Abant olmadı size Yedigölleri verelim

Yener Bandakçıoğlu

Hafta içinde Bolu’da yayınlanan ciddi bir gazetemizde önemli bir haber vardı. Gazetenin ismini şimdilik vermiyorum. Haberin başlığına göre ‘Yedigöller yolu’ tamamlanmak üzereymiş.Allah Allah.. Yıllardan beri bir yılan hikayesine dönen, Yüce Allah’ın Bolu’muza ihsan ettiği en büyük turizm nimetlerinden biri olan Yedigöller yolu ne zaman başlamışta tamamlanmak üzereymiş. Haber çok dikkatimi çekiyor ve bir solukta okuyorum. Okudukça da kızgınlığım artıyor. Meğer hem de asfalt olarak tamamlanmak ta olan yol Düzce’yi Yığılca üzerinden Yedigöller’e bağlayan yolmuş. Belli ki ciddi Bolu gazetesi belki de haberin içeriğini dahi okumadan makaslama yöntemi ile bir Düzce gazetesinden aldığı bu haberi sütunlarına taşımış. Biz Bolu olarak Yedigöller’e yol yapalım mı, yapmayalım mı, yol yaparsak Yedigöller’in tabii görünüşü bozulur, ağaçlar kesilmeye başlanır tartışmalarıyla yıllarımızı uykuda geçirmekteyken elin oğlu Düzce’den malı götürmüş bile. Hem de yolun bir bölümü Bolu’nun ilçesi Mengen köylerinden ve Mengen Orman İşletmesi hududlarından geçmesine rağmen. Bolu Özel İdaresi, Bolu İl Genel Meclisi, Mengen Orman İşletme Müdürlüğü bu yolun yapılmasına nasıl müsaade etmişler. Hayret ki hayret.
Eski ilçemiz Düzce oldum olası Bolu’dan ve Bolu’nun güzelliklerinden bir şeyler kapmak ister. 1990’lı yıllarda Bolu İl Genel Meclisi’nde Abant’ı Düzce’ye bağlamak için yaptıkları numaralar belleğimde olanca sıcaklığında durur. O zaman ki büyük ilçemiz Düzce, Abant’ın Düzce’ye bağlanması için ellerinden gelen her türlü gayreti göstermişlerdi. Dünya harikası Abant mülki hudut olarak Mudurnu’ya bağlıdır. Kuzeybatı ve kuzey yönlerinden Düzce ile sınırdır. Buralarda Abant’a çok yakın Düzce yaylaları da bulunur. Son zamanlarda adını Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe’nin tesis yapması ile duyuran Topuk Yaylası da Abant’a komşu kapısı mesafesindedir. O zamanlar Düzce’nin bu ciddi girişimi Mudurnu’nun değerli evladı Tevfik Türesin ağabeyimin olaya kaya gibi karşı çıkması ve ‘milletvekilliğinden bile istifa ederim’ demesi ile sona ermişti. Abant Dünya kurulduğundan beri Bolu’nundur ve Bolu’nun kalacaktır. Ancak hiç belli olmaz Düzceliler ilerde yine Abant bizimdir diyebilirler.
Düzceliler son günlerde yeni bir taleple daha karşımıza çıkıyorlar. Bolu Dağı’na alternatif olarak Düzce-Eskişehir karayolu yapılmalıymış. Bu konuda Düzce Şoförler ve Otomobilciler Odası başkanı sayın Yavuz Yılmaz bakınız neler söylüyor: (- Düzce birinci ve ikinci organize sanayi bölgesinin arkasından Eskişehir ve Ankara’ya bağlanacak bir yolun açılması ilimize ciddi şekilde katkı sağlayacak. Ulaşımla ilgili rekabet gücünü artıracak. Düzce’de bulunan tüm fabrikalar bundan çok büyük istifade edecek. Düzce kuzey ile güney arasında bir köprü görevi görecek. Ereğli Demir-Çelik fabrikası gibi büyük ve önemli fabrikalardan çıkan araçlar direk olarak bu yoldan gidecek. D-100 Karayolunda trafik rahatlayacak ve yol en az 100 km kısalacak. Düzce’nin yayla turizmine katkı sağlayacak. Bu yol aynı zamanda Bolu Dağı’na alternatif bir yol olacak. Ankara’ya ulaşımı sağlayacak.) Sayın başkan sözlerinin sonunda sayın Başbakanımıza yağ çekmeyi de ihmal etmemiş: (-Başbakanımızın bu projeye destek vereceğine de inanıyorum)Bana göre projenin altında yine bir Bolu düşmanlığı yatıyor. Öyle ya böyle bir proje gerçekleşirse Bolu Dağı’nın havası da oldukça sönmüş olacak. Düzceliler ne yaparlarsa yapsınlar Bolu Dağı’nın efsanevi gizemini ve E-5’in fonksiyonunu azaltamazlar. Geçmişte E-5’e alternatif olarak yapımı tamamlanan Akyazı üzerinden Ankara’ya bağlanan E-1 Karayolu aradan geçen bunca yıla rağmen E-5’e alternatif olamamıştır. Kaldı ki Akyazı Düzce’nin hemen burnunun dibindedir. E-1 Akyazı’dan sonra Mudurnu, Nallıhan ve Beypazarı üzerinden Ankara’ya ulaşır. Bu yol Nallıhan’dan sonra Sarıcakaya ilçesinden Eskişehir’e iner. Düzceliler hiç heveslenmesinler. Sarıcakaya-Eskişehir yolunun ıslahı Düzce’nin Eskişehir’e bağlanması demektir. Biz eskiden Sarıcakaya’dan Eskişehir’e bir yol bağlantısı olduğunu bilmezdik. Bu yol zamanın Göynük kaymakamı sayın Ali Fuat Güven’in Eskişehir Valisi olmasıyla Eskişehir ve Bolu illerini birbirine bağlama özleminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Hatta sayın valinin çabaları sonucu Eskişehir Anadolu Üniversitesi Göynük’te ki cennetmekan Erbakan’ın Başbakanlığı zamanında yapılan mutasavver sunta fabrikasının lojmanlarına talip olmuş, üniversitenin bir yüksek okulu Göynük’e taşınmıştı. Sayın Ali Fuat Güven’in Eskişehir valiliğinden ayrılması üzerine de Anadolu Üniversitesi Göynükten pılını pırtını toplamıştı. Lojmanların merkez binası daha sonraları bir avuç Göynüklü tarafından otele dönüştürülmüş ve ‘Göynük Doğa Otel’ olarak Göynük turizminin hizmetine sunulmuştu. Göynük Doğa Otelle ilgili eski tarihlerde çok güzel bir yazı yazmıştım. O tarihlerde sevgili kardeşim eski CHP ilçe başkanım Ali Oral ve mümtaz arkadaşlarının yönettiği Göynük Atatürkçü Düşünce Derneğinin her 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gecesi düzenledikleri Cumhuriyet Balo’suna katılırdım. Bu balolardan birisi Göynük Doğa Otelde yapılmıştı. Şimdilerde Göynük Atatürkçü Düşünce Derneği kapandı. Doğa Otelin son günlerini de bilmiyorum.
Evet sevgili okurlarım. Yine nereden başladık nerede bitirdik. Düzce’nin Yedigöller atağı Bolu olarak üzerinde ciddiyetle durmamız gereken bir konu haline gelmiştir. Bu günlerde iftar ziyafetlerinden başka işlere vakit bulamayan tüm büyüklerimiz umarım bayramdan sonra bu konuya el atarlar.