BİRAZ DA DİN DERSİ

Selma Ünal

Bin aydan hayırlı ay, pazartesi günü başlıyor. Bence bu yıl tutulan oruçların sevabı daha fazla olacaktır. Çünkü, çöl sıcaklarının ve en uzun günlerin yaşandığı Ağustos ayında oruç tutmak bir hayli zor olacağından, inşallah Allah katında yüksek mükafatlara mazhar oluruz. Tabi biz zor olacak gibi düşünsek de her şeyin sahibi Yüce Rabbimiz, aklınıza gelmeyecek türlü kolaylıklar ihsan eder ki, 1 ay nasıl geçti anlayamazsınız.

İnanmak ve sabretmek gerekir.

Açıkçası, karnı açken, özellikle sabahları açken bir hayli sinirli olan ben, ne yapacağım bilmem. Allahtan ramazanın birinci günü ile birlikte adli tatil başlıyor, bu sırada işler biraz hafifleyeceğinden, kısa bir süre inzivaya çekilebilirim.

Sabır, ibadet, cömertlik, barış, sükunet, kardeşlik ve dua ayı olan mübarek Ramazan ayında, bazılarımızın, biraz daha fazla tevbe istiğfar yapması, biraz daha fazla vicdan muhasebesi yapması gerekiyor diye düşünüyorum.

Özellikle, kendine seçtiği yaşam tarzı ile tabiri caiz ise Müslümanlığı sırıtanların, Müslümanlıkla bağdaşmayacak davranışları için, çok dua etmesi, Allah’tan af dilemesi, özellikle yenilen kul haklarının helalık isteyerek, düzeltilmeye çalışılması gerekir diye düşünüyorum. Bilindiği üzere, Allah, kulunun hakkının affını, yine kuluna bırakmıştır. Ha o kul affeder mi bilmem.

Yıllar evvel, bir takvim yaprağının arkasında, bir kıssa okumuştum. “Bir adam diğerine, oldukça dindar olarak gördüğü birini göstererek, baksana, ne kadar mükemmel bir Müslüman diyor, diğeri, cevap veriyor, bence o adamın Allahtan korkusu yok. Öteki hemen atlıyor, nasıl olur da böyle düşünürsün. Bizim ki diyor ki, çünkü, Allah korkusu olan adamda, o koca göbek olmaz.”

20 sene evvel okuduğum bu kıssa, her daim aklımda kalmıştır. Ve hep doğruluğuna inanmışımdır. Hatta, bir zayıflama ilacının kurbanı olarak fazla kiloları olan ben, defalarca kendimi sorgulamışımdır. Birileri de sorguluyor mu acaba !

Ama Allah’ın, riyakârları, fitnecileri, ara bozucuları, bazı emeller uğruna kalbini karartanları, başkalarını hakir ve küçük görenleri, kibirlileri sevmediğini bildiğim için, en azından bu kötü özelliklerden uzak durmaya çalışıyorum. Birileri de uzak duruyor mu acaba.
Yapılan iyilik de yapılan kötülük de elbet bir gün karşınıza dikilir. Ekilen biçilir. Eyvah ben nerde hata yaptım da denilir mutlaka.
Şimdi bana, Bolu Müftüsü gibi konuştun diyorsunuzdur. İşte az buçuk bilgimle, bir şeyler ifade etmeye çalıştım, içimdekileri döktüm.

Anlayanlar, anlamayanlara, hatta anlamak istemeyenlere anlatsın.

Hayırlı Ramazanlar.