Akkayalar mı dediniz?

Yener Bandakçıoğlu

     Seçim gününe iki haftadan az bir süre kaldı. Siyasi partiler Türkiye bazında liderleri vasıtasıyla, yerel kadrolarda, milletvekili adayları bazında tüm güçleriyle çalışıyorlar ve oylarını arttırma gayreti içinde oluyorlar. Yüce Allah hepsine güç kuvvet versin. Sonuçlar, hepsi için sevindirici olsun.

     Mutadım üzere Sayın adaylarımızın nereleri ziyaret ettiklerini, nerelerde neler söylediklerini yerel basından titizlikle takip ederim. Önceki gün yine bu şekilde adaylarımızın neler söylediklerini okurken bir ara MHP birinci sıra adayı Dr. Murat Yapıcı’nın bazı gazetelerde yer alan yeni bir söylemine takıldım. Murat Yapıcı, cennet Bolu’muzun cennet köşelerinden biri olan ancak bizim hiçbir zaman kıymetini bilemediğimiz Bolu’nun Pamukkale’si Akkayalar’da yarıda kalan işlerin önünde şöyle demiş: (-9 yılda iktidarın Akkayalar’ı ne hale getirdiği ortadadır.) Yapıcı kardeşime katılmamak mümkün değil. Murat az bile söylemiş. 9 yıl değil 99 yıl geçse maalesef Akkayalar’a hiçbir şey yapılmayacak. Ya da yapılmak istense bile ele yüze bulaştırılacak. Bakınız bundan yıllarca önce 1992 yılında o zamanın en etkili yerel gazetelerinden Bolununsesi’nde 10 Ağustos 1992 günü Akkayalar için neler yazılmış. Bolununsesi’nin bu haberine göre Bolu’nun Pamukkale’si Akkayalar’ın turizme kazandırılması için kollar sıvanmış. Suyun düzenli dağıtılmasıyla eskiden oluşmuş fakat susuzluktan kararmış olan travertenlerin canlanması sağlanacakmış. Ayrıca burada ki doğal mağaralar ve çamlığında turizmde önemli bir yer alacağı tahmin ediliyormuş. 

      Daha sonra aradan iki yıl geçmiş yine Bolununsesi’nde, Ben 11 Temmuz 1994 günü kendi köşemde Akkayalar’ı tekrar ele almışım. Yazımın başlığını “Akkaya-Karalar Bağlamıyor” diye atmışım. O yıl İstanbul Bolu Derneği’nin çok çalışkan başkanı ve de Çepni Köyü’nden sevgili kardeşim Diş Tabibi Savaş Ilgaz’ın girişimleriyle Akkayalar masaya yatırılmış. Savaş şahsi dostlarını ve Kabataş Lisesi’nden sınıf arkadaşlarını Akkayalar için seferber etmiş. İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mete Ünügür ile Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Küçükdoğu ve yine İTÜ İnşaat Fakültesi Zemin Mekaniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Özüer hocaları Bolu’ya getirmiş. Ülkemizin konularında en saygın bilim adamları olan misafirlerimiz bütün bir günlerini Akkayalar’a hasretmişler ve gerekli her türlü yardımı yapacaklarını söylemişler. Hocalarımızın bu güzel çalışmalarına Savaş’ın özel davetlisi olarak bende katılmışım. Saatler boyu hocalarla Akaya boğazını dolaşmışız. Peki, hocalarımızın ilk önerileri neler: (-Acısu miktarı arttırılmalıdır. Bunun Türkçesi şu. Bolu Özel İdaresi birkaç kuruş kazanç için Akkaya boğazındaki acısuyu müteahhitlere kiralamamalıdır. Kirli kayaların eski beyazlığına kavuşması için ufak göletler yapılmalı, su bir süre tutulmalı ve dinlendirilmelidir. Akkaya’ya mutlaka kullanma suyu getirilmelidir. Yol asfaltlanmalıdır. Piknik alanı ve otopark alanı mutlaka çevrilmelidir. İlerde işletmenin ve projenin köylü ile entegre olabilmesi için şimdiden gerekli tedbirler alınmalıdır. 

      Bundan yirmi yıl önce değerli hocalarımızın verdiği bu tavsiyelerin acaba kaçını yerine getirdik. Özel İdaremiz işi baştan savmak için önceki yıllarda bir ihale yaptı ama ihaleden de bir sonuç alınamadı. Müteahhidin sözleşmesi feshedilerek Akkayalar yine kaderine terk edildi. Yeni bir ihale ne zaman yapılır henüz bilemiyoruz. 

