Biji biratiya gelan (Yaşasın halkların kardeşliği (!))

Halk içinde halk.. Kültür içinde kültür.. Dil içinde dil..

Hayli zamandır taşı toprağı canımızla, kanımızla sulanmış VATAN dediğimiz topraklar üzerinde iç içe yaşayıp giderken, neyi neden istediğini bilmezler ordusu hem bağırmış avazı çıktığınca "Biji biratiya gelan" diye hem de aynı cümle içinde aslında demiş ki: "Yedik, içtik, DOYDUK hadi şimdi yağmalayalım. Ne koparırsak kar. Sağ olsunlar Türkiye halkı varken sırtımız yere gelmez. Hem oturur ekmeğini yeriz, hem elindekine göz dikeriz. Haa yüzyıllardır beraberce yaşıyoruz, çok da iyi baktılar.. Topraklarında bedava yaşıyoruz. Ne elektrik parası sorarlar ne su. Biz de onlardan kaçırdığımız vergiyle yığarız altınları. Aşiretlerimiz vardır. Hele bir de düğünlerimizi görün. Altınların ağırlığından gelin- damat yürüyemez olur. Ama bu rahatlığı vermişlerse bunlar demek ki zamanında bizden çok almış Haydiii hakkımızı misliyle alalım. Kardeşlik, barış istiyoruz diyelim. Zaten "barış" deyince yelkenleri suya indiren duyarlı bir Türk Halkı var. Azıcık da acıtasyon yaparız. Köylerimize gelen öğretmenleri önce vuralım ki sonra gelecek olanlar da korksun gelemesinler. Bize cehalet lazım. Dağlara eşkıya nasıl bulunur sonra. (Pardon eşkıya dedim. İnsanlık hali.. Eşkıyalığın bildiğim kadarıyla eskilerde en azından şanı varmış.) Gençleri kaçırır zorla dağda savaşçı yaparız olmazsa. Neden öleceğini bilmeden ölüme atlayacak kinle dolduracak saflar lazım. Yem lazım bize ki biz yine keyfimizden ödün vermeyelim. Yiyelim, içelim, gezelim, tozalım, bedeni arzularımız da tamam. Ama arada galeyana getirmek lazım ortalığı. Onu da iki eylem düzenler, iki slogan atarız olur biter. Ölen Türk askerleri mi. Onlar ne de olsa bitmiyor. Analar doğurmadan daha kabulleniyor; benim oğlum anlı, şanlı asker olacak. Şehit düşerse de "Vatan Sağolsun". Her Türk asker doğar" demiyorlar mı? Ölecekler elbet.."

Be hey soyunu, toprağını, hakkını bilmez. Kimden ne istediğinin farkında mısın sen? Doğru dedin; "Her Türk Asker Doğar." Analarımız da göğsünü gere gere "Vatan Sağolsun" der. Ama bu sizin gibi ekmeğini yemekte olduğu topraklarda yüz yüze baktığı kapı komşusunun oğlunu askerde pusuya düşürüp şehit edenlere boyun eğmediği içindir. Bizim yiğitlerimizin gözü pekliği yiğit ana, babasından gelir. Kahpeliği zafer sayacaksan eğer, şunu kafana kazı: dirin kalleş, ölün leş olur ancak. Sahip olduklarını da kaybetmeden aklını başına al.

Herkes sahip olamadığını istermiş. Halkların kardeşliği sloganlarını dilinden düşürmezken bu halkın sana daha nasıl kardeşçe davranacağını sorgulamaz mısın? Biz yüzyıllardır zaten kapı kapıya kardeşçe yaşıyoruz. Sana mı kalmış bize kardeşliği öğretmek..?
Kalleş kurşunuyla toprağa düşen 24 fidanımızın acısını yüreğinde taşıyan herkes için "başımız sağolsun"..
 

Yorumlar

Sende mi Brütüs...

Ziyaretçi

bizim selda değil mi bu? (!)

Ziyaretçi

Merhaba. Van Merkez ilçeye bağlı Erçek Gölü kenarındaki Yukarıgüneyce Mezrasında(Mezruk) görev yaptım. Görev yaptığım yer, depremin merkez üssüne 5 km uzaklıktaydı. Oradaki vatandaşlarımıza Allah sabırlar versin.Üzüldüm. Şu an da onlar masum ve muhtaçtırlar. Devletimiz de gene onlara atalık ve ağalık yaptı,yapacaktır ve yapıyor. Yazınızda ifade ettiğiniz ve içindekilerin tamamı gerçek olan tespitlerinizi bire bir yaşadım Kıymetli yazınıza bu nedenle teşekkür ederim. Çileli tarihimizin içindeki bu dönemler gelecek kuşaklara da bedel ödetecek kadar grift bilmeceler içeriyor. BU bilmeceler ilimle çözülecektir. Yazınıza tekrar teşekkür ederken, Millet olarak Başımız sağosun. Fakat teslim olmak ve boş durmak yok. ****************** Bu Van depremi göstermiştir ki, O yöreye gerçek kardeşliğin ve dostların kim olduğunu ortaya çok net koymuştur.Gerçi bir şey ispat etmemiz de söz konusu değil ya, Şerefli Milletimiz görevini fazlasıyla yapmaktadır. İmralıdaki sahte liderin karnı şu anda tok olsa da............

Fuat Bayramoğlu