ÖZLEMİŞSİNİZDİR

Tuncer Canseven

Hani bazen zaman durur da,
Hayâli belirir ya önünüzde…

Göz bebeklerinizi delicesine seviştirip,
Ondan başka ne görüyorsa mil çekersiniz bakışlarınıza…

Kalbinizin ritimlerini bariz hissetmeye başladığınız andır !

Renkleri seçersiniz gök kuşağını izlerken.
İçlerinden biri gözlerini fısıldar,
Kırmızı tutkusunu…
Ve maviyi çok sevdiğini anımsarsınız;
Mavinin ona çok yakıştığını da…

Siyahın yokluğundan yakınırken yedi renge,
Sam yeli gibi savrulan saçları düşer o ana.
Lavanta ve yaseminlerden alırsınız kokusunu;
Derin derin iç çekişleriniz başlar…

Bütün duygularınızın tılsımına düğümlendiği andır !

Denize karşı, ufuk çizgisine kilitlenir gözleriniz;
Umutlarınızı dalgalarına kaptırdığınız denize karşı…
Martı çığlıkları dokunurken kulaklarınıza,
‘O nerede? ‘ diye sorduklarını duyar gibi olursunuz.
Bir parça simidi ikiye bölmek istersiniz,
Anlamsızdır artık…

Çok sevdiğiniz şarkıların ve el ele dolaşan mutlu çiftlerin,
Hep etrafınızda olduğunu hissetmeye başladığınız andır !

Pencerenin önünde kahvenizi yudumlarken,
Mutluluk tokuşturan hayâlleriniz canlanır hatıralarınızda.
‘Ne güzel gülümserdi’ diye düşünürsünüz.
O güzel tebessümle bir ömür yaşayacak,
Öyle güzel gülen çocuklarınız olacaktı oysa…

Sigaranızın boğazınızı yakmasına aldırış etmediğiniz,
Açlığı hiçbir şekilde hissetmediğiniz andır !

Bir bakarsınız ki saatler gecenin zincirine asılmış.
Yıldızlar göz kırpar koynunda düşlerinizin.
Ne kadar yalnız olduklarını düşünürsünüz onların
Ve sizin bir yıldız olmadığınız gerçeğini…

Kimsesizliğin bedeninizi yangınlardan fırtınalara savurduğu,
En çok yandığınız, en çok üşüdüğünüz andır !

Gözünüzden bir damla yaş süzülür zamansız…
Göz çukurlarından dudaklarınıza ,
Kıvrıla kıvrıla ulaşarak,
Yani daha bir ezerek yüreğinizi…
Daha bir hissettirerek yokluğunu…
Gözyaşınızı silecek o sevdiğinizin olmadığını,
Çaresizliğinizi vurgulayarak…

Hayata anlam katan her şeye sırt çevirdiğiniz andır!

O zaman anlarsınız ki,

Özlemişsinizdir…

Çok özlemişsinizdir…