YÜZ ÜSTÜ ÇOK SÜRÜNDÜN AYAĞA KALK TÜRKİYE !

Selma Ünal

Bu hafta, milli basın ve dünya basınında en ilgi çekici gündem konusu, başbakanımızın, Mısır ve Libya gezileri oldu.

Mısır ve Libya halkının başbakanımıza gösterdiği yoğun ve coşkulu ilgi, hepimizin, özellikle dünyanın dikkatlerini, Türkiye üzerinde topladı.

Mutluyum, çünkü kendini yenilmez süper güç olarak gören ülkeler, artık Türkiye’den korkuyorlar. Gidişatımızdan da hiç memnun değiller. Oldukça rahatsızlar.

Mutluyum, Çünkü, bir zamanlar, zavallı bir ülke olarak gördükleri Türkiye’nin, önlerinde, ne kadar büyük bir tehlike olduğunu kabul etmiş durumdalar.

O kadar acınacak konuma düştüler ki,

Başbakanımız Libya’da iken, İngiltere ve Fransa başbakanlarının, acilen bir araya gelip, Libya’ya gitmeleri ve orada 100 kişilik bir kalabalık bile toplayamadıkları, acınacak hallerini yeterince gösterdi.

Bu kadar da belli edilmez ki, korkaklık.

Niyetleri başta Libya’nın petrolü. Ardında da diğer sebepler. Yoksa, oradaki halka ne olmuş, dertleri ne, onları pek ilgilendirmiyor.

Niyetleri insani olsaydı, Somali’de, olurlardı, Filistin’de olurlardı, Suriye’de olurlardı.

Artık göstere göstere yapılan bu samimiyetsizlikler, bu çağın insanlarını kandıramıyor. En azından, yaşananlara kayıtsız kalmayan, hassas düşünen, gerçeklere kulağını gözünü kapatmayanlar, gördüklerine inanıyor, değerlendiriyor. Göz boyamaya çalışanlara prim vermiyor.

O yüzden mutluyum.

Hep derim ya. Bize asla bir şey olmaz deyip, en kuvvetli, en rezil silahlarla, kendilerini koruyabileceklerini sanan bu gafiller, bir fırtınaya, bir ekonemik krize bile karşı koyamıyorlar. Hep insandan zarar gelir düşüncesinde oldukları için Allah’ın gücünü göremiyor, O’ nun azabından bihaber yaşıyorlar ama, ceza onları can alıcı noktalarından yakalayıveriyor da, hâlâ uykudalar.

Amerika’daki bir çok insanın, ekonomik kriz nedeni ile işsiz kalması ile, çalışmak için Türkiye’yi seçmeleri, çok şey anlatıyor aslında. Anlayabilene.

Tüm dünya anladı da, bir bizim içimizdeki bazıları anlayamadı, Türkiye’nin şu anki durumunu.

Hadi kulağınızı, gözünü kapatıyorsunuz da bari şu çenenizi tutsanız, olmaz mı.

Beğenmeyip atıp tutanlar da her ne hikmetse gayet iyi durumda olanlar. Hangi mazlumun, garibanın çamur atıp hayıflandığını gördünüz. Göremezsiniz, çünkü, onları da, avam tabaka, varoş olarak nitelendirdiniz. Sizinle aynı fikirde olmadıkları için.

Ben varoş insanıyım, var mı diyeceğiniz. Ben de o beğenmediklerinizdenim.

Ben de sizi beğenmiyorum.