BENİM İÇİN HAFTANIN GÜNDEMİ AZİZ KARDEŞİM MEHMET ÖZMENİN KAYBIDIR

Yener Bandakçıoğlu

Biz köşe yazarları haftalık yazımızı yazmak için tam bir hafta fikir cimnastiği yaparız. Benim köşe yazılarımı genelde Pazar gününe bıraktığımı ve bu alışkanlığın değişmez olduğunu sevgili okurlarım çok iyi bilirler. Bu hafta da, bir haftanın birikimiyle kendime göre bazı konular seçmiştim. Cuma günü akşam saatlerinde uzun süredir yazılarımda, yazılarına atıflarda bulunduğum ancak bu güne kadar ismini öğrenmeye cismini görmeye de bir türlü muvaffak olamadığım Bolu Detay refikimizden Nil Erdem takma isimli kardeşimin büyük bir sürprizi ile karşılaştım. Nil telefonla beni arayarak bazı ip uçları verdi. 4 günden beri devam eden belediye başkanı röportajı ile ilgili fikirlerimi sordu. Nilin bu röportajı da diğer yazıları gibi çok muhteşemdi. Fikirlerimi söyledim. Bu röportajın çok iyi irdelenmesi lazım. Şayet Tanju Özcan kardeşim röportajı enine boyuna incelerse belki de kendisinin belediye başkanı ile olan polemiklerinde neredeyse bir yıla yakın süre yetecek malzeme çıkar. Hele hele sayın başkanın dışarıdan getirdiği belediye başkan yardımcılarını kastederken söylediği (/ Boluda adam var mı da biz onları tayin etmedik ) sözü tam bir Mısra/ı Berceste dir. Üzerinde durulursa bir kitaba konu olabilir. Her neyse bu haftanın çok sürpriz gelişmesi üzerine Nil kardeşimi başka haftalara erteleyelim. Yine bu hafta İzzet babamızın bize yadigarı Ahmet Baysal abimizin hepimizi derinden etkileyen basın toplantısından da bir köşe yazısı çıkacaktı. Onu da ati ye bıraktım.Bu hafta Kızılay Derneği Bolu şubesinin yıllık olağan genel kurulu yapıldı. Belediye/ Boluspor/ Kızılay üçgeni ile Temmuz aylarında giriştiğim yazılı mücadele nedeni ile Kızılay genel kurulunu çok merak ediyordum. Bakalım Yönetim Kurulu faaliyet raporunda bu konu ile ilgili neler yazılmıştı ve de neler konuşulacaktı. Belediye başkanı ile Boluspor kulübü başkanı değerli kardeşlerim kongreye gelip Yener Abi hakkında bir şeyler söyleyecekler miydi Doğrusu kongrede bu konunun tekrar gündeme getirileceğini tahmin ederek gerek onların konuşmalarını ve gerekse benim cevabımı bu hafta köşemin konusu yapacağıma kendimi odaklamıştım. Ancak Sayın Belediye Başkanı ve Sayın Boluspor Kulübü Başkanı Kızılay kongresine gelmedikleri gibi/ aynı saatlerde Bolusporun önemli bir karşılaşmasının olması da göz önünde bulundurulmalıdır/Kızılay başkanı Yılmaz Özdemir kardeşim de konuyu hiçbir şekilde ele almadı. Ben böyle bir çıkış yapacaklarına o kadar inanıyordum ki hayatımda ilk kez aynı saatlere denk gelen Boluspor maçına da gidemedim. Beni Bolusporun her maçında görmeye alışkın taraftarlarımıza da bu açıklamamın yeterli olduğunu zannediyorum. Gelelim bu haftanın asıl konusuna. Bu sabah/ Pazar/ kahvaltı masasındayken telefonum çalıyor. Karşımda Boluda en sevdiğim insanlardan biri olan sevgili kardeşim Ahmet Özmen var. Sesi bir hayli tedirgin: (/ Abi Mehmeti kaybettik. Cenazesini ikindi namazına çıkarmak istiyoruz.) Mehmet dediği, hepimizin çok sevdiği, kibar, çok saygılı, çok beyefendi kardeşimiz Mehmet Özmen. Yani Ahmetin amcaoğlu. Bir süredir menhus bir hastalığa yakalandığını biliyorduk. Ancak sabaha karşı bir kalp krizi geçirerek aramızdan ayrılmış. Mehmetle