BOLUSPOR'A KÜSÜLMEZ

Yener Bandakçıoğlu

Geçtiğimiz hafta, Bolumuz benim kişisel değerlendirmelerime göre önemli iki olay yaşadı.Bunlardan birisi siyasiydi diğeri de sportifti.Terörle mücadelenin sembol isimlerinden biri olan zamanın Hakkari Dağ Komanda Tugayı komutanı emekli Tümgeneral Osman Pamukoglu şehrimize geldi. Osman Pamukoğlu, Hakkarideki efsane komutanlığından sonra Tümgeneral olmuş ve bu rütbedeyken başka bir görevde emekliye sevk edilmişti. Çok samimi söylüyorum: Şayet ben yetkili ve etkili bir görevde bulunsaydım sayın Pamukoğlunun değil emekliye sevki, çeşitli rütbelerde yükseltilerek Güney Doğu daki görevine devam etmesini sağlardım. Bulunduğu tugay komutanlığı rütbesini yükselterek kolordu komutanlığına hatta ve hatta ordu komutanlığına getirilmesini sağlardım. Bu komutanın Hakkari deki mücadelelerini ve başarılarını anlattığı Değişen Bir Şey Yok Unutulanlardan Başka isimli kitabı her Türkün okuması gereken hakiki bir destandır. Böyle başarılı ve etkin bir komutanın en verimli zamanında emekliye sevk edilmesini bir türlü anlayamıyorum. Pamukoğlu paşa emeklilik hayatını boş geçirmemek için Hak ve Eşitlik Partisi diye bir parti kurdu. Türkiyemizde yeni kurulan ve belli odaklarca benimsenmeyen partilerin yaşama şansları pek bulunmuyor. Mesela meşhur Diyanet Profesörü Yaşar Nuri Öztürk, fiili politikaya girmeden önce Türkiyenin en saygın kişilerinden biriydi. Konferansları binlerce kişi tarafından takip edilir, kitapları yüz binlerce kişi tarafından okunurdu. Yaşar Nuri hoca, bu gizemli profilini bir tarafa atarak önce CHPye girdi. Daha sonra CHPden istifa ederek yeni bir parti kurup başına geçti. Bugün bir siyasi ve parti genel başkanı olarak Yaşar Nuri Öztürk ün artık esamesi okunmuyor. Partisi de katıldığı seçimlerde yok denecek kadar az oy alıyor. Ben Pamukoğlu paşanın askerlik mesleğindeki başarılarının devam etmesini samimi olarak bekliyordum. Ama sebebini bilmiyorum. Belki ordu üst kademelerindeki kıskançlıklar dolayısıyla bu çok başarılı paşamız sivil hayata başladı ve parti kurma modasına uyarak yeni bir parti kurdu. Ne diyelim Yüce Allah başarılar ihsan eylesin.Pamukoğlu paşa şu günlerde yurt içi gezilere başlamış bulunuyor. Basına yansıması kadarıyla sayın paşamız bu siyasi serüvene Bolumuzdan başlamış. Niçin Bolu Onu da anlamış değilim. Bolu halkının siyasi yapısı bellidir. Belki de Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kültür Merkezinde üniversite bünyesinde oluşan Atatürkçü Düşünce Topluluğunun davetini kabul edip Boluya geldiğine göre bir taşla iki kuş vurayım diye Hükümet Meydanında bir açık hava toplantısı yapmayı da düşünmüş olabilir. Hak ve Eşitlik Partisinin ilk siyasi mitingi olan Bolu Mitingini bir gazetemizin ifadesine göre yüz kişi dinlemiş. Bende mitingin bir bölümünü yazıhanemin camından seyrettim. Bir bölümünde de geçen hafta yazdığım Bolu Belediyesi Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezindeki fotoğrafçılık kursuna giderken dinledim. Hemen şunu belirtmeliyim ki gerek duruşu gerekse ses tonu itibariyle Osman Pamukoğlunun fevkalade sert ve disiplinli bir kişi olduğu hemen fark ediliyor. Ülkemizin içinde bulunduğu kaostan çıkabilmesi için mutlaka çok disiplinli olmamız gerekiyor. Şayet sayın Pamukoğlu kendisi bir parti kurma yerine mevcut partilerimizden birine intisap etseydi ve de o parti içinde yükselme imkanı bulsaydı