“Mucizenin adı Erbayram”

Yener Bandakçıoğlu

Bolu’da çıkan tüm yerel gazeteleri her gün artan bir dikkatle takip ederim. İnternet özürlüsü olduğumu her zaman tekrar etmekle birlikte arada da yerel gazetelerimizin internet sayfalarına da göz atmaktan kendimi alamam.

Geçen hafta yerel basına yansıyan bunca haber içinde bir tanesi çok dikkatimi çekti. Bolu Olay refikimizde okuduğum ve keserek arşivime koyduğum bu haber siyasilerimizin birbirlerine karşı giriştikleri salvo ateşleri içinde Bolumuz için önemli bir girişimin sonucunu müjdeliyordu. Haberin başlığı da tam 12’den vurmuştu: “Mucizenin adı Erbayram”. Bu başlığı hangi Yazı İşleri Müdürü attıysa kendisini yürekten kutluyorum. Başlık o kadar hoşuma gitti ki ben de bu haftaki yazıma aynı başlığı atmakta hiçbir sakınca görmedim. 

Haber şöyleydi: Bolu’da kendisine ait fabrikada ve çiftliğinde yaptığı çalışmalarla kabuksuz kabak çekirdeği, pastorize keçi sütü, keçi sucuğu ve peyniri gibi alternatif tarımsal ve hayvansal gıdalar üreten Bolca Hindi Fabrikası sahibi iş adamı Şerafettin Erbayram Çin’den getirdiği fidanlarla 3 yıllık deneme sonrası goji berry meyvesini üretmeyi başardı. Birçok alanda yenilikleriyle dikkat çeken iş adamı Erbayram, ürettiği tarımsal ve hayvansal gıdalara bir yenisini daha ekledi. Erbayram antioksidan özelliğiyle birçok hastalığın tedavisinde kullanılan kandaki testosteron seviyesini belirgin bir şekilde artırarak cinsel gücü etkileyen ve halk arasında kurt üzümü olarak bilinen goji berry meyvesinin fidanını üç yıl önce Çin’den Türkiye’ye getirdi. 5000 m2 lik bir alana dikilen goji berry fidanı toprağa uyum sağlamasıyla birlikte ilk meyvelerini vermeye başladı. İlk etapta 3000 fidan diken Şerafettin Erbayram ilk hasadı geçen ay yaptı. Goji berry meyvesinin Çin’de yetiştiğini belirten Şerafettin Erbayram ( Dünyadaki besin değeri en yüksek olan meyveler arasında olan ve çok kuvvetli bir antioksidan özelliği bulunan goji berry aynı zamanda 18 ayrı yüksek değerde madde ve vitamin içeriyor. Türkiye’ye yurtdışından gelen ve yüksek fiyatlarla satılan goji berry önümüzdeki aylarda ( naturol) markasıyla piyasadaki yerini almaya hazırlanıyor” dedi. Erbayram “ birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bir meyve. Üç yıllık bir çalışmanın ardından daha fidanlar yeni toprağa uyum sağladılar ve ilk hasadı verdiler. Üretimin artmasının ardından sözleşmeli çiftçi modeliyle çiftçilerimize de fidanlar vererek üretimi artıracağız” diye konuştu. 

Bir taraftan bu güzel haberi okuyor bir taraftan da ben bu “ Kurt Üzümü” nü dört ay kadar önce Bolu yerel basınında ilk defa yazmıştım diye kendime bir övünme payı çıkarıyorum. Bolumuza kazandırdığı, kimsenin aklına gelmeyen girişimlerle her türlü övgüyü hak eden Şerafettin Erbayram kardeşimle ilgili gerek eski gazetem Bolununsesi’nde gerekse yeni gazetem Bolu’da Yenihayat’taki yazılarımı toplasam küçük bir kitapçık yayınlayabilirim. Erbayram bir vesileyle yakın dostlarını topladığı Çepni’deki yeni çiftliğinde – eski At Çiftliği- Kurt Üzümü ile ilgili açıklamalarda da bulunmuştu. Ben de gerek o yemekteki diğer tespitlerimi ve Kurt Üzümü’nü 6 Haziran 2011 günlü Bolu’da Yenihayat’taki sütunumda ( Çepni İsviçre Olabilir mi?) başlıklı yazımda ilk defa Bolu kamuoyuna duyurmuştum. Bu yazımın diğer konularını okuyucularımın hafızalarına terk ederek Kurt Üzümü ile ilgili cümlelerimi yeniden okumakta yarar olduğunu zannediyorum. Evet o gün şunları yazmışım: Gelelim Erbayram kardeşimin ikinci müjdesine. Erbayram 50 dönüme yakın bu arazide katma değeri yüksek bitkiler yetiştirmek ve arzu eden işçileri de bu projeye dahil etmek istiyor. Erbayram’ın Saanen süt keçileri konusunda Türkiye çapında elde ettiği büyük başarıyı hepimiz biliyoruz. Sevgili kardeşim Bolu iklimine çok uygun ve Türkiye’de yeni bir bitki türü olarak Kurt Üzümü yetiştiriciliğine odaklanmış… 

Meğer Şerafettin kardeşim 5 yıldır Kurt Üzümü üzerinde çalışıyormuş ve Kurt Üzümü’nü yetiştirmeye başlamış. -30 dereceye tahammüllü olan Kurt Üzümü’nün Bolu’da çok iyi neticeler vereceğini de açıklıyor. Böylece Erbayram’ın yeni hedefini de öğrenmiş oluyoruz.. 

Evet sevgili okurlarım. Kurt Üzümü konusunu Bolu yerel basınında ilk defa ben yazdım derken bir gerçeği ifade ediyorum. Kurt Üzümü’nü ilk defa geçen hafta sütunlarına alan Bolu yerel basınının değerli mensupları ve yazı işleri müdürlerinin benim bu yazımı okumadıkları anlaşılıyor. Eğer okusalardı haberlerini şu şekilde yazabilirlerdi: 

Bolu basınında ilk defa Yener Bandakçıoğlu abimiz yada amcamız tarafından duyurulan Kurt Üzümü… 

Neyse can sağlığı olsun. Önemli olan Bolumuzun bu yeni kazanımı. Daha önceki Erbayram’la ilgili yazılarımdan birinin başlığı ( Parlemento Dışından Tarım Bakanı Yapılacak Adam) dı. Bu ifadem de yanlış değildir. Şerafettin Erbayram kardeşim Bolumuzda çığır açan girişim ve keşifleriyle bu tanıma son derece layıktır. En kısa sürede Kurt Üzümü yeme dileğiyle…