PEMBE HAYAL SUNUMLARI
Daha önceki yazılarımda Başbakanımızın çılgın projelerini iki başlık halinde yazmıştım. İzlediğimiz gibi çılgın projelerin sunumu seçim ortamı içinde devam ediyor. Çılgınlığından hiç kuşku duymadığım, fakat proje tanımına uymayan bu hayallerin sunumu televizyon ekranlarında tekrarlanıyor.
Ankara üzerine bir yığın çılgın proje ortaya atıldı geçen hafta. Adeta şehir yeni baştan yapılıyor. Ortadoğu'nun en büyük hayvanat bahçesi yapılıyor başkentimize. Mimari özelliği Selçuklulara dayanan yeni semtler oluşturuluyor. Oto yollar, bulvarlar, alt geçitler, üst geçitler ve metrolar. Daha neler neler... İyi hoş da bütün bunlar, kaç paraya? Ne kadar zamanda? Hangi öncelikler nedeniyle? Yapılıyor. Ankaralılar bu pembe hayal sunumları karşısında yıllardır çektikleri eziyetleri düşünüyorlar. Metronun yapımını on yılı aşkın süredir bekleyen, Keçiören'de, Çayyolu'nda, Sincan'da ve bir yığın uzak semtlerde yaşayan çilekeş insanlar kaskatı kesiliyorlar. Dişlerini sıkarak ve birbirlerine hayretler içerisinde bakakalıyorlar. Gülsünler mi, ağlasınlar mı ? Şaşırıyorlar.
Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek Ankara metrosunun işletmeye açılacağına söz vermişti. Unuttu. İnsanlar yaşam enerjilerinin yarısını yollarda harcıyorlar. Zehir zemberek bir ruh hali ile işyerlerine ulaşıyorlar, evlerine dönüyorlar.
Bu çılgın projeler yıllar öncede dile getirilmişti. Maketler oluşturulmuştu, o zamanlar animasyon gösterileri günümüzdeki kadar gelişmemişti. Bu maketlerin resimleri de gazetelerde yayınlanmıştı. Ankara'nın girişlerine anıtlar yapılacaktı. Hatta bu anıtlar İstanbul'a girişte Fatih Sultan Mehmet' i, Eskişehir girişinde Yunus Emre'yi Konya girişinde ise Mevlana'yı anımsatacaktı. Bu anıtların üzerinde döner restorantlar yapılacaktı. Hem dönecektik hem yiyecektik. Komedi gibiydi. Gülündü geçildi.
Biz bu atıp tutmaları eskidende siyasilerimizden çok dinledik. Dokuz yıldır çıraklığı bitmeyenlerin ustaları, fabrika yapan fabrikalar, yılda yüz bin tank üreten fabrikalar ile pembe hayaller sundular. Hala tamamlanamayan temeller, ham hayaller anıtı olarak uzun yıllar seyredildi ülkemizde.
Halkımız bu tür söylemleri artık ciddiye almıyor. Bu nedenle çılgın projeler hiç de gündem oluşturamadı. Boş zaman ürünü bu tür yönlendirmeler halkı etkilemiyor. Bu nedenle yazımın başlığını Çılgın Projeler -3 olarak yazmaktan vazgeçtim. Halkın konuşmadığı, ciddiye almadığı bu duruma satır ayırmak israf olurdu. Bundan sonra da sonuna proje gibi ciddi bir tanım eklense de çılgınlıklardan söz etmeyeceğim.
Çılgınlıklar yerine gerçekliklerle uğraşmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
İyi haftalar diliyorum. Sağlıcakla kalın.
- BEN YAPTIM OLDU
- Bolu'da yaşayan Yeniçağalılar
- LİBYA’DA İŞ BİTTİ, ŞİMDİ SIRA SURİYE’DE
- LİYAKAT
- ANDIMIZ
- Sarı Gelin
- ÖLÜMLER VE AĞITLAR
- PİŞMİŞ TAVUK
- TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETMEK: !
- TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE
- "AT KİŞNEMESİNDEN HİLE SEZERİM…"
- TUNCELİ
- VİCDANİ RET
- ASKERLİĞİN BEDELİ OLUR MU?
- Finans merkezleri 2
- Finans merkezleri -1
- ALLEM, KALLEM
- AYILAR
- BE HEY MÜBAREK
- ARAP BAHARI
- SOMALİ VE YARDIM
- ÜLKE GÜNDEMİ
- NE EZİLEN, NE EZEN
- USTA, USTA..! YANLIŞTASIN BU HUSUSTA
- USTALIK KABİNESİ
- Enver Paşa havasında, Abdülhamit kıvamında
- Fanatiklik
- Lisan-ı münasip
- Balkondan helallik
- BENİM VALİLERİM, BENİM BELEDİYE BAŞKANLARIM
- Hafıza’yı beşer
- KASABA PAZARLARI:
- TÜRK MİMAR VE MÜHENDİS ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB) MİTİNGİ:
- BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE BİZ:
- İSTANBUL ÜZERİNE ÇILGIN PROJELER -2
- İSTANBUL ÜZERİNE ÇILGIN PROJELER
- BİR BOLULUNUN GÖZÜYLE ATA YURDUMUZ ORTA ASYA








