BİR İLERİ İKİ GERİ
Ne de güzel böbürlenir dururuz. Çağdaş medeniyetler seviyesine yetiştik(!) diye. Çağdaşlığa hangi açıdan bakıyoruz acaba ki ülkeye dönüp baktığımızda çağdaşlığın yanından geçmeyen sorunlarımız hat safhada ahenk içinde dans etmekte.
Geçmişinden gelen ve seni gericiliğe sürükleyen, yaşam standartlarını sefil kılan neyi bitirdin de nasıl bir yenilikçi, çözümcü anlayışa yaklaşabildin ki dışarıdan belli bile olmuyor.
Terör, hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık, şiddet, kadın cinayeti, töre vs. Daha saymaya kalksak neler çıkacak da zaten herkes yüzünde gereksiz bir acıyla dolaşır hale gelmişken bir de biz tuz biber olmayalım.
Benim güzel ülkem kendine dönüp öyle güzel özeleştiri yapar olmuş ki sorunları kökünden kazıyalım diye kendi insanlarını kökünden kazımayı hedef almış. Terör bitmiyor o halde terörle mücadele eden askerimizin başındakiler bir yerde kesin dalavere çevirmiştir deyip topunu içeri almayı köklü bir çözüm olarak görmüşler. Nasıl bir açıdan baksam da yıllardır devlete koşulsuz hizmet veren askeri liderleri suçlu görsem ve devletimin güvenlik anlayışından şüpheye düşmesem diye çok düşündüm amma velakin bir gedik bulamadım taşı oturtacak.
Çocuk yaştaki kızlarımızın tecavüzcülerini haklı görüp salıveren yargı adamlarını anlamaya çalıştım defalarca kendimi sorgulayarak ama nasıl bir vicdani psikolojiye bürünsem diye zorlanırken akli dengemi yitirmekten endişeye düştüm. Öyle ya ne diyoruz “adaletin kestiği parmak acımazmış.” Acıdı be usta…
Din dedik sorgulama kabul et dediler, kanun dedik biz yaptık oldu dediler, asker dedik her Türk asker doğar dediler sonra bedelini ödersen yapmasan da olur o kadar da zorunlu değil dediler, açız dedik sen hele bir dur milletvekilin zor durumda aldığı milyarlar yetmiyor biraz zam yapalım dediler, canımız malımız size emanet devletim çok yaşa dedik, sen çok konuşuyorsun gel bakalım abisinin seni bir içeri alalım uygun bir suç buluruz dediler… Öyle ya minare kılıf hesabı…
Şimdi lütfen birileri bana çağdaşlığın anlamını yeniden düzenleyip onu da kılıfına uydurarak anlatabilir mi? Benim lugatımdaki kelimeler anlamını yitirdi sanırım. Yada güzel ülkemin ulaşmayı hedeflediği çağdaşlık seviyesi buysa ben gerici olmayı seçiyorum. Böyle bir seçim hakkı sunulursa tabi.







