Referandum

Selma Akçakavak

Anayasa ile ilgili Türkiye çok konuştu. Anayasa çok tartışıldı. Gelinen nokta aslında bir darbe Anayasa’sı olan 1982 Anayasa’sının değiştirilmesinin şart olduğu şeklindeydi.
Aslında bu tartışma AKP ile başlamadı. AKP iktidarlarından önce de değiştirilen Anayasa maddeleri, Anayasa’nın değiştirilme zorunluluğunun bir parçasıydı.
Nedense AKP iktidarına kadar Anayasa değişikliği yeterince olgun bulunmadı. Nedense AKP de Anayasa’yı değiştirme cesareti kararlılığı yeterince gösterilemedi.
Ak Parti’ye gelince, Anayasa’yı özellikle 2007 seçimlerinden sonra kökten değiştirme arzusuna, tepkiyle karşılandı. Neden bir darbe Anayasası’nın değiştirilmesine tepki gösterilir diye baktığımızda aslında Ak Parti’yi hazmedemeyen, Ak Parti iktidarı ağzıyla kuş tutsa bile istemeyen bir taraf olduğunu görüyoruz.
Aslında Anayasa değişikliğinin kökeni ise; Avrupa Birliği üyesi olma yolundaki Türkiye’nin daha çok demokratikleşmesini ve birey özgürleşmesini temel kıstas sayan bir Anayasa değişikliği ihtiyacı.
Burada Anayasa değişikliğine yoğun dirence her ne kadar Ak Parti Anayasası gibi gösterilmek istense de, demokrasiye geçiş bireyin devlet safında ön plana çıkması kimi güçleri rahatsız ediyor gibi geliyor. Nedense bürokratik yapı, bireylerin özgürleşmesinden çok daha önemli tutuluyor.
Burada diyebileceğimiz hukukun üstünlüğü, insan hakları, özgürlükler, Avrupa standardına getiren bir Anayasa ihtiyacı yoğun bir ihtiyaç olmasına rağmen, nedense geri kalmış darbeci Anayasa’yı savunanların sayısı hiçte az değil. Üstelik çaydanlık demokrasi adına bunu savunanları anlaması o kadar zor ki. Demek ki çağdaş değerleri de insanlar işine geldiği gibi yorumluyor.
Referanduma gelince Ak Parti’nin Anayasası gibi gösterilmek istenmesi, Anayasa değişikliğine duyulan ihtiyacın yeterince bilinmemesi olarak değerlendirmek gerekir.
Ak Parti’ye oy veririz, vermeyiz. Bu insanların demokratik hakkıdır. Fakat referanduma “evet” ya da “hayır” demek, diğer tarafta darbe Anayasası’na “evet” ya da “hayır” demek anlamına gelir.
Demokrasiye, hukuk devletine “evet” ya da “hayır” demek anlamına gelir. HSYK kararlarının, Anayasa Mahkemesi kararlarının, çoğulcu bir yapıya kavuşması “evet” ya da “hayır” anlamına gelir.
Bu nedenle yeterli olmasa da Anayasa değişikliğine evet demek diğer taraftan sivil bir Anayasa yapmanın alt yapısı olacağını bilmemiz gerekir.
Türkiye’de demokrasi isteniyorsa, Türkiye’nin Ak Parti’den ibaret olmadığını mutlaka Ak Parti’ye alternatif en az Ak Parti kadar güçlü partilere ihtiyacımız olduğunu bilmemiz gerekir. Bunun için Ak Parti’nin, muhalif partilerin Ak Parti’nin yapmış olduğu doğru ve Türkiye’nin önünü açan icraatlarına ısrarla karşı durmak, karalamak, muhalefet partilerimizi güçlendirmeyecektir.
Anayasa değişikliği hangi partiden olursa olsun, yetmiş milyon vatandaşımızın standartlarını yükseltecek bir değişikliktir. Bu nedenle “evet” deme gibi bir sorumluluğumuz vardır.