ALEYKÜMSELÂM MUSTAFACIĞIM
Haftanın gündemi Boluspor olduğuna göre bizde, Bolusporla ilgili geçmişe doğru nostaljik bir yolculuk yapabiliriz.
Hafta içinde Bolu Gündem gazetemizin spor müdürü sevgili kardeşimiz Servet Yılmazın Çanakkale Dardanelspor maçından sonra kaleme aldığı izlenimler içinde beni çok yakından ilgilendiren bir güzel haber vardı. Dardanelspor maçı için. Bolu Gündem Refikimizin İmtiyaz sahibi Durmuş Erdinçin şirketlerinin sponsor olduğunu okumuştuk. Şirket adına Bolu Gündemin güçlü yazarları M. Nuri Gürsoy ve Servet Yılmazın da kafile başkanlığını deruhte ettiğini yine okumuştuk. Maç dönüşü gerek M. Nuri Gürsoy, gerekse Servet Yılmaz güçlü kalemleriyle bize Çanakkale Dardanelspor maçının tüm ayrıntılarını anlatmışlardı. Bu mündericat içinde, gelelim beni çok sevindiren habere isterseniz bu haberi orijinal metninden okuyalım: SASA MUSTAFADAN SELAM VAR
Çanakkale de 18 Mart Stadyumu na girmeden önce, her gördüğü Boluluya hoş geldiniz diyen bir beyefendiyle karşılaştık. Önce tanıyamadık. Daha dikkatli baktığımızda Mustafa Akarcalı olduğunu anladık. Nam/ı diğer Sasa Mustafa.
Yıllar önce Çanakkalespor dan Boluspor a transfer olan Sasa Mustafa, oynadığı futbolla Bolu da iz bırakan bir futbolcuydu. Sapsarı saçları ve etkili kullandığı sol ayağı ile kısa sürede taraftarların gözbebeği, Boluspor un yıldızı olmayı başaran Sasa, daha sonra kulübün kasasına yüklü miktarda bir para girmesini sağlayarak, Bursaspor a transfer olmuştu. Bir zamanların asi çocuğu Sasa Mustafa Boluspor u hiç unutmamış. Bolu ve Boluspor a olan sevgisi, saygısı halen devam ediyor.
SİZLERİ GÖRMEK İÇİN BURAYA GELDİM
Sasa Mustafa bizim aracılığımızla Bolu ya selamlarını gönderdi. Sasa, duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi: Benim Bolu yu ve Boluspor u unutmam mümkün değil. Çünkü futbol hayatımın en güzel günleri Bolu da geçmiştir. Aradan 30 yıl geçmesine rağmen, halen Boluspor u takip ederim. Bugün sizleri görebilmek için buraya geldim. Yener Başkanımla (Bandakçıoğlu) bağımız hiç kopmadı, halen telefonla konuşuruz. Rıdvan ağabeyle (Ertanı) haberleşiriz. Yener Başkanıma ve Rıdvan Ağabeye özel selamlarımı iletin. Bolu da tanıdığım bütün dostlarıma ve büyüklerime selamlarımı söyleyin
Evet, sevgili okuyucularım. Servet Yılmazın önü Çanakkalede birisi tarafından kesiliyor ve bu birisi Boluya, özellikle de bana ve Bolusporun sembol kaptanlarından Japon namıyla maruf Rıdvan Ertanıya selamlarını gönderiyor. Bu birisi, Bolusporun şanlı tarihinin en meşhur futbolcularından A Milli takıma kadar yükselme başarısını gösteren eski futbolcum Mustafa Akarcalıdır. Mustafa, fevkalade nitelikli bir futbolcu olmasının yanında, fevkalade nitelikli bir insandır. Büyüğe saygı, küçüğe sevgi onun en büyük hasletlerinden biridir. İçi, Boluspora ve Bolusporun tarihine yön veren büyüklerine karşı vefa hisleriyle doludur. Aşağı yukarı 30 sene öncesi Boluspordan ayrılmasına rağmen Bolusporu ve o zamanki başkanı Yener Bandakçıoğlunu hiç unutmamıştır. Belki inanmayacaksınız ama ben Mustafa ile yıl içinde en az 15/20 kez telefonlaşırım. Mustafa her bayramda ve diğer kutsal günlerimizde beni arar, bayramı ve kandil günlerimizi kutlar.
Mustafa ile son yüz yüze temasım bundan 3 yıl önce, Zeki ve Burhan Ay hocalarımızın başkanlığında yaptığımız Çanakkale gezisi sırasında oldu. Mustafa nereden öğrendiyse öğrenmiş benim Çanakkaleye gelişimi duyunca hemen beni yakaladı. Bu güzel buluşmanın öyküsünü gazetemizin 11 Haziran 2007 günlü sayısında yayınlanan Çavuşoğlu Turizmin Sayın Yolcuları Otobüsümüz hareket etmek üzeredir başlıklı yazımda etraflıca anlatmıştım. Arzu eden okurlarım bu yazımı gazetemizin www.boludayenihayat.com.tr adresinden bulabilirler. Mustafanın Boluya transfer öyküsü de başlı başına bir romandır. Hafızam beni yanıltmıyorsa 1977/78 sıralarında cennetmekan Altan Doyran kardeşimin başkanlığındaki transfer ekibimiz Mustafayı Düzcede oynanan Düzcespor Çanakkalespor amatör maçında beğenmiş ve kaçırarak Boluya getirmişti. O zamanın transfer sistemi bu güne göre çok farklıydı. Transfer ancak 1 30 Temmuz tarihleri arasında yapılabilirdi. Boluya getirdiğimiz futbolcularımızı kimsenin bulamaması ve rahatsız edememesi için Aladağ Orman Tesislerine götürür, gönüllü muhafızlarımızın nezaretinde onları 1 Temmuza kadar Aladağda misafir eder ve 1 Temmuzda da mukavelelere imzalarını alırdık. Aladağı herkes bilmediği için de bilhassa bu futbolcularımızı rahatsız edici temaslardan da saklamış olurduk. O günlere göre istikbal vaat eden Mustafanın talipleri de çoktu. Mustafanın babası bu talipler üzerine oğlunu Bolusporun elinden kurtarmak için kendine göre şeytani bir plan yapmış, yanına Çanakkale Emniyet Müdürlüğünde görevli resmi elbiseli bir polis memurunu da alarak 17 plakalı bir Murat taksi ile sabaha karşı Boluya gelmiş. O zamanlar Aktaş Meydanı çok popülerdi. Bu meydan da sabahın ilk ışıkları ile birlikte bir hareketlilik başlar gerek Karacasuya gerekse Kaplıcaya gidenlerle çeşitli işleri nedeniyle Aladağdaki yaylalara ve Orman İşletme Şefliklerine gidenler koşuşturmaya başlarlardı. Çanakkale ekibi Aktaşa geldikten sonra oradakilere Aladağa nasıl gidilebileceğini sormuş. Sordukları kişi ise şimdi emeklilik hayatını yaşayan değerli kardeşim Orman Yüksek Mühendisi Tuncay Tansu. O da bölgesine gitmek üzere Aktaş Meydanında. Tuncay bu esrarengiz ekibin Aladağı sorması üzerine bu işte bir iş var deyip hemen sabahın o çok erken vaktinde beni arayıp telefona sarılıyor: (/Yenercim. Burada esrarengiz bir ekip var. Bana Aladağı sordular. Kendilerinden şüphelendim. Her halde Aladağda olduğunu bildiğim Mustafayı arıyorlar.) Tuncayın bu telefonu üzerine hemen kalkıyor ve o zaman ki arabam meşhur yeşil Forduma atlayıp cennetmekan Genel Kaptanımız Hulki Avlacıoğlu abimi de alarak Aladağa gazlıyorum. Kesin kez Mustafa ile ilgili bir sorun var. Bütün dikkatimizi 17 plakalı Murat arabaya vererek kilometreleri yutmaya başlıyoruz. Bir süre sonra Aladağ yönünden gelen 17 plakalı arabayı görüyoruz. Fordu hemen Muratın önüne çekerek misafirlerimizi (!) durduruyorum. Tahminimiz doğru çıkıyor. Arabanın içindekiler Mustafanın babası ile resmi elbiseli polis memuru ve şoför. Hemen kendilerini kısa sorguya alıyor ve bizi takip etmelerini söylüyorum. Meğer Çanakkale ekibi yollarını şaşırmışlar ve Boluya geri dönüp Mustafanın kaldığı yeri iyice öğrendikten sonra tekrar Aladağa çıkmaya karar vermişler. Önde benim ford, arkada 17 plakalı Murat, o zaman ki kulüp merkezimiz olan Güneykaya Pasajında ki mütevazi yerleşkemize geliyor ve misafirlerimize birer çay ikram ediyoruz. Ancak bu arada da boş durmuyor, kaşla göz arasında zamanın meşhur amigolarından Kore Gazisi Mustafa Patırdıyı (Cıba) ve diğer bazı amigolarımızı da kulübe çağırıyoruz. Kısa bir sohbetten sonra misafirlerimiz Mustafayı kaçırmaya geldiklerini itiraf etmek mecburiyetinde kalıyorlar. Hemen mütevazi masamızın üzerindeki manyetolu telefona sarılarak güya Ankarayı arıyor ve santralci kızımıza bana İçişleri Bakanlığını bağlamasını söylüyorum. Benim bu telefon diplomasim üzerine Çanakkale ekibindeki resmi elbiseli polis memuru arkadaşım bir hayli endişeleniyor ve İç İşleri Bakanlığını niçin aradığımı soruyor. (/ Niçin arıyorum sevgili kardeşim. Bakanlığa Çanakkalede görevli bir polis memurunun Boluya insan kaçırmaya geldiğini ihbar edeceğim.) Bu hitabımdan sonra polis memuru arkadaş çözülüyor ve yemin ederek derhal Boluyu terk edeceklerini ve bir daha da Boluya adım atmayacaklarını söyleyerek bizlerden özür diliyor. Bizim için sorun halledildiğinden yine telefona sarılıp Ankara görüşmemi iptal ettiriyorum. Kendilerini hemen yolcu ediyoruz ama cennetmekan Cıba Mutafa abime talimat vermeden de edemiyorum: Şimdi bu arkadaşlarımızı Bolu Dağına kadar uğurlayacaksınız.
Dönüşte Mustafa abimden aldığım bilgiye göre hakikaten Çanakkale ekibini Karanlıkdere tesislerine kadar uğurlamışlar ve orada birkaç el silah atarak da merasimi tamamlamışlar.
İşte sevgili okurlarım Mustafanın Boluspora gelişinde böyle bir öyküyü yaşamıştık. Bolusporun şanlı tarihinde böyle bir olayın benzeri yok. Öyküde çok kişi rol aldı. Başta Mustafayı Boluya getiren cennetmekan Altan Doyran kardeşim ve diğer arkadaşlarımız, Mustafanın cennetmekan babası, yine cennetmekan olduğunu tahmin ettiğim Çanakkale emniyetinden bir polis memuru, 17 plakalı Murat taksinin şoförü, Aktaş Meydanındaki gizemli Çanakkale ekibini çözerek hemen bana telefon eden sevgili arkadaşım Tuncay Tansu, cennetmekan genel kaptanımız Hulki Avlacıoğlu, o zamanki meşhur amigomuz cennetmekan Ciba namıyla maruf Mustafa Patırdı abimiz. Mustafa Patırdının o saatlerde yanına aldığı ancak isimlerini şuanda anımsayamadığım diğer amigolarımız.
Servet Yılmazın haberinden yola çıkarak bakınız nerelere geldik. Vefakar futbolcum Mustafanın selamını büyük bir memnuniyetle alarak kendisine (/Aleykümselam Mustafacığım) diyorum.
FOTO TARANACAK
GENEL KURUL BOLUSPORUN HİÇ BİR SORUNUNU ÇÖZEMEZ
Konyaspor yenilgisi Boluspor da büyük bir depreme neden oldu. Bugün okuyacağınız tüm haftalık ve günlük yerel gazetelerimizde her halde baş haber Boluspor yönetiminin istifa ederek genel kurul kararı alması olacak. Yorumlar bir birini takip edecek. Düne kadar veya geçmiş senelerde değerli ve çalışkan başkanımız Necip Çarıkçı ve ekibini göklere çıkaranlar bu gün yerin dibine batıracaklar.
Görünen o ki Boluspor yönetimi tarihi bir karar verme aşamasında. Yıllarca Bolusporda yöneticilik yapmış ve de yönetici olmadığı yıllarda da Boluspor Genel Kurulunu yönetmiş /son yılki genel kurul hariç/ bir tecrübeli eski başkan olarak şunu kesinlikle açıklamak isterim. Boluspor Genel Kurulu geçmiş yıllarda olduğu gibi bundan sonraki yıllarda da, bu yapısını muhafaza ettiği sürece Bolusporun hiçbir sorununu çözemez. Boluspor genel kuruluna ayıp olmasın diye zamanın Valileri, yönetim kurulunun bazı üyeleri /yine açıklıkla söylüyorum. Genel Kurullara yönetim kurulunun tüm üyeleri bile katılmazlar/ ve her kongrede birer birer sayabileceğim çok meraklı bazı taraftarlar katılır. Genel kurullarda hiçbir görüşme yapılmaz. 15/20 dakikada Genel Kurul sonuçlanır.
Eğer duyduğumuz doğrulanır ve Boluspor yeni bir Genel Kurula gidiyorsa, yaşayacağımız tablo yukarıda söylediklerimin tıpa tıp bir fotokopisi olacaktır.
Bolusporun bugünkü mali yapısı nedeniyle Belediye Başkanının desteklemediği bir adayın ve yönetim kurulunun Bolusporu idare etme ihtimali hiç bulunmamaktadır. Onun için Necip Çarıkçı ve arkadaşları şayet görevi bırakacaklarsa yerlerine mutlaka Belediye Başkanı Alaaddin Yılmazın kesin desteklediği bir başkan ve yönetim kurulu bulmak mecburiyetindedirler. Belediye Başkanı AKPli olduğundan bu müstakbel Kulüp Başkanıda mutlaka AKPli olmalıdır. Boluspor tarihindeki bütün Başkan ve yönetim kurulları bir konsensus içinde belirlenmişlerdir. O itibarla ben Necip Çarıkçı ve arkadaşlarının yerlerine yeni bir ekip bulmadan görevi bırakacaklarını ya da bırakabileceklerini zannetmiyorum. Bu aşamada yeni bir ekibin görev almasını da çok zor görüyorum. Hiç şüphe etmiyorum ihale yine Necip Çarıkçı ve arkadaşlarına kalacaktır. Eğer, şayet Sayın Başkan görevi bırakmak da kararlıysa Bolusporu çok kritik günler beklemektedir. Aynen benim 2003 yılında Sayın Yüksel Ceylandan Başkanlığı devraldığım günlerde olduğu gibi Kayyum sesleri duyulmaya başlanacaktır. Benim o günlerde kulübü kayyuma düşürmediğim ve başkanlığı devraldığımın ne kadar büyük bir özveri olduğu da bir kere daha anlaşılacaktır.
Evet, bu pilavın daha çok su kaldıracağını düşünüyorum.
- ELVEDA "BOLU YEDİGÖLLER" -HOŞGELDİN "DÜZCE YEDİGÖLLER"
- İKİNCİ BAHAR-INI YAŞAYAN FUTBOLCUM MİNAS ASA
- SİYASET RÜZGÂRININ NEREDEN NASIL ESECEĞİ HİÇ BELLİ OLMAZ
- MİLATTAN ÖNCESİ İLE UĞRAŞAN ZİLE BELEDİYESİ
- TÜRKİYE NİN EN ZENGİN İLİ (!) ELBETTE Kİ “TEŞVİK” MAZHARİYETİNE NAİL OLAMAZ
- NELER YAPTIK ŞU BOLU İÇİN – KİMİMİZ NUTUK ÇEKTİK KİMİMİZ DE YİNE NUTUK ÇEKTİK –
- TARİH FIŞKIRACAK TOPRAĞI KAZSAN TARİH
- GARNİZONUMUZUN EŞREF BİTLİS İSMİ NAZMİ KARAKOÇ OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR
- SAYIN SUAT TOSUN’A YÜREKTEN TEŞEKKÜRLERİM
- GÜNAYDIN MUSTAFA NAMDAR HOCAM - GÜNAYDIN MAKİNİST KARDEŞİM
- “KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRLERİNİ AĞIRLAR”
- BU BİR AÇIK TEŞEKKÜR YAZISIDIR
- SAYIN KENAN EVREN’DEN BEN DE DAVACI OLSAM MI Kİ?
- KENT MEYDANI’NIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKELİM
- HOŞ GELİŞLER OLA
- GÜLEZLER KONAĞI’NDA BOLU TÜRKÜLERİ GECESİ
- YİYİN EFENDİLER YİYİN(!)
- Sivil havaalanını otopark yapalım
- Bolu bağışçılar vakfının ilk eseri
- Seben'in elması - Eğirdir'in elması
- Bir bilirkişi rica ediyorum!
- “Mucizenin adı Erbayram”
- Gülezler Konağı açıldı mı?
- KÖKEZ’E LAF SÖYLETMEM
- BEN YANLIŞ YAZMADIM!
- Cami çok, cemaat az
- OLUR BÖYLE ŞEYLER.. ZAMANINDA BOLUSPOR’DA DA OLMUŞTU.
- Abant olmadı size Yedigölleri verelim
- ADNAN DAYLAN'A HELAL OLSUN
- YAYLALARIMIZ İÇİN ŞEFFAF BİR AÇIK ARTIRMA YAPSAK
- Mete Ferah’ın açıktan üniversite matematik profesörlüğüne atanmasını öneriyorum
- Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı'ndan Bolu bağlantılı uçuşlarımız başlıyor
- Etrafımızda Müneccim’ler var
- Tarihi başarının arkasındaki hesap hatası
- TARİHİ BAŞARININ ARKASINDAKİ HESAP HATASI
- KARAKADI CAMİİ’NİN ESRARI
- Çepni İsviçre olabilir mi?
- Akkayalar mı dediniz?
- ÖMÜRLER BİTER “ O SENE BU SENE” BİTMEZ
- SAYIN KAZIM OKSAY'IN HAKLI ELEŞTİRİLERİ
- Abant’ı elimizden aldılar şimdi de “ Davos” umuza göz diktiler
- MUDURNU TURİZMİNDE YENİ BİR YILDIZ : FUATBEYLER KONAĞI
- AL GÜLÜM VER GÜLÜM
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA BOLULU OLMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU
- BİR NOSTALJİ ŞAHESERİ:İnkılâp (İmaret) İlkokulu sergisi
- GÜLEZLER KONAĞI-ÖZKÖKLER KONAĞI
- " SİZİ BEN BİLE KURTARAMAM" ( İSMET İNÖNÜ)
- OLUP BİTENLER KIZILAY’A YAKIŞMADI
- SAYIN VALİ AKPINAR AKLANDI
- ESKİLERE MİNNET BORCUMUZ OLMALI
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ (2)
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ
- Belediyemizden büyük bir vefa gösterisi
- “BEŞİBİRYERDE”
- SU – JEOTERMAL- AKAR –BOLU- BAKAR
- "TAKOZ RECEP'İN" TRANSFER ÖYKÜSÜ
- BOLU’DA YILIN OLAYI “ANILARLA BOLUSPOR” KİTABININ YAYINLANMASIDIR
- "BOLU KAYMAĞI" NI MARKALAŞTIRALIM
- MORALİNİZ BOZULMASIN SAYIN VALİM! “BÜYÜK KAPLICA” TERMAL’E YAKIŞIR
- BOLU’DA “YILIN ADAMI” ADAYIM AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANI FİKRET ALBAYRAK’TIR
- GEREDE’DEKİ MUHTEŞEM AÇILIŞTA MUHTEŞEM VEFA GÖSTERİSİ
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Tevfik Abimin ( Türesin) Boluspor Anıları
- Ne maçmış be
- TAYİN MEMURİYETİN OLMAZSA OLMAZIDIR
- 30 YIL SONRA YENİDEN GÜNDEM OLAN TARİHİ MAÇ
- YILMAZ ÖZDİL’İN SÜTUNUNA KONUK OLMANIN DAYANILMAZ ONURU
- Ticaret ve Sanayi Oda’mızla Rujhat Avşar’a teşekkür
- “ABANT İKTİSADİ İŞLETMESİ (!)”
- “BOLU ÇİKOLATASI” ARTIK BOLU’NUN MARKASI OLMALIDIR
- İYİ Kİ "KOKAİN" KULLANILIYOR DENİLMEDİ
- YEŞİL CAMİ’DE “ENDERUN USULÜ TERAVİH” NAMAZI
- SAYIN REKTÖRÜN BASIN TOPLANTISINDAN İZLENİMLER
- SAYIN VALİMİZE VE DE SAYIN EMNİYET MÜDÜRÜMÜZE AÇIK DİLEKÇE
- DEĞERLİ SPOR YAZARLARIMIZA ACİZANE BİR HATIRLATMA
- ÇORBADA BENİM DE TUZUM VAR
- “ BOLU TÜRKİYE'NİN, EN GERİ İLLERİNDEN BİRİ” DİR
- BOLU BAĞIŞÇILAR VAKFI SINIFI GEÇTİ.. YA SINIFTA KALANLAR…
- GÖL NEDİR? GÖLET NEYE DENİR?
- MUTLULUĞU YAŞARKEN ÜZÜLMEK (2)
- HAFTANIN FOTOROMANI
- SELMA AKÇAKAVAK’IN BÜYÜK PROJESİ
- DİLERİM CİCİM AYLARI DEVAM EDER
- TAŞLIYAYLA GÖLETİ TAŞLIYAYLA GÖLETİDİR
- DOĞALGAZ ÜZERİNE KİŞİSEL BİR İNCELEME
- YENİ BİR YUTTURMACA: BOLU SİVİL HAVA ALANI
- BAŞKA BOLUSPOR VAR MI
- Meslekte 45 yıl
- Bir Genel Başkanın Hatırat/ı Metrukesi
- ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARI BİR GÜN SÜRDÜ
- BOLU SU TERESİ
- Sayın Miroğlu Boluda
- BOLUMUZUN YÜZ AKI: FİZİK TEDAVİ HASTANESİ
- KÜSLERDEN İLK BARIŞANI ALLAH(C.C) İLK OLARAK CENNETİNE KOYAR Hadis/i Şerif
- KADER ÇİZGİMİZİ HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞTİREMEYİZ
- BENİM İÇİN HAFTANIN GÜNDEMİ AZİZ KARDEŞİM MEHMET ÖZMENİN KAYBIDIR
- YEREL BASININ YENİ YILDIZLARI
- BORAZANCIBAŞILIK YÜCE BİR MESLEKTİR
- TALİH KUŞU SEBENE KONDU MU/ KONMADI MI
- Bir Fotoğrafın Anatomisi Ve De Bir Toplantının Anatomisi
- BİR YENİ YIL ÇEŞİTLEMESİ
- YES WE CAN
- RUJHAT AVŞARIN MARKALAŞMA HEYECANI
- BİZİM BİRADERİN DUBAİ İLE İLGİLİ KORKUNÇ KEHANETİ
- KENDİ GİTTİ ADI KALDI YADİGAR
- GEÇEN HAFTANIN MABADI
- İKİ DEĞERLİ KARDEŞİMİN YAKIN TARİH ANILARI
- BOLUSPOR'A KÜSÜLMEZ
- SON YILLARIN EN BÜYÜK YUTTURMASI: BOLULU ÜNLÜLER SERGİSİ
- Selami Dereliyi kaybettik
- Gölcükün hüzünlü güzelliği
- Bolu Belediye Meclisinin Kararını Hiçe Sayan Dış Ticaret Bakanı
- Vefa ya da Boza satıcısı
- MADEM GERİ VERECEKTİNİZ NİYE ALDINIZ
- HAYIR SAHİBİ ARAYAN CAMİİDE BU YIL TERAVİH NAMAZI KILACAĞIZ
- ON BEŞ BİN YATAK KAPASİTELİ KARACASU, BAŞKA BAHARA MI KALDI
- SEBEN GÖLETİ TURİZM ALANI İLAN EDİLECEK(MİŞ)
- HİÇ HOŞLANMADIĞIM BİR HUYUM(!)
- KARİ* DEN OKUYUCU MEKTUPLARI VE NEFİS BİR BAŞYAZI
- TRİUMVİRATEYİ ÜÇ AHBAP ÇAVUŞLAR OLARAK DÜZELTİYORUM
- ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD/İ KIBTİ SİRKATİN SÖYLER (Türk Atasözü)
- CEVAP HAKKI DA SAVUNMA HAKKI KADAR YÜCEDİR
- Cevap Hakkına Saygımız Ebedidir
- YALAN HABER YAZANA NE DENİR
- BİZ YAZALIM DA VARSIN OLMASIN
- DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ
- BU TESADÜFE MUCİZEDEN BAŞKA İSİM VEREMİYORUM
- KÜÇÜK KAPLICA YIKILAMAZ
- HASSA/I HÜMAYUN*
- BOLULU GAZETECİLER BİRLEŞMELİ
- ALADAĞ YAYLALARI...
- Beş Yıl Önce / Beş Yıl Sonra
- ŞEYH EDEBALİNİN BOLULU TORUNU
- ESKİ KARDEŞİM BENİ NE KADAR DA ÇOK ÖZLEMİŞ
- LİSTELERDE NİHAYET AÇIKLANDI
- İNSANA AİT HİÇBİR ŞEY BENİ ŞAŞIRTMAZ
- TESADÜFLER... TESADÜFLER...
- ARAFATTA BOLU CAMLI CAMİİ PROTOKOLÜ
- MEKKEDE OSMANLI YADİGÂRI








