ESKİLERE MİNNET BORCUMUZ OLMALI

Yener Bandakçıoğlu

Hafta içinde Boluspor’un kuruluş yılındaki kadrosunun Bolu kökenli en tanınmış futbolcularından Nazım Baysan ziyaretime geliyor. Nazım, zaman zaman yazıhaneme gelir. CHP saflarında aktif politikaya devam ettiği için de genellikle CHP İl Örgütünün sorunlarıyla ilgili fikir alış verişinde bulunuruz. Bu arada tabiatıyla Boluspor’un şanlı tarihine de nostaljik yolculuklar yaparız.
Son günlerde Bolu yerel basınının en güçlü köşe yazarlarından Serhat Cengiz (Bolu Gündem ) ile Bolununsesi internet gazetesinde Bizim Birader – oğlum- Cumhur Bandakçıoğlu’nun değindiği benim için de önemli gördüğüm bir konu var.. Boluspor’un şanlı tarihinin temel taşlarından meşhur futbolcumuz Rıdvan Ertanı’nın Boluspor maçlarında tarihi kimliği ile ilgili bir özel yere oturtulmaması. Her iki yazar da bunun doğru olmadığı ve Rıdvan’a gerekli değerin verilmesi kanısındalar. Yukarıda değindiğim gibi ben de bu kanıdayım. Sadece Rıdvan değil. Bu küçük şehrin takımını büyük takım haline getiren herkes gerekli saygı ve sevgiyi görmelidir. Okurlarım çok iyi hatırlarlar. Bırakınız futbolcularımızı eski kulüp başkanı olarak bizlere bile 3-4 sezon evvel Şeref Tribününde bir koltuğu çok görmüşlerdi. Allah selamet versin Erdal Selimoğlu diye bir değerli müdürümüz vardı. O konuda Bolu’da Yenihayat sütunlarında verdiğim kavga sonucu eski başkanlara 3 koltuk ayırılmak zorunda kalınmıştı. Bu uygulama benim sayemde halen devam ediyor. Zaten stadyumda bir Bölge ve Kulüp karmaşası var. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kendisine ait stadları ya İstanbul’da olduğu gibi büyük kulüplere bırakıyor yada Bolu gibi küçük şehirlerde olduğu gibi şehrin kulüplerine bırakıyor. Ama Şeref Tribünü’nün kullanma hakkı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nde yani Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri’nde kalıyor. Boluspor’un Bolu’daki hiçbir maçını- çok önemli bir mazeretim olmadıkça- kaçırmam. Maça gittiğim zaman bazen yerime oturan kişiyi de kaldırarak etrafı kolaçan etmeye başlarım. Şeref Tribünü’nde protokole ait yerler yazılı olarak ayrılmış olmasına rağmen buraya kimler kimler girer. Bir maça gelin de gözlerinizle görün. Bu kimler kimlerin içine istesek eski futbolcularımızı alamaz mıyız? Yada kullanımı Boluspor kulübüne bırakılan kısımlarda bir elin parmağı kadar olan eski futbolcularımız için mesela 10 kişilik bir yer ayrılamaz mı?
Şimdi gelelim Nazım’ın ziyaret sebebine. Nazım, Emin Semercioğlu’na yazdığı bir mektubun suretini bana da verdi. Herhalde mektubun içeriğiyle benim de ilgilenmemi istiyordu. İsterseniz bu mektubu okuyalım sonra da diyeceklerimiz varsa söyleyelim.
“ Sayın Başkan Emin Semercioğlu
Kulübümüzün 45. Yılını candan kutlar daha nice nice yıllara erişmesini dilerim.
Malumunuz kulübümüz 1965 yılında ekonomik zor şartlar altında kuruldu. Aşağıda isimleri bulunan bizler profesyonel futbolcular olarak Boluspor Kulübü’nü kurduk. Boluspor Kulübü o günden bugüne kadar geldi. 1965 yılında Boluspor Kulübü’nün kuruluşunda bulunmaktan onur ve gurur duyuyoruz. Tam 45 yıl önce Boluspor’un temelini sağlam atmışız ki halen ayakta ve dimdik durmaktadır.
