GÜÇLÜ OL FATMA ANNE

Bir yazı yazdım ilk defa kendimi çaresiz hissettiğimde. Sonra dedim ki bu yazı düşündürmeli insanları. Yazmayacağım siyaseti, futbolu, ekonomiyi. İnsanız ya var mı duygularımızdan daha önemlisi.

Belki çok az insana nasip olurmuş varlığını ve tüm sahip olduklarını emanet edebileceği bir dosta sahip olmak. Mutluluk herkesle paylaşılırmış da göz yaşını gösterebileceğin ve zayıflığını paylaştığında daha da güçleneceğin, gölgesinde soluklanacağın, belki gecenin üçünde sebepsizce elini telefona götürüp hesapsızca arayabileceğin biri olmalıymış hayatında. Bu yazımı can dostuma yazdım ki çaresizliğimi biraz olsun hafifletebileyim.

Neden mi çaresizlik? Yaşamda var olan her iyi yada kötü şey insanlar için elbet. Ama kötü olanı uzaktan izlemekle yaşamak arasındaki farkı herkes az çok bilir. En sevdiklerimizin canı yandığında bir çırpınış tutar ki yakamızdan o andan itibaren varlığımızın hiçbir önemi yoktur. İşte ben de böyle bir acıyı yüreğinin ortasında yaşayan dostumu sadece dinleyip hiçbir şey yapamamanın, ama her göz yaşında aynı derecede canımın yanması dışında bunu hafifletebilecek hiçbir gerekçe bulamayışımın yıkıntısıyla baş başayım.

Hepiniz hatırlarsınız yakın zamanda Fenerbahçeli bir futbolcunun imzalı forması Fenerbahçeliler Derneği aracılığıyla kanser hastası fanatik bir bayana moral hediyesi olarak verilmiş ve basında yer almıştı. İşte o anne Fatma Cantürk benim can dostumun annesi,annemiz. Öyle bir kadın ki, hayatı boyunca belki çekmediği zorluk, göğüs germediği çile kalmamış. Kendini çocuklarına,eşine adamış ve bir an olsun yılmamış. Gelmiş yaşamının en güzel vaktine. Çocukları yetişkin ve sunuyor her şeyi hizmetine. Ama hayat ne zaman adil olmuş ki garibana… Tam rahata erdim diye düşünürken yapıştı ki bir illet yakasına, çaldı yüzündeki gülümsemeyi çevirdi göz yaşına. Savaşıyor savaşmasına, ama günden güne gücünü de alıyor elinden. Çektiği ağrılar acılar dokunmuyor da çaresizliğini göstermek evlatlarına işte bu daha fena… Ama biliyor ki yalnız değil bu savaşta. Önce eşi ve çocukları, sonra tüm sevenleri…
Kimse bir an olsun pes etmesine izin vermeye niyetli değil.

Ama herkes içinden geçirmiyor değil elbet isyanını “neden BİZ, neden ANNEMİZ”…? Bir evladın anneciğine zayıf görünmemek için sakladığı gözyaşını dostuyla paylaşmasından daha kıymetli bir şey yokmuş. Ama ne yazık o dosta ki bu göz yaşını dindirecek ne var ki elinde, dilinde, alışılmış cümleler haricinde… Güzeller güzeli arkadaşım Şenay Cantürk ve çok sevdiğim tüm aile bireyleri okuyacaktır bu yazıyı biliyorum. Benim dualarım Fatma annemle ve sizinle. Okuyan herkesin de dualarını istiyorum hayatının baharında bir ANNE için.
Öyle ya yüreğimizi şöyle bir yokladığımızda ne var ki dünya üzerinde daha kıymetli sevdiklerimizden başka. Siz siz olun da değişmeyin kıymetlilerinizi fani dünya aşkına.
 

Yorumlar

Sevgili dostum Selda , duygularımı nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum.Anne öğretmen, anne dost, anne sıcaklık. Üşüyorum dostum hem de çok üşüyorum. Güçlü olmak ve elimizden geleni yapmak boynumuzun borcu.Çaresizlik ise en kötüsü. Benim gözümden akacak her damla yaş için ne kadar üzüldüğünü bilirim. Yazını okuduğumda çok duygulandım. O kadar güzel ifade etmişsin duygularını ben o kadar becerikli değilim. Benim yanımda olduğunu bilmek beni güçlü kılıyor iyi ki varsın. Emeğine yüreğine sağlık. Gazete köşenizde annem için dua istemene destek olan önce Selma hnm a ve bütün çalışanlara teşekkür ediyorum.

Anne olan annelerin yerini dünya da hiç bir dost alamaz...Anneme...

ziyaretçi

O dostluklar hiçbir zaman bitmez ancak onları ölüm ayırır.Bu arada Fatma teyzemizede bizim canımız ve her zaman yanlarındayız.

ziyaretçi

Tesekkurler

Sinan