HENÜZ VAKİT GEÇMEDEN

Tuncer Canseven

Henüz vakit geçmeden, çalsan diyorum artık kapımı !
Yüreğim küskün, ben suskun.
Sen gittin gideli böyleyim işte.
Artık buralar yabancı bana, gel aşığım sana...

Henüz vakit geçmeden, tutsan diyorum ellerimi !
Gittiğinden çok daha çabuk gelsen.
Günler saatler olsa,vakit öyle çabuk dolsa.
Yokluğunda kimseye veremedim ellerimi, hasretinden oldum deli...

Henüz vakit geçmeden, baksan diyorum gözlerime !
Gözlerinden gözlerime düşen ışıltıyı izlesem.
Kaybolmak istiyorum bakışlarında.
Gözlerinle sar beni, öyle delice sevdi ki bu yürek seni...

Henüz vakit geçmeden, duyur bana sesini !
Huzurdur, sevdadır sesin; biliyor musun ?
Kulağıma usulca fısıldayıver beni sevdiğini.
İster haykır dağlara, çok iyi biliyorum özlüyorsun sende beni...

Henüz vakit geçmeden, yanımda olsan artık !
Dizine başımı yaslayıp öylece kalmak.
Kollarımı boynuna dolayıp, sımsıkı sarmak.
Çok şey mi istiyorum? Emelim sadece ve yalnızca seni yaşamak...

Henüz vakit geçmeden, gelsen, okşasan saçlarımı !
Gökyüzünden kayan bir yıldız olsa ellerin saçlarımda.
Sonsuz bir huzurla uyusam yanıbaşında.
Ne kadar güzel bir duygu o, uyanınca seni görmek karşımda...

Henüz vakit geçmeden, sen benim olsan, ben senin !
Nasıl da özledi tenini, tahmin edemezsin tenim.
Yaşam seninle anlam buluyor, yalnız sana aitim.
Can bedende oldukça seninleyim; söz verdim, yeminler ettim...

Henüz vakit geçmeden gel kurtar yüreğimi; söndür saldığın ateşi !
Sensizliğin tarifi tutuk dilimde,
Söyleyemediğim sözlerle aynı zindanda bırakıp, daraltma beni.
Biran önce gel !
Gel ey sevgili...