ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARI BİR GÜN SÜRDÜ
Sevgili okurlarımın bu günkü yazımı çok iyi algılayabilmeleri için evvela geçen haftaki Abantta Deniz ve Hava Savaşları başlıklı ara yazımı bir kere daha hatırlamaları gerekir. Ne demiştik geçen hafta:
ABANTDA DENİZ VE HAVA SAVAŞLARI
Son günlerde, yeniden Bolu İl Özel İdaresinin tasarrufuna geçen Abantın iyileştirme çalışmaları arasında Abantda yaratılan yeni bir göl hepimizin ilgisini çekti. Yerel gazete haberlerine göre, Abanta son yağışların getirdiği fazla su miktarını ve çamur kitleyi önlemek için düşünülen bent inşası Abantda yeni bir oluşum meydana getirmişti. Örencik Yaylası denilen bu yer şipşirin bir göl haline dönüşmüştü. Buraya isim bulmakta da gecikmedik: Küçük Abant.
Biz Abantda yeni bir göl kazandık diye sevine duralım meğer burası Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneğinin Türkiyeye kazandırdığı Yamaç Paraşütü alanı değil miymiş Bunu Cumartesi günü yapılan Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Genel Kurulunda öğreniyoruz. Vakfımızın yıllık kongresini her yıl olduğu gibi ben yönettim. Bu sene toplantı saatiyle Boluspor/ Altay maçının D/smart kanalınca naklen yayınlanması dolayısıyla Cumartesiye alınmasının çakışması bazı eleştirilere neden oldu. Ben maçın ilk devresini seyredip 14.30 daki toplantıya saatinde yetiştim. Ancak vakfın başkanı ve başkan vekili olan sayın vali ve sayın belediye başkanı devre arasında maçı bırakmanın yaratabileceği sonuçları düşünerek toplantıya maçın bitimini müteakip katılacaklarını bildirdiler. Bu husus bazı üyelerin tepkilerine neden oldu. En sert tepkiyi de Bolu Detay Gazetesi köşe yazarı ve Bolu Erkek Öğretmen Okulundan öğrencim Nazmi Özcan gösterdi. Toplantıyı açtıktan sonra usul hakkında söz alan eski öğrencim toplantıya saatinde katılmayan vali ve belediye başkanımızı eleştirdi. Nazminin eleştirileri doğru ve haklıydı. Ancak ortada bir de Boluspor gerçeği vardı. Divan başkanı olarak gerekli yumuşatmayı yapmak istedim. Fakat gördüğüm kadarıyla Nazmi yumuşamadı. Herhalde Bolu Detayın yarınki/ Pazartesi/ nüshasındaki köşesinde gerek sayın valiyi gerek sayın belediye başkanını ve de tahmin ediyorum divan başkanı olarak beni bir hayli eleştirecek olmalı.
Toplantı, gündemin rutin maddelerinin görüşülüp oylanmasıyla bitmek üzereyken Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan A. Şerafettin Yamaner kardeşimiz birden gündemi ve toplantının havasını değiştirdi. Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yamaner yeğenimizin babası olan Şerafettin Yamaner, çok duygusal bir konuşma yaparak Küçük Abant Gölü olarak öğündüğümüz/ divan başkanı olarak bu gölün isminin Yavru Abant olarak adlandırılmasını teklif ettim ve büyük bir tasvip gördü./ bu yerin yukarıda da belirttiğim gibi Türkiyenin sayılı Yamaç Paraşütü pisti olduğunu söyleyerek derhal eski haline getirilmesini istedi. Yamanerin herkesi etkileyen bu konuşmasından sonra gözler sayın valiye çevrildi. Sayın vali, örnek devlet adamı kimliği içinde Yavru Abantın doğumu ile ilgili teknik bilgiler vererek biz yaptık oldu mantığında hiçbir zaman ısrarcı olmayacaklarını belirttiler. Sayın valiyi, Yamanerin tereddütlerini ve üzüntülerini hafiflettiği için kutluyorum. Abantta ki bu Deniz ve Hava savaşına ben de divan başkanı olarak bir ucundan katıldım: (/ Sayın valim.. Sayın Yamaner bu savaşın sonuçlanması için mutlaka mahallinde keşif yapmamız gerekir) Teklifim oy birliğiyle (!) kabul edildi. Şimdi keşif yapmak için havaların biraz düzelmesini bekleyeceğiz. Yamaner, keşif masraflarını (!) üstlendi. Bu arada Örencik Köyü Muhtarının sayın valiye küçük göl çok güzel oldu sayın Şerafettin Yamanere de bu ne biçim iş. Eski haline dönüştürmek gerek dediğini de öğrenmiş olduk.
