BU TESADÜFE MUCİZEDEN BAŞKA İSİM VEREMİYORUM

Yener Bandakçıoğlu

Aslında bu hafta, sütunum, boş kalma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Devamlı olarak yazdığım gibi aşağı yukarı bir hafta süren fikir jimnastiğinin sonucunda, mutat olarak Pazar günleri Boluda Yenihayata gidiyor ve kırık dökük cümlelerimizle karşınıza çıkıyordum. Bu hafta sonu Ankarada toplanan Türkiye Barolar Birliği Genel Kurul çalışmalarına Bolu Barosu delegesi olarak katılmaklığım, hafta sonu köşe yazarlığımı tehlikeye atmıştı. Bolu Barosunun mümtaz mensupları, Baro Başkanlığından ayrıldığım 2004 yılından sonra beni, 2006 ve 2008 Genel Kurullarında büyük bir oy çoğunluğuyla üst kurulumuz olan Türkiye Barolar Birliği Delegeliğine seçme vefasını gösteriyorlar. Bu yılki Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu için tabii delege olan Baro Başkanımız Av. Gazanfer Günler ile birlikte ben ve diğer delegemiz Av. Hüseyin Ertuğrul kardeşim, Cumartesi ve Pazarı bu görev nedeniyle Ankarada geçirdik. Yukarda da belirttiğim gibi bu kongre çalışması sütunumun bu hafta için boş kalmasına neden olacaktı. Ancak, Cumartesi günü Ankarada yaşadığım bir olay, kısa da olsa aktüalitesini kaybetmemesi için, bir şeyler karalamama neden oldu. Bu satırları Pazar günü geç saatlerde döndüğüm Boluda Yenihayatta çok yakışıklı Yazı İşleri Müdürümüz Ertuğrul Turanın bilgilerine sunuyorum. Cumartesi günü, Türk Kadınlar Birliği Bolu Şubesi Başkanı olan eşim Aygün Bandakçıoğlu da Türk Kadınlar Birliği Genel Kurul Toplantısı için Bolu delegasyonları, Sayın Yüksel Kâhya ve Sayın Süheyla Karsu hanımefendilerle birlikte Ankaraya gitmişti. Türk Kadınlar Birliği Genel Kurulundan sonra, eşimi alacak ve Cumartesi gecesi Sheraton Otelde düzenlenen Türkiye Barolar Birliği gala yemeğine katılacaktık. Eşimin işinin ikindiye doğru bitmesi üzerine, kendisini bir taksi ile alıp Bolu Barolar Birliği delegasyonunun kalacağı Ankara Mega Recidance Oteline bırakmam gerekti. Anti parantez ifade edeyim, Ankara Hiltonun tam karşısında olan Mega Recidancenin ön büro şefliğini değerli hemşehrimiz Güner Güney yapmaktadır. Onun sayesinde çok rahat bir misafirlik yaşadığımızı da söylemek isterim. Genel Kurul çalışmaları sırasında bir fırsat bulup, eşimi almak üzere Türkiye Barolar Birliği binasının önünden sırası gelen bir taksiye el sallıyorum. Şoför mahalline oturduktan sonra taksinin sürücüsü beni hayretten hayrete düşüren bir soru soruyor:Efendim, siz eski Boluspor Kulübü Başkanı Yener Bandakçıoğlu değil misinizGel de şaşırma. Meğer daha sonra isminin Orhan Şen olduğunu öğrendiğim şoförümüz, dikkatli gözleriyle benim arabaya binmem sırasında boynumda asılı olan delege kartımdan ismimi okumuş. (/Evet sevgili kardeşim. Ben, o Yener Bandakçıoğluyum. Bugün buraya Türkiye Barolar Birliği kongresine Bolu Barosu delegesi olarak geldim.) Orhan Şen, Bolusporun şanlı tarihinin adeta bir profesörü. O şanlı tarihte, Boluspor hangi futbolcuları yetiştirmiş, hangi teknik direktörlerle çalışmış, hangi futbolcularını, hangi takımlara satmış. Çok duru bir hafızayla teker teker bana anlatıyor. Orhan kardeşimizin bu bilgisi sadece Boluspora münhasır değil. Büyük takımlar ve bilhassa Beşiktaş, onun zekâ ansiklopedisine kazınmış vaziyette. Ama üç büyük kulüpten sonra Bolusporla ilgili bu korkunç bilgisi, onun Bolusporu ne kadar çok sevdiğini, bizim de o yıllar Boluspora ne kadar büyük hizmette bulunduğumuzu gösteriyor. Değerli okurlarımın yazımın başlığına aldığım mucize sözcüğüne bir itirazları olmaması gerekir. 1988 yılında bıraktığım Boluspor Kulübü Başkanlığı görevimde nasıl bir kök saldığımızın ve de aradan geçen yirmi yıl içinde ismimizin hala unutulmaması elbette ki gerçek bir mucizedir. Orhan Şen kardeşim, Ankara Çetin Emeç Bulvarı Ehl/i Beyt Kavşağında çalışan Metiş Birlik Taksi yazıhanesinin mensuplarından biridir. Yazıhanenin telefon numaraları, 0312 473 82 25 473 82 26dır. Bolusporun şanlı tarihiyle ilgili bilgi almak isteyenler, bu numaralardan Orhan Şen kardeşimle görüşebilirler. Bolusporun şanlı tarihini kaleme alması için yazılarımda kendisini desteklediğim ve bu şerefin kendisine ait olmasını dilediğim gazetemizin güçlü spor yazarı Servet Yılmaz kardeşime de Orhan Şenden faydalanmasını özellikle bir kere daha rica ediyorum. Orhanla son play/off maçlarını da değerlendirdik. Ama ayıp olmasın diye ve de onu üzmemek için Bolusporun şu anda başındaki kişinin beni Boluspor Karşıyaka maçına davet etmediğini söyleyemedim.Türkiye Barolar Birliğinin Balgatta ki muhteşem binası önünde bu gerçek mucizeyi bana yaşatan Orhan Şen kardeşimle birlikteyim.