BİR NOSTALJİ ŞAHESERİ:İnkılâp (İmaret) İlkokulu sergisi

Yener Bandakçıoğlu

Bu Perşembe, İkindi namazından sonra Tabaklar Camii önünde Bolumuzun tanınmış simalarından ve eski siyasetçilerinden Hacı Ayhan Seval ağabeyimle rastlaşıyoruz. O da, İkindi namazına Tabaklar Camiine gelmiş. Ayhan abiyle çok uzun yıllara dayalı bir dostluğumuz vardır. Kendisi Cennetmekân babam Hasan Bandakçıoğlu’nun Bursa Vergi Dairesi müdürü olduğu yıllarda, meşhur Bursa Erkek Lisesi’nin yatılı öğrencilerinden biriydi. Bu dediğim yıllar 50’li yıllardır. Çok başarılı bir öğrenci olan Ayhan Seval aynı zamanda çok iyi keman çalardı. Lise ve Üniversite hayatından sonra memleketi Bolu’ya gelerek inşaat işleriyle uğraşmaya başlamış bu arada Adalet Partisi’nden politikaya atılarak belediye başkan adayı olmuştur.

Ayhan abi, söze hemen şöyle başlıyor: (-Yenerciğim… Güzel Sanatlar Galerisinde İnkılâp İlkokulu sergisi var. Bilmiyorum gördünmü) Valla görmedim abi. (- O halde mutlaka sergiyi gör. Çünkü yarın akşam kapanıyor.) Ayhan abiden bu tüyoyu aldıktan sonra hemen Güzel Sanatlar Galerisine yollanıyorum. Dış kapıda okulun müdür muavini Recai Şenlik kardeşimle karşılaşıyoruz. Recai ile birlikte sergi salonuna girdiğimde ilk olarak her zaman ki gibi masasında Bolu hayrına büyük çalışmalar yaparken gördüğüm galerinin çok değerli sorumlusu Siyami Palazoğlu’na takılmadan duramıyorum: (-Siyamiciğim eskiden belediye meclis üyesi olarak bütün sergilere davet etmek nezaketini gösterirdin. Şimdilerde pek davetiye göndermiyorsun) Siyami’nin boşuna günahına girmişim. Galeride ki sergilerin bir kısmı belediyemiz sorumluluğunda diğer kısmı da sergi sahiplerinin ve kurumların sorumluluğunda yapılıyormuş. Eğer sergi belediye sorumluluğunda ise bana belediye meclis üyesi olarak davetiye gönderiliyormuş. Aksi takdirde davetiye gönderme sergi sahibinin veya kurumun insiyatifindeymiş. Eh bizde artık vilayet protokol listesinden çıktığımıza göre bazı sergilerin davetiyelerinin gelmemesi fevkalade normal. Böylece İnkılâp ilkokulundan da davetiye alamamış oluyoruz.

Bu kadar girizgâhtan sonra gelelim asıl konumumuza. Bir taraftan Recai Şenlik kardeşimle sergiyi geziyor bir taraftan da gördüklerimin tarihlerine bakınca ne muhteşem bir hazırlık safhasından sonra İnkılap İlkokulunun nostaljik tarihinin gözler önüne serildiğini görüyoruz. Fotoğraflar, okula ait resmi belgeler, öğrencilere ait kayıt ve not durumları nereye bakarsanız bir tarih fışkırıyor. Doğrusunu isterseniz İnkılâp İlkokulunun ya da eski ismiyle İmaret Okulunun bu belgeleri yıllardan beri nasıl sakladığını hayretler içinde takip ediyorum. Kişi yada kurum olarak eskiye karşı o kadar duyarsızız ki baş hünerimiz eskiye ait tüm belgeleri ya yeniden kâğıt haline gelmeleri için SEKA’ya göndermek ya da o kadar zahmete bile katlamadığımızdan çöp tenekenesine atmak veya sobalarda tutuşturucu olarak kullanmak olur.
Bu sergiyi gezdikten sonra Valiliğimize ve Milli Eğitim Müdürlüğümüze bir teklifim var. Tabiatıyla Bolu’da ki bütün İlkokulların tarihleri İmaret Okulu kadar eski olmayabilir. Ama beni bildiğim gerek Gazi Paşa gerek Cumhuriyet Okullarının da tarihleri bir hayli eskidir. Bu Okulların da bir arşiv taraması yapılarak tıpkı İnkılâp İlkokulu sergisi gibi sergilerle Boluluların karşısına çıkmalarını sağlamak. Bakalım onlara ait belgeler duruyor mu yoksa yukarda yazdığımız gibi SEKA’ya gönderilmiş ya da çöp tenekesine atılmış mı?

İnkılâp Okulumuz eski tarihlerde İmaret Okulu olarak geçerdi. Bu okul şimdiki tarihi İmaret Camii’nin yanındaydı. İlkokul çağlarında her ne kadar Gazi Paşa ilkokulunda okuduğum 1. sınıf hariç Bolu’da okumadıysam da Aktaş’da baba tarafından dede evimiz, Karaçayırda da ana tarafından dede evimiz bulunduğundan İmaret okulunu çok iyi hatırlarım. Okul ahşap yapıydı. Önünde geniş bir toprak bahçesi vardı. Yine belleğim beni yanıltmıyorsa bu geniş bahçede zaman zaman askerlerin toplandığını ve karavana yediklerini de hayal meyal hatırlarım.

Ben bir tarihçi değilim. Okulla ilgili tarih bilgileri vermemde yanlış olur. Ancak çok değerli tarih araştırmacımız, yanlış bilmiyorsam Aban İzzet Baysal Üniversitesi’nde görevli olan Hamdi Birgören hocamız sergi dolayısıyla çok güzel bilgiler içeren bir araştırma yazısını Bolu Sanat Sokağı dergisinin bu ayki sayısında yayımlamış bulunuyor. Meraklılarına bu araştırma yazısını okumalarını tavsiye ediyorum.

Benim gibi sergiyi gezme şansını yakalamış Bolulu hemşerilerimize nostalji’nin en güzel örneklerini yaşatan İmaret (İnkılâp) Okulu mensuplarını yürekten kutluyorum. Yukarıda da değindiğim gibi bu serginin diğer okullarımıza da örnek olmasını diliyorum. Emeği geçenler var olsunlar. Fotoğrafta sergiyi gezerken görülüyoruz.

Soldan sağa: Benim gibi son gün şanslılarından Dr. İsmail Yamaner, okul müdür yardımcısı Recai Şenlik, Ben ve galerimizin çok çalışkan sorumlusu Siyami Palazoğlu. Bu güzel hatırayı sergide sırayla mihmandarlık yapan okulumuzun öğrencilerinden biri çekiyor. Maalesef bu kızımızın ismini almayı unutmuşum.

CHP’DE ÖN SEÇİM
Rahmetli İsmet Paşa Ülkemize Demokrasiyi 1950’li yıllarda getirmişti. Aradan geçen 60 bunca yıldan sonra Demokrasimiz ilerleyeceğine hep geriye gitti. Bilhassa Cennetmekan Başbakanımız ve Anavatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal’ın siyasi manevraları sonucu Milletvekili Genel Seçimlerinde, Partilerin Milletvekili adaylarının tespiti Sayın Genel Başkanların iki dudağının arasına kaldı. Merkez yoklaması dediğimiz bu sistemde, Demokrasimizin 60. yılında Genel Başkanların istedikleri kişilere oy vermek mecburiyetinde kaldık. Maalesef mensubu olduğum ve İsmet Paşa’nın Partisi olan CHP’de de son yıllarda ki seçimlerde hep merkez yoklaması usulü ile adaylar belirlendi.

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu geçen yıl CHP Genel Başkanı olduğunda kurultay önünde Milletvekili adaylarının ön seçim yoluyla belirleneceğini ifade etmesine rağmen yine eski hastalık nüksetti. CHP’de adaylarının büyük çoğunluğunu merkez yoklaması yoluyla tespit edeceğini Yüksek Seçim Kuruluna bildirdi. Bu seçimlerde de yine tüm partiler adaylarını merkez yoklaması yöntemiyle belirleyecekler. CHP’de herhalde Sayın Kılıçdaroğlu’nun verdiği sözün bir nebze yerine getirilmesini sağlamak için 29 ilde ön seçim kararı alındı. Ancak bu illerin hepsi maalesef küçük illerdir. Böylece CHP’nin Milletvekili çıkarmakta zorlanacağı iller iş olsun diye ön seçim yutturmacısına dâhil edildiler. Neyse Demokrasi adına buna da şükür diyoruz.

Bugün – Pazar- CHP Bolu’da, Parti’ye kayıtlı tüm üyelerin katılımıyla ön seçim yaptı. Ön seçim büyük bir olgunluk içinde sonuçlandı. Hiçbir gürültü ve patırdı olmadı. Ön seçim sonuçlarına göre uzun yıllardan beri CHP Merkez İlçe Başkanlığı, İl Başkanlığı yapan son yerel seçimlerde Belediye Başkan adayı olan Tanju Özcan kardeşim açık ara liste başı oldu. Tanju Özcan’ı Mehtap Özcan Mısırlıoğlu ve Hakkı Fidan takip etti. Ön seçime yakın bir tarihte aday adaylığını açıklayan eski İl Başkanlarından Kemal Alemdar ve Mudurnulular cemiyeti eski başkanı Sami Özdemir’de 4. ve 5. oldular. Alemdar ve Özdemir bana göre yarışa çok geç başlamalarına rağmen epey oy almış bulundular. Eski bir il başkanı ve zamanında ön seçimlere girmiş birisi olarak bu sonucun örgüt açısından çok normal olduğunu belirtmek isterim. Örgüt, her zaman kendi bünyesinde ki adaylara oy vermektedir. Yani örgütte söz sahibi olan adaylar yarışa önde başlamaktadırlar. Bu husus yapılış biçimini tasvip etmememe rağmen AKP deki temayül yoklamasında da gerçekleşmiştir. Eski il başkanı sevgili meslektaşım Av. Mehmet Emin Güz 1. ve yine Gerede eski il başkanı sevgili meslektaşım Av. Fehmi Küpçü de 3. olmuşlardır.

CHP ön seçiminin Bolumuz için hayırlı ve uğurlu olmasını, Tanju Özcan, Mehtap Özcan Mısırlıoğlu ve Hakkı Fidan’dan oluşan listemizin CHP’nin yüzünü ağartmasını diliyorum.