Cevap Hakkına Saygımız Ebedidir

Yener Bandakçıoğlu

Evvela şu hususu bir kere daha ve kesinlikle belirtelim ki benim Bolusporun şanlı tarihine yön vermiş eski bir başkan olarak, Bolusporumuzun çok çalışkan ve değerli şimdi ki başkanı Necip Çarıkçıyla kişisel hiçbir sorunum yoktur. Ayrıca kendisine hiçbir husumet de duymamaktayım. Defalarca yazdığım ve şayet bu tutumu devam ederse yine yazacağım husus Bolusporun şanlı tarihinin Necip kardeşim tarafından arada sırada yüceltilse de genellikle eleştiri konusu yapmasından kaynaklanmaktadır. Şayet Necip, bu şanlı tarihe dil uzatmazsa benimde kızmam ve bir şeyler karalamam hiçbir zaman olmayacaktır.
Geçen hafta, yine tamamen Necip Çarıkçının Bolu Gündem gazetesinde ki, Bolusporun şanlı tarihiyle ilgili kimi yerde övgü kimi yerde eleştiri / sövgü de diyebiliriz dolu beyanlarına karşı verdiğim cevap bir hayli dalgalanmaya sebep oldu. O uzun yazımın bir bölümünde Necip kardeşimin (/şimdi Boluspor 44 yaşında, benim üzüldüğüm nokta şu: Geçmişte Türkiye de hiç kimsenin yapamadığı şeyi yapan yani gençleri toplayıp satan bir Boluspor vardı. Rıdvan, Sercan, Halil, İbrahim bunlar Boluspora çok büyük para getirdi. Tabii Boluspor o döngüde o paraları pozitif kullansaydı, onları yatırımda kullansaydı, o paraları sportif alanda kullansaydı ve sosyal tesisler yapmak için kullanmış olsaydı, Boluspor Kulübü belki bugün Türkiyenin 5. Büyük kulübü olurdu.) dediğini yazmış ve savunma hakkımı da şu mealdeki cümlelerimle kullanmıştım: Biz o zamanlar kulübün giderlerini futbolcu satışlarından elde ettiğimiz gelirlerle karşılardık. Bunun dışında öyle ağım şahım gelirimiz yoktu. Ama bugün kulübümüzün otopark geliri var, ekmek fırını geliri var, şehir içi ulaşım hatları geliri var, naklen yayın geliri var, iddaa geliri var, sponsorluk geliri var. Bu gelirlerin dışında Belediye İmar Müdürlüğü koordinasyonuyla bazı gelirler de var. Mesela Kızılay binasının inşaatı sırasında bazı sorunların Boluspora bağış suretiyle aşıldığını da o zaman Kızılay Bolu Şubesi Yönetim Kurulu üyesi olarak bildiğimi yine cevaben ve kutsal savunma hakkımı kullanmak amacıyla yazmıştım. Şurasını bir kez daha yineliyorum. Şu veya bu sebeplerle Belediye İmar Müdürlüğü kanalıyla Boluspora kaynak yaratılmasının da hiçbir zaman karşısında değilim Elbette ki Bolusporun yaşaması için böyle bağışlardan da istifade etmesi gerekir.
Belediye İmar Müdürlüğüyle ilgili bu masum satırlarım üzerine Bolu yerel basınının en verimli kalemi sevgili İmdat Aslan kardeşim Bolu Express refikimizdeki 02.07.2009 günlü köşesini tamamen Yener abisine ayırmış. Kendine özgü nefis üslubu içinde benim o günlerde bu iş için Boluspora kaç lira verildiğini açıklamamı istiyor. Bunun yanında Belediye Başkanımız Sayın Alaaddin Yılmaz da 03.07.2009 günlü uzunca bir cevapla yine aynı şekilde konu ile ilgili elimde resmi bir belge varsa bunu kamuoyuyla paylaşmam gereğini işaret ediyor. Sayın Başkanın bu açıklaması gazetemizin saygı değer patroniçesi Selma Akçakavak hanımefendi tarafından tümüyle diğer sütunlarımızda değerlendirildiğinden icabında o yazının tümünde ki iddialara cevap hakkımı da mahfuz tutuyorum.
