİZE VE DE SAYIN EMNİYET MÜDÜRÜMÜZE AÇIK DİLEKÇE
- DEĞERLİ SPOR YAZARLARIMIZA ACİZANE BİR HATIRLATMA
- ÇORBADA BENİM DE TUZUM VAR
- “ BOLU TÜRKİYE'NİN, EN GERİ İLLERİNDEN BİRİ” DİR
- BOLU BAĞIŞÇILAR VAKFI SINIFI GEÇTİ.. YA SINIFTA KALANLAR…
- GÖL NEDİR? GÖLET NEYE DENİR?
- MUTLULUĞU YAŞARKEN ÜZÜLMEK (2)
- HAFTANIN FOTOROMANI
- SELMA AKÇAKAVAK’IN BÜYÜK PROJESİ
- DİLERİM CİCİM AYLARI DEVAM EDER
- TAŞLIYAYLA GÖLETİ TAŞLIYAYLA GÖLETİDİR
- DOĞALGAZ ÜZERİNE KİŞİSEL BİR İNCELEME
- YENİ BİR YUTTURMACA: BOLU SİVİL HAVA ALANI
- BAŞKA BOLUSPOR VAR MI
- ALEYKÜMSELÂM MUSTAFACIĞIM
- Meslekte 45 yıl
- Bir Genel Başkanın Hatırat/ı Metrukesi
- ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARI BİR GÜN SÜRDÜ
- BOLU SU TERESİ
- Sayın Miroğlu Boluda
- BOLUMUZUN YÜZ AKI: FİZİK TEDAVİ HASTANESİ
- KÜSLERDEN İLK BARIŞANI ALLAH(C.C) İLK OLARAK CENNETİNE KOYAR Hadis/i Şerif
- KADER ÇİZGİMİZİ HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞTİREMEYİZ
- BENİM İÇİN HAFTANIN GÜNDEMİ AZİZ KARDEŞİM MEHMET ÖZMENİN KAYBIDIR
- YEREL BASININ YENİ YILDIZLARI
- BORAZANCIBAŞILIK YÜCE BİR MESLEKTİR
- TALİH KUŞU SEBENE KONDU MU/ KONMADI MI
- Bir Fotoğrafın Anatomisi Ve De Bir Toplantının Anatomisi
- BİR YENİ YIL ÇEŞİTLEMESİ
- YES WE CAN
- RUJHAT AVŞARIN MARKALAŞMA HEYECANI
- BİZİM BİRADERİN DUBAİ İLE İLGİLİ KORKUNÇ KEHANETİ
- KENDİ GİTTİ ADI KALDI YADİGAR
- GEÇEN HAFTANIN MABADI
- İKİ DEĞERLİ KARDEŞİMİN YAKIN TARİH ANILARI
- BOLUSPOR'A KÜSÜLMEZ
- SON YILLARIN EN BÜYÜK YUTTURMASI: BOLULU ÜNLÜLER SERGİSİ
- Selami Dereliyi kaybettik
- Gölcükün hüzünlü güzelliği
- Bolu Belediye Meclisinin Kararını Hiçe Sayan Dış Ticaret Bakanı
- Vefa ya da Boza satıcısı
- MADEM GERİ VERECEKTİNİZ NİYE ALDINIZ
- HAYIR SAHİBİ ARAYAN CAMİİDE BU YIL TERAVİH NAMAZI KILACAĞIZ
- ON BEŞ BİN YATAK KAPASİTELİ KARACASU, BAŞKA BAHARA MI KALDI
- SEBEN GÖLETİ TURİZM ALANI İLAN EDİLECEK(MİŞ)
- HİÇ HOŞLANMADIĞIM BİR HUYUM(!)
- KARİ* DEN OKUYUCU MEKTUPLARI VE NEFİS BİR BAŞYAZI
- TRİUMVİRATEYİ ÜÇ AHBAP ÇAVUŞLAR OLARAK DÜZELTİYORUM
- ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD/İ KIBTİ SİRKATİN SÖYLER (Türk Atasözü)
- CEVAP HAKKI DA SAVUNMA HAKKI KADAR YÜCEDİR
- Cevap Hakkına Saygımız Ebedidir
- YALAN HABER YAZANA NE DENİR
- BİZ YAZALIM DA VARSIN OLMASIN
- DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ
- BU TESADÜFE MUCİZEDEN BAŞKA İSİM VEREMİYORUM
- KÜÇÜK KAPLICA YIKILAMAZ
- HASSA/I HÜMAYUN*
- BOLULU GAZETECİLER BİRLEŞMELİ
- ALADAĞ YAYLALARI...
- Beş Yıl Önce / Beş Yıl Sonra
- ŞEYH EDEBALİNİN BOLULU TORUNU
- ESKİ KARDEŞİM BENİ NE KADAR DA ÇOK ÖZLEMİŞ
- LİSTELERDE NİHAYET AÇIKLANDI
- İNSANA AİT HİÇBİR ŞEY BENİ ŞAŞIRTMAZ
- TESADÜFLER... TESADÜFLER...
- ARAFATTA BOLU CAMLI CAMİİ PROTOKOLÜ
- MEKKEDE OSMANLI YADİGÂRI









Yorumlar
Bolu'nun öz evladı Saygıdeğer ağabeyim,konserimize gelerek bizlere gösterdiğiniz sıcak ilgi ve değer için şahsım ve arkadaşlarım adına size teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz.Sizlerle birlikte olacağımız her konser bize ayrı bir mutluluk ve sevinç verecektir.Sizlere tüm BANDAKÇIOĞLU ailesine sevgilerimizi sunuyor ALLAH 'tan sağlık,mutluluk dileriz..İsmail Hakkı AKYOLOĞLU..
Saygıdeğer Yener Bandakçıoğlu Ağabey, Üniversitenin, Gülezler Konağı'nda sunduğu dinletiyle ilgili gösterdiğiniz duyarlılık için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca şahsım ve arkadaşlarım için söyledikleriniz nedeniyle de teşekkür ediyor, söylediklerinizin, bizleri daha da kamçılayacağını belirtmek istiyorum. Bu anlamda Bolu'ya ve kültürüne bir katkımız olduysa ne mutlu bizlere.Sağlık ve mutluluk dileklerimle, saygılarımı sunuyorum. İbrahim KIBRIS