DİLERİM CİCİM AYLARI DEVAM EDER

Yener Bandakçıoğlu

Günlerden beri büyük bir heyecan içinde beklenilen Boluspor Genel Kurulu dün/ Cumartesi/ yapıldı. Boluspor yönetiminin olumsuz geçen lig maratonuna rağmen göreve devam için yaptığı girişimler ve bu arada Boluspor eski başkanlarından Yılmaz Becikoğlunun da göreve talip olmasıyla kongre süreci bir hayli renklenmişti. Doğrusunu isterseniz ben kongrenin bu kadar heyecan yaratacağını hiç tahmin etmiyordum. Geçmişte örneklerini yaşadığımız gibi. Görevde yıpranan yönetim kurulunun bu görevi, taliplisi çıkması halinde yeni isimlere devredeceği gibi bir düşüncenin içindeydim. Ama öyle olmadı. Boluspor genel kurulu görülmemiş bir heyecana neden oldu. Yine şimdiye kadar görmediğimiz polisiye önlemler alınmıştı. Başta emniyet müdürümüz sayın Tahir Bayındır olmak üzere, neredeyse tüm üst düzey müdürlerimiz, hatırı sayılır bir sivil ve resmi polis gücüyle iş başındaydılar. Allah biliyor ya Bolusporun 45 yıllık tarihinde böyle bir uygulamayı ilk defa görüyordum. Acaba yönetim, göreve talip olan Yılmaz Becikoğlu ve sempatizanlarından korkmuş muydu Her halde korkmuş olmalı ki böyle bir tedbire gerek duyulmuştu.
Ama hakkını verelim. Yine Bolusporun 45 yıllık tarihinde genel kurul salonunun bu kadar güzel hazırlandığına ilk defa tanık oluyorduk. Salon düzenlemesinin yönetim kurulu üyesi sevgili kardeşim Nedret Yıldızın başkanlığında bir ekip tarafından yapıldığı söyleniyordu. Zaten Nedret de kongre başlamadan evvelki yoğun temposuyla salonun düzenlenmesindeki rolünü dosta düşmana gösteriyordu. Nedret, kongre sürecinde büyük bir çıkış yapmış, mantar biter gibi çoğalan başkan adayları için şunları söylemişti. Hatta Nedret kardeşimin bu söylemleri yerel basınımız tarafından başkan adaylarına verilmiş bir muhtıra olarak değerlendirilmişti: (/ Geleneksellikten uzaklaşmış, daha çok bilimsel, katılımcı, paylaşımcı, ileriye dönük, planlı ve önceden programlanmış çalışmalara imza atması gerektiğini özümleyen bir Boluspor başkanı istiyoruz.) O günlerde bu söylemleriyle çok büyük taktir toplayan Nedret kardeşimin, kongre günü bu bağlamda hiçbir şey söylemeyen Emin kardeşimin listesinde yer almasını, kongre sürecinin ve bizzat kongre gününün en hararetli üyelerinden biri olarak çalışmasını günün en büyük sürprizi olarak değerlendiriyorum.
Gerçekten ben eski bir başkan olarak, tecrübelerime göre Necip Çarıkçı yönetiminin ipini çeken Konyaspor maçından sonra, bu sütunlarda kongre kararıyla ilgili şunları yazmaktan kendimi alamamıştım:
GENEL KURUL BOLUSPORUN HİÇ BİR SORUNUNU ÇÖZEMEZ
Konyaspor yenilgisi Boluspor da büyük bir depreme neden oldu. Bugün okuyacağınız tüm haftalık ve günlük yerel gazetelerimizde her halde baş haber Boluspor yönetiminin istifa ederek genel kurul kararı alması olacak. Yorumlar bir birini takip edecek. Düne kadar veya geçmiş senelerde değerli ve çalışkan başkanımız Necip Çarıkçı ve ekibini göklere çıkaranlar bu gün yerin dibine batıracaklar.
Görünen o ki Boluspor yönetimi tarihi bir karar verme aşamasında. Yıllarca Bolusporda yöneticilik yapmış ve de yönetici olmadığı yıllarda da Boluspor Genel Kurulunu yönetmiş /son yılki genel kurul hariç/ bir tecrübeli eski başkan olarak şunu kesinlikle açıklamak isterim. Boluspor Genel Kurulu geçmiş yıllarda olduğu gibi bundan sonraki yıllarda da, bu yapısını muhafaza ettiği sürece Bolusporun hiçbir sorununu çözemez. Boluspor genel kuruluna ayıp olmasın diye zamanın Valileri, yönetim kurulunun bazı üyeleri /yine açıklıkla söylüyorum. Genel Kurullara yönetim kurulunun tüm üyeleri bile katılmazlar/ ve her kongrede birer birer sayabileceğim çok meraklı bazı taraftarlar katılır. Genel kurullarda hiçbir görüşme yapılmaz. 15/20 dakikada Genel Kurul sonuçlanır.
Eğer duyduğumuz doğrulanır ve Boluspor yeni bir Genel Kurula gidiyorsa, yaşayacağımız tablo yukarıda söylediklerimin tıpa tıp bir fotokopisi olacaktır.
