USTA, USTA..! YANLIŞTASIN BU HUSUSTA

Özer Özcan

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 60'ıncı Hükümet Programı Eylem Planı'na göre T.C. Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bank, Vakıf Bank İstanbul'a taşınacağı açıklanmıştır. Bu konu ile ilgili kararlarını verdiklerini hatta yerini bile belirlediklerini söylemiştir. " Birilerine soracak değiliz", "Kanunsa kanun çıkarırız", " Bunun kararını verdik." ifadelerinde bulunmuştur. Kiminle ve nasıl karar verdiği de bilinmeyen bu konuya, kendi anlayış ve tarzına uygun olarak bir açıklama getirmiştir.
Bankaların taşınması tam bir oldubitti içerisinde zamana yayılarak ağır aksak uygulanmaktadır. " Dünya Finans Merkezi" oluşturulacağı hamaset yapılmaktadır. Böyle bir merkez, yüksek faiz toplanan dövizler ile ölçüsüzce yapılan borçlanmalar sonucu oluşturulamaz. T.C. Merkez Bankası ile üç ulusal bankamızın genel müdürlüklerinin taşınması bu iş için gerekli ve yeterli bir ekonomik faaliyet değildir.
* T.C. Merkez Bankası'nın, Cumhuriyetimizin sembolü, değişmez başkentimiz Ankara'da Türkiyemizin tam da merkezinde bulunması gerekir. İstanbul'a taşınması için hiçbir gerçekçi neden yoktur. Buna karşın Ankara'da kalmasının sayısız gerekçesi ve yararları vardır.
* Ankara'nın başkent olması dolayısıyla yasama, yürütme ve yargı esaslı bütün ülke yönetimi ile beraber;
a- Maliye, Ticaret ve Ekonomi ile ilgili bütün Bakanlıklar,
b- Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ile önemli fon idareleri bulunan Sosyal Güvenlik Kuruluşları,
c- T.O.B.B. ile finans konularında etkili TESK ve benzeri demokratik kitle örgütleri ve yönetimleri,
d- Rekabet Kurulu Başkanlığı, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı ile Tüketici örgütlenmeleri,
e- Darphane teşkilatı ve Banknot matbaası ile ekonomik rezervlerin saklandığı bölümler.
f- T.C. Merkez Bankası, Halk Bankası, ve Vakıfbank başta olmak üzere önemli ulusal bankalarımız başkentimizde faaliyet göstermektedir. Yukarıda sayılan birimlerin ve bankaların görevlerini yerine getirirken sıkı ilişki içinde olmaları gereklidir. Üç bankanın, iki borsanın İstanbul'da olması görev ilişkisi açısından önemli değildir. Çok hızlı yaşanan finans olaylarının çok yönlü takip edilmesi gerekir. Bu takip, bütün kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm içinde ve süratle yapılmalıdır. Karar mekanizmalarının ve ilgili kuruluşların hemen hemen hepsi Ankara'dadır.
* T.C. Merkez Bankası'nın, Ziraat Bankası'nın, Halk Bankası'nın, ve Vakıfbank'ın Ankara'da yerleşimleri vardır. Bu bankalarımız bina ve tesisleri ile sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır. Mevcutların geliştirilerek sözü edilen Finans Merkezi'nin Ankara'da yapılandırılmasının önünde hiçbir engel yoktur. Ekonomik ve sosyolojik açıdan çok da uygun uygun olur. Söz konusu bankaların genel müdürlüklerinin ve diğer bir çok kuruluşun peşinden İstanbul'a taşınması gereği kalmaz. Bu merkezin Ankara'nın gözü önünde, istimlak hareketlerinin şeffaf yapıldığı, müteahhitlik hizmetlerinin şeffaf görüldüğü, dış finans çevrelerinin ne yaptıklarının yakından takip edilebildiği şekilde imar edilmesi ve kullanılması eminim yerinde olacaktır.
* T.C. Merkez Bankası ve diğer üç ulusal bankamızın Genel Müdürlüklerinin Ankara'da yerleşik olan çalışanları, yaşam düzenlerini bu şehirde kurmuşlardır. İstanbul'a oranla konut ve ulaşım sorunu yaşamamaktadırlar. Ankara'da geçinebilmeleri daha rahattır. T.C. Merkez Bankasının emekli olan Sn. Genel Müdürü'nün basına yansıyan ifadesine göre banka çalışanları da bu taşınmayı istememektedirler.
* T.C. Merkez Bankası ile diğer üç ulusal bankamızın Genel Müdürlükleri ile peşinden gelecek başka ekonomik kuruluşların arsa, bina ve tesis olarak İstanbul'da yeniden kurulması, mevcudun taşınıp tekrardan oluşturulması kaynakların yersiz kullanımıdır, savurganlıktır.
* T.C. Merkez Bankasının ülkemizin diğer vilayetleri ve 10'un üzerindeki şubeleri ile Ankara'dan irtibatı daha kolay, güvenli ve ekonomiktir.