Türkiyenin bir elin parmakları kadar az bölgesinde bulunan Yamaç Paraşütü pistimizi kaybetmeyelim.
Çarşamba akşamı evdeyken bir telefon alıyorum: (/ Yener Abi.. Ben Ahmet Şerafettin Yamaner. Size çok müjdeli bir haber vereceğim. Özel idare yaptığı yanlışlığın farkına vardı ve göleti boşaltmaya başladı. ) (/ Çok memnun oldum sevgili kardeşim. Yanlışlıktan dönülmesi de bir erdemdir. Hayırlı olsun.)
Abanttaki benim tabirimle deniz ve hava savaşlarının bu kadar kısa bir sürede sonuçlanmasını hayretle karşılamakla birlikte taraflar arasındaki orantısız gücün neler yapabileceğini de düşünmeden edemiyorum. Komutanlığını Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneği adına sevgili dostum Bolu Eski Muharipler Cemiyeti Başkanı emekli bin başı Ahmet Şerafettin Yamaner kardeşimin yaptığı Hava Kuvvetleri gerek personel olarak gerek lojistik destek olarak Deniz Kuvvetlerine karşı çok üstündü. Hava kuvvetlerinin gücü 2008 yıllarına dayanıyordu. Bolunun Sesinin güçlü köşe yazarı bizim birader/ oğlum Cumhur BANDAKÇIOĞLU/ 21 Temmuz 2008 tarihli sütununda Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneğinin başarılı çalışmalarını çok güzel bir şekilde ifade etmişti: (/Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Abant Hava Sporları Festivaline, Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneği Başkanı sevgili Fatih Yamanerin daveti üzerine katıldık. Çok kısa bir sürede Türkiye çapında bir organizasyona imza atabilme başarısını gösteren isimleri tek tek tanıdık. THK Hedef Milli Takımı pilotlarıyla, Abant semalarında yamaç paraşütü yapmanın doyumsuzluğuna ulaştık. Çocukluğumuzda ancak TV kanallarında yabancı kaynaklı programlarda gördüğümüz ve deliler gibi özendiğimiz radyo kumandalı model uçakları uçurma hevesimizi 41 yaşında giderdik. Söylenebilecek tek şey var, size şapka çıkartılır. Organizasyona destek veren valiliğimiz, belediyemiz ve tüm sponsorlar bu organizasyona daha fazla sahip çıkmalı ve ülkemizdeki sayılı yamaç paraşütü parkurlarından biri olan Abantta hava festivali uluslar arası bir organizasyona dönüştürülmelidir. Tüm Boluluları, hiçbir siyasi kaygı içinde olmayan, politize olmamış, çıkar gruplarına üs olmamış bu güzel derneğe desteğe ve faaliyetlerine katılıma davet ediyoruz. )
Hava kuvvetleri ayrıca Bolu yerel basınının neredeyse tümünün ve Boluda ne kadar sivil toplum örgütü varsa onların da desteğini alarak çarpışmaya başladı. Gerçi sivil toplum kuruluşlarımız bazen imza verirken biraz aceleci de davranıyorlar. Mesela Dr. Kemal Demir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinin isminin değiştirilmesi için de çok acul bir destek vermişlerdi. Ben de tek başıma o kampanyaya karşı çıkarak onlara olmayacak duaya amin demeyelim başlıklı köşe yazımda yapacakları işleri acizane tavsiye etmiştim. Bu defa işin rengi değişti. Herkes gibi ben de hava kuvvetlerini destekledim ve yukarıda bir kere daha ifade ettiğim gibi Türkiyenin bir elin parmakları kadar az bölgesinde bulunan Yamaç Paraşütü pistimizi kaybetmeyelim dedim.
