DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA BOLULU OLMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU

Yener Bandakçıoğlu

     Adına “Arkadaşlık” dediğimiz insanları birbirine bağlayan manevi duygular içinde, son yıllarda yeni bir hayat sayfamız daha oldu. Yüce Allah’ın takdirleriyle 2007 yılında ifa ettiğimiz “Umre”, 2008 yılında da ifa ettiğimiz “Hac” görevimizden sonra çok değerli arkadaşlar ve dostlar edindik. Bu arkadaşlarımızla olan sıcak bağlarımız olanca samimiyetiyle devam ediyor. Umre ve Hac intibalarımızı, o mukaddes yolculuklardan dönüşümde Bolu’da Yenihayat sütunlarında siz değerli okurlarımla paylaşmıştım. Bu bağlar o kadar sağlam ki Umre ve Hac grubumuzda ki arkadaşlarımızla -tabiatıyla bunlara muhterem eşleri “Hace” kardeşlerimizde dahildir- on beş günde bir, sıra ile bir dostun evinde toplanarak hem o günleri hatırlar hem de çeşitli konularda sohbetler ederiz. Bu toplantılarımıza şu anda Ankara’da ki çok önemli görevi nedeniyle pek Bolu’ya gelemeyen Ergün Yücel hocamızda arada bir katılır. Ama toplantılarımızın lokomotifi, “Bolu Bülbülleri” olarak adlandırdığımız Zeki ve Burhan Ay hocalarımızdır. Toplantılarımız Zeki ve Burhan hocaların insanı mest eden sesleriyle okudukları Aşr-ı Şerif’lerle tamamlanır.
Bu yıl başında çıkarılan yeni Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu’na göre Diyanet İşleri Başkanlığı üst kademe görevlilerinde büyük değişiklikler yapıldı. Kanun çıkmadan önce de, çok değerli Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Bardakoğlu görevini yardımcılarından Prof. Dr. Mehmet Görmez’e bırakmıştı. Bu değişikliklerle, Bolulu hemşehrilerimiz Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki üst görev makamlarını adeta paylaştılar. Bizim hacılar gurubu hemen bir organizasyon yapıp bu değerli hemşerilerimizi tebrik için Ankara’ya gitme kararı aldı. Bugün gidiyoruz, yarın gidiyoruz derken değerli hemşehrilerimizi Ankara’da ziyaret edebileceğimiz bir gün olarak 5 Nisan Salı günü kararlaştırıldı. Ergün Yücel hocamız Salı günü bizleri Ankara’ya beklediğini söyleyince Bolu’da ki doğal liderlerimiz Zeki ve Burhan hocalarda hemen organizasyonu yapıyorlar.
Geçtiğimiz Salı, Çavuşoğlu Turizm’in lüks midibüsüyle Ankara’ya hareket ediyoruz. Kaptanımız İbrahim Öztürk kardeşim gidiş ve gelişte fevkalade sürücülüğü yanında hal ve hareketleriyle de kafile mensuplarından tam not alıyor. Kafilemizde kimler mi var? Başta Zeki ve Burhan Ay hocalarımız. Meşhur tornacı Cemil Kırcalı, 2007 Umre ziyaretimizden sonra kendisine devamlı olarak “Şıhhım” diye hitap etmekten büyük onur duyduğum, Boluspor’dan eski yönetim kurulu üyem sanayimizin meşhur döşeme ustası İsmail Kırcalı, emekli öğretmen Rasim Alumur, eski sanayicilerden İbrahim Akman, Boluspor Eski Başkanı ve Boluspor’dan eski genel sekreterim Mehmet İnceayan. Yukarı Çarşı’nın en meşhur manifaturacılarından Zühtü Canpolat, Caner Kuyumculuk’un sahibi Kamil Caner, Sanayi Çarşısı Derneği Başkanı Mehmet Acar. 2007 Umre ziyaretimiz sırasında Mehmet Acar kardeşimin tüm kafile mensuplarına karşı gösterdiği yardımseverliği yine o tarihlerdeki yazılarımda belirtmiş kendisini Nevzat Demir kardeşimle birlikte “Köroğlu’nun Torunları” olarak ilan etmiştim. Gökdemir Tesisleri’nin sahiplerinden İsmail Gökdemir, Belediye Meclis üyesi Haluk İnceler, meşhur Kanaat Kundura’nın sahiplerinden İsmail Yaman, eski meşhur terzilerimizden Mehmet Caba, sanayideki herkesin uğrak yeri haline gelen meşhur Çetinkaya Lokantaları’nın sahibi Mehmet Çetinkaya, yine sanayinin tanınmış oto yedek parçacısı Muzaffer Cıbıroğlu, sanayiden tanınmış oto boyacısı Mustafa Sarı, emekli işçi Recai Candan, Çakmaklar Köyü’nün en tanınmış mensuplarından Cemalettin Kabadayı. Yanılmıyorsam Cemalettin geçmiş tarihlerde Çakmaklar Köyü muhtarlığı da yapmıştı. Yani diyeceğim o ki kafilemiz tam bir Bolu mozayiği.
     Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ankara’da ki görkemli binasına ulaştığımızda öğle ezanı okunmakta idi. Hemen abdestlerimizi alıp bina içinde bulunan “Mescit”te öğle namazımızı eda ettik. Mescit deyince küçük bir yer anlaşılmasın. Burası bir çok büyük camimizden daha büyük. Diyanet İşleri Başkanlığımızın yaptırmakta olduğu zaman zaman Bolu’da da Cuma namazlarından sonra para toplanılan devasa “Diyanet İşleri Başkanlığı Camisi” bitince vakit namazları orada kılınacak.
Namazdan sonraki ilk durağımız “Başkanlık Lokantası”. Bu ziyaretimizde bizlere baştan sona eşlik eden Bolu’muzun sevgilisi, uzun yıllar Bolu’da Diyanet İşleri Eğitim Merkezi Müdürlüğü yapan ve son tayinlerle Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre İşleri Genel Müdürlüğü’ne tedviren terfi eden Ergün Yücel hocamızın misafiriyiz. Bolu’daki uzun süren görev yıllarında tanış olduğum Ergün hocamızda asıl samimiyetim 2007 Umre ziyaretim sırasında başladı. Ergün hocamız o yıl Umre kafile başkanımızdı. Lokanta da Boluspor başkanlığından kalan huyum depreşiyor. Garsonlara aşçı başının yada aşçıların Bolulu olup olmadıklarını soruyorum. Maalesef olumlu bir cevap alamıyorum.
     Yemekten sonra hızlı bir tebrikat turu bizleri bekliyor. İlk ziyaretimizi Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Geredeli hemşehrimiz Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar’a yapıyoruz. Ali Bardakoğlu zamanında da Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olan bu sevgili hemşerimiz yakışıklılığı ve içten davranışlarıyla bütün kafilemizden tam not alıyor. Daha sonra ki durağımız Dini Yayınlar Genel Müdürlüğüne terfi eden sevgili hemşehrimiz ve dostumuz Dr. Yüksel Salman. Çele’lerden olan Yüksel Salman bir ara Hacı Nakkaş Camii’nde de İmam-Hatiplik yapmıştı. Yüksel kardeşimizin hemşerilerini karşısında görmekten duyduğu büyük mutluluğu hal ve hareketlerinden anlıyorduk. Üçüncü durağımız Rehberlik ve Teftiş Başkanı olan Geredeli hemşerimiz Doç. Dr. İsmail Karagöz’ün odasıydı. Oradan çıktık Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne atanan değerli hemşerimiz Prof. Dr. Mehmet Paçacı’yı ziyaret ettik. Tam bir Bolu aşığı olan Mehmet Paçacı, geçmiş tarihlerde bir ara Milli Selamet Partisi’nden milletvekili adayı olan Sanayi Bakanlığı üst düzey bürokratı Mustafa Paçacı’nın oğluydu. Vakit bir hayli geçtiğinden Ergün Yücel hocamızın odasında ziyaretimizi noktaladık.
     Hepsi de bir birinden değerli olan bu sevgili hemşehrilerimizin dışında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın üst düzey yöneticisi olarak çalışan çok değerli hemşehrilerimizi vakit el vermediği için ziyaret edemedik. İnşallah bunları da ayrı bir günde ziyareti umuyoruz. Şimdilik onların isimlerini de yazarak özür dileklerimizi yollayalım: Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Erul, Mushafları İnceleme Kurulu Üyesi Bayram Yılmaz, Müslüman Ülke ve Topluluklar Daire Başkanı ve de Başkanlık Özel Kalem Müdürü Erdal Atalay, Başkanlık Müfettişi Yusuf Şener, Başkanlık İç Denetçisi İrfan Çimen. Bu listeye Sayın Özafşar’ı ziyaretimiz sırasında ekibimize eşlik eden Atama 1 Şubesi Daire Başkanı Düzceli hemşerimiz Recep Sönmez’i de ilave edelim.
     Her makamda, her oda da hemşehriliğin en güzel örnekleriyle karşılandık ve uğurlandık. Her oda da tüm karşı çıkmamıza rağmen çaylarımız söylendi. Tebrik çikolataları yendi. Ama Bolu ile ilgili çok önemli konularda dile getirildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nda böyle bir Bolu Lobisi varken onlardan istifade etmenin yollarını aramalıyız. Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı Bolu’ya yeni bir “Diyanet Eğitim Merkezi” yaptırmak istemektedir. Ancak bu güne kadar münasip bir arsa bulunamamıştır. Bu konuyu Belediye Meclis Üyesi ve Belediye İmar Komisyonu’nun ağır topu Haluk İnceler kardeşime havale ediyorum. Ümit ederim ki Haluk Başkanlığa yarar bir arsayı kısa zamanda bulur. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın büyük bir kongre merkezi projesi olduğunu öğreniyoruz. Değerli hemşehrimiz Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar, Karacasu taraflarında münasip bir yer bulunduğunda büyük bir kongre merkezinin yaptırılacağını programlarına almış olduklarını müjdeliyor.
     Evet, sevgili okurlarım bu birbirlerinden değerli hemşehrilerimiz her yönleriyle bulundukları koltukları dolduruyorlar. Büyük bir şevkle makamlarının gereğini yerine getiriyorlar. Sayın Özafşar, Gerede’ye yapılacak muhteşem müftülük binasının fotoğrafını makamına asmış. Bu fotoğrafı bizlere gösterirken büyük bir gurur içindeydi. Bu evlatlarımızın kıymetlerini bilelim. Onların daha yüksek mevkilere erişmeleri için destek ve dualarımızı esirgemeyelim.