* Dünyanın ancak birkaç ülkesinde Merkez Bankaları başkentlerinin dışındadır. Ancak onların da makul stratejik nedenleri vardır.
* Oluşturulacak Finans Merkezi incelendiğinde görülecektir ki bu merkezlerde ofisler dışında, beş yıldızlı oteller, alışveriş merkezleri, restaourantlar, eğlence mekanları, spor tesisleri, kongre salonları gibi her şey bulunacaktır. Adeta bir şehir kurulacaktır.
* İlgilenen çevreler için istimlak hareketlerinden doğacak kurlar, müteahhitlik hizmetlerinde kapılacak paylar iştah açıcı olacaktır.
* Yandaşlara dağıtılabilecek bu rantlar dışında, " İstanbul'u başkent yapamadık fakat, başkent'e yakışır bir merkez yaptık", "işte bizim büyük ufkumuz" gibi söylemlerle siyasal mahkeme yapılacaktır.
T.C. Merkez Bankası'nın ve üç ulusal bankamızın Ankara'da kalması için veya söz konusu Finans Merkezi'nin Ankara'da oluşturulması için daha pek çok neden sıralanabilir.
T.C. Merkez Bankası'nın ve üç ulusal bankamızın yer değiştirmeye değil, Türk ekonomisi ile beraber iyi yönetilmeye ihtiyacı vardır. Bu taşınma işi, bilgi ile yapılan bir iş değildir. Fitne ve fesat yaratacaktır, gereksizdir. Toplumumuzu gerecektir, kavga ettirilecektir. Ankara'yı Ankara yapan değerlere karşı düşman gibi davranmaktan vazgeçmelidir. Toplumu bölecek kısır çekişme ortamı yaratmak, saltanat özlemcilerini ve işbirlikçi çıkar çevrelerini mutlu etmek ekonomik fayda yaratmaz.
Yapılan bu anlaşılamayan uygulamalar ile içeriden, verilen tavizlere bakarak bizi güçsüz sananların, ruhban okulu ve ekumenlik konusunda çırpınanların dışarıdan yaptıkları, İstanbul'umuza ve Türkiye'mize zarar veremeyecektir. İstanbul'umuz ve ülkemiz küresel ekonominin aktörlerinin ve her dinden inanç tüccarlarının cirit attığı, egemen olduğu bir mekan olmayacaktır.
Göz bebeğimiz İstanbul'umuzun " Merkez Bankası"na değil, istihdam planlamasına ve iyi yönetilmeye ihtiyacı vardır. Kontrolden çıkan şehrin, mantar gibi çoğalan varoşların, Sultanbeyli'nin, Göz Mahallesi'nin şehir görüntüsüne sokulmaya ihtiyacı vardır. İstanbul, İstanbullunun yadırgamadan yaşadığı şehir haline dönüştürülmelidir. İstanbul'a gelenlerin ne için geldikleri sorgulanarak iskanlarının vizeye tabi tutulmasını öneren Başbakanın, kendi nüfusunu taşıyamaz hale gelmiş İstanbul'umuza bu göçün izahını yapabilmesi gerekir.
Özetle; İstanbul'da " Finans Merkezi" oluşturması ülkemiz için önemli bir proje değildir. Eğer yetkililer dış ve iç dinamiklerden kendini kurtarabilip karardan dönemiyorlarsa, bu merkezin Ankara'da kurulması daha uygun olur. Ancak; Finans merkezinin İstanbul'da kurulması ve T.C. Merkez Bankasının diğer ulusal bankalarımızla beraber taşınması gereksizdir, sorunlar yaratır, yarardan çok zarar getirir.
İlginç olan şudur ki;
- İstanbul'da bu Finans Merkezi kimlerle kurulacaktır?
- Kime hizmet edecektir? Ne fayda sağlayacaktır?
- Merkezi kurulacak, fakat finans nerede?
- Yararları nedir? Zararları var mıdır?
- Dış borç yükü çok ağırlaşmış ülkemizin bu işler için harcayacağı öz kaynağı var mıdır?
- Mutlaka yapılması gerekiyorsa, gerekli arsa, bina ve alt yapısı mevcut olan Ankara'da yapılsa daha doğru olmaz mı?
Bunları hiç kimse tartışmamaktadır. Tartışılması da istenilmemektedir. Bir lider ve etrafındaki bilinmeyenler karar almakta, yerini bile belirlemektedir. Muhalefetin cılız sesi hiç duyulmamakta ve etkisi hissedilmemektedir. İlgili kurum ve kuruluşlar, Belediye Başkanları, Merkez Bankası Başkanı, ve ulusal bankalarımızın genel müdürleri olaya sonradan katılmalarına aldırmadan ve kararda hiç etkileri bulunmadığına teessür duymadan " tabi yapılmalıdır" , " tam da dedikleri yerde ve dedikleri gibi yapılmalıdır" anlamına kavuk sallamaktadırlar.