      Bu arada belki de Akkayalar’ın makûs talihini yenecek bir ümit ışığının doğmuş olduğunu da açıklamam gerek. Bolu’nun en tanınmış kişilerinden, ilginç proje ve icraatlarıyla Bolu’muzun kaderini değiştirecek büyük başarıların sahibi Şerafettin Erbayram, Çepni Köyü’ndeki meşhur At Çiftliği’ni satın almış bulunuyor. Bugün -Pazar- Erbayram, bizimde aralarında bulunduğumuz yakın dostlarına çiftlikte bir yemek verdi. Tahir Gayret’in oğlu sevgili yeğenimiz Zafer Gayret’in düğününden sonra Erbayram’a verdiğim söz icabı –Tempra’nın halefi Focus’u- çoktan beri gitmediğim Çepni’ye gazlıyorum. Erbayram’ın Çepni’ye ve Bolu’ya yeni müjdeleri var. Yüce Allah nasip ederse Erbayram’ın yeni projelerini ve müjdelerini önümüzdeki hafta ele alacağım. 

     Evet, sevgili okurlarım Dr. Murat Yapıcı’nın eleştirilerine katıldığımı yukarıda ifade etmiştim. Bakalım seçim sonucunda Dr. Murat Yapıcı bu eleştirilerini ortadan kaldıracak bir konuma ulaşır mı?

     “Zafer’in otuzuncu yılı”

     Mayıs ayı, Türk Milletine İstanbul’un fethi gibi çağ kapatıp çağ açan bir büyük günün yıldönümünü hatırlattığı gibi yine bir Mayıs günü, Boluspor’un şanlı tarihinin en parlak zaferlerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. 

     25 Mayıs 1980 Cumartesi günü Boluspor, İzmir Atatürk Stadyumu’nda Düzcespor’u 3-0 gibi net bir sonuçla yenerek bir yıl aradan sonra yeniden Türkiye 1. Ligi’ne –Süper Lig- çıkmıştı. Bu şanlı günlerin başkanı olarak o öyküyü muhtelif tarihlerde okurlarımla paylaşmıştım. 

      İzmir’e Geredeli hasta Boluspor taraftarları Fethi ve Tahir Gayret kardeşlerin otobüsüyle gittiğimizi hep yazarım. İzmir Urla’da ki kampımız sırasında Tahir kardeşimin bir oğlu dünyaya gelmişti. Tahir, Boluspor’un zaferinden o kadar sevinmiş ve etkilenmişti ki minik yavrusuna Gerede’ye dönüşünde “Zafer” ismini vermişti. 

     O günden bu güne yıllar bir birini takip etti. Küçük Zafer aslan gibi bir delikanlı oldu. Bugün -Pazar- Zafer’in Eskioğlu Toplantı ve Düğün Salonunda mutlu gününü kutladık. Tahir’in sosyal yönü düğün törenine de yansımıştı. Başta Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Birlikleri Genel Başkanı Bendevi Palandöken olmak üzere Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Birliğinin üst düzey yöneticileri, Sayın Valimiz İbrahim Özçimen ve Bolu protokolü, Milletvekilimiz Fatih Metin, Milletvekili adaylarımızdan sevgili meslektaşım Fehmi Küpçü ve Dr. Murat Yapıcı, Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz tarafından kıyılan nikahın yüzlerce davetlisi meyanındaydılar. 

      Bu arada Zafer’in en az Tahir kadar sevdiğim amcaları Fethi ve Cengiz Gayret kardeşlerimle de yeniden görüşmenin sevinci içinde kaldığımı da belirtmeliyim. Gerede sosyal hayatının vazgeçilmez ismi Yunus Çufa abimde düğünde en az Tahir kadar yorulanlar arasındaydı. 

     Mutlu gün dolayısıyla Gayret ve Çiçekdenk ailelerini kutluyor, bir birlerine çok yakışan Esra ve Zafer’imize nice nice güzel yıllar diliyorum. Bu arada Bolu’muza Eskioğlu Toplantı ve Eğlence Merkezi gibi çok muhteşem bir tesis kazandıran değerli dostum Hasip Eskioğlu’nu da tebrik ediyorum.