Bolu bağışçılar vakfının ilk eseri

Yener Bandakçıoğlu

     Bir iki yıl önce Şerafettin Erbayram'ın girişimleri ile Bolu'da, adı "Bağışçılar Vakfı" olan bir vakfın kuruluşu gün yüzüne çıkınca büyük bir reaksiyonla karşılanmıştı. O zamanlar içlerinde Bolumuzun en tanınmış gazete sahipleri ve köşe yazarlarının da bulunduğu çok değerli kardeşlerimiz bu vakfın meşhur Amerikalı para sihirbazı "Soros"un Türkiye uzantısı olduğunu söyleyerek ve yazarak ciddi bir muhalefet oluşturmuşlardı. Ancak bütün bu gürültü ve patırtıya rağmen Şerafettin Erbayram, bu yıkıcı eleştirileri göğüslemiş, hatta Öğretmenevinde basın mensuplarıyla bir kahvaltıda buluşmuştu. Bizde nacizane kalemimizle mensubu bulunduğumuz Bolu'da Yenihayat'da ki sütunumuzda Şerafettin Erbayram'ın yanında yer almıştık.

     Erbayram, Bolu Bağışçılar Vakfını halen Amerika'da yaşayan değerli hemşerimiz ve kardeşimiz Haldun Taşman'ın da büyük maddi desteği ile bugün Bolunun tartışılmaz en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri haline getirmiş bulunuyor. Başarı geldikçe muhalefet de sesini kısmak mecburiyetinde kalmıştı. Zaten eşyanın tabiatı icabı bu başarı karşısında eleştirilerin durması gerekiyordu.

     Günler birbirini kovaladı. Geçen yıl temmuz ayı gibi Bağışçılar Vakfının Abant İzzet Baysal Üniversitesi sahasında bir temel atma töreni icra ettiğini hep birlikte gördük. Bu proje, günlerce süren fikir jimnastiğinden sonra sadece Bolu'da değil Türkiye'de de bir ilk olan "Okul Öncesi Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi"ydi. Üniversitemizle ve Milli Eğitim Müdürlüğümüzle yapılan devamlı bir iş birliği sonucunda klasik bir tabirle anaokulu diyebileceğimiz ama anaokulunun çok çok daha gelişmiş bir modeli olacak bu merkez yukarda da değindiğimiz gibi Türkiye'de bir ilk olacaktı. Temel atma töreninden sonra izlenimlerimi Bolu'da Yenihayat'ın 05.07.2010 tarihli sayısında "Bolu Bağışçılar Vakfı Sınıfı Geçti… Ya Sınıfta Kalanlar" başlığıyla kaleme almıştım. O gün herhalde Bağışçılar Vakfına karşı olanlar temeli atılan bu tesisin Cennetmekan Necmettin Erbakan hocamızın zamanında attığı temellere dönüşmesini bekliyor olmalıydılar. Ancak bu beklentinin gerçekleşmediğini yani tesisin sadece temel atmayla kalmadığını önceki gün 24 Kasım 2011 günü gördük. Çünkü o gün temeli atılan bu tesis muhteşem bir eser olarak Öğretmenler Günü gibi çok anlamlı bir günde Boluluların hizmetine girdi. Ne büyük mutluluk. Vakfın baş bağışçısı sevgili kardeşim Haldun Taşman ve muhterem eşleri hanımefendi ta Amerika'dan gelmişlerdi. Bir özel misafirimiz daha vardı. Törene İstanbul'dan gelen Haldun Taşman'ın annesi Zehra Taşman teyzemiz. Zehra Teyze derken hiç abartmıyorum. Zehra Teyzemi annem Cennetmekan Meliha Bandakçıoğlu'nun çok yakın arkadaşı olarak çok iyi bilirim. Kendisine ta o zamanlardan beri hep Zehra Teyze demişimdir. Yüce Allah uzun ömürler versin Zehra Teyzemizin yaşı bir hayli ilerledi. Ama güzelliğinden ve nezaketinden bir şey kaybetmemiş olduğunu tören boyunca büyük bir memnuniyetle izledik. 

