AL GÜLÜM VER GÜLÜM

Yener Bandakçıoğlu

Hafta içinde yerel basından okuduğumuz, bana göre en büyük bomba, dünya cenneti Abant’ın Bolu İl Özel İdaresi tasarrufundan alınarak yeniden Orman Bakanlığı’na bağlanmasıydı. Abant bir futbol topu misali Orman Bakanlığı ile Bolu İl Özel İdaresi arasında gidip geliyor. Bolu sahipsizliğini yine gösterdi. Bu işlem nedeniyle başta parlamenterlerimiz, Sayın Valimiz, İl Genel Meclisi üyelerimiz, İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz, yerel basınımız ve bu basının değerli köşe yazarları hiçbir tepki vermediler. Sadece sayın Valimiz İbrahim Özçimen Abant’ın Çevre ve Orman Bakanlığına bağlanmasının kıymeti harbiyesi bulunmadığından bahisle, Vali olarak Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün de kendisine bağlı olduğunu dolayısıyla Abant’taki tek patronun yine kendisi olduğunu açıkladı. Bu arada İl Özel İdaresi Genel Sekreteri derken bir yanlışlık yapmayalım. Tahsin Akduman kardeşim AKP’den milletvekili aday adayı olduğu için görevini bir süre önce bırakmıştı. Eğer Tahsinciğim görev başında olsaydı Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Abant’ı almasına rıza göstermez olanca gücüyle bu girişime karşı çıkardı. Neyse aday gösterilmediğine göre herhalde tekrar İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne gelecek ve artık tescillenmiş siyasi kimliğiyle gerekli mücadeleyi yapacaktır.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yapılmaz. Abant gibi bir dünya şaheserinin sahibi bellidir. Eğer Abant’ın sahibi Orman Bakanlığı ise Bakanlık bu mücevheri kimseyle paylaşmaz. Bizde yani Bolu’da olduğu gibi Abant bir gün Orman’ın bir gün Bolu Özel İdaresi’nin olamaz.
Benim Abant’ın statüsüyle ilgili yazılarım bir haylidir. Yine bir zamanlar Özel İdare sorumluluğunda olan Abant, girişlerde alınan ücret nedeniyle yeniden Orman Bakanlığı’na bağlanmıştı. Konuyu şöyle bir hatırlayalım: Zamanın AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın yolu Abant’a düşmüş. Giriş ücreti yanında herkesten alınan Boluspor bağış makbuzu bu büyüğümüzü çok rahatsız etmiş. Ankara’ya gider gitmez kendisine kesilen makbuzun intikamını almak için kolları sıvamış. O zamanlar siyaseten bir hayli güçlü olan sayın Dengir Mir Mehmet Fırat girişimlerinin sonucunu alarak Orman Bakanlığı ile Bolu İl Özel İdaresi arasındaki devir ve kullanma sözleşmesini fesh ettirme başarısını göstermiş. O zamanlar sayın Bolu milletvekilleri bu işleme karşı hiçbir şey yapamamışlar. Zira karşılarında partilerinin Genel Başkan Yardımcısı var. Zamanla sayın Fırat’ın gücü bir balon gibi sönmüş. Televizyondaki açık oturumda, o zamanlar CHP Meclis Grup Başkan Vekili olan şimdiki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısında fena halde yenilmiş ve puan kaybetmiş. Daha sonra yapılan AKP kurultayında sayın Mehmet Mir Dengir Fırat, sayın Başbakan ve Genel Başkan Recep Tayip Erdoğan tarafından cezalandırılarak Genel Yönetim Kurulu listesine alınmamış. Aradan bir süre sonra da Mehmet Mir Dengir Fırat milletvekili aday listesine de alınmayarak iyice cezalandırılmış. Bundan sonra Abant yeniden Bolu İl Özel İdaresi’ne bağlanmış.
Abant bu yeni sahibinin elinde bazı reform niteliğinde uygulamaların odağı olmuş. Bir çok yenilikler ve düzenlemeler için düğmeye basılmış ve icraatlara başlanmış. Zamanın Valisi Sayın Halil İbrahim Akpınar, Abant’ta yapılacakları, kahvaltılı bir basın toplantısıyla Bolu yerel basınının önüne çıkarmış. O basın toplantısını takip eden Bolu yerel basınının tüm mensupları yapılacak uygulamalar için hiçbir itirazda bulunmamışlar ve muhalefet şerhi koymamışlar. Bu toplantıya görevleri icabı İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman ile Çevre ve Orman Müdürü Sezgin Akay da katılmış. Onlar da sayın valinin sunumunu desteklemişler. Gel zaman git zaman rüzgarlar tersine esmeye başlamış. Herkes Abant’ta yapılanları dolayısıyla sayın Vali Halil İbrahim Akpınar’ı topa tutmaya başlamış. Bu polemikler sonucu sayın Vali Bolu’dan alınarak Bilecik’e atanmış. Ben köşe yazılarımla her zaman sayın Vali’nin yanında oldum. Yapılan işlerin sonunu görmenin Bolu’nun ve Abant’ın menfaatleri açısından daha doğru bir yol olacağı düşüncesindeydim. Zaten Çevre ve Orman Bakanımız sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu da yakın tarihlerde geldiği Bolu’da sayın Akpınar’ı şu sözleriyle aklama ihtiyacını duymuştu: (- Abant daha da güzel oldu. Yolun bir miktar yükseltilmesi ve enerji nakil hatlarının aşağıya alınması gerekiyordu. Bunlar güzel oldu. Ben de yerinde kontrol ettim. Bir tahribat söz konusu olmadı. Kot’unu da ayarladık. İlerleyen günlerde de tekrar kontrol edeceğiz.)
Konu bu minvalde devam ede dururken bir de bakıyoruz ki, Abant açılmış bir idari dava bahane edilerek yeniden Özel İdare’den alınıp Orman Bakanlığı’na bağlanıyor. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Bolu’dan tık yok. İki idare arasında yapılan devir ve kullanma sözleşmeleri ne biçim sözleşmelerdir ki canın istendiği anda bozulabiliyor. Özel İdare bu anlamsız devre niçin karşı çıkamıyor. İtiraz etmiyor. Günümüz Türkiye’sinde bürokrasinin nasıl işlediğini hep biliyoruz. En ufak bir itiraz dahi aylarca sürecek bir zamanı Bolu Özel İdaresi’ne sağlayabilirdi. Zaten bundan sonra Abant’ın başına gelecekleri sayın Vali İbrahim Özçimen çok güzel özetlemiş: (- Doğal taş ihalesi Ankara’da üç yıldan önce sonuçlanmaz.)
Genel seçimlere iki aydan az bir süre kaldı. Mevcut milletvekillerimizden sayın Metin Yılmaz ve sayın Yüksel Coşkunyürek genel basındaki yerleşik tabiri ile sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan tarafından biçildiler. Değerli meslektaşım Av. Fatih Metin kardeşim de son yılda gösterdiği bunca performansa rağmen seçilmesi şüpheli 3. sıraya kondu. Yani diyeceğim o ki şu anda Orman Bakanlığı’yla çarpışacak bir gücümüz yok. Yani işimiz Yüce Allah’a kaldı. Yeni Meclis tablosu hakkında şu günlerde bir şey diyemeyiz. Bakalım yeni seçilecek milletvekillerimiz ilk iş olarak Bolu’nun bu sorununa el atıp Abant’ı yeniden İl Özel İdaresi’ne döndürebilecekler mi? Pek gerçekleşme ihtimali bulunmayan başka bir formüle göre de Abant, Mudurnu Belediyesi’ne yada Bolu Belediyesi’ne bağlanabilir (!). Bu formül de işlemezse başka bir tehlikeli formül de var. Bakarsınız bir gün uyandığınızda Abant, Düzce’ye bağlanmış(!). Zaten Düzceliler Yedigöller’i almak için antrenmanlara başladılar.

SAYIN ALİ SERİNDAĞ’I KUTLUYOR VE BAŞARILAR DİLİYORUM

CHP Genel Merkezi, Yüksek Seçim Kurulu’nun talebi doğrultusunda daha önce kontenjan kullanacağını ilan ettiği Gaziantep 2. sıra adaylığına Sayın Eski Valimiz Ali Serindağ’ı uygun gördü.
Bolu’daki görev süresince tam bir devlet adamı titizliğiyle çalışan ve Bolu halkının büyük taktirlerine mazhar olan sayın Serindağ herkesçe bilinen ayak oyunları sonucu Merkez Valiliği’ne atanmıştı.
Sayın Serindağ ile olan kişisel münasebetlerim o günden bu güne kesilmeden devam eder. Sayın Serindağ ve muhterem eşleri Elif Serindağ hanımefendi oğlum Cumhur’un geçen yıl Haziran ayında yapılan düğününe de gelmek suretiyle Bandakçıoğlu ailesini onurlandırmışlardı. Bu arada Sayın Serindağ’ın her hafta düzenli olarak gazetemiz Bolu’da Yenihayat’ı takip ettiğini de ilave edelim.
CHP Genel Merkezi sayın Serindağ’ı bu şekilde değerlendirmek suretiyle çok olumlu bir seçme yapmıştır. Serindağ’ın sırası itibariyle Meclis’e girme ihtimali çok yüksektir. Kendisinin Bolu’ya bağlılığını bilenler önümüzdeki Meclis’te Bolu milletvekillerinin sayısının artacağını şimdiden söylemektedirler.
Sayın Serindağ’a siyasi hayatında başarılar diliyorum.