SUSMAM KONUŞURUM

Selma Ünal

     Duydum ki yazılarım birilerini rahatsız ediyormuş. Yazılarımı takip edenler öyle söylüyor. Ben onların yalancısıyım.
     Kimse kusura bakmasın, birileri üzülmesin diye, kendimi sıkacak, sesimi kesecek biri değilim. Fıtratımda böyle bir özellik yok.
     Hep söylerim, beni yakından tanıyan herkes bilir. Sözü yüzünde olan, kalbindeki ve beynindeki ağzında olan, entrika, fesatlık bilmeyen biriyimdir. Aksini iddia eden varsa çıksın söylesin.
     Bugüne kadar kimsenin arkasından dolap çevirmedim, fitne fücurluk yapmadım, milletin arasını bozacağım diye uğraşmadım, kimsenin arkasından da tuzak kurmadım, kurmayı da beceremem zaten.
     Ama bazıları öyle mi ya, kötü taraflarını göstere göstere ortaya çıkıp yaptıkları ile insanları bu kadar da olmaz dedirtmiyorlar mı.
     Hele bir de namaz kılıp, dindar maskesi ile meydane çıkıp, Müslümanlıkla bağdaşmayan hırs uğruna her türlü entrikayı çevirmekten utanmayan, yüze sahte bir gülümse atıp, arkanı döner dönmez, akla hayale gelmeyecek tuzakları kuranlar yok mu aramızda.
     Ben şimdi bunlara isyan etmeyip de ne yapayım. Bile bile, göre göre, susayım mı, dişimi sıkayım mı? Yok, valla yapamam. Bugüne kadar çok bile sustum.
     Ben konuşunca, bunun adı kıskançlık mı oluyor yani. Şu yaşıma kadar kimseyi kıskanmadım. Kıskanmamı gerektirecek bir durumum da yok. Allah’a çok şükür, tüm ailem sağlıklı, kimseye muhtaç olmayacak işim var, başımı sokacak evim de var. En önemlisi şerefim var. Allah’tan daha ne isterim ki.
     Bunun için kimse öyle işkembeden gazel okumasın. Kimseyle şahsi bir problemimiz yok. Ben hukukçuyum. Kime nasıl davranacağımı, kime ne söyleyeceğimi, bilirim evelallah.
     Ben yazı yazmakla görevlendirildi isem, sınırlarında kalarak, eleştiri mi de yaparım, lafımı da esirgemem, içimdekini de döker, karnımdan konuşmam.
     Bu da böyle biline.
     Harbilikten, düşüncelerini rahat ifade edebilmekten, bunları çekinmeden yüze bile söyleyebilmekten kimseye zarar gelmez.
     Asıl zarar, sessizlikten, içten pazarlıktan, sinsilikten gelir.
     Derler ki, adama :
     Helal olsun sana, doğrudan hiç ayrılma.
     Daha çok konuşacağız. Hoşçakalın.