     Bolu Bağışçılar Vakfı'nın Bolumuzun hizmetine sunduğu, Kreş ve Anaokulu 1.503.902,46 TL'ye mal olmuş. Bu miktarın önemli bir bölümü Haldun Taşman'ın Amerika'dan yolladığı bağışlarla gerçekleştirilmiş. Şerafettin Erbayram öncülüğünde ki yerel bağışçılarında bir vefa duygusu olarak bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Vakfın mütevelli heyet üyelerinin ilk kuruluşta verdikleri yedişer bin TL'lik bağışı da elbette ki göz önüne almalıyız. Şimdi onları saygı ile hatırladıktan sonra -bu hemşerilerimizin isimlerini önceki yıl ki yazılarımda tek tek ifade etmiştim- yeni bağışçılarımızın isimlerini yazabiliriz. Zehra Taşman, Şura Öztuncay, Nevzat Güler, Engin Alemdar, Nejat Öztürk, Deniz Kılıçarslan, H. Avni Erateş, İstanbul DSM Besin Lmt. Şti., Emel- Nejat Eratalar, Hayriye Erbayram, Perin Digiçaylıoğlu, Ali Gökmenoğlu, Muhabbet Koç, Mecit İpekçi, İ.Eren Kalafat, Halit Cantürk, Hüseyin Özdağ, Muzaffer Güneş, Rafet Sarıaslan, Cafer Uçar, Rafet Bozan, Ahmet Kahraman, Fahrettin Ergin, Elvin Akdağ, Fikret Özen, Mustafa Erbayram, Kaan Abak, A.İlknur Digiçaylıoğlu, Murat Digiçaylıoğlu, Burak Yetkin, Yasemin Aydoğan, Burcu Şimşek, Nejdet Şahin, Mehmet Yapıcı, İkram Seçkin, Ramazan Erdiç, Mehmet Eşit, Durmuş Demirel, Selami Gürboğar, Bolu Çimento San. A.Ş., Erdal Yıldırım, Hasan Aksoy, Köroğlu Beton A.Ş., İstanbul Farmavet İlaç San. A.Ş., Güneş Yapı Mlz. Lab., Bİlecik Ercen Seramik A.Ş., Savaş Sakarya, Kazım Konak, Ceyda Erbayram, Verda Erbayram, Mehmet Gündoğdu, Ayşe Bozacı, Ceren Özdemir, Yunus Koç, Bekir Özdağ, Mustafa Gülaçar, Sabahattin Altuner, Abdullah Eşit, İbrahim Eşit, Mustafa Menteş, Mine Tunçok, Haluk İnceler, Erkan Bozacı, Nahit Abak, Ali Rıza Yardemir, Özcan Yücedağ, İzmir AB Egeli Tarım Ürünleri Ltd. Şti. Yiğit Hazır Beton, Sakarya Kromel A.Ş. Kamil Erbayram, Kemal Sert, Adnan Demirel, Gökçe Kalafat, Zühal Kılınç, Halit Demirel, Mustafa Yaşar, Sefer Işıkyıldız, Abdullah Keskinkılıç, Murat Demir, Şerafettin Adsız. Tabiatı ile vakıf mütevelli heyeti üyesi olup ayrıca bağışlarına devam eden Haldun Taşman, Uğur Tunçok, Alaettin Eratalar, Ahmet Özmen gibi dostlarımızı da bir kere daha teşekkürle anmak icap eder. Yukarıda listesini verdiğim bağışçılarımız çoğu inşaatın tamamlanmasında emeği geçen ve ayni yardımda bulunan hayırseverlerdir. Bu arada Bolumuzun tanınmış mimarı ve vakıf mütevelli heyeti üyesi Uğur Tunçok kardeşimizin proje için bir kuruş bile almadığını ilave edelim. Listeyi şunun için yazdım. Artık Bolu Bağışçılar Vakfı Bolu'ya mal olmuştur. Bundan sonra hiç kimse Bolu Bağışçılar Vakfı aleyhine bir satır bile yazamayacaktır. Zaten bana verilen çok özel bir istihbarat bilgisine göre ilk zamanlar Vakfı ve Haldun Taşman'ı çok acımasız bir biçimde eleştiren bir sevgili kardeşimizin torununun yeni okulda okuduğunu söyleyelim. 

     Başta Haldun Taşman ve Şerafettin Erbayram olmak üzere Bolu Bağışçılar Vakfının tüm mensuplarını bu başarılarından ötürü yürekten kutluyor ve en kısa zamanda Bolumuza ikinci bir eser kazandırmak üzere düğmeye basmalarını diliyorum. Böyle bir vakfın kuruluşundan beri denetim kurulu üyeliğini yapmaktan duyduğum büyük memnuniyeti de okurlarımla paylaşmak isterim. 

Bilenler bilmeyenlere söylesin

     Hafta içinde yerel gazetelerde Bolu Ormancılığı için çok önemli sayılacak bir tören haberi vardı. Aşağı yukarı bütün gazetelerimiz bu haberi verdiler. Çok eski tarihlerden beri gerek Boluspor Yönetiminde ki ormancı arkadaşlarımız gerekse orman ihalelerinde ki konumumuz itibari ile o günlerden kalma bir alışkanlıkla Bolu Orman haberlerini özel bir ilgi ile okurum. Hafta içinde çıkan haberlere göre Bolu Aladağ İşletme Şefliği Türkiye'de ilk olarak F.C.S. Sertifikası almış. Ancak bu sertifikanın ne manaya geldiği hiçbir gazetemizde yok. İn midir, cin midir? Hiçbir gazetemizde F.C.S.'nin açılımını öğrenmek zahmetinde bulunmamış. Yukarıda ki ilgimiz dolayısıyla bu üç bilinmeyenli denklemin açılımını sayın Orman Bölge Müdürümüz Sırrı Kösterili'den rica ediyorum. Haberde ki bir noktaya da takıldım. Aladağ İşletme Şefliği deniyor. Acaba bu Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü olmasın.