aradığımız ikinci Atatürke kavuşmuş olabilirdik. Her neyse ben yine de ilk mitingini Bolumuzda yapan sayın Pamukoğluna siyasi hayatta başarılar diliyorum.Haftanın en önemli ikinci olayı ise Boluspor taraftar gruplarından Yarenlerin ve Cadde 14 gruplarının çok yanlış bulduğu ifade edeceğim bir deklarasyonla Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçına gelmeyeceklerini ve takımı desteklemeyeceklerini ifade etmeleri oldu. Bugüne kadar böyle bir taraftar protestosu ile karşılaşmadığımı söylemeliyim. Yıllarca Boluspor Genel Sekreterliği ve Başkanlığı yaptım. Çok güzel ve başarılı günlerimiz olduğu gibi kötü ve üzüntülü günlerde geçirdik. Boluspor Kulübü Başkanına küsebilirsiniz. . Boluspor Teknik Direktörüne küsebilirsiniz.. Boluspor futbolcularına küsebilirsiniz. Ama Boluspor Kulübüne küsemezsiniz. Taraftar demek iyi günde de kötü günde de renk aşkıyla takımını destekleyenler demektir. Taraftar desteği bir takımın başarısında çok önemli bir rol oynar. Eğer yönetimin beğenmediğiniz bir davranışı üzerine küserde takımınızın maçına gitmezseniz en büyük kötülüğü kendinize yapmış olursunuz. Canınız kadar sevdiğiniz takımınızın maçını seyretmemek kadar acı bir şey olabilir mi.. Öğrendiğime göre bu protestonun altında öğrenci biletlerinin 20 Türk Lirasından satılması yatıyormuş. Bu konunun Boluspor için bir sorun yaratacağını hiç zannetmiyorum. Çünkü Bolusporun bugün içinde bulunduğu bütçe imkanları 20 Türk Liralık bilet gelirine hiç de muhtaç değildir. Boluspor öğrenci biletlerini sıfırlasa dahi büyük bir zarara uğramaz. Taraftar desteğinin bir takımın başarısında ne kadar önemli olduğunu bugünkü dün maçta ayan beyan ortaya çıktı. Etkin bir tezahürat yapılmadığından futbolcularımız geçtiğimiz haftaların moralsizliği ile ortaya iyi bir futbol koyamadılar. Eğer bu şekilde devam edecek olursa korkarım Bolupsor bu yılda arzuladığı hedefe ulaşamayacak. Geçmiş yazılarımda birkaç kez değindiğim gibi yarenler grubunun ilk başkanı benim. Gerek yarenlerin gerekse Boluspor Kulübünün eski başkanı olarak bu anlaşmazlıkta her türlü hakemlik görevi yapabileceğimi ilan ediyorum. Böyle bir hakemliğe ihtiyaç da olmayabilir. Taraflar hiç vakit geçirmeden bir an önce bir araya gelmeli ve bu nahoş davranışı ortadan kaldırmalıdır. Yoksa şairin dediği gibi yarın çok geç olacak tır.
CAN CİĞER DOLU DİZGİN
Şehrimizin en meşhur yiyecek firmalarından Can Ciğer başarılarını dolu dizgin devam ettiriyor. Çok kısa sürede büyüyen bu firmamız Can Ciğer olarak üçüncü şubesini Cumartesi günü İbni Sina Caddesinde yazıhanemin bulunduğu iş hanının altına açtı. Daha önceki muhtelif yazılarımda çocukluğumun dört yılını geçirdiğim Adanada çiğ köfteye ve şalgam suyuna alıştığımı birkaç kez yazmıştım. Bu alışkanlığım dolayısıyla Can Ciğerin yeni şubesinin devamlı müşterilerinden biri olacağımı zannediyorum. Belediye Başkan Yardımcımız İhsan Aycanın konuşması ve artık ünü Türkiye hudutlarının dışına çıkan Lütfi Karataş hocamızın duasıyla renklenen açılışta kurdelenin kesimi, sayın Aycan tarafından (/buyrun Yener Abi ) diye benimde katılımımla gerçekleştirildi. Bu başarılı çalışmaları dolayısıyla Can Ciğerin patronu Burhan Akın ile işletme müdürü Kemal Öncan kardeşlerimi kutluyor, bol ve hayırlı kazançlar diliyorum. Fotoğrafta açılış sırasında Burhan Akın ile Kemal Öncan kardeşlerimle görülüyorum. Fotoğraf: Kutlu Küçüközcan