Şimdi hem sevgili İmdat kardeşime hem de Sayın Başkanımıza yapabileceğim açıklama şudur: Bu bağışın aradan yıllar geçtikten sonra bir yazıma konu olabileceğini o zamanlar hiç düşünmediğimden Kızılay Bolu Şubesinin defterlerinden ve ödeme belgelerinden gizlice birer suret alıp bunları arşivlemeyi de aklımın ucundan geçirmemiştim. Bildiğim şudur: Kızılar Bolu Şubesi inşaasının bazı sorunları için Boluspor Kulübünün ve dolayısıyla Necip kardeşimin yaptırmakta olduğu halı saha inşaatı için o zaman ki rakamlara göre hatırı sayılır bir bağış yapılmış ve pürüzler aşılmıştır. Bugüne kadar ağzımdan çıkan ya da yazıya döktüğüm hiçbir husus gerçek dışı değildir. Yener Abi yazdıysa mutlaka doğruları yazmıştır. Son olarak yine gerek sevgili İmdat kardeşime gerekse Sayın Başkanımıza bir hatırlatma da yapmak isterim: Geçmiş tarihlerde Cumhuriyetin en büyük eserlerinden biri olan Emlak Kredi Bankasının hortumlanmasıyla ilgili meşhur davada zamanın meşhur iş adamlarından Selim Edesin yine, Cennetmekan Özalın prenslerinden bankanın sabıkalı Genel Müdürü Engin Civana hitaben söylediği bir söz vardı. Rüşvetin belgesi mi olur p
Sanırım bu cevapla hem sevgili kardeşim İmdat Aslanı hem de Sayın Belediye Başkanımızı tatmin etmiş oldum.
Mudurnu ipek yolu festivaline AKP boykotu mu
Yaz aylarının gelmesiyle hafta sonları ülkemizin her yerinde olduğu gibi Bolumuzda da çeşitli özel ve kamu etkinlikleri yapılıyor. Baro Başkanlığından ayrılmamızdan sonra vilayet protokol listesinden çıkmış olmamız nedeniyle kamuya ait etkinliklerin çoğuna davet edilmediğimizden bunları takip imkanımız da olmuyor. Bu serzenişimin istisnaları da vardır. Halk Eğitimimizin değerli müdürü Adnan Acar kardeşim ve de Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörümüz Sayın Prof. Dr Atilla Kılıç hocamız vilayet protokol listesinden çıkmamıza rağmen etkinliklerine davet etme nezaketi gösterirler.
Bu hafta sonu da şirin ilçemiz Mudurnuda Mudurnu İpek Yolu Festivali vardı. Festivalin resmi davetiyesini yukarıda açıkladığım nedene göre almamakla birlikte, festivale mensubu olduğum CHPnin Sayın Genel Başkanı Deniz Baykalın katılacak olması ve bu hususun CHP İl Başkanlığınca telefon mesajıyla tebliğ edilmesi, katılıp katılmamam hususunda tereddüt içinde kalmama neden olmuştu.
Bu ikilem içindeyken Perşembe günü öğleye doğru sevgili kardeşim İsmail Türesinden bir telefon alıyorum: (/Yener abi.. Festival meyanında yeniden düzenlediğimiz benzin istasyonumuzun da açılışı var. Öğleye doğru mevlüt okutacağız ve yemek ikramında bulunacağız. Cuma namazınızı da burada ki Hacı Mehmet Türesin Camii nde kılabilirsiniz. Mutlaka bekliyorum. Gelirseniz ne kadar sevineceğimi, gelmeseniz ne kadar üzüleceğimi bilirsiniz./) İsmail benim Mudurnuda ki en çok sevdiğim kardeşlerimden biridir. Artık Mudurnuya gitmek farz oldu.