45 yıllık süreç içerisinde hiç anılmadık ve aranmadık. Yalnız onure edilmemizi istiyoruz. Bizleri kulübümüze davet edip bir araya getirmenizi istiyoruz. Sizden ricamız bu başkanım. Boluspor’un kuruluş yıllarında görev alan ve aramızdan ayrılanlar haricinde hayatta kurucu yerli futbolcu olarak sadece 7-8 kişi kaldık. Hayatta kalanlarımız isim ve telefon numaralarıyla şunlar:
İsmail Örgün, Bedri Şan, Mehmet Başaygün, Nazım Baysan, Emin Palazoğlu, Ruhi Çelikağ, Şener Çakar, Ersin Balcıoğlu. Bu arkadaşlarımız Boluspor’un kuruluşunda futbolcu olarak görev almışlar ve ondan sonra hep Boluspor’un yanında olmuşlardır. Bizler sizin kulüp başkanlığı süreciniz içerisinde onure edilmeyi umuyor ve sizlere görevinizde başarılar diliyoruz. “
Nazım’ın bu içten satırlarına katılmamak mümkün değil. Sadece eski futbolcularımızın telefon numaralarını metinden çıkardım. Özel hayatın gizliliği prensibine uygun olarak o arkadaşlarımızın telefon numaralarını da özellikle yazmadım.
Şimdi düşünelim. Acaba neler yapılabilir? Eskiye olan saygısını ve vefa duygularının yüksekliğini çok iyi bildiğim değerli başkanımız Emin Semercioğlu zaten bir elin parmakları kadar az olan bu futbolcularımızı nasıl onure edebilir. Emin, başkanlığı sırasında bugüne kadar yapılmamış bir davranışta bulunarak dini bayram günlerinde kulüpte yapılan bayramlaşmalara eski başkanları da davet etmeye başlamıştı. Eski başkanların yanında eski futbolcularımızı da davet çok hoş olmaz mı? Bir çok kişinin çeşitli yollarla bedava girdikleri kapalı tribünde bu futbolcularımız için özel bir yer ayırsak, başlarında o zamanki kaptanları Rıdvan Ertanı da olmak üzere onları yanyana oturtsak fena bir şey mi yapmış oluruz? Şimdilik benim aklıma gelenler bunlar. Sosyal yapısına çok inandığım başkanımız Emin Semercioğlu’nun bu ve buna benzer girişimlerde, vakit geçirmeyeceğini ve bu arkadaşlarımıza gerekli özeni göstereceğine inanıyorum.
NAİL YÜZKOLLAR 3’ÜNCÜ KAYINPEDERLİĞE ADIMINI ATTI
Bolu’daki en değerli dostlarımdan, 2008 Hac arkadaşım Nail Yüzkollar ( Roma Dondurmacısı) ve muhterem eşleri Makbule Yüzkollar hanımefendi oğulları Alper ve Aytaç’tan sonra biricik kızları Nazlı’nın mürüvvetini de görmeye başladılar. Dün akşam- Cumartesi- Koru Otel’de yapılan muhteşem nişanla kızımız Nazlı, Bolumuzun yakışıklı gençlerinden Serkan Terzioğlu ile nişanlandı. Ne mutlu bir tesadüf ki Serkan yine hayattaki en değerli dostlarımdan Boluspor Kulübü Müdürü Cennetmekan Cemal Öztürk’ün torunu, Şükran ve Selami Terzioğlu çiftinin oğluydu. Dünürlerin misafirlerini salon girişinde karşılamaları sırasında elimi öpen Selami’ye (- Ben senin kayınpederin sayılırım. ) derken bir gerçeği ifade ediyordum.
Yüzükleri Belediye Başkanımız Sayın Alaaddin Yılmaz tarafından takılan Genç çiftleri, Yüzkollar ve Terzioğlu ailelerini yürekten kutlar, ömür boyu mutluluklar dilerim.