Bir Fotoğrafın Anatomisi Ve De Bir Toplantının Anatomisi

Yener Bandakçıoğlu

Geçtiğimiz hafta, Bolu yerel basınına sıklıkla konu olan Antalya mahreçli haberlere göre Bolusporumuzun adeta bir halkla ilişkiler uzmanı gibi çalışan Başkanı Necip Çarıkçı, Bolu protokolunu Antalyadaki kampa götürmüş ya da davet etmiş. Yerel basınımız haberi devamlı olarak Bolu protokolu olarak verdi. Gerçi Antalyaya davet edilen büyüklerimiz, Bolu protokolunu tam olarak temsil etmeseler de Bolu protokolu tanımının pek de yanlış olmadığını düşünüyorum. Çünkü davet edilenler arasında Sayın Valimiz, Sayın Milletvekillerimiz, Sayın Belediye Başkanımız gibi Bolu protokolunun önde gelen kişileri bulunduğu gibi İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman ve Boluspor eski Başkanlarından Mehmet İnceayan kardeşlerim de var. Öncelikle protokol kelimesinin ülkemizde pek anlaşılmadığını ve yanlış bir şekilde kullanıldığını belirtelim. İl protokolu Vali, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanıdır. Bunların dışındakiler pek protokol tanımına girmezler. Yıllardan beri Türkiye Cumhuriyeti seçilmiş milletvekillerinin protokolda ki yerini bir türlü tespit ve ilan edememiştir. Bu konularda eski gazetem Bolununsesinin 20 Ağustos 2001 günlü sayısındaki Protokole Dahil Zevat başlıklı yazımda şu cümlelerim vardır: (/Bayram protokollerinde en üzüldüğüm şeylerden biri de, Boluda bulunan sayın milletvekillerimizden hiç birine öndeki üç büyüğümüzün yanında yer verilmeyişidir. Bu muhterem milletvekilleri arka sıradaki kalabalığın arasına sıkışıp kendilerine bir yer açmaya çalışırlar. Belki de kimsenin kendileri ile meşgul olmadığını gördükçe, bayram törenlerine gelmeyi pek istemezler.)
Böylece sevgili Necip Çarıkçı kardeşimin Antalyaya davet ettiklerinin Bolu protokolünden ziyade Necipin kişisel dostları olduğu ortaya çıkıyor. Elbette ki Necip, bu kişileri davet ederken bunların Boluspora kazandırdıklarını ve de bundan sonra kazandıracaklarını da hesap etmiştir. Bolusporu Necip Çarıkçı yönettiğine göre istediğini davet eder istemediğini davet etmez. Bu konuda hiçbir eleştirim olamaz. Yukarıda yazdığım gibi Bolu basını Antalya gezisine bir hayli değindi. Bolumuzun güçlü köşe yazarlarından Bolu Erkek Öğretmen Okulundan talebem Nazmi Özcan, Bolu Expres refikimizden H. Hüseyin Aykan ve İmdat Aslan kardeşlerim, Bolunun Sesi internet gazetesinden Esra Yıldız kardeşim köşe yazılarında konuya değindiler. Belki benim göremediğim başka yazılarda yayınlanmıştır. Şayet bu şekilde başka yazılarda yazılmışsa yazar arkadaşlarımdan özür diliyorum. Bolu yerel basınının ağır topları olan bu değerli arkadaşlarımızın neredeyse fikir birliği edercesine yaptıkları eleştirilerin özü, bu değerli büyüklerimizin Bolu meselelerini Boluda halletmeleri gerektiği halde, Antalyada halletmek istemeleri olmuş. Esra Yıldızın Bolunun Sesi internet gazetesindeki köşe yazısını okumanızı öneririm. Başta sayın valimiz, hepsi Esranın çok güzel eleştirilerinden nasiplerini almış. Bakalım dönüşte bu değerli büyüklerimizden Boluyla Bolusporla ilgili ne müjdeler alacağız.