İsmailin telefonundan on beş dakika ya geçiyor ya geçmiyor. Bu defa da Bolu ilindeki tek CHPli Belediye Başkanı Mehmet İnegöl kardeşimden de bir telefon: (/Sayın başkanım bilmiyorum davetiyemiz elinize ulaştı mı Yarın mutlaka Mudurnuya bekliyoruz./) (/Valla sevgili reisim, davetiyeniz gelmediği için pek gelmek istemiyordum ama gerek sayın genel başkanımızın teşrifleri gerekse İsmailin telefonu üzerine herhalde geleceğim. Teşekkür ederim Mudurnuda görüşürüz./)
Cuma günü saat 10 sıralarında sevgili dünürüm Kazım Karsunun benzin istasyonunda partili arkadaşlarımızla buluşup Tempranın halefi Ford Focusu Mudurnuya gazlıyorum. Yıllarca CHP saflarında çalışmış olan Av. Ahmet Özcan ile Mustafa Hızarcı abim benim arabada, Hüseyin Özcan ile Pala namıyla maruf meşhur Halit Tuna, Kazımcığımın arabasındalar. Biraz gecikmeli olarak festival programının başlangıcına yetişiyoruz. Sayın Genel Başkan özel bir helikopterle Mudurnuya teşrif etmişler. Yanlarında Genel Sekreterimiz Sayın Önder Sav ve bazı milletvekillerimiz de var. Gözlemlerimize göre yoğun bir halk kalabalığı yok. Böyle etkinliklerin o yerin mahalli Pazar gününe rastlaması gerektiğinin altını çiziyorum. Bence festival Mudurnunun yerel pazar günü olan Cumartesi günü başlatılmalıydı. Protokol konuşmaları meyanında Sayın Genel Başkan Mudurnu ile ilgili ve de genel siyasi tablo ile ilgili son derece doyurucu bir konuşma yapıyorlar. Bu konuşma yerel ve ulusal basında tümüyle yer aldığından ayrıca tekrarlamıyorum. Ancak Sayın Genel Başkanım Mudurnu Tavukçulukun zor günlerinde, zamanın DSP hükümetinin gerekli ilgiyi göstermediğine ilişkin sözlerinin konuşmayı büyük bir dikkatle dinleyen Uğur ve Oktay Türesin kardeşlerimi fevkalade duygulandırdığını ve bu bağlamda onurlandırdığını söylemeliyim. Sayın Valimiz Halil İbrahim Akpınar da Bolunun ve Mudurnunun güzellikleri ve turizm potansiyeli üzerine çok doyurucu bir konuşma yaparak alkışlanıyor. Sayın Valinin, Sayın Genel Başkana gösterdiği saygı da gözlerimizden kaçmıyor. Sayın Vali, Mudurnudan ayrılışına kadar Sayın Genel Başkanımızın yanındaydı.
Sayın Genel Başkanımız Mudurnudan ayrıldıktan sonra ekibimiz diğer etkinliklerden ayrılarak İsmail kardeşimin yeniden düzenlediği benzinliğe gidiyoruz. Mudurnuya giden herkes bu benzinliği bilir. Tam, Orman İşletmesi ve Göynük yolu ayrımındadır. Son yıllarda ülkemizin her tarafında ki benzin istasyonlarının yeniden dekora edilmesi konusunda çok ciddi adımlar atılıyor. Benzin istasyonları bir tablo gibi güzelleşiyor. Cuma namazımızı istasyonda ki Hacı Mehmet Türesin Camiinde kıldıktan ve öğle yemeğimizi de yüzlerce davetli ile birlikte istasyonda yedikten sonra Mudurnudan ayrılıyoruz. Bu güzel eser ve misafirperverlik nedeniyle sevgili kardeşim İsmail Türesine ve en az onun kadar saygılı oğulları Mehmet Türesin ve Melih Türesine teşekkürler ve sevgiler.
Evet sevgili okurlarım gelelim bu güzel günde ki üzüntümüze. Eğer gözlerimiz bizi yanıltmamışsa AKP Bolu örgütünden hiç kimseyi festivalde göremedik. Ne Sayın milletvekillerimiz ne Sayın Bolu Belediye Başkanı ne iri cüssesiyle her zaman her yerde görüntü veren AKP il Başkanı ne de AKP den diğer dostlarımız ve bu arada Mudurnunun bir önceki Belediye Başkanı Metin Soygür festivalde yoktular. Eğer bu bir boykotsa hiç şık olmayan bir boykot olmuş. Mudurnu Belediyesinin CHP li olması ve koskoca bir Genel Başkanın Mudurnuya gelmesi bu boykotun perde arkası sebebi ise çok yazık.
Boluda Yenihayat Ailesinin mutlu günü
Gazetemizin çok yakışıklı Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Turan bu akşam dün/ Köroğlu Otel de yapılan muhteşem bir düğünle hayatını yine gazetemiz ailesinden sayılan Latif A.Ş Basın ve Halkla İlişkiler Müdiresi Esengül Şekerle birleştirdi. Uzun süren arkadaşlıkları sürecinde zaman zaman gazetemizin hazırlanmasına yardımcı olan kızımız Esengül hepimizin sevgi ve saygısını kazanmış gerçek bir hanımefendiydi.
Esengül ve Ertuğrulu yürekten kutlar kendilerine ömür boyu sürecek mutluluklar dilerim.