BOLU SU TERESİ

Yener Bandakçıoğlu

Abant İzzet Baysal Üniversitemizin birbirinden değerli eğitim ve öğretim kadrosu içinde çalışmalarıyla Türkiye çapında ses getiren değerli hocalarımız da var. Bunlardan biri, bu güne kadar bir türlü tanışma onuruna ulaşamadığım ve de tanışmak için can attığım Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu hocamızdır.Halk anlamıyla su ve Endemik bitki bilimcisi olarak tanımlayabileceğimiz bu değerli hocamız bütün mesaisini Bolumuzun bilinmeyen gizemlerini keşfetmeye ayırmış bir büyük ilim adamıdır. Daha önceki bazı yazılarımda isminden ve çalışmalarından bahsettiğimi hatırlıyorum. Bolu Gündem Refikimizin çok başarılı röportaj ustası Zeki Ercivan kardeşim hafta içinde birkaç sayıdır devam eden o kapsamlı röportajıyla Okan Külköylüoğlu hocamızı yeniden gündeme taşıyor. Zeki Ercivanın bütün röportajlarını olduğu gibi bu röportajını da çok büyük bir ilgiyle okuyor acaba yeni neler öğrenebilirim diye satırların arasına dalıyorum. Bu haftaki röportajda Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu hocamız yeni bir bomba patlatıyor: Bolu Su Teresi itiraf etmeliyim ki bu yaşıma geldim Bolu su teresi diye bir bitki ismi duymadım, bu bitkiyi görmedim ve yemedim. Şimdi sözü Külköylüoğlu hocamıza bırakalım: (/ Mesela Bolunun bazı akarsuları var, su teresi var orada. Su teresi, 3000 senedir bilinen hatta Romada merhem olarak yaralara sürülen, antiseptik özelliği olan bir bitki. Özellikle akarsuda ve temiz suda oluyor. Filiz Makarnanın arka tarafında dağda kaynak suyu var. Orada çok güzel akarsularda bu su teresi var. Aladağlarda, Köroğlunda, Boluda akarsuların başında çok var. İngilterede demeti 7/8 sterline satılıyor bu bitki. Abantta falan da var ama bizim toplumumuz henüz bunu tüketmeye hazır değil, bilemiyor ne olduğunu. Gölet yapılan yerin orada da vardı ama gölet yapıldıktan sonra orada kalmayacak. Çubukta bunun eğitimini de veriyoruz biz, sadece Üniversite olarak da düşünebilirsiniz bunu.) Şimdi ben Eyy Bolulular.. Sevgili okurlarım. İçinizde Bolu su teresini gören ya da bilen var mı diye bir soru sorsam eminim ki hiç birinizden olumlu bir cevap alamam. Sayın hocamızın cümlelerinde ki bazı ayrıntılar üzerinde de durmak lazım. Mesela Filiz Makarnanın arka tarafında ki dağ dediği yer herhalde Aladağlar olmalı. Hocamızın belirttiği kaynak suyunun da tam bir tanımı yapılmalı. Hocamızın gölet dediği yer Taşlıyayla Göleti olmalı. Çubukta Göynükün Çubuk Gölüdür. Hocamızın çalışmalarıyla Bolumuzun çok önemli bir Endemik Bitkiye kavuşmuş olduğu da kesin. Bu röportajın neşredilmesiyle Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfının yıllık genel kurulu da aynı günlere rastladı. Ayrıca Belediyemiz de Atatürk Parkında Bolu ve ilçelerinin kendine özgü eşya ve mamullerinin satılacağı çarşının yapımını da bitirdi. Ben hiç şüphe etmiyorum ki eğer Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfımızın değerli Genel Sekreteri Mustafa Namdar hocamız Bolu Su Teresinin varlığından haberdar olsaydı ne eder ne eder sayın hocamızla temasa geçerek İstanbul EMİİT Fuarına mutlaka Bolu su teresi de götürürdü. Sayın hocamızın diğer çalışmaları da Bolumuz için çok önemli. Kendilerini Boluya olan bu bağlılıkları dolayısıyla yürekten kutluyorum. Ayrıca Zeki Ercivan kardeşimi de böyle önemli konulardan haberdar olmamızı sağladığı için kutluyorum. Sayın hocamızla en kısa sürede tanışma ve yüz yüze görüşme dileğimi tekrarlarken Bolu Belediye Meclis Üyesi olarak Bolumuza bu kadar yararlı hizmetlerde bulunan Okan Külköylüoğlu hocamızın Bolu Fahri Hemşehriliği için Belediye Meclisinin Nisan toplantısında bir önerge vereceğimi de ifade etmek isterim.
ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARISon günlerde, yeniden Bolu İl Özel İdaresinin tasarrufuna geçen Abantın iyileştirme çalışmaları arasında Abantda yaratılan yeni bir göl hepimizin ilgisini çekti. Yerel gazete haberlerine göre, Abanta son yağışların getirdiği fazla su miktarını ve çamur kitleyi önlemek için düşünülen bent inşası Abantda yeni bir oluşum meydana getirmişti. Örencik Yaylası denilen bu yer şipşirin bir göl haline dönüşmüştü. Buraya isim bulmakta da gecikmedik: Küçük Abant.Biz Abantda yeni bir göl kazandık diye sevine duralım meğer burası Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneğinin Türkiyeye kazandırdığı Yamaç Paraşütü alanı değil miymiş Bunu Cumartesi günü yapılan Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Genel Kurulunda öğreniyoruz. Vakfımızın yıllık kongresini her yıl olduğu gibi ben yönettim. Bu sene toplantı saatiyle Boluspor/ Altay maçının D/smart kanalınca naklen yayınlanması dolayısıyla Cumartesiye alınmasının çakışması bazı eleştirilere neden oldu. Ben maçın ilk devresini seyredip 14.30 daki toplantıya saatinde yetiştim. Ancak vakfın başkanı ve başkan vekili olan sayın vali ve sayın belediye başkanı devre arasında maçı bırakmanın yaratabileceği sonuçları düşünerek toplantıya maçın bitimini müteakip katılacaklarını bildirdiler. Bu husus bazı üyelerin tepkilerine neden oldu. En sert tepkiyi de Bolu Detay Gazetesi köşe yazarı ve Bolu Erkek Öğretmen Okulundan öğrencim Nazmi Özcan gösterdi. Toplantıyı açtıktan sonra usul hakkında söz alan eski öğrencim toplantıya saatinde katılmayan vali ve belediye başkanımızı eleştirdi. Nazminin eleştirileri doğru ve haklıydı. Ancak ortada bir de Boluspor gerçeği vardı. Divan başkanı olarak gerekli yumuşatmayı yapmak istedim. Fakat gördüğüm kadarıyla Nazmi yumuşamadı. Herhalde Bolu Detayın yarınki/ Pazartesi/ nüshasındaki köşesinde gerek sayın valiyi gerek sayın belediye başkanını ve de tahmin ediyorum divan başkanı olarak beni bir hayli eleştirecek olmalı. Toplantı, gündemin rutin maddelerinin görüşülüp oylanmasıyla bitmek üzereyken Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan A. Şerafettin Yamaner kardeşimiz birden gündemi ve toplantının havasını değiştirdi. Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yamaner yeğenimizin babası olan Şerafettin Yamaner, çok duygusal bir konuşma yaparak Küçük Abant Gölü olarak öğündüğümüz/ divan başkanı olarak bu gölün isminin Yavru Abant olarak adlandırılmasını teklif ettim ve büyük bir tasvip gördü./ bu yerin yukarıda da belirttiğim gibi Türkiyenin sayılı Yamaç Paraşütü pisti olduğunu söyleyerek derhal eski haline getirilmesini istedi. Yamanerin herkesi etkileyen bu konuşmasından sonra gözler sayın valiye çevrildi. Sayın vali, örnek devlet adamı kimliği içinde Yavru Abantın doğumu ile ilgili teknik bilgiler vererek biz yaptık oldu mantığında hiçbir zaman ısrarcı olmayacaklarını belirttiler. Sayın valiyi, Yamanerin tereddütlerini ve üzüntülerini hafiflettiği için kutluyorum. Abantta ki bu Deniz ve Hava savaşına ben de divan başkanı olarak bir ucundan katıldım: (/ Sayın valim.. Sayın Yamaner bu savaşın sonuçlanması için mutlaka mahallinde keşif yapmamız gerekir) Teklifim oy birliğiyle (!) kabul edildi. Şimdi keşif yapmak için havaların biraz düzelmesini bekleyeceğiz. Yamaner, keşif masraflarını (!) üstlendi. Bu arada Örencik Köyü Muhtarının sayın valiye küçük göl çok güzel oldu sayın Şerafettin Yamanere de bu ne biçim iş. Eski haline dönüştürmek gerek dediğini de öğrenmiş olduk. Türkiyenin bir elin parmakları kadar az bölgesinde bulunan Yamaç Paraşütü pistimizi kaybetmeyelim.