Gelelim bir günde savaşı kaybeden deniz kuvvetlerimize. Deniz kuvvetlerimizin baş komutanı Sayın Valimiz Halil İbrahim Akpınar zaten Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı toplantısında biz yaptık oldu mantığında ısrarcı olmayacaklarını belirtmişlerdi. Deniz kuvvetlerinin kurmay başkanı sevgili kardeşim Tahsin Akduman savaş planlarını yaparken maalesef başarılı olamadı. Bunda herhalde Tahsin kardeşimin üst yakalı olmasının da rolü vardır. Malum üst yakamızda Kaplıca ve Büyüksu gibi su kaynakları olmadığından üst yaka gençleri pek denizciliği bilmezler. Bir gün süren deniz ve hava savaşlarından sonra olasıdır ki, hava kuvvetleri tarafından esir alınan sevgili kardeşim Tahsin Akduman çoktan Ilıcanın Bönetine atılmış olmalıdır.
Öyle veya böyle Abantta yapılan büyük yanlışlık hemen düzeltilmiş ve Abant büyük bir kıyımdan kurtulmuştur. Bence savaşın asıl galibi deniz kuvvetlerinin komutanı sayın valimiz Halil İbrahim Akpınardır. Kuvvetlerini hiçbir zayiat vermeden geri çekmesini bilmiştir. Bu arada sayın Akpınara açık bir teşekkürüm de olacak. Herkesin küçük Abant diye adlandırdığı bu göletin adının Yavru Abant olarak değiştirilmesini Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfının kongresinde teklif etmiştim. Sayın Valimiz yerel gazetelerde ki beyanatlarında burayı benim teklifim gibi ifade ediyorlar: (/ Yavru Abant Göleti de zaruret sonrası yaptığımız bir gölet Bu günlerde yine mecburiyetten olan batı istikametindeki Yavru Abant dediğimiz alanda küçük bir göl oluşturmak durumunda kaldık..)
Zaferi kazanan hava kuvvetlerini de önümüzdeki günlerde çok zorlu çalışmalar beklemektedir. Bu günden tezi yok Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Derneği burayı Türkiyenin 3. Yamaç Paraşütü üssü olarak değerlendirmek için kolları sıvamalıdır. Buranın yılın bir iki günü kullanılması deniz kuvvetlerine karşı taarruz fırsatı verir. Sayın vali Fethiyede ki ve Kaşta ki Yamaç Paraşütü sporuna her yıl binlerce sporcunun geldiğini söylediğine göre bizim de Abanta her yıl binlerce olmasa da yüzlerce sporcuyu getirebilecek organizasyonlar yapmamız gereklidir. Genç dostum Fatih Yamaner ve arkadaşlarının bu güçlüklerin üstesinden gelebileceklerine inanıyorum. Cumhurun yazdığı gibi Abant hava festivali en kısa zamanda uluslar arası bir organizasyona dönüştürülmelidir. Yaşasın Abantımız.
ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA HASTANESİ KANTİNİ
Son günlerde haftalık köşe yazılarıma da konu ettiğim gibi sık sık Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hastanesine gidiyorum. Hastanemiz herhalde eski başhekimimiz Prof. Dr. Mehmet Soy ve ekibinin çok özverili çalışmaları sonunda Ülkemizin sayılı sağlık kurumlarından biri haline gelmiş bulunuyor. Her şey mükemmel her şey dört dörtlük. Peki bu kadar güzelliklerden sonra hastanemizin eleştirilecek bir yanı yok mu Bana göre var.
Birincisi daha önceleri ana bina içinde olan Kantin için dışarıda yeni bir bina yaptırılmış ve kantin oraya taşınmış. Hastanenin ana kapısıyla kantin arasında aşağı yukarı 300 metrekadar mesafe var. Malum hastanemizin bulunduğu tepe bir hayli soğuk oluyor. Karlı ve yağmurlu günlerde hastanemizin sıcak ortamından kantine gitmek isteyenler birden soğuk hava ile karşılaşıyorlar.
