Sarı Gelin
Hrant Dink’in öldürülmesi davası sonuçlandı. Mahkeme cinayetin bir örgüt işi olmadığını açıkladı. Bu karar ile; cinayeti işlediğinde 18 yaşından küçük olan Ogün Samas ve cinayetin azmettiricisi Yasin Hayel’e tutuklulukları göz önüne alınarak kısa sürede tahliye edilmeleri yolu açılmış oldu. Olayda polis muhbiri olarak anılan Erhan Tuncel ise serbest bırakıldı. İlginçtir; mahkeme bir tutuklu sanık için karar vermeyi unuttu...
Sonuç doğal olarak Dink ailesini üzdü. “Hepimiz Ermeniyiz” topluluğunu kızdırdı. Kamuoyunda bu suçun örgütlü bir suç olduğu kanaati hakimdi. Mahkemenin kararı şaşkınlıkla karşılandı.
Esasında 19 Ocak 2007 tarihinde Şişli’de işlenen cnayetin kendisi şaşırtıcıydı. AKP iktidarının beşinci yılıydı. Hrant Dink’in öldürüleceği yetkililere defalarca ihbar edilmesine karşın önlenememişti. Trabzon’da ve İstanbul’da görev yapan güvenlik görevlileri ve mülki amirlerin zincirleme ihmalleri vardı. Katil Samsun’da yakalandığında kameralar karşısında verilen görüntüler sorunlu davranışlardı.
Cinayetten bu yana 5 yıl daha geçti. Soruşturma ve mahkeme süreci bu süre içinde devam etti. Zamanın Trabzon Emniyet Müdürü, İstihbarat Daire Başkanı oldu. İstanbul Emniyet Müdürü, Osmaniye Valisi oldu. İstanbul Valisi’de önce Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığına atandı, sonra Mardin’den AKP Milletvekili oldu.
AKP İktidarının beşinci yılında işlenen cinayet, yine iktidarın onuncu yılında ki mahkeme kararı şunu göstermektedir;
Ne güvenlik yönetimi, ne de adalet yönetimi doğru dürüst çalışmamaktadır. İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı peşpeşe başarısızdır.
Bu aşamada Başbakanımız;
“Temyiz aşamasında yargı şüpheleri giderecek, kamu vicdanını rahatlatacak adımları atacaktır.” dedi.
Bu bir talimat ise yargıya müdahale olur. Değil de, temenni ise;
“YHSK” mahkeme ile ilgili gerekenleri yapmalıdır. Yetmez, İçişleri Bakanlığı da cinayeti önleyemeyenler ve delilleri toplayamayanlar için soruşturmalarına başlamalıdır.
Hrant Dink’in öldürülmesi ve mahkemesi daha çok tartışılır. Sonuç ne olursa olsun zararını ulusumuz çekmektedir. Örgütlü olduğunu düşündüğüm bu ahmakça cinayet hepimizi yaralamıştır.
Ulusumuzun tarih önünde ve günümüzde masumluğu ortadayken; bu olay, bizi soykırımcı olarak itham etmek isteyenlerin ellerini güçlendirmiştir.
Başbakanımız, durumu kurtarmak için, kürsüden nutuk atarken;
“Altı farklı dilde aynı ezgiyle, duygu ile söylenen Sarıgelin Türküsünü Şişli’de sıkılan bir kurşun susturamaz.” buyurmuştur.
Fakat bu kurşun bizi susturuyor...
Lafla peynir gemisi yürümüyor. Süslü söz söylemek yetmiyor.
Ermeniler, “Hepimiz Ermeniyiz”ciler bağırıyor, biz susuyoruz.
Fransız arkamızdan racon kesiyor, biz dişlerimizi sıkıyoruz.
Ülkemizi iyi yönetemiyoruz. Adaletimizin terazisi iyi tartmıyor.
Ulusca haksızlığa uğruyoruz. Kan kaybediyoruz.
- BEN YAPTIM OLDU
- Bolu'da yaşayan Yeniçağalılar
- LİBYA’DA İŞ BİTTİ, ŞİMDİ SIRA SURİYE’DE
- LİYAKAT
- ANDIMIZ
- ÖLÜMLER VE AĞITLAR
- PİŞMİŞ TAVUK
- TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETMEK: !
- TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE
- "AT KİŞNEMESİNDEN HİLE SEZERİM…"
- TUNCELİ
- VİCDANİ RET
- ASKERLİĞİN BEDELİ OLUR MU?
- Finans merkezleri 2
- Finans merkezleri -1
- ALLEM, KALLEM
- AYILAR
- BE HEY MÜBAREK
- ARAP BAHARI
- SOMALİ VE YARDIM
- ÜLKE GÜNDEMİ
- NE EZİLEN, NE EZEN
- USTA, USTA..! YANLIŞTASIN BU HUSUSTA
- USTALIK KABİNESİ
- Enver Paşa havasında, Abdülhamit kıvamında
- Fanatiklik
- Lisan-ı münasip
- Balkondan helallik
- BENİM VALİLERİM, BENİM BELEDİYE BAŞKANLARIM
- Hafıza’yı beşer
- PEMBE HAYAL SUNUMLARI
- KASABA PAZARLARI:
- TÜRK MİMAR VE MÜHENDİS ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB) MİTİNGİ:
- BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE BİZ:
- İSTANBUL ÜZERİNE ÇILGIN PROJELER -2
- İSTANBUL ÜZERİNE ÇILGIN PROJELER
- BİR BOLULUNUN GÖZÜYLE ATA YURDUMUZ ORTA ASYA