Bolusporun bugünkü mali yapısı nedeniyle Belediye Başkanının desteklemediği bir adayın ve yönetim kurulunun Bolusporu idare etme ihtimali hiç bulunmamaktadır. Onun için Necip Çarıkçı ve arkadaşları şayet görevi bırakacaklarsa yerlerine mutlaka Belediye Başkanı Alaaddin Yılmazın kesin desteklediği bir başkan ve yönetim kurulu bulmak mecburiyetindedirler. Belediye Başkanı AKPli olduğundan bu müstakbel Kulüp Başkanıda mutlaka AKPli olmalıdır. Boluspor tarihindeki bütün Başkan ve yönetim kurulları bir konsensus içinde belirlenmişlerdir. O itibarla ben Necip Çarıkçı ve arkadaşlarının yerlerine yeni bir ekip bulmadan görevi bırakacaklarını ya da bırakabileceklerini zannetmiyorum. Bu aşamada yeni bir ekibin görev almasını da çok zor görüyorum. Hiç şüphe etmiyorum ihale yine Necip Çarıkçı ve arkadaşlarına kalacaktır. Eğer, şayet Sayın Başkan görevi bırakmak da kararlıysa Bolusporu çok kritik günler beklemektedir. Aynen benim 2003 yılında Sayın Yüksel Ceylandan Başkanlığı devraldığım günlerde olduğu gibi Kayyum sesleri duyulmaya başlanacaktır. Benim o günlerde kulübü kayyuma düşürmediğim ve başkanlığı devraldığımın ne kadar büyük bir özveri olduğu da bir kere daha anlaşılacaktır. Evet, bu pilavın daha çok su kaldıracağını düşünüyorum.
Bu yazdıklarım içinde doğrular da var yanılmalar da var. İnsan olarak bazen yanılıyoruz.
Boluspor çok güzel bir genel kurul yaptı. Ama ilerde benim bu sözlerimin doğruluğu da ortaya çıkacaktır. Bir defa Sayın Belediye Başkanı daha önceki (ben bütün adaylara karşı tarafsızım) demesine rağmen kongre öncesi ve kongre sırasındaki söz ve davranışlarıyla açıkça eski yönetimi ve eski yönetimin başkan adayı Emin Semercioğlu kardeşimi desteklemiştir. Eski başkanımız Necip Çarıkçı da başkanlığı bırakmasına rağmen yine Emin Semercioğlu kardeşimi desteklemiştir. Eminin, Necip kardeşimin çok yakın akrabası olması bu desteğin gerçek manasını ortadan kaldırmaz. Açıkça gördük ki gerek belediye başkanımız gerekse Necip kardeşim sebebi şu an yine meçhul kalan nedenlerle kendilerine yakın bir kişinin Boluspor başkanı olmasını yürekten istemişler ve yürekten çalışmışlardır.
Bolusporumuzun yeni başkanı Emin Semercioğlunu yine yürekten kutluyorum. Bir kere daha tekrarlayayım. Emin kardeşim de birçok diğer sevgili kardeşlerim gibi Boluspor yöneticiliğine ilk defa benim yanımda başlayanlar ekolünden yetişmiş bir değerli yöneticidir. Herkese karşı saygılıdır. Onun başkanlık sürecinde, hiçbir zaman eski yeni ayrımı yapmayacağına ve tüm eski başkanlara ve yöneticilere karşı sevgi ve saygı göstereceğine inancım tamdır. Yani inancım odur ki Eminin ağzından hiçbir zaman, benden evvel benden sonra sözcüklerini duymayacağız.
Genel Kurulun ikinci başkan adayı Yılmaz Becikoğlu kardeşim, şairin dediği galip sayılır bu yolda mağlup kuralının başarılı başkan adayıdır. En önce, adaylığını koymakla Boluspor Genel Kurulunun bu denli hararetli ve heyecanlı geçmesini sağlamıştır. Artık Boluspor yeni yönetimi ve Emin, alternatifimiz yoktur söylemini kullanamayacaklardır. Becikoğlunun sayesinde birçok Bolulu, Bolusporun mevcudiyetini özümsemişlerdir. Yılmaz, kongrede Eminin hiçbir şey söylememesine rağmen projelerini açıkça ilan etmiştir. Ortaya koyduğu ve bizzat taahhüt ettiği yıllık 10 trilyon TLlik bütçe Bolusporun Süper Lig hedefine uygun bir harcamayı gösterir. Emin, artık bu rakamın altında bir harcama yaparsa hiçbir mazeret ileri süremez. Yine her zaman ifadeden onur duyduğum gibi Yılmaz Becikoğlu da Bolusporda yöneticiliğe 1978 yılında benim yanımda başlamıştır. Boluspor başkanlığını bırakalı yıllar geçti. Ama benim için ne büyük onudur ki 2010 yılında yapılan kongrede idareciliğe benim yanımda başlayan iki sevgili kardeşim başkanlığa aday oluyorlar. Her iki aday da gerek kongre öncesi gerek kongre sonrası birlik ve beraberlik mesajları verdiler. Ben Eminin bu mesajlara uygun şekilde davranacağına ve Yılmazı Bolusporun en büyük güçlerinden biri olarak kabul edeceğine, gerek ona, gerekse bizlere ve artık bizler gibi eski başkan olmuş Necip Çarıkçıya gerekli sevgi ve saygıyı göstereceğine inanıyorum. Ama Boluspor başkanlığının ne kadar zor bir görev olduğunu bildiğimden de inşallah bu cicim ayları devam eder diyorum.