tanışıklığımız çok eski yıllara, 1960lı yıllara dayanır. Ben Ankara Hukuk Fakültesinde okurken hatta hatta bitirmek üzereyken o da Siyasal Bilgiler Fakültesine girmişti.Ankara yolculuklarında karşılaştığımızda uzaktan selamlaşır ancak fazla görüşmezdik. Siyasi yapı itibariyle aramızda benzerlikler vardı. Daha sonraki yıllarda ben Boluya dönüp avukatlığa başladım. Siyasal Bilgileri bitiren Mehmet de idarecilik mesleğine intisab ederek yolunu çizdi. Maiyet memurluğu ve Kaymakamlık çok dolaşmayı gerektiriyor. Benim Mehmetle asıl dostluğum ve yakınlığım 1988 yılı 1. Lig/ şimdiki Süper Lig/ maçı nedeniyle gittiğimiz Kahramanmaraşta başladı. 1988 Mayıs ayında 1. devre biterken başkanlığı sevgili kardeşim Yılmaz Becikoğluna devretmiştim. Yaz tatili bitip ikinci devre maçları başladığında ilk maçımız 1. Ligde o yıl tek sene kalan Kahramanmaraşspor ileydi. Maçtan önce Ahmet Özmen kardeşim bana gelerek (/ Abi benim araba ile bu hafta Kahramanmaraşa gidelim. Benim amcaoğlu Mehmet, Maraşın Türkoğlu ilçesi kaymakamıdır. Hem maçı seyreder hem onu ziyaret etmiş oluruz.) O hafta yanımıza o zamanlar Boluspor maçlarına çok hasta, Cumhuriyet Savcı Yardımcımız Mesut Tekin kardeşimizi de alarak bir Kahramanmaraş yaptık. O seyahatin öyküsünü çok etraflı bir biçimde ileriki haftalarda yazmıştım. O günden bu güne hiç unutmadığım bir anımız vardır. Mehmet ve değerli eşleri İffet Özmen hanımefendi ki İffet kardeşimiz de Boluludur/ bizleri çok sıcak bir misafirperverlikle karşıladılar. Türkoğlu kaymakamlık lojmanı bizlere tahsis edildi. Ben genç çiftin yatak odasında yattım. Bu odayı bana tahsis ederlerken hiç gocunmadılar. Lojmanda 3 kişiyi misafir edecek kadar oda olduğundan Mehmet ve İffet kardeşlerim geceyi misafireten ilçe emniyet komserinin evinde geçirdiler. İşte Mehmetin ve sevgili eşinin hiç unutamayacağım jesti. Aslında Maraş, Türkoğluna 10 km kadar yakınlıktaydı. Bizler Maraşta bir otelde kalabilirdik. Sevgili kardeşim Mehmet Özmen, daha sonraları anımsayabildiğim ve yanılmadığımı zannettiğim gibi Aydın Sultanhisar ,Tavşanlı,Mardin Derik kaymakamlığı, Mardin Vali muavinliği, Diyarbakır Kulp Kaymakamlığı, Aydın Germencik kaymakamlığı , Kızılcahamam kaymakamlığı ve Trabzon vali muavinliği yaptı. Memuriyetinin son yıllarını sevgili kızı Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencisi Aslı Özmene yakın olmak için Bolu civarında bir ilde geçirmek istiyordu. Eskişehir vali muavinliğine atandığını da söylemişti. Her fırsatta ve her izinli olduğu günlerde Boluya gelirdi. Her geldiğinde de mutlaka bizim grubun müdavi olduğu lokallere gelir karşılıklı oyunlar oynayarak güzel vakitler geçirirdik. Hac dönüşü lokal hayatımı tamamen kapattığımdan Mehmetle buluşmalarım diğer arkadaşlarıma ve Ahmet Özmene bırakmıştım. Ama onun ısrarlı talebi üzerine bir akşam Mehmet, Ahmet ve ben birlikte olacaktık. Maalesef bu sözümü yerine getiremeden Mehmeti bugün/ Pazar/ ikindi namazından sonra Büyük Berk Köyü mezarlığına defnettik . Vefatının duyulması kısa bir süre olmasına rağmen cenazesinde görkemli bir kalabalık vardı.Sevgili kardeşime Yüce Allahtan rahmetler diliyorum. Sevgili eşi İffet Hanımefendinin, çocukları Aslı ve Altuğun, amca çocukları Ahmet Özmen , Hakan Özmen ve Kenan Özmenle tüm sevenlerinin başı sağolsun.