Yukarıda da belirttiğim gibi benim davetle ve davet edilenlerle Bolusporun menfaatlerine dokunan bir eleştiri yapmam mümkün değildir.Çünkü ben Bolusporun ne gibi zorluklar altında yönetildiğini en iyi bilen eski Boluspor Başkanıyım. Ama gazetelerde gördüğüm bir fotoğrafı ele almam ve yazımın başlığında ifade ettiğim anatomiyi de ortaya koymam gerekiyor. Anatomi yabancı bir kelime olmakla birlikte dilimizde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Her ne kadar insan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarını birbirleriyle olan ilgilerini inceleyen bir bilim dalı olarak kullanılıyorsa da bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı ya da anatomi deniliyor. İsterseniz bu güzel fotoğrafın bir anatomisini çıkaralım. Başta, sayın valimiz düşünceli bir şekilde yürüyor. Fotoğraf çekilmesine rağmen başını öne eğmiş. Sanki benim burada ne işim var havalarında. Sayın valimizin arkasında Necip Çarıkçı ile milletvekilimiz Yüksel Coşkunyürek görülüyor. Sayın Coşkunyürekin görünüşünden de pek memnun bir ifade çıkmıyor. Adeta oraya zorla getirilmiş gibi. Olasıdır ki Gerede Arkut Dağını düşünüyor.Milletvekilimiz Metin Yılmazda önüne bakmış. Dudaklarında hafif bir gülümseme var. Belki de sayın belediye başkanının, sayın milletvekilimiz Fatih Metini güldüren sözlerine kulak misafiri olmuş. Fatih Metinin arkasına düşen Boluspor eski başkanlarından, eski yönetim kurulu üyem ve genel sekreterim Mehmet İnceayanda bir hayli durgun ve ciddi. Bolu Detay refikimizin güçlü köşe yazarı Nazmi Özcan Keşke başlıklı o güzel yazısında şunları da yazmadan duramamış: (/keşke Boluspor kulübüne başkanlık etmiş eski başkanlardan sayın Yener Bandakçıoğlu, sayın Yılmaz Becikoğlu, sayın Süha Alpaslan, sayın Yüksel Ceylanda sayın Necip Çarıkçının davetlileri arasında olsalardı/) Nazmi çok güzel bir soru sormuş niye eski başkanlardan sadece Mehmet İnceayan Nazminin bu sorusunu ben cevaplayayım. İnceayan boluspor eski başkanları arasında Neciple diyaloğu en sıkı olan bir kardeşimdir. Elindeki imkanlar nedeniyle Boluspora yılda en az 5/6 defa yemek verir. Bazı kampların ücretsiz olarak Termalde yapılmasını sağlar. O itibarla Necipin sadece Mehmet İnceayanı davet etmesini şahsen eleştiremem. Gelelim fotoğrafın en çarpıcı kişisine İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz sevgili Tahsin Akduman, belki Yüksel Coşkunyürekin bacanağı olması, belki Özel İdarenin bugüne kadar Boluspora sağladığı kaynaklar bugünden sonrada sağlayacağı yeni kaynaklar ve de AKP de potansiyel milletvekili ve belediye başkanı adayı olması nedeniyle Antalyaya davet edilmiş olabilir. Tahsin davetten çok memnun görünüyor. Herhalde kendisine çok değil 2 ay önce Sözlerini yalatacağım, burnunu sürteceğim diyen belediye başkanıyla barışmış olmalı. Özel Koruması gibi tam belediye başkanının arkasına geçmiş. Daha geri planda gözüken Osman Gürsoy ve Nadi Okur kardeşlerimde gecelerini gündüzlerini Boluspor için harcayan değerli yöneticilerimiz olarak karede yer almışlar. Boluspor tarihi için çok önemli bir belge olduğuna inandığım bu fotoğrafın büyütülerek Boluspor kulüp merkezine asılmasını öneriyorum.

Bir Toplantının Anatomisi

29 Mart yerel seçimleri yapılalı neredeyse 1 yıl geçti. Belediye Meclisindeki CHP grubu olarak AKP grubuyla fazla sürtüşmeye girmeden çalışmaya devam ediyoruz. Benim şahsen eski tarihlerde 1983 1988 döneminde cennetmekan Muzaffer Işının başkan olduğu yıllarda 5 yıl meclis üyeliğim, Sayın Necdet Görenin ilk başkan olduğu 1989 1994 döneminde de belediye avukatı ve encümen üyeliği görevim nedeniyle 10 yıllık bir Belediye serüvenim vardır. Bu yılki süreyi de buna eklersek 11 yıldır Bolu Belediyesinde görevli olmaktayım. Eski dönemlerde de iktidar ve muhalefet grupları olarak aramızda bazı sürtüşmeler olmasına rağmen Belediye Meclis toplantılarımızın bizleri üzen bir sonuçla neticelenmediğini söylemek isterim. Ancak geçen Pazartesi Bolu Belediye Meclisindeki bazı görünümlerin hiçte hoş olmadığını yazmak mecburiyetindeyim. Geçen haftaki Meclis toplantımızın en önemli gündem maddesi Belediye Denetim Komisyonu seçimi idi. Belediye Kanununa göre, il ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10 binin üzerindeki belde belediyelerinde her Ocak ayı toplantısında belediyenin bir önceki yıl gelir ve giderleriyle bunlara ilişkin hesap kayıt ve işlemlerinin denetimini yapmak üzere kendi üyeleri arasından bir Denetim Komisyonu kuruluyor. Belediye Başkanının Antalyadaki malum kampta olması nedeniyle meclis toplantısına meclis başkan vekili Mehmet Özbostancı kardeşim başkanlık etti. Her platformda dile getirdiğim gibi Mehmet Özbostancı fevkalade bilgili, zeki ve iş bitirici bir kardeşimdir. Daha doğrusu belediyemizin olmazsa olmazıdır. Onun bu başkanlığındaki toplantının da belediyemiz geleneklerine uygun bir şekilde sonuçlanmasını beklerken gizli oyla yapılan seçim sonuçlarının ilanı CHP grubunda çok büyük bir üzüntü yarattı. AKPnin adayları Mehmet Özbostancı ile Mehmet Konuk kardeşlerim 25er oy, CHP adayı Hüseyin Serin kardeşim de 14 oy almıştı. Bu arada partim tarafından aday gösterilmediğim halde bana da 4 oy çıktı. O gün AKP grubu 16, CHP grubu da 11 kişiydi. AKPli adayların aldıkları oya göre CHP grubunun da kendilerine oy verdiği açıkça belliydi. Oysa CHP adayına çıkan 14 oy kafaları biraz karıştırdı. Ne şekilde olursa olsun ve de AKPlilerin daha sonra ifade ettikleri gibi CHP adayına oy vermediklerini söylemeleri üzerinde çok önemle durulması gereken bir gerçekti. Böylece AKP ve CHP grupları arasına bir nifak tohumu ekilmiş oldu. Bunu AKP grubuna yakıştıramadığımı söylemem gerek. O gün Mecliste çok yüz karası bir olayla da karşılaştık. Denetim Kurulunun 3 kişimi olsun 5 kişi mi olsun/ki 5 kişi olsun teklifini ben yapmıştım/ teklifi oylanırken bazı daire müdürlerinin yada daire müdürü vekillerinin AKP grubuyla birlikte açık oylamada el kaldırdıklarını görünce, el kaldıran daire müdürü yada müdür vekiline elimle ellerini indirmesini ikaz ettim. Ancak bu müdür yada müdür vekili hiç aldırmadan büyük bir pişkinlik içinde ve gülerek oy kullanmaya devam edince ellerini indir demek mecburiyetinde kaldım. Torunum yaşındaki bu daire müdürü ya da vekilinin cevabı bağırma oldu. Bunun üzerine bağırmıyorum, ikaz ediyorumdedim. Bu hikaye ertesi günler bazı yerel gazetelerce yanlış yorumlandı. Bu daire müdürü ya da vekilinin bana hakaret ettiği yazıldı. Kesinlikle söylüyorum. Bu daire müdürü ya da vekilinin sözlerinde hakaret yoktu. Sadece Bağırma diye bir tepki oldu. Böylece bu olay nedeniyle Bolu Belediye Meclisinde çok vahim bir gerçek ortaya çıktı. Belediye daire müdürlerinin ya da müdür vekillerinin AKP grubu ile birlikte oy kullanıp kullanmadıkları Denetim Kurulu seçimleri sonunda açıklanan oylarda da ben gerekli hesabı bir türlü ortaya çıkaramadım. Acaba gizli oylamalarda da bazı daire müdürleri yada müdür vekilleri AKP grubu ile birlikte oy mu kullanıyorlar Eğer böyle bir şey varsa bu tam bir siyasi skandaldır. Sayın Belediye Başkanımızın ve de o gün toplantıya başkanlık yapan Mehmet Özbostancı kardeşimin bu konuya derhal el atması ve sorumluların cezalandırılması gerekmektedir. Ancak AKP Meclis Grup Başkan Vekili İsmail Gezginin olay üzerine yaptığı konuşmada beni bir büyük olarak suçlaması, olayı kimseye söylemeden Belediye Meclis Başkanına intikal ettirmemi istemesi bu skandalın ört bas edileceği izlenimini verdi. Bu aşamada pek olayın açığa çıkarılacağına ve sorumluların cezalandırılacağına inanmadığım için Mecliste çok pratik bir öneride bulundum. Bugüne kadar olduğu gibi meclis üyeleriyle daire müdür yada müdür vekillerinin birlikte oturması uygulamasına son verilmesi ve meclis üyelerinin arasına daire müdürleri yada başka kimselerin oturmaması önerisi. Bakalım bu önerimizin akıbeti ne olacak.

GECİKMİŞ TEBRİKATLARIM

Haftalık yazılara endeksli olmam ve de köşe yazarlığını sırf bir hobi olarak sürdürmekte bulunmamdan dolayı bazı tebrikatlarımı geçmiş sayılarda yapamadım. Bu itibarla çok değerli ve sevgili muhataplarımın beni affetmelerini ve özrümü kabul etmelerini rica ediyorum:
1. Bizim biraderin Oğlum Cumhur Bandakçıoğlu/ Bolununsesi internet gazetesinde ifade ettiği gibi onun tanımı ile Yerel basının kraliçesi Nil Erdem Bolu Detay refikimizdeki emsalsiz yazılarında birinci yılını doldurdu. Nil Erdeme gazetesinde yer vermekle çok büyük bir iş yaptığını düşündüğüm Rujhat Avşar kardeşime Nil Erdemin hakiki isim ve soyadını defalarca sormama rağmen sadece bir öğretmen olduğu cevabını alıyorum. Bu yazılar Bolu tarihine girecek çapta olduğundan artık Nil Erdemin hakiki sıfatını açıklaması vaktinin geldiğini düşünüyorum. Nil Erdeme yayın hayatında nice nice yıllar dilerim.
2. Boluda Yenihayat Gazetesinde uzun süre yazı işleri müdürlüğümü yapan sevgili kardeşim Ertuğrul Turan ile Köroğlu TVnin çok değerli mensuplarından Umut Dura kardeşim FİKİR isimli aylık bir dergi çıkarmaya başladılar. Fikirin ileride Bolu kültür hayatının en önemli eserlerinden biri olacağını zannediyorum. Ertuğrul Turan ve Umut Dura kardeşlerimi kutluyor, Fikire yayın hayatında nice nice seneler diliyorum.
3. Bolumuzun öz evladı. Jimnastik sporumuzun uluslararası yıldızı Suat Çelen Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne atanmış bulunuyor. Suatın atanmasında eski müdür Erdal Selimoğlu ile yaptığım mücadelenin az da olsa bir payı olduğunu düşünüyorum. Diğer taraftan Suatın yetişme yıllarında efsanevi Bolu Bölge Müdürü Saip Garipoğluna Boluspor olarak yaptığım maddi yardımları da hatırlamadan edemiyorum. Suatı bugüne kadar ziyaret edip tebrikte bulunamadım. İnşallah bu hafta eski Boluspor Kulübü başkanlarıyla bir ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyorum. Suattan da özür diliyor, başarılarının sonsuz olmasını temenni ediyorum.
4. Bolu Detay refikimizin güçlü köşe yazarı Nazmi Özcan kardeşim, Bolu Erkek Öğretmen Okulundaki Milli Savunma Bilgisi öğretmenliğim dolayısıyla çok güzel cümlelerle hayatımın bu bölümüne nostaljik bir gönderme yapmış. Eski talebem Nazmi Özcanın gözlerinden öpüyor ve de bu konuyu belki de ileride özel bir yazıya dökebileceğimi ifade ediyorum. Teşekkürler Nazmi.