İkincisi kantinin en önemli eksikliği açlık şekerlerini ölçtüren hastaların iki saat aradan sonra tokluk şekerlerini ölçtürmek için kantinde beklemeleri. Bu süreçte hastalara hemen açlık şekerinden sonra karınlarını doyurmaları istendiğinden kantinde şeker düşürücü hiçbir yiyecek maddesinin bulunmaması. Hastalar hemen yemek mecburiyeti dolayısıyla kantinde bulunan simitleri, poğaçaları ve bisküvileri yemek mecburiyetinde kaldıklarından tokluk şekerleri de bir hayli fazla çıkıyor. Bu kantinde en kısa sürede tahlil yaptıran hastalar için diyabetik ürünlerin ve salata gibi yiyeceklerin bulundurulmasını henüz tanışma imkanına erişemediğim yeni baştabibimiz Sayın Doç. Dr. Hayrettin Öztürkten saygıyla rica ediyorum.
- ELVEDA "BOLU YEDİGÖLLER" -HOŞGELDİN "DÜZCE YEDİGÖLLER"
- İKİNCİ BAHAR-INI YAŞAYAN FUTBOLCUM MİNAS ASA
- SİYASET RÜZGÂRININ NEREDEN NASIL ESECEĞİ HİÇ BELLİ OLMAZ
- MİLATTAN ÖNCESİ İLE UĞRAŞAN ZİLE BELEDİYESİ
- TÜRKİYE NİN EN ZENGİN İLİ (!) ELBETTE Kİ “TEŞVİK” MAZHARİYETİNE NAİL OLAMAZ
- NELER YAPTIK ŞU BOLU İÇİN – KİMİMİZ NUTUK ÇEKTİK KİMİMİZ DE YİNE NUTUK ÇEKTİK –
- TARİH FIŞKIRACAK TOPRAĞI KAZSAN TARİH
- GARNİZONUMUZUN EŞREF BİTLİS İSMİ NAZMİ KARAKOÇ OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR
- SAYIN SUAT TOSUN’A YÜREKTEN TEŞEKKÜRLERİM
- GÜNAYDIN MUSTAFA NAMDAR HOCAM - GÜNAYDIN MAKİNİST KARDEŞİM
- “KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRLERİNİ AĞIRLAR”
- BU BİR AÇIK TEŞEKKÜR YAZISIDIR
- SAYIN KENAN EVREN’DEN BEN DE DAVACI OLSAM MI Kİ?
- KENT MEYDANI’NIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKELİM
- HOŞ GELİŞLER OLA
- GÜLEZLER KONAĞI’NDA BOLU TÜRKÜLERİ GECESİ
- YİYİN EFENDİLER YİYİN(!)
- Sivil havaalanını otopark yapalım
- Bolu bağışçılar vakfının ilk eseri
- Seben'in elması - Eğirdir'in elması
- Bir bilirkişi rica ediyorum!
- “Mucizenin adı Erbayram”
- Gülezler Konağı açıldı mı?
- KÖKEZ’E LAF SÖYLETMEM
- BEN YANLIŞ YAZMADIM!
- Cami çok, cemaat az
- OLUR BÖYLE ŞEYLER.. ZAMANINDA BOLUSPOR’DA DA OLMUŞTU.
- Abant olmadı size Yedigölleri verelim
- ADNAN DAYLAN'A HELAL OLSUN
- YAYLALARIMIZ İÇİN ŞEFFAF BİR AÇIK ARTIRMA YAPSAK
- Mete Ferah’ın açıktan üniversite matematik profesörlüğüne atanmasını öneriyorum
- Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı'ndan Bolu bağlantılı uçuşlarımız başlıyor
- Etrafımızda Müneccim’ler var
- Tarihi başarının arkasındaki hesap hatası
- TARİHİ BAŞARININ ARKASINDAKİ HESAP HATASI
- KARAKADI CAMİİ’NİN ESRARI
- Çepni İsviçre olabilir mi?
- Akkayalar mı dediniz?
- ÖMÜRLER BİTER “ O SENE BU SENE” BİTMEZ
- SAYIN KAZIM OKSAY'IN HAKLI ELEŞTİRİLERİ
- Abant’ı elimizden aldılar şimdi de “ Davos” umuza göz diktiler
- MUDURNU TURİZMİNDE YENİ BİR YILDIZ : FUATBEYLER KONAĞI
- AL GÜLÜM VER GÜLÜM
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDA BOLULU OLMANIN DAYANILMAZ MUTLULUĞU
- BİR NOSTALJİ ŞAHESERİ:İnkılâp (İmaret) İlkokulu sergisi
- GÜLEZLER KONAĞI-ÖZKÖKLER KONAĞI
- " SİZİ BEN BİLE KURTARAMAM" ( İSMET İNÖNÜ)
- OLUP BİTENLER KIZILAY’A YAKIŞMADI
- SAYIN VALİ AKPINAR AKLANDI
- ESKİLERE MİNNET BORCUMUZ OLMALI
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ (2)
- KİMLER GELMİŞ KİMLER GEÇMİŞ
- Belediyemizden büyük bir vefa gösterisi
- “BEŞİBİRYERDE”
- SU – JEOTERMAL- AKAR –BOLU- BAKAR
- "TAKOZ RECEP'İN" TRANSFER ÖYKÜSÜ
- BOLU’DA YILIN OLAYI “ANILARLA BOLUSPOR” KİTABININ YAYINLANMASIDIR
- "BOLU KAYMAĞI" NI MARKALAŞTIRALIM
- MORALİNİZ BOZULMASIN SAYIN VALİM! “BÜYÜK KAPLICA” TERMAL’E YAKIŞIR
- BOLU’DA “YILIN ADAMI” ADAYIM AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANI FİKRET ALBAYRAK’TIR
- GEREDE’DEKİ MUHTEŞEM AÇILIŞTA MUHTEŞEM VEFA GÖSTERİSİ
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Mengenliler her zaman hatır gönül bilirler
- Tevfik Abimin ( Türesin) Boluspor Anıları
- Ne maçmış be
- TAYİN MEMURİYETİN OLMAZSA OLMAZIDIR
- 30 YIL SONRA YENİDEN GÜNDEM OLAN TARİHİ MAÇ
- YILMAZ ÖZDİL’İN SÜTUNUNA KONUK OLMANIN DAYANILMAZ ONURU
- Ticaret ve Sanayi Oda’mızla Rujhat Avşar’a teşekkür
- “ABANT İKTİSADİ İŞLETMESİ (!)”
- “BOLU ÇİKOLATASI” ARTIK BOLU’NUN MARKASI OLMALIDIR
- İYİ Kİ "KOKAİN" KULLANILIYOR DENİLMEDİ
- YEŞİL CAMİ’DE “ENDERUN USULÜ TERAVİH” NAMAZI
- SAYIN REKTÖRÜN BASIN TOPLANTISINDAN İZLENİMLER
- SAYIN VALİMİZE VE DE SAYIN EMNİYET MÜDÜRÜMÜZE AÇIK DİLEKÇE
- DEĞERLİ SPOR YAZARLARIMIZA ACİZANE BİR HATIRLATMA
- ÇORBADA BENİM DE TUZUM VAR
- “ BOLU TÜRKİYE'NİN, EN GERİ İLLERİNDEN BİRİ” DİR
- BOLU BAĞIŞÇILAR VAKFI SINIFI GEÇTİ.. YA SINIFTA KALANLAR…
- GÖL NEDİR? GÖLET NEYE DENİR?
- MUTLULUĞU YAŞARKEN ÜZÜLMEK (2)
- HAFTANIN FOTOROMANI
- SELMA AKÇAKAVAK’IN BÜYÜK PROJESİ
- DİLERİM CİCİM AYLARI DEVAM EDER
- TAŞLIYAYLA GÖLETİ TAŞLIYAYLA GÖLETİDİR
- DOĞALGAZ ÜZERİNE KİŞİSEL BİR İNCELEME
- YENİ BİR YUTTURMACA: BOLU SİVİL HAVA ALANI
- BAŞKA BOLUSPOR VAR MI
- ALEYKÜMSELÂM MUSTAFACIĞIM
- Meslekte 45 yıl
- Bir Genel Başkanın Hatırat/ı Metrukesi
- BOLU SU TERESİ
- Sayın Miroğlu Boluda
- BOLUMUZUN YÜZ AKI: FİZİK TEDAVİ HASTANESİ
- KÜSLERDEN İLK BARIŞANI ALLAH(C.C) İLK OLARAK CENNETİNE KOYAR Hadis/i Şerif
- KADER ÇİZGİMİZİ HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞTİREMEYİZ
- BENİM İÇİN HAFTANIN GÜNDEMİ AZİZ KARDEŞİM MEHMET ÖZMENİN KAYBIDIR
- YEREL BASININ YENİ YILDIZLARI
- BORAZANCIBAŞILIK YÜCE BİR MESLEKTİR
- TALİH KUŞU SEBENE KONDU MU/ KONMADI MI
- Bir Fotoğrafın Anatomisi Ve De Bir Toplantının Anatomisi
- BİR YENİ YIL ÇEŞİTLEMESİ
- YES WE CAN
- RUJHAT AVŞARIN MARKALAŞMA HEYECANI
- BİZİM BİRADERİN DUBAİ İLE İLGİLİ KORKUNÇ KEHANETİ
- KENDİ GİTTİ ADI KALDI YADİGAR
- GEÇEN HAFTANIN MABADI
- İKİ DEĞERLİ KARDEŞİMİN YAKIN TARİH ANILARI
- BOLUSPOR'A KÜSÜLMEZ
- Selami Dereliyi kaybettik
- SON YILLARIN EN BÜYÜK YUTTURMASI: BOLULU ÜNLÜLER SERGİSİ
- Gölcükün hüzünlü güzelliği
- Bolu Belediye Meclisinin Kararını Hiçe Sayan Dış Ticaret Bakanı
- Vefa ya da Boza satıcısı
- MADEM GERİ VERECEKTİNİZ NİYE ALDINIZ
- HAYIR SAHİBİ ARAYAN CAMİİDE BU YIL TERAVİH NAMAZI KILACAĞIZ
- ON BEŞ BİN YATAK KAPASİTELİ KARACASU, BAŞKA BAHARA MI KALDI
- SEBEN GÖLETİ TURİZM ALANI İLAN EDİLECEK(MİŞ)
- HİÇ HOŞLANMADIĞIM BİR HUYUM(!)
- KARİ* DEN OKUYUCU MEKTUPLARI VE NEFİS BİR BAŞYAZI
- TRİUMVİRATEYİ ÜÇ AHBAP ÇAVUŞLAR OLARAK DÜZELTİYORUM
- ŞECAAT ARZ EDERKEN MERD/İ KIBTİ SİRKATİN SÖYLER (Türk Atasözü)
- CEVAP HAKKI DA SAVUNMA HAKKI KADAR YÜCEDİR
- Cevap Hakkına Saygımız Ebedidir
- DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ
- YALAN HABER YAZANA NE DENİR
- BİZ YAZALIM DA VARSIN OLMASIN
- BU TESADÜFE MUCİZEDEN BAŞKA İSİM VEREMİYORUM
- KÜÇÜK KAPLICA YIKILAMAZ
- HASSA/I HÜMAYUN*
- BOLULU GAZETECİLER BİRLEŞMELİ
- ALADAĞ YAYLALARI...
- Beş Yıl Önce / Beş Yıl Sonra
- ŞEYH EDEBALİNİN BOLULU TORUNU
- ESKİ KARDEŞİM BENİ NE KADAR DA ÇOK ÖZLEMİŞ
- LİSTELERDE NİHAYET AÇIKLANDI
- İNSANA AİT HİÇBİR ŞEY BENİ ŞAŞIRTMAZ
- TESADÜFLER... TESADÜFLER...
- ARAFATTA BOLU CAMLI CAMİİ PROTOKOLÜ
- MEKKEDE OSMANLI